ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

SİT ALANINA ALABALIK ÜRETİM TESİSİ

CHP Milletvekili Adnan Keskin Çevre ve Şehiricilik Bakanı’na verdiği yazılı soru önergesinde sit alanına alabalık tesisi kurulup kurulmadığını sordu.!

Kategori Çevre

ŞİLİ ' DE BİNLERCE MÜREKKEP BALIĞI KARAYA VURDU

Kategori Balıkçılık

DENİZİ OLMAYAN YOZGAT DIŞ ÜLKELERE BALIK İHRAÇ EDİYOR

Kategori Balıkçılık

BU BALIĞIN MARİFETLERİNE BAKIN

BU BALIĞIN MARİFETLERİNE BAKIN

Kategori Balıkçılık

BALIKÇILAR HANGİ BALIK İÇİN AV YASAĞI GETİRİLMESİNİ İSTEDİ?

Kategori Balıkçılık

Riva deresi ölü balık akıyor

Yüzlerce ölü Sazan Balığı su yüzeyine çıktı. Nedeni bilinmeyen balık ölümleri her geçen gün artarak sürüyor. Çevre sakinleri bu boyutta balık ölümlerini ilk kez gördüklerini söylüyor. Riva Deresi günlerdir ölü balıklarla birlikte akıyor.

Beykoz'a bağlı Bozhane, Öğümce,Göllü,Paşamandıra ve Çayağızı köyleri ortak bir kaderi yaşıyor. Köylerden geçen Riva Deresi ölü sazan balıklarıyla doldu.

DERE KIYILARI BALIK ÖLÜLERİYLE DOLU 

Dere kıyılarında yüzlerce ölü balık var. Riva Deresi'ne kıyısı olan köylerde yaşayan vatandaşlar yaşanan manzaraya isyan etti. Bölgedeki fabrikaların kimyasal atıklarının gizlice Riva Deresine boşaltıldığını öne süren köylüler, balık ölümlerinin nedeninin buna bağlı olduğunu düşünüyor.

"TANKERLER GİZLİCE KİMYASAL ATIK BOŞALTIYOR" İDDİASI

Bölgede 60 yıldır balıkçılık yapan Şeref Cesur, "Küçük yaştan beri bu derede, hem balık tutarız, hem yüzeriz. Susuz kaldığımız zaman suyunu içerdik" şeklinde konuştu. Cesur, Ömerli bölgesine fabrikalar kurulduğundan bu yana, havuzlarda biriktirilen kimyasalların tankerlerle gizlice dereye boşaltıldığını iddia etti. Bölgedeki balık ölümlerinin bir haftadır devam ettiğini söyleyen Öğümce Köyü muhtarı Sıtkı İlter de, " Tahminimiz fabrikaların atıkları, zehirli maddeler balıkları öldürüyor " dedi. İlter konu hakkında bütün mercilere başvurduklarını da sözlerine ekledi.

ÖLÜMLERİN NEDENİ BU ŞÜPHELİ KÖPÜKLER Mİ ?

Yağmurun etkisiyle debisi yükselen ve bulanık akan Riva Deresi'nde suların aşırı köpüklü aktığı görülüyor. Atık suların dereye boşaldığı yerlerde oluşan köpüklerin balık ölümleriyle bir ilgisi olup olmadığı bilinmiyor.

ÖLÜMLER BİLİNİYOR, NEDENİ BİLİNMİYOR

Bilinen tek şey Riva Deresi'nin günlerdir su yüzüne vuran ölü balıklarla birlikte aktığı. Buna karşılık ölümlere neyin yol açtığı bilinmiyor. Bölgede yaşayanlar ölümlere hangi faktörün yol açtığı belirlenmesine yönelik bir çalışmanın yapılmadığını söylüyor.

BU BOYUTTA ÖLÜMLER İLK KEZ

Öte yandan derenin çevresinde yaşayanların anlattıklarına göre benzer balık ölümleri önceki yıllarda da gözlendi. Ancak bu boyuttaki ölümlere ilk kez tanık olunuyor.

 

 

Kategori Çevre

MERSİN Körfezi’nde balıkçılar, ağlarına takılan danha önce hiç görmediği balığı Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne teslim etti. Yapılan araştırmada balığın zehirli toksinler taşıyan, okyanusların 800 metre derinliğe kadar yaşayabilen, ’yağ balığı’ olarak da bilinen ’Ruvettus Pretiosus’ olduğu belirlendi.

Balıkçılar, Mersin’in Gülnar İlçesi’nin Büyükeceli Mahallesi açıklarında 110 metre derinliğe dip trolü attı. Daha sonra trolü çekip Silifke İlçesi’ne bağlı Taşucu Mahallesi’ne götüren balıkçılar, ağlardan balıkları alırken, farklı bir cinse rastladı. Balıkhane sahipleri, daha önce hiç görmedikleri balığı Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne ulaştırdı.

