ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

ACABA  ÜLKE  OLARAK  TEHLİKENİN  FARKINDAMIYIZ ?

Kategori Hayvancılık

Patatesin Fiyatı Niçin Yüksek

Kategori Tarım

Mersin Büyükşehir Belediyesi Meydanın Barış İsmini Bakın Ne İle Değiştrdi.

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Mart ayı toplantısı 1. Birleşimi gerçekleşti.

Kongre ve Sergi Sarayı’nda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın başkanlığında gerçekleşen Meclis Toplantısı’na, Tarsus’un Azerbaycan’daki kardeş şehri olan Xetai şehrinin Valisi Razim Memedov, Belediye Başkanı Teymur Manadov ve beraberindeki heyet de konuk olarak katıldı.

 “ÖZGECAN ASLAN PARKI” MECLİSTE OYLANDI

Büyükşehir Belediyesi’nin gündem maddesinin ilk sırasında, Tarsus’ta hunharca öldürülen Özgecan Aslan’ın adını yaşatmak için, Adnan Menderes Bulvarı üzerinde yer alan Barış Meydanı’nın isminin, ‘Özgecan Aslan’ olarak değiştirilmesi ile ilgili teklif oy birliği ile kabul edildi.

 26 Şubat 1992 tarihinde Ermeniler tarafından Azerbaycan’ın Karabağ Özerk Cumhuriyeti’ne bağlı Hocalı kentinde, Azeri Türkleri’ne yapılan katliamın kınanması ile ilgili teklifin görüşülmesi oy birliği ile kabul edildi.

 “BÜYÜKŞEHİR GIDA BANKASI KURUYOR”

Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sosyal Yardım Şube Müdürlüğü bünyesinde, ihtiyaç sahiplerine yardım yapmak amacıyla, Gıda Bankacılığı’nın hayata geçirilmesi ile ilgili teklif oy birliği ile kabul edildi. Projenin amacı hakkında bilgi veren Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, “40 personelimizle Mersin genelinde her haneye girerek yoksulluk raporu çıkarılacak. Kriterler de puanlamaya göre yapılacak. Maddi durumu en kötü olan aileden başlanarak, sıralama yukarıya doğru çıkacak. 250 puan yükleyerek ihtiyaç sahiplerine vereceğimiz kartla vatandaşlarımız, oluşturacağımız bu Gıda Bankası’ndan ücretsiz verdiğimiz puan ölçüsünde alışveriş yapabilecek. Önemli olan bu işin içine siyaset karıştırmamak. Bu büyük bir vebal. Hiçbir ayırım yapmadan belediyemizin gücü yettiği ölçüde ihtiyaç sahiplerimize bu konuda destek olacağız” dedi.

 KÜLTÜR PARK’TA ÇAY BAHÇELERİ YIKILIP YENİ DÜZENLEME YAPILACAK

 Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı Kültürpark üzerinde yer alan, yıkılıp yeniden yapılması amaçlanan çay bahçesi, lokanta, sergi üniteleri, idari yapılar vb. kullanımlar için tip projelerin geliştirileceği, mevcut sorunlara tekrar mahal vermemek adına alanın bütünü için uygulamaya rehberlik edecek nitelikte hazırlanacak kentsel tasarım ve peyzaj uygulama projesi ile açık ve yeşil alan düzenlemelerinin yönlendirilmesi amacıyla İdarece hazırlanan Kıyı Dolgu Alanı İmar Planı Değişikliği ile ilgili teklifin görüşülmesi oy birliği ile kabul edildi.

TOROSLAR BELEDİYESİ’NDEN ’TOPRAKSIZ TARIM’ UYGULAMASI 

 

 

 

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi tarafından Tarım Öğretiminin 169. Yılı nedeniyle Akif Kansu Salonu'nda bir tören düzenlendi.

10 yılda Türkiye'de tarım arazilerinin 3.5 milyon hektar azaldığı belirtilerek, 1990'a kadar tarımsal ürün ihraç eden Türkiye'nin artık ithal eder hale geldiğinin altı çizildi.

