ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

ORMANI ORTADAN KALDIRACAKLAR!

Kanadalı TECK Madencilik firması, Çanakkale’nin Yenice ilçesi Çakıroba köyü mevkiindeki orman ve ağaçlandırma alanında cam, seramik ve boya sanayiinde kullanılan feldispat arayacak. Maden için ağaçlar kesilecek, verimli tarım toprakları kazınacak.

Türkiye’de 20 yıldır faaliyet gösteren Kanadalı TECK Madencilik firması, Çanakkale’nin Yenice ilçesi Çakıroba köyü mevkiindeki orman ve ağaçlandırma alanında cam, seramik ve boya sanayisinde kullanılan feldispat arayacak. Gönen Barajı’nın uzun mesafeli koruma alanında kalan maden arama sahasında yapılacak açık ocak işletmeciliği için yine ağaçlar kesilecek, verimli tarım toprakları kazınacak.

Çanakkale Valiliği’nin uygun bulduğu feldispat ocağı projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı. Maden ocağı için hazırlanan proje dosyasındaki bilgilere göre ÇED incelemesi yapılacak alan orman ve şahıslara ait tarım arazileri içerisinde kalıyor. Çanakkale’nin 1/100 binlik Çevre Düzeni Planı’na göre ise maden sahası hem orman hem de ağaçlandırılacak alanlar üzerinde.

Aynı zamanda Gönen Barajı uzun mesafeli koruma bandında kalan maden ocağı civarında 22 kuş türü de tespit edildi. 22 kuş arasındaki “Coracias garrulus” (Göz kuzgun), Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde (IUCN) “tehdite yakın” kategorisinde bulunuyor.

Ağaçlar izinle kesilecek

 

Proje kapsamında orman alanları için gerekli izinlerin alınmasının ardından ağaçlar kesilerek arazideki hazırlık işlemlerine geçilecek. Üretime başlamadan önce 0.25 metre kalınlıktaki toprak kaldırılacak. İşlemin sonunda 2 bin 100 metreküp toprak kazınmış olacak. Arazinin hazırlanması ve sonrasında üretim aşamasında bölgede yoğun toz emisyonları da oluşacak. Maden sahasına en yakın koruma alanı, 130 metre batısında bulunan “kaynak koruma alanı”. Maden sahası aynı zamanda 1. derece deprem bölgesi içinde yer alıyor. ÇED alanına en yakın dirifay, 800 m uzaklıkta yer alan Çakıroba Fayı.

12 bin ton kazı, 7 bin ton cevher

 

Sahada yapılan rezerv tespit çalışmaları sonucunda; alanda 50 bin tonluk bir feldispat rezervinin mevcut olduğu düşünülüyor. Feldispat üretim faaliyetleri kapsamında; yılda toplam 5 bin ton cevher üretimi yapılacak. 7 bin 500 ton cevher açık ocak madenciliği yöntemiyle çıkartılacak. Yıllık toplam kazı miktarı ise 12 bin 500 ton. Şirket bölgede kurşun ve feldispat olmak üzere iki adet ocak planlamış ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvuru yapmıştı. Ancak firma, kurşun ocağı yatırımından vazgeçince başvuru dosyasının iadesini istedi. Bu nedenle yeniden ÇED Yönetmeliği kapsamında tekrar proje hazırlayarak eski kurum görüşleri ile birlikte başvuruda bulundu. Çıkartılması planlanan feldispat cevheri yüzeye yakın olduğu için açık madencilik yöntemi kullanılacak. Proje kapsamında 663 hektarlık ruhsat alanı içinde 2 hektarlık ÇED alanı belirlendi.

 

 

Kategori Çevre

Bu Kursu Çoban Almaz İse Sürü Sahibi Yıllık Çoban Desteğini Alamıyor.

ÇORUM KARGI YEŞİLKÖY 'DE ALTERNATİF TARIM TOPLANTISI

Kategori Tarım

Düzce’de Lider Çocuk Tarım Kampı Etkinliği Düzenlendi

Kategori Etkinlikler

SİT ALANINA ALABALIK ÜRETİM TESİSİ

CHP Milletvekili Adnan Keskin Çevre ve Şehiricilik Bakanı’na verdiği yazılı soru önergesinde sit alanına alabalık tesisi kurulup kurulmadığını sordu.!

