ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

BAKAN ÇELİK: HAYVANCILIK SEKTÖRÜNE '' YOK ÖYLE YAĞMA '' DEDİ

Kategori Çiğ Süt

DİKEY TARIM APARATI İLE BİR METREKAREDEN KİLOLARCA ÜRÜN ALINABİLECEK

Kategori Tarım

SIĞIR FİYATLARI 2015 YILINDA BAKIN NE KADAR ARTTI

Kategori Hayvancılık

"Gıda fiyatları aracıların azalmasıyla uygun seviyeye gelebilir"

 Türkiye Gıda İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, "Gıdada üretici ve tüketici fiyatları arasındaki yüksek farkların, bu aracıların azaltılması ile kabul edilebilir seviyelere gelebileceği, bunun da enflasyonu olumlu etkileyeceği muhakkaktır" dedi.

Kopuz, AA muhabirine gıda ve içecek sektörüne ilişkin yaptığı açıklamada, gıda ve içecek sanayisinin yıldan yıla önemli bir büyüme performansı sergilediğini belirterek, geçen yıl 290 milyar lira iş hacmine ulaşıldığını, yüzde 10,7 artarak 11,9 milyar dolara yükselen ihracatla yeni bir rekor kırdıklarını ve Türkiye'nin toplam ihracatındaki paylarını yüzde 7,8’e yükselttiklerini kaydetti.

Bu yılın beklentileri karşıladığını söylemenin pek mümkün olmadığını ifade eden Kopuz, şunları söyledi:

"Bu yılın başında yaşadığımız kuraklık, don ve aşırı yağışların sebep olduğu zararların en büyüğünü özellikle bitkisel üretimde oldu. Bu yıl gıda ve içecek üretimi için gerekli olan kaliteli, uygun fiyatlı ve yeterli miktarda tarımsal ham maddeye ulaşmakta büyük zorluklar yaşadık. Tüm bu zorluklara karşın sektörümüz, her yıl olduğu gibi 2014 yılında da dış ticarette fazla vermeye ve net ihracatçı sektör konumunu sürdürmeye devam etti. 2014 yılı ocak-ekim döneminde 4 milyar 618 milyon dolarlık gıda ve içecek ürünleri ithalatına karşılık sektörümüzün ihracatı 9 milyar 41 milyon dolar oldu. Böylece gıda ve içecekte dış ticaret fazlamız yılın ilk 10 ayında 4 milyar 423 milyon dolara yükseldi."

Kopuz, gıda sanayisi için bu yılın yurt içinde bir yandan talebin kısıldığı diğer yandan maliyetlerin artış yönünde baskılandığı zor bir yıl olduğunu anlatarak, "Buna karşın 2014 yılı iş hacminin 300 milyar lirayı geçeceğini, cari fiyatlarla büyümenin yüzde 5-6 civarında gerçekleşeceğini öngörüyoruz" dedi.

TGDF olarak sektörün ithalata olan bağımlılığının azaltılması ve yüksek katma değerli ürünlerin ihracatının artırılması yoluyla 2015 yılında dış ticaret fazlalığının daha da artırılmasını hedeflediklerini aktaran Kopuz, "Önümüzdeki yıl, artan nüfusu ve gelirinin yanı sıra kültürel yakınlığıyla da önemli bir potansiyel taşıyan Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Yakın Doğu’nun Türkiye için gıda ürünlerinde daha büyük bir dış pazar haline gelmesini bekliyoruz" diye konuştu.

 

- "2015'te gıdanın enflasyona etkisinin daha düşük olmasını öngörüyoruz"

 

Kopuz, diğer taraftan, son 3 ayda ihracata yansımasa da gelecek yıl Rusya’ya gıda ihracatının da artacağını belirterek, Rusya pazarına süt ve süt ürünleri ihracatının açılması ve aynı pazara kanatlı ürünlerinde ihracat artışı beklentisiyle hayvansal ürün ihracat miktar ve değerinde 2015 yılında artış olacağını kaydetti.