Törende Türkiye'nin tarımsal gelişimi anlatılarak, sektörün geleceği üzerinde duruldu. Törende konuşan Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, tarım üzerine kurgulanan devlet politikalarının artık yerine küresel politikalara bırakacak kadar stratejik ve hayati konuma geldiğini söyledi. Dünyanın en temel sorunlarının başında, hızlı nüfus artışına karşın artırılamayan tarım toprakları ile insanların beslenmesi sorunun geldiğinin altını çizen Rektör Prof. Dr. Kibar, tarım topraklarından daha fazla verim alınmasını sağlayacak yol ve yöntemler üzerinde durulması gerektiğinin altını çizdi.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İ. Halil Elekçioğlu ise tarımın artık stratejik olarak büyük önem verilen bir sektör haline geldiğini ifade etti. Birçok ülkenin diğer ülkelerden milyonlarca hektar tarım alanı satın aldığını veya kiraladığını ifade eden Elekçioğlu, "Gıda güvencesi için son yıllarda dünya genelinde çeşitli girişimler ön plana çıkmaktadır. Bunlardan birincisi 'yeşil kemer' girişimi. Bu girişim kapsamında hem şehirlerin büyümesi kontrol altına alınıyor hem de tarım, ormancılık ve açık hava faaliyetlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bu bağlamda tarım alanlarının amaç dışı kullanımının önlenmesi büyük önem taşıyor. İkinci girişim, 'paylaşılan bahçe' kapsamında, şehirliler, kendi yeşil alanlarını oluşturuyor, biyoçeşitliliği korumaya özen gösteriyorlar. Bu konuya yönelik eğitim ve sosyal paylaşımı artırmayı hedefliyorlar. Üçüncü girişim ise belki ütopik gibi görünen 'yerleşim alanlarının tavanlarına' tarımsal üretim alanı oluşturmaktadır. Bu kapsamda ulaşım ve gıda sektörünün çevreye verdiği zararın azaltılmasıyla, şehirlerin mümkün olduğunca yeşillendirilmesi hedeflenmektedir." Diye konuştu. Elekçioğlu ayrıca, Türkiye'nin tarımda zayıf yanlarının tarımsal altyapının yetersizliği, doğal kaynakların etkin kullanılamaması ve yönetilememesi, yetersiz ve etkin olmayan örgütlenme, ürün değerlendirme ve pazarlamada eksiklik, tarımsal ürün piyasalarının etkinsizliği, bazı girdilerde dışa bağımlılık, sanayi ile entegrasyon/işbirliği düşüklüğü, üreticilerin eğitim seviyesinin düşük olması, eğitimli ara eleman eksikliği, verim ve kalite düşüklüğü, arazi bölünmesinin önüne geçilememesi, tarım alanlarının amaç dışı kullanılma riskinin bulunması, genetik kaynakların yeterince korunamaması olduğunu vurguladı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ise tarımsal üretimin geliştirilmesi konusunda her türlü proje ve çalışmanın maddi ve manevi anlamda destekçisi olacaklarına vurgu yaparak, "Gelir dağılımındaki adaletin sağlanması için tarımsal gelirler artırılmalıdır. Bunun yanında biz tarımsal alanların imara açılmasına karşıyız. Tarım alanları mecbur olmadıkça konut alanına dönüştürülmemelidir. Adana'nın geleceğinde, eski Adana'nın içinde yeni Adana'yı tesis etmek gerektiğine inanıyoruz." İfadelerini kullandı.

Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Semih Karademir ise Türkiye'de son 10 yılda tarım arazilerinin 3.5 milyon hektar azaldığının altını çizdi. 1990'a kadar tarımsal ürün ihraç eden Türkiye'nin tarımsal ürünleri ithal eder hale geldiğini ifade eden Karademir, "Yıllık 5 milyar dolarlık tarımsal ürün ithal edilmektedir. İktidar torba yasalar ile TMMO'nun sesini kesmek istemektedir. Bunun asıl nedeni, hukuksuzluklara karşı çıkmamızdır." Şeklinde konuştu.