Kategori Çevre

Geçtiğimiz günlerde Kırklareli ÇŞB İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda   “KIRKLARELİ il VIZE, ilce Topçu Köyü mevkiinde TÜRKİYE KÖMÜR İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından yapılması planlanan IV. GRUP LİNYİT KÖMÜRÜ OCAĞI projesi ile ilgili olarak  ÇED Süreci başladığı 15 OCAK 2015 te de Topçuköy’de Halkı Bilgilendirme Toplantısı yapılacağı bilgisi kamuoyu ile paylaşıldı.

Proje Tanıtım Dosyasında Gerekçe alt başlığında ise “83628 ruhsat numaralı sahada, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü ile ortak yürütülen çalışmalar çerçevesinde fakir ailelere yapılan kömür yardımı uygulamasında kullanılmak ve ülkemizin enerji gereksiniminin yerli kaynaklardan karşılanması için planlanmaktadır. Projenin konusu; açık işletme yöntemiyle sahadaki ekonomik olarak üretilebilecek linyit kömürünün bulunmasıdır.” Denilmektedir.

TERMİK SANTRAL KURULAMAZ…

Çünkü; 1/100 ve 1/25 binlik çevre düzeni plan hükümlerinde

2.50. Planlama alanı sınırları dâhilinde, bu planda getirilen koşulları karşılayacak ve rehabilite edilerek çevreye duyarlı hale getirilecek mevcut yasal sanayiler  dışında, aşağıda belirtilen ve çevresel kirleticiliği yüksek olan ve/veya çevresel tahribe neden olan sanayi türleri ve kullanımlar kesinlikle yer almayacaktır; hükmü var olup, • Kömüre Dayalı Termik santraller bu sanayi türlerinden birisidir.

Projenin Tanıtım Dosyasında  Proje Ömrü alt başlığında ise;

“Proje kapsamında toplam 887,39 hektarlık çalışma alanında toplam 60 yıl süre ile üretim yapılması planlanmaktadır” Deniliyor.

                YOKSULLUK 60 YIL MI SÜRECEK..?

Oysa ki yoksulluğun 60 yıl sürmeyeceği, Kalkınma Bakanlığı  2014-2018 dönemini kapsayacak olan Onuncu Kalkınma Planında,  Türkiye’nin uluslararası değer zinciri hiyerarşisinde üst basamaklara çıkmış, yüksek gelir grubu ül￾keler arasına girmiş ve mutlak yoksulluk sorununu çözmüş bir ülke haline gelmesi amaçlanmaktadır.Denilmektedir.  

Yoksulluk, Bakanlık Programına göre 60 yıl sürmeyeceğine göre, Eğer bölgede ki kömür ile enerji ihtiyacının karşılanması amaçlanıyor ise,  1/100 ve 1/25 binlik Çevre Düzeni Planlarına aykırılık teşkil etmektedir.

                Kalkınma Bakanlığı aynı planda  “ kirliliğin önlenmesi çalışmalarına, biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynakların korunması ile sürdürülebilir kullanımına öncelik verilmesini ve doğal kaynakları sürdürülebilir kullanan bir tarım sektörünün oluşturul￾ması amaçlanmaktadır.

                Kırsal kalkınma politikasının temel hedefi, kırsal toplumun iş ve yaşam koşul￾larının bulunduğu yörede iyileştirilmesidir. Kırsal politikanın genel çerçevesini ise; kırsal ekonominin ve istihdamın güçlendi￾rilmesi, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve yoksulluğun azaltılması, sosyal ve fiziki altyapının iyileştirilmesi ile çevre ve doğal kaynakların korunması oluşturacaktır.          

                Ancak; 83628 ruhsat numaralı toplam 3452,21 ha‘lık alanda  (34,522 Dekar) T.K.İ. (Türkiye Kömür İşletmeleri) Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından IV.Grup Linyit Kömürü Ocağı Projesi işletilmesi planlanmaktadır..  Planlanan alan Hasbuğa, Topçuköy ve Çavuşköy yerleşim ve tarım alanlarını da içerisine almaktadır.  

                Kalkınma Bakanlığı Kırsal politikalarda  çevre ve doğal kaynakların korunarak istihdam yaratılacağını, biyolojik çeşitliliğin korunmasını, doğal kaynakların sürdürülebilir tarım sektörünün oluşturulmasını hedefliyor.

Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı ise hazırlanan Kamu Spotu ile  her akşam TV lerde, Tarım alanlarının gelecek nesiller için mutlaka korunacağı duyurusu yapılmaktadır.

                Üstelik, Proje kapsamında çıkarılacak kömürün kalori değeri yaklaşık 1800 - 2000 Kcal/kg. Sosyal yardımlaşma kömürü olarak verilmeden önce 3400 Kcal/kg değerinin sağlanması gerekmektedir. Kömür çıkarıldıktan sonra 25 km mesafede ki Kömür Kırma-Eleme, Yıkama, Kurutma ve Torbalama tesisine gönderilecektir.