Tarımsal üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve verimliliğin artırılması durumunda Türkiye'de dünya fiyatlarının üzerinde seyreden gıda fiyatlarının düşebileceğini ifade eden Kopuz, "Bu durum, yerli fiyatların dünyada artan gıda fiyatlarına yaklaşması yoluyla ülkemiz açısından bir fırsat oluşturabilecektir. Bu sayede 2015 yılında gıda enflasyonunun genel enflasyona etkisinin daha düşük olacağını öngörüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

 

- "Fiyat artışının kaynağı sadece kuraklık ve benzeri olumsuz gelişmeler değil"

 

Kopuz, tarımsal ürünlerin fiyat artışları, 2013-2014 döneminde genel olarak yurt içi ÜFE ile aynı eğilimde hareket ettiğini anlatarak,  sözlerine şöyle devam etti:

"2014 yılından itibaren tarımsal ürünler bazında izlenen ÜFE kapsamında hububat, yaş ve kabuklu meyveler, bazı bakliyat, çay ve ormancılık ürünlerindeki fiyat artış oranlarının yurt içi ÜFE’nin üzerinde seyrettiğini gözlemledik. 2014 yılında gıda fiyatlarındaki artışlar geneli itibarıyla et ve et ürünleri, taze ve işlenmiş meyveler ile hazır yem fiyatlarından kaynaklandı. 2014 yılı ekim ayına göre tarım ürünleri ÜFE, 12 aylık ortalamada 10,48 oranında arttı. Bunda yaşadığımız doğal felaketlerin etkisini yadsımamak lazım."

Pek çok üründeki fiyat artışının kaynağının kuraklık ve benzeri olumsuz gelişmeler olmadığını belirten Kopuz, "Bunun bir sebebi de üretici ile tüketici arasında birçok aşamada yer alan aracılardır. Gıdada üretici ve tüketici fiyatları arasındaki yüksek farkların, bu aracıların azaltılması ile kabul edilebilir seviyelere gelebileceği, bunun da enflasyonu olumlu etkileyeceği muhakkaktır. Diğer bir çözüm ise tarımsal üretimi artırmaktan geçmektedir" diye konuştu. 

 

 

Kategori Gıda

KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİ NASIL DESTEKLENECEK, İŞTE TEBLİĞİ

Üretim Artarken AB Süt Ürünleri İhracatı Rusya’dan Uzak Doğuya Kayıyor

Kategori A.B

BAKAN ÇELİK'TEN SÜT SANAYİCİSİNE UYARI: SADECE BEN DEĞİL BAKANLAR KURULU DA SENİNLE UĞRAŞACAK !

Kategori Çiğ Süt

DOMATES ÜRETİMİNİN NERESİNDEYİZ ?

DOMATES ÜRETİMİNİN NERESİNDEYİZ ?

Kategori Tarım

BAŞKA BİR ENERJİ MÜMKÜN

Danimarka rüzgar enerjisinden yararlanmada dünya rekoru kırıyor. Çevre ve Enerji Bakanlığı, ülkede kullanılan elektrik miktarının yüzde 39'unun rüzgar türbinlerinden elde edildiğini açıkladı. Bu rakamın dünya rekoru olduğu ve Danimarka'nın dünyada rüzgar enerjisinden en çok yararlanan ülke haline geldiği bildirildi.

Açıklamada 2014 Ocak ayında ülke çapında kullanılan elektriğin yüzde 61.7'sinin yıl ortalamasında ise yüzde 39.1'nin rüzgar türbinlerinden elde edildiği belirtildi.

Danimarka Çevre ve Enerji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada 2012 yılında tüm siyasi partiler arasında varılan anlaşma uyarınca 2020 yılına kadar ülkede kullanılan elektrik miktarının en az yüzde 50'sinin rüzgar türbinlerinden sağlanacağı belirtilerek, şöyle devam edildi:

"Ülkemizin elektrik ihtiyacının yüzde 39'u rüzgar türbinlerinden sağlanıyor. Bu demektir ki bizim koyduğumuz hedefe çok erken ulaşmaya başladık. Bu şekilde çevreyi korumaya da yatırım yapmış oluyoruz. Aralık ve Ocak aylarında rüzgarın fazla olması nedeniyle çok fazla elektrik üretildi. Elektrik şirketleri o kadar fazla elektrik ürettiler ki neredeyse fazla elektriği ellerinden çıkarmak için para ödeyecek duruma geldiler."

