ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

TÜRK BİLİM ADAMLARI KALBİN BAKIN NEYİNİ GELİŞTİRDİLER

Kategori Sağlık

Türk Veteriner Hekimler Birliği, Show TV’yi Radyo Televizyon Üst Kurulu’na şikayet etti.

 

İşte ayrıntılar:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

''HAYVAN SAĞLIĞI VE KORUYUCU HEKİMLİK'' 

Kategori Sağlık

Mersin Belediyesi Yaralı Kaplumbağalara Bakın Ne Yaptı

Kategori Çevre

KANSERDE UMUT TACİRİ GORTER

UMUT TACİRİ, GORTER

Kategori Sağlık

Kanser de kemoterapisiz tedavi mümkün olabilecek

Kategori Sağlık

Arı Zehiri Bakın Neye İyi Geliyor !

Kategori Sağlık

KENDİSİNİ ISITARAK KANSERİ YENDİ

KENDİSİNİ ISITARAK KANSERİ YENDİ

Kategori Sağlık

TBMM İçişleri Alt Komisyonu, yaklaşık 2 haftalık çalışmasının ardından, kamuoyunda 'iç güvenlik paketi' olarak bilinen 43 maddelik tasarıyı önemli değişikliklerle kabul etti.

Buna göre, tasarının adı, "Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" oldu.

Vatandaşa aracının aranmasında, arama gerekçesini gösteren belge verilecek.

Polis, "kendisinin ve başkasının can güvenliğini tehlikeye düşürenleri yakalar ve gerekli kanuni işlemleri yapar" cümlesindeki "kendisi" ifadesi tasarıdan çıkarıldı. Böylece, "kişinin kendine zarar verme" şüphesi, gözaltı sebebi olmaktan çıkarıldı.

Polis sadece, "müşteki, mağdur ve tanıkların istemesi halinde" evde veya işyerinde ifadelerini alabilecek.

Tasarıyla, okul, yurt, hastane veya ibadethanelerde uyuşturucu bulundurmaya ilişkin cezaları düzenleyen TCK'daki düzenlemenin kapsamı genişletildi; "kışlalar ve askeri tesisler" de bu kapsama alındı.

Buna göre, okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislerle bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel ve işaretlerle belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafe içindeki açık yerlerde uyuşturucu bulunduran, kullanan ve satın alanların cezaları yarı oranında artırılacak. Böylece, 200 metrede uyuşturucu kullanan veya bulunduranlara 7,5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Kaçakçılık suçları da "mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri tarafından 24 saate kadar gözaltına alınma kararı verilebilecek" suçlar arasına alındı.

Emir verme yetkisi kaymakamdan alındı

Tasarıyla, valiler gibi kaymakamlara da tanınan, "Kolluk amir ve memurlarına suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması için gereken acele tedbirlerin alınması hususunda doğrudan emirler verme" yetkisi, kaymakamlardan alındı.

Şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylara yönelik olarak ilde vali, olayların birden çok ili kapsaması durumunda İçişleri Bakanı tarafından bu durumun tespiti üzerine alınan ve usulüne göre tebliğ olunan karar ve tedbirlere aykırı davrananlar, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Tasarının mevcut düzenlemesinde, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması durumu ilde vali, birden çok ili kapsıyorsa da İçişleri Bakanı'nca tespit ediliyordu.

Araç kiralama şirketlerinin sistemlerinde yer alan ka­yıt­ları, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi TCK'nın ilgili hükümlerine göre cezalandırılacak. Tasarının mevcut düzenlemesinde ceza öngörülmüyor, sadece "kayıtlar amacı dışında kullanılamaz" deniliyordu.

Araç kiralama şirketlerinin sorumlu işletmecileri ve yöneticileri, verilen idari para cezalarını tebliğinden itibaren bir ay içerisinde ödeyecek.

Meslekte fiilen iki yılını dolduran ve 45 yaşından gün almamış lisans mezunu polis memurları ile başpolis memurları ve kıdemli başpolis memurları arasında yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olanlardan, Polis Akademisi Başkanlığı'nca düzenlenecek ilk derece amirlik eğitimini başarıyla bitirenler Komiser Yardımcılığı rütbesine atanacak.