BALIKÇILARIN DUYARLILIĞI ÇOK ÖNEMLİ

Yapılan incelemede, 48 santimetre boyunda ve 1 kilo 200 gram ağırlığında olan balığın, okyanuslarda 800 metre derinliğe kadar yaşayabilen yağ balığı olduğu belirlendi. Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Ayas, latincesi ’Ruvettus pretiosus’ olan yağ balığının, kemikli balıkların ’Gempylidae’ familyasına ait olan bir tür olduğunu söyledi. Mersin Körfezi’nde ilk defa görülen yağ balığına Atlantic, Pasifik, Hint okyanusları ve Akdeniz’de rastlanabildiğini belirten Ayas, şunları söyledi:

"Balıklar, kabuklular ve kalamar türleri ile beslenen etçil bir türdür. Derisi pürüzlü ve kemiksi çıkıntılar ile kaplıdır. Karın ve göğüs yüzgeç ışınları siyahtır. Vücut rengi kahverengi ile koyu kahverengi arasında değişim gösterir. 300 santimetre boya ulaşabilir. Bilindiği gibi Akdeniz’de zehirli balon balıkları (Lagocephalus sceleratus) bulunmaktadır. Balon balıklarını yiyen insanlarda hayati risk oluşmaktadır. Balıkhaneler de tanımadıkları balıkları halka satmadan önce zehirli olup olmadığını öğrenmeye çalışıyorlar. Bu konuda bize ulaşıyorlar. Daha önce birçok tür için balıkçılara ve balıkhanelere yardımcı olduk. Balıkçıların bu duyarlılıkları önemlidir" dedi.

YAĞI SİNDİRİLEMİYOR

Bu cinsin tüketilmesinin sağlık açısından sakıncalı olduğunu belirten Ayas, şöyle devam etti:

"Söz konusu yağ balığı da ’Gemfilotoksin’ içeriyor. Gemfilotoksin aslında sindirilemeyen bir yağdır. 34 karbon uzunluğunda bir yağ asidi esteridir. Bu toksine maruz kalan kişilerde yoğun ishal etkisi ortaya çıkar. Ortaya çıkan hastalık ’Gemfilid balık zehirlenmesi’ ya da ’Gemfilotoksizim’ ismi ile adlandırılmıştır. Semptomlar turuncu-yeşil renkli yoğun ishal, sıvı kaybı, karın bölgesinde kramplar, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma olarak ortaya çıkar. Balık tüketildikten ortalama 2,5 saat içerisinde ilk belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve 2 gün sürer. Hastalığın şiddeti yenilen balık miktarı ile ilişkili olarak artar. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (USFDA) bu balığın taze ve işlenmiş ürünlerin satışının yasaklanmasını istemiştir. Ancak balıkçılar ve balıkhanelerin tümü aynı bilinç ve duyarlılıkta değil. ’Denizden babam çıksa yerim’ anlayışı hakim. Çok sayıda bireyin yakalandığı ve tüketildiğini düşünüyorum. Semptomlar birçok besin zehirlenmesi tablosuna benzediğinden hastanelerde ’Gemfilotoksin zehirlenmesi’ olarak kayda geçmediğini düşünüyorum."

Akdeniz’in yerli türlerinin dışında Cebelitarık Boğazı ile Süveyş Kanalı’ndan giren yeni türleri de barındırdığını kaydeden Deniz Ayas, özellikle Süveyş kanalından girenlerin tropik deniz türleri ve bu balıklardan en bilineninin de balon balıkları olduğunu söyledi. Bu türlerin ölümcül tetradotoksin zehri içerdiğini belirten Ayas, Gıda Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından balon balıklarının avlanmasının ve satılmasının yasaklandığını söyledi. Akdeniz’e yeni tür girişleri dinamik bir şekilde devam ettiğini ifade eden Ayas, "Başka toksin içeren türlerde girebilecektir. Bu konuda ilgili bakanlığın yeni türler ve insan tüketimine uygunluğu konularında var olan hassasiyetinin devamı önemlidir. Mersin Üniversitesi’nde de denizel toksinler ile ilgili projeler ve yüksek lisans çalışmaları sürdürülmektedir" diye konuştu.

 

 

 

Kategori Balıkçılık

İSKENDERUN KÖRFEZİNDE ZEHİRLİ BALIK BULUNDU !

Kategori Balıkçılık

Balıkçılar avlanacak, Adanalı doğa konusunda bilinçlenecek

Kategori Balıkçılık

BALIKLARDA DA STRES OLUR !

Balıkların en stresli anları

Kategori Balıkçılık

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014