Danimarka Elektrik Üretim Şirketleri Birliği (Dansk Energi), fazla üretilen elektriğin tüketilmesi için yeni yöntemler bulunması gerektiğine dikkat ekti. Dans Enerji Direktörü Lars Aagaard, elektrikli araç kullanımının çok yavaş ilerlediğini belirterek, "Elektrikli araç kullanımı, elektrikle konut ısıtma gibi konularda ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Elektrik kullanımında ısıtma sorununu da rüzgar türbinleri ile çözdüğümüzde istediğimiz hedefe ulaşmış oluruz aksi takdirde üretim fazlası olur" dedi.

 

 

Kategori Çevre

KÜBA NEREYE GİDİYOR?

Prof Dr. Tayfun Özkaya’nın kaleminden

KÜBA NEREYE GİDİYOR?

Obama ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargo politikası ile (Kübalılar kuşatma terimini tercih ediyorlar) şu ana kadar bir netice alamadıkları için (yani Küba’ya diz çöktüremedikleri için) terk ederek karşılıklı daha iyi ilişkiler kurmak istediklerini belirtti. Küba’yı özellikle tarımsal işletmelerini görmek için yaptığımız ziyarette ambargo (veya kuşatma) politikasının ABD için daha kötü olduğunu fark etmiştim ve yakın çevremde paylaştım. ABD sonunda kendileri için doğru politikanın ne olacağını anladı. ABD ambargosunun etkilerinin neler olabileceğini herkesin biraz düşünmesinde yarar var. Evinizdeki, işyerlerinizdeki aletleri, ekipmanları bir gözden geçirin. Böyle bir ambargoda bunların hepsi bir süre sonra hiç bir işe yaramaz hale geliyor. Küba bundan çok çekti. Ambargo Küba’da bir birlik duygusu ve bunu uygulayan ABD’ye karşı nefret yaratıyor. Yeni ilişkiler içinde Küba’da ABD’ye ve sistemine sempatinin artacağını düşünebiliriz.

Küba çok yoksul bir düzeyden bugünlere geldi. Küba’da aç insan görmedik. Gerçi SSCB döneminde endüstriyel tarımı sıkı bir şekilde uyguluyordu. 1991’de SSCB’nin çökmesi sonucu ciddi bir açlık ortaya çıktı. Bunu Küba yetkilileri çok açık bir şekilde anlattılar. SSCB’ye şeker satılamaz ve tarım ilaçları, kimyasal gübreler, petrol, tarımsal alet ve makinalar vb. alınamaz hale gelince tarımda ciddi bir çöküş ortaya çıktı. Başka gidecek bir yol da kalmayınca Küba ekolojik tarım, kent bahçeciliği, büyük devlet çiftliklerinin çalışanlarca yönetildiği uygun büyüklükteki kolektif üretim kooperatiflere bölünmesi gibi yeni bir yola girdi. Bu yolda büyük başarılar elde etti. Ancak sanırım bürokrasi eski huylarından vaz geçemediği için bir yandan da Brezilya ile GDO’lu ürün üretimine kapı açtı. Tarımdaki bu yeni yol çalışanların yönetimi ele almaları nedeniyle bana tarımda sosyalizme doğru atılmış bir adım gibi geldi. Çalışanların yönetimde olmadığı bir sisteme sosyalizm demek çok zor, belki bürokratik kollektivizm diyebiliriz.

Sanayi eskisi gibi kaldı. Yani fabrikalarda işçi yönetimde yoktur. Hizmetlerde ise hızla özel girişimin önü açılıyor. Küba’da taksi şoförü olmak doktor olmaktan çok daha iyi gelir getiren bir iştir.

Bütün bu gelişmeler Küba’yı nereye götürecek? Tarım alanında endüstriyel tarımdan uzaklaşarak ekolojik tarıma yol alınmıştı. Çiftliklerde çalışanların epeyi yönetimi ellerine aldılar. Bu olumlu gelişmeler diğer sektörlerde ve yaşamın her alanında yapılamaz mıydı? Şimdi ise ambargonun kısmen bile kalkması Küba’da ekonomiyi rahatlatabilir. Ancak bu yol Küba’yı sistemin bir uydusu haline getirebilir mi? Oldukça güçlü bir olasılık bence. Bir yandan kızıl bayrağı korurken bir yandan da kapitalizme dümen kırarak da olabilir bu. Bunu yapan başka ülkeler de var zaten.       

 

 

Kategori Dünya
Sayfa 1 / 14

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014