Emniyet müdürü ve amirlerine verilecek emekli aylığı ve kadrosuzluk tazminatının toplamı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde emsalinin kadrosuna bağlı olarak, mali haklar kapsamında yapılan toplam ödemeyi geçemeyecek. Bu tazminat, vergiye tabi olmayacak, yaş haddinden önce ölenlerin varislerine intikal etmeyecek. Kadrosuzluk tazminatı, SGK Başkanlığı'nca üçer aylık devreler halinde faturası karşılığında Hazine'den tahsil edilecek.

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi kuruluyor

Taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü ve Müdür Yardımcılığı için, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne 4 kadro ihdas edilecek.

Yetkili disiplin kurullarınca meslekten veya memurluktan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan emniyet teşkilatı mensupları; Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun kararı ve Bakanın onayıyla emekliye sevk edilecek. Bu suretle emekliye sevk edilenlerden emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamamış olanlara, istekleri halinde, herhangi bir kayıt ve şarta bağlı olmaksızın yaşlılık toptan ödemesi yapılacak.

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi, enstitü ve polis meslek yüksekokullarından mezun olup olmadığına bakılmaksızın, mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler, ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebebi hariç, başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, yükümlülük sürelerinin eksik kısmı ile orantılı olarak kendilerine yapılan öğretim masraflarını yasal faiziyle birlikte tazminat olarak ödeyecek. Mevcut düzenlemede, öğretim masraflarının dört katını tazminat olarak ödüyorlardı.

Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Polis Akademisi, Güvenlik Bilimleri Fakültesi, Güvenlik Bilimleri ve Adli Bilimler Enstitüsü, Polis Meslek Yüksek Okulu ile fakülte ve yüksekokullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerden; mezun olup olmadığına bakılmaksızın mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler, sağlık sebebi hariç başka herhangi bir sebeple ayrılanlardan borç miktarı tahakkuk ettirilmemiş olanlar, borç miktarı tahakkuk ettirilip henüz ödemesine başlamamış olanlar, ödemeleri devam edenler, borçları taksitlendirilmiş olanlar ile bu konuda açılmış davaları sonuçlanmamış, davaları sonuçlanmış veya kesin hükme bağlanmış olanlar da altı ay içerisinde ayrıldıkları veya mezun oldukları eğitim kurumuna müracaat etmeleri halinde, kendilerine yapılan öğretim masraflarını yasal faiziyle birlikte tazminat olarak ödeyecek.

Ödemesi devam edenlerden fazla ödeme yapmış olanlar ile bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödemesini tamamlamış olanlara geri ödeme yapılmayacak.

Vali, 1/10'a kadar aylıktan kesme cezası verebilecek

Vali, general ve amiraller hariç olmak üzere; Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin askeri görevleri haricindeki diğer görevlerini ilgilendiren disiplin suçları ortaya çıktığında, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri çerçevesinde uyarma, kınamanın yanısıra; 8 güne kadar hizmete kısmi süreli devam ve 1/10'a kadar aylıktan kesme cezası verebilecek.

Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre vatandaşlıktan ıskat edilenler, başvurmaları halinde, milli güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye'de ikamet etme şartı aranmaksızın Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabilecek.

Memurlardan; ön inceleme, disiplin soruşturması veya diğer idari soruşturmalarla teftiş ya da denetim sonucunda düzenlenen raporlara dayanarak karar verenler veya işlem tesis edenlerle, bu kararları ve işlemleri hazırlayan, öneride bulunan ya da teklif edenler de yaptıkları işlemlerden, yürüttükleri faaliyetlerden, düzenledikleri raporlar ile görüş yazılarında belirttikleri kanaatlerinden veya kanunla verilen yetkilere dayanarak aldıkları tedbirlerden dolayı ancak idare aleyhine tazminat davası açabilecek.

 

 

Kategori Siyaset

BİLİM VE DİN

Dr.NEVA ÇİFTÇİOĞLU BANES -(Mikrobiyolog-İnsan vücudunda nano bakteri buluşu sahibi.Türk Hükümeti Türkiye'de istihdam etmediği için NASA Bilim Kurulu Üyeliği yapıyor,Amerika'da yaşıyor.)

“BİLİM ve din” diye başlık atmak bile rahatsızlık veriyor insana. Hassas konular bunlar. Kiminin iç içe gördüğü, kiminin asla bir araya getirilmemesi gerektiğini savunduğu iki derya deniz konu. Birçok gazeteci yazar sözünü bile etmek istemez. En büyük sebep, yanlış anlaşılmaktır. Zaten yüzyıllardır süregelen tartışmaya bir köşe yazısında ne kadar değinilebilir ki? Hadi konuyu etraflıca incelemeye kalkıştın, nereye varabilirsin ki? Hele de söylemek istediğini anlamaya çalışmak yerine sağır kulakları ve kör gözleriyle direkt saldırma moduna girenlerin hedefi olursan, vay haline! Sorgusuz sualsiz sınıflandırılır, isimlendirilir, kafalarındaki “yanlış insan” listesine kaydedilirsin. Peki, buna rağmen böyle bir başlık atma ihtiyacını neden duydum? Anlatayım...

Bundan yaklaşık 7 ay öce Papa Fransuva uzaylılarla ilgili sorulan bir soruya “Eğer Mars’tan yeşil renkli, büyük burunlu ve büyük kulaklı bir uzaylı çıkıp Vatikan’a gelse ve bana Katolik olmak istediğini söylese hiç tepki göstermeden onu vaftiz ederdim. Onları insanlardan ayırt etmezdim” diyerek ilginç bir yanıt vermişti. Duyduğum zaman üzerinde fazla düşünmeden gülüp geçmiştim. Aradan aylar geçtikten sonra geçen hafta Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti ve verdiği demeçler gündeme gelince katıldığım bir bilimsel toplantıda “sıkı bir Katolik” olarak anılan, bilimsel araştırmalara milyonlarca dolar bağışlarda bulunan, İngiliz kökenli tanınmış bir işadamı, konuyu tekrar gündeme getirdi. Tahminimce masadaki tek Türk olduğum için fikrimi sordu: “Sence o Marslı Türkiye’deki bir imama gidip ‘Ben Müslüman olmak istiyorum’ dese imamın yanıtı ne olurdu?” Beklenmedik bu soru karşısında şaşırdım önce. Sonra kendimi toparlayıp “Aynı davetkârlıkta olurdu sanırım” dedim. Konuyu daha çok tartışmak (ya da agresif bir şekilde deşmek) ve genelleştirmek istediği belliydi ki ardı ardına nefes almadan, yanıtlarımı da beklemeden sorularını döktürmeye devam etti: “Yani Müslümanlar da uzaylılara inanıyorlar öyle mi?”, “Sahi sence Müslüman ülkeler neden uzay bilimlerine pek eğilmiyorlar?”, “Aslında bilimin hiçbir dalına bizler kadar ilgi duymuyor Müslüman ülkeler değil mi?”, “Nasıl olsa her şey dini kitapta var diye düşünüyor, bilimi gereksiz görüyorlarmış, doğru mu?”, “Dini inanışlar bilimi engellediğinden o coğrafik bölgelerde huzursuzluklar baş gösteriyor bence. Bu konuda hemfikir misiniz?”... 18 kişilik masadaki sohbetler kesildi, tüm gözler bana çevrildi. Yurtdışında yaşadığım yaklaşık 25 yıl sürede bu tür “üstü şekerle kaplı acı lokmalar” sık sık sunulduğundan çok da şaşırmadım aslında. Bu tür durumlarda ortaya çıkacak tartışmalarda agresif olan her zaman diğerlerinin gözünde “tasvip edilmeyen” olarak değerlendirileceğinden soğukkanlılığımı hep muhafaza etmeye çalışmışımdır. Soruyu sorarken bile gerginleştiği hissedilen kişiye gülümseyerek bakıp “Mimiklerinizden açıkça görülüyor ki bana sorduğunuz soruların yanıtını kendi kafanızda vermiş, altını imzalamış, beyninize ve yüreğinize kazımışsınız. Bu yüzden birkaç dakikaya sıkıştırmaya çalışacağım kendime ait fikirlerim size hiçbir şey ifade etmeyecek. Dolayısıyla masadaki diğer konukların vakitlerini çalmamayı, sessiz kalmayı tercih ediyorum. Toplantı sonrası uzun uzun, bire bir tartışalım isterseniz” demekle yetindim. Asla yanıma gelmedi. Tartışma kapandı!

Oysa ne kadar çok söylemek istediğim şey vardı. Elindeki boş bardağa bir damla su koyamayacağımı sanan bu işadamı içimdeki çağlayanın farkına bile varamadı. Toplantı sonunda bu rahatsızlık verici soruları sorana değil bu insana bu sözleri söyleme şansı yaratan tüm cahil, sabit fikirli, okumayan, okuduğunu anlamayan, dinlemeyen, yanlış yorumlayan bilim düşmanlarına