 

 

Kategori Tarım

ORGANİK TARIMDA BÜYÜME

Günümüzde gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, dünyadaki birçok ülkede çevreye duyarlılık ve organik ürünlere olan talep giderek artıyor.

Bu kapsamda ön plana çıkan organik tarım, neredeyse dünyadaki tüm ülkelerde uygulanırken üretim alanı ve üretici sayısı da giderek artış gösteriyor. Geçmişten günümüze katlanarak büyüyen organik tarım T.C. Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı2013 yılı verilerine göre; ülkemizde 769.014 hektar alanda, 1.620.466 ton organik ürün üretimi gerçekleştirilmektedir.

İnsanların uzun ve zinde yaşamak adına sağlıklı ve güvenli ürünlere olan ilgisi 1970'ler den bu yana oldukça büyüme göstermiş durumda. Araştırmalara baktığımızdaTürkiye'de başlangıçta 8 tarımsal ürün organik olarak üretilirken, 1999 yılında bu rakam 92'ye, günümüzde ise 213'e ulaşıyor. Ancak, tüketici talepleri doğrultusunda işlenmiş organik ürün sayısı hızla artmakta ve bu rakamın 300'ün üzerinde ürün kalemi civarında olduğu tahmin ediliyor.

Tureks Fuarcılık tüm bunları göz önünde bulundurarak 6 yıldır verimli iş anlaşmalarına ortam yaratarak, sağlık sektörüne ekonomik açıdan da destek sağlıyor. Aynı zamanda sektörünün uluslararası planlanan ilk ve tek fuarı olma özelliğine sahip Exponatura'15 başarılı iş birlikleri yapmak adına, Türkiye, Avrupa Birliği ve Ortadoğu başta olmak üzere birçok ülkeden sektör profesyonelleri, iş adamları, perakende, toptancı, distribütör ve temsilcilikleri "Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarında 6. kez bir araya getiriyor.

Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO)Genel Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Atila Ertem: "Ülkemizde organik tarım, 1984-85 sezonunda geleneksel ihraç ürünlerimizden kuru üzüm ve kuru incir ihracatı ile başlamış ve daha sonraki yıllarda hızla gelişme göstererek 2013 yılı verilerine göre hammadde bazında 213 ürüne ulaşmıştır. Ürün sayısı, bu hammaddelerden elde edilen işlenmiş ürünlerle birlikte düzenli bir artış göstermektedir. Başlangıçta organik tarımın gelişmesine yardımcı olan kuru ve kurutulmuş meyveler ile organik pamuk pazarında Türkiye halen lider ülkeler arasında yer almaktadır. Son yıllarda destek politikaları ve sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla iç pazarda Ekolojik ürünlere olan ilgi de artış göstermektedir. Bu anlamlı artışa organik semt pazarları önemli bir katkı sağlamıştır. Günümüzde iç piyasadaki organik ürün tüketim değerinin 100 milyon TL civarında olduğu gözlenmektedir.

İllerdeki organik üretim istatistiklerine bakıldığında 2.775 üreticiyle Aydın ilk sırada yer almaktadır. Sonrasında ise 1.085 üreticiyle Manisa ve 947 üreticiyle İzmir gelmektedir. Üretim alanı olarak ele alındığında 14.345,22 hektar alanla en büyük organik üretim alanı Aydın'da bulunmaktadır. Şanlıurfa 10.045,44 hektar, İzmir 7.127,25 hektar organik üretim alanıyla Aydın'dan sonra en büyük alana sahip iki şehrimizdir.