Ancak; Kırklareli Valiliği Mahalli Çevre Kurulu  Isınma Amaçlı Kömür Kalori değerleri hakkında verilen 23/10/2012 tarih ve  2012/02 sayılı kararda,  İl ve İlçe Merkezleri için 4000-4600 Cal.dir köyler ve beldeler için ise, 3200 Cal.dir.Dolayısıyla  çıkarılacak kömürden İl ve İlçe merkezinde ki yoksullar faydalanmayacaktır. Sadece  köyler ve beldeler ki yoksullar yararlanacak, Ancak kömürün kalitesi onlar için bile  sınır değerdedir.

Vize Şu anda bile Taş ve Çimento kamyonlarından yola çıkmaya korkan  insanlar, Bu defa kömür kamyonlarının trafiğe katılmasıyla, can ve mal güvenlikleri için ciddi tehdit oluşturacaktır.

Türkiye’de ki 9 sakin şehirden biri olan Vize Uluslar arası statüye sahiptir. Vize tarihte Trakya topraklarında ki ilk Başkenttir. ilçemiz, Trakya’nın tek Cittaslow kenti unvanına sahip Vize’nin varlığı ve ünvanı Uluslar arası platformlarda tartışılır hale gelecektir.

Gelecek nesillerin yaşam alanlarını yok etmeye hiç kimsenin hakkı yok, onlar bunu hak etmiyor.

 

 

Göksal ÇİDEM DAYKO KIRKLARELİ İL TEMSİLCİSİ  

Kategori Çevre

Yürütmeyi durduran çifte yargı kararı var… Ama sahildeki otel açılıyor

Kategori Çevre

İzmir'in Urla ilçesi Ovacık köyündeki kızıl çamların ardından Kiraz ve Beydağ ilçelerindeki yüzlerce asırlık kestane ağacı da AK Parti döneminde yıldızı parlayan holdinglerden Türkerler'e ait rüzgar enerji santrali (RES) projesi sebebiyle kesilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

 

Bakanlar Kurulu'nun haziran ayında arazileriyle ilgili aldığı acele kamulaştırma kararından haberi olmayan köylüler, tek geçim kaynaklarının da kesilmesi halinde çok büyük mağduriyet yaşayacaklarını söyledi. Türkiye'nin en kaliteli kestanesinin yetiştiği bölgede yaşayanlar, bir an önce yanlıştan dönülmesini istedi. Köylerinin tek geçim kaynağının kesilmek istenen kestane ağaçları olduğunu belirten 74 yaşındaki Mehmet Çetin, “Haydi ben ömrümün sonuna geldim diyorum ama bundan sonraki nesil, arazileri elinden alınırsa ne yapacak?” dedi. Köyün gençlerinden Mehmet Ali Yıldırım da, “Bu kestaneyi keserlerse hayat damarlarımızı keserler.” sözleriyle yetkililere seslendi. Ahmetler Köyü Muhtarı Mehmet Çam, arazilere kurulmak istenen rüzgar güllerini köylüler olarak istemediklerini söyledi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 2011 yılında Türkerler Holding’e ait Kiraz Enerji isimli şirkete, Kiraz ve Beydağ ilçeleri sınırları içinde 49 yıllığına, 50 MW kurulu gücündeki RES projesine lisans verdi. 6 Haziran 2014 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla da İzmir ili Kiraz ilçesi Ahmetler köyü ve Aydın ili Nazilli ilçesi Bağcıllı, Karahallı, Yukarı Örencik, Çatak ve Apaklar köylerindeki taşınmazlar, Kirazlı Rüzgâr Elektrik Santrali için acele kamulaştırılma kapsamına alındı. Köylerinin tek geçim kaynağının kestane ağaçları olduğunu anlatan Muhtar Mehmet Çam, “Bizim buralara rüzgar gülü kurmak istiyorlar ancak biz köylüler olarak istemiyoruz. Geçimimiz kestane, başka bir gelir kaynağımız yok. Bir kestaneyi büyütmek için 20 sene geçiyor, arazilerimizde asırlık ağaçlar var.” diye konuştu.