İhracatımızın yapıldığı ülke sayısı ise 32 olup, Ab ülkeleri en önemli ihraç pazarlarımızı oluşturmaktadır. Ab ülkeleri dışında, Kuzey Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada ve Japonya da ülkemiz için çok önemli pazarlardır. Türkiye'de organik ürün ihracat değerlerinin 2014 yılı ETO verilerine göre 350-400 milyon USD civarında olduğu belirtilmektedir. Sağlık sektöründe organik ürün hizmetlerinin daha etkin tanıtılması, sağlıklı bitkisel kürlerin önde gelen kişi ve kurumların bir araya getirilmesi amacıyla, Tureks Fuarcılık organizasyonu ile 6.Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarı, 8 -11 Ocak 2015 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy'de misafirlerini ağırlayacak" açıklamasında bulundu.

 

 

Kategori Organik Tarım

BİNGÖL OVASI TARIMSAL KORUMA ALANI OLDU !

BİNGÖL OVASI TARIMSAL KORUMA ALANI OLDU !

Kategori Tarım

YER ALTINDA DEV ŞEHİR

TOKİ, bir süre önce yeraltı şehirleri ve peribacalarıyla bilinen Nevşehir’de, Nevşehir Kalesi ve çevresinde kentsel dönüşüm çalışmalarına başladı. Öncelikle riskli 1500 yapı yıkıldı. Daha sonra yeni konutların yapılması için bölgede hafriyat çalışması başlatıldı. Ancak çalışmalar sırasında bir yeraltı şehrinin izlerine rastlandı.

ARKEOLOGLAR ÇAĞIRILDI

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile üniversitelerin arkeoloji bölümleriyle temasa geçilerek, araştırmalar başlatıldı. TOKİ de 90 milyon lira harcadığı projeyi durdurma kararı aldı. Arkeologlara göre şehir, 7 kilometreye ulaşan uzunluğuyla Nevşehir’in en büyük yeraltı şehri olacak.

3’ÜNCÜ DERECE SİT ALANI İLANI

TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan, saklı şehirle ilgili şu bilgiyi verdi: “Bölge 3’üncü derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Bilinen bir yeraltı şehri değil. 7 kilometrelik tünel yollarından bahsediliyor. Biz bu alanlara inşaat yapacakken yeraltı şehri çıkınca çalışmayı durdurduk.”

‘DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ OLABİLİR’

“Nevşehir’e nasıl değer katarız diye düşünüyoruz, bunun için çalışıyoruz. Dönüşüm projesini şehrin dışına taşıyacağız. Burada 90 milyon lira harcadık, ancak bunu zarar olarak görmüyoruz. Bulunan şehir dünyanın en büyük yeraltı şehri de olabilir.”

Tarihin 5 bin öncesine gittiği düşünülen yeraltı şehri, Nevşehir Kalesi ve çevresinde. Kaçış galerileri, kiliseler tespit edilen saklı şehir, sanat merkezi, butik oteller ve sinema salonları olarak değerlendirilecek.

‘Diğerleri bunun mutfağı olamaz’ 

NEVŞEHİR Belediye Başkanı Hasan Ünver, 7 kilometrelik yeraltı şehriyle ilgili “Nevşehir’in ilçelerindeki yeraltı şehirleri buranın mutfağı bile olamaz” dedi ve şöyle devam etti: “Dönüşüm kapsamında 750 bin metrekarelik alanda yapılan çalışmaların 450 bin metrekaresinde yeraltı şehri vardı. Projeyle birlikte 2012’de çalışmaya başladık. 44 tarihi eseri korumaya aldık. Protokol gereği yıkıma başladığımızda aşağıda yeraltı şehri çıktı. 2013’te ilk galeriler tespit edildi. Koruma Kurulu’na başvurduk ve alan tescillendi.”

 

 

 

Kategori Çevre

TARIMDA SİGORTA BİLİNCİ ARTIYOR

TARIMDA SİGORTA BİLİNCİ ARTIYOR

Kategori Tarım

Ziraat Mühendisleri Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt Altına Alınması İşlemleri Hakkındaki Yönetmelik kapsamında çalıştırma zorunlu olan işyerleri ile ziraat mühendislerinin reçete yazma yetkisi düzenleniyor.

Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt Altına Alınması İşlemleri Hakkındaki Yönetmelik 03 Aralık 2014 tarih ve 29194 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2015 tarihinde yürürlüğe girecek.

Bu Yönetmeliğe göre; Zirai Mücadele İlaç Bayileri kendisi bitki koruma bölümü mezunu ziraat mühendisi olan kişinin ziraat mühendisi bulundurması veya kendisi ziraat mühendisi olup, bitki koruma bölümü mezunu bir kişiyi istihdam ederek istemesi halinde bu kişinin profesyonel uygulayıcıda olması sağlanarak en az 25 üretici ile sözleşme yapmak suretiyle Yetkili Bitki Koruma Ofisi, BKÜ reçete yazma yetkisi ve profesyonel BKÜ uygulama belgesi ile ilaç bayi içinde ayrı bir büro oluşturarak teşhis, buna göre reçete yazma ve ilaçlama yapma yetkisine sahip olmaktadır.

Yetkili Bitki Koruma Ofisi;

4 yıl çalışan, en az 25 üretici ile sözleşme imzalayan, son iki yılda ceza almayan, reçete yazma donanımı olan (büro), en az bir mühendis ve profesyonel uygulayıcı çalıştıran bayiler ofis belgesi alabilecekler.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu yönetmelikle Ziraat Mühendislerine istihdam alanı açmayı ve tarımsal ürünlerin yetiştirilmesinde tarım ilacı kalıntılarının kontrolünü de hedefliyor.

 

 

Kategori Siyaset

Tarım arazisine imar izni verilmeyecek

Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Gürsel Küsek, tarım arazilerine imar izni verilmemesinin tarıma büyük katkı sağlayacağını ifade ederken, tarım sektöründe faaliyet gösteren işadamları da çiftçilerin tarım reformundan memnuniyet duyduğunu söyledi.

STADYUM İNŞA ETMİŞLER

Toprak Koruma Kanunu’na göre tarım arazilerine kesinlikle tarım dışı kullanım izninin verilmediğini anlatan Dr. Gürsel Küsek, “Türkiye’de artık tarım arazilerine kesinlikle inşaat izni verilmeyecek. Tarım arazisine inşaat izni vermek, bir ormanı ateşe vermek gibidir. Maalesef bunu halen anlamayan hainler var. Örneğin, yıllar önce Şanlıurfa’daki 4,5 milyon hektarlık Harran Ovası’ndaki birinci sınıf tarım arazilerine imar izni verilmiş. Şanlıurfa’nın stadyumunu bile tarım arazisinin üzerine inşa etmişler. Bu yüzden Türkiye’de 78 milyon hektar tarım arazisinin heba olmaması için, yeni çıkarılan toprak kanunu çok önemlidir. Türkiye’de tarımın verimli olması için toprak toplulaştırma çalışmalarını hızla devam ettiriyoruz” dedi.

TOPLULAŞMA ÖNEMLİ

Türkiye’deki bütün tarım arazilerinin toplulaştırma çalışmalarının bitirilmesinin bir sürece bağlı olduğunu ifade eden Armataş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Mansur Taş, “Tarım arazilerini toplulaştırma çalışmaları, bu hızla devam ederse 10-15 yıl daha süreceğini düşünmekteyiz" dedi. Sahara Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Kemal Demirel, “Arazi toplulaştırma ile birlikte yeni köy yerleşim alanları düzenlenmektedir. Atılımlar köylünün yüzünü güldürüyor. Tarlasını eken, ürününü satan köylü devletine teşekkür ediyor. Dolayısıyla tarımda siyaset olmayacağını devletimiz sayesinde köylümüz de çiftçimiz de anladı” diyerek sözlerini tamamladı. 

ÇED MUAFİYETİ TARIM ARAZİLERİNİ BİTİRECEK

 

 

Kategori Tarım
Sayfa 1 / 3

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014