BÖLGEDE KESİLECEK AĞAÇLAR İÇİN KEŞİF YAPILDI

RES’in kurulacağı alana kısa bir süre önce aralarında hakim ve Mal müdürünün de bulunduğu bazı kişilerin gelerek keşif yaptığını ve tutanak tuttuğunu anlatan Muhtar Çam, “Hakimler geldi, Mal Müdürlüğü’nden geldiler, baktılar, gittiler. Omurlu Köyü Muhtarı bize, ben onların köylerine bilirkişi olduk. Dosya imzalattılar, hiçbir şey söylemeden gittiler. Bildiğimiz bir şey yok. Ahmetler köyü olarak, Karahallı, Bağcıllı, Avra, Umurlu, Ahmetler, Örencik ve Derebaşı’na sınırız. Bahsedilen rüzgar gülleri, Umurlu sınırından başlayıp Örenköy’e kadar 3-4 kilometrelik mesafeyi kapsıyor.” diye konuştu. Bazı kişilerin bahçelerindeki 50, bazılarının 100’den fazla ağacının kesileceğini kaydeden Çam, bölgede aralarında asırlık ağaçların da bulunduğu geniş çaplı kesim olacağını belirtti. Bölgelerine bir bakanın geleceğini duyması üzerine sıkıntılarını anlatan bir dilekçe yazarak diğer köylerin muhtarlarına da imzalattığını dile getiren Çam, “Ali Aşlık isminde bir milletvekili geldi. Dilekçeyi ona verdim. Değerlendireceğini söylediler ama bir şey öğrenemedik.” diye konuştu.

"BİZ YETİM ÇOCUK MUYUZ?"

Köyün en yaşlıların 74 yaşındaki Mehmet Çetin de doğduğu günden beri aynı yerde yaşadığını belirterek, “Milletin bu kestaneden başka hiçbir gelir kaynağı yok. Eğer bu ağaçlar, bu mülkiyet bizim elimizden alınırsa çalışacak bir iş yok. Bizim buradan kalkıp gitmemiz gerekiyor. Sayın büyüklerin bize sahip çıkması gerekiyor. Biz yetim çocuk muyuz?” diye konuştu. Rürgar türbinleri için dağları ölçtüklerini, bulundukları bölgeye bunların kurulacağını ifade eden köyün yaşlılarından Çetin, “Buradaki asırlık kestane ağaçları 200, 300’ü geçiktir. Askerden geldikten sonra aldığım araziye diktiğim ağaçlar 30 yaşını geçik. Bize hiç bilgi vermiyorlar, ‘Paralarınız ödenecek.’ diyorlar, ‘Tapusu olmayanlara ödenmeyecek.’ diyorlar. Bu toprak elimden gittikten sonra ne yapayım? O zaman devlet yardım etsin, başka yere nakletsin. Bu memleketin başka gelir kaynağı yok. Yer uzak, gök uzak, biz nereye gidelim? Haydi ben geldim diyorum, bundan sonraki gelen nesil ne yapacak, arazileri elinden alınırsa? Avra, Omur, Ahmetler, Bağcıllı, Karahallı, Derebaşı, Örencik, Karabulu’nun sadece kestaneden geçimi var. Ne incir var ne zeytin, sadece dağın başındaki bu susuz kestaneler var.” diye konuştu. Kestane ağaçlarını kestirmemek için elinden geleni yapacağını da belirten Çekin, “Ben adamları vuracağım, yine kestirmeyeceğim. Bunca boş yer var, oraya kursun beyefendiler. Bir onların çıkarına mı bu? Bu asırlık ağaçları nasıl kıyıp kesecekler?” dedi.

"KESTANELER KESİLİRSE HAYAT DAMARLARIMIZ KESİLİR"

Köylülerden Şenol Galebioğlu, kestane ağaçların köylerinin tek geçim kaynağı olduğunu, başka hiçbir iş imkanı bulunmadığını belirterek, kesilmeleri halinde çok büyük mağduriyet yaşayacaklarını belirtti. Köyün gençlerinden Mehmet Ali Yıldırım da, “Burası dağ köyü. Herkesin kendi bütçesine göre az çok kestanesi oluyor. Kestaneden başka hiçbir gelirimiz yok. Burası dağ köyü, iş sahası yok. Bu kestaneyi keserlerse hayat damarlarımızı keserler. Bunu az çok büyüklerimizin, bakanlarımızın, Başbakanımız'ın duyması, gelip görmesi lazım.” çağrısında bulundu.

Kategori Çevre

DÜZCE'DE 2015 FINDIK REKOLTESİ BAKIN NE KADAR OLACAK?

Kategori Tarım

Organik Fındık Üreticilerine Solucan Gübresi Dağıtıldı

Kategori Organik Tarım
Sayfa 1 / 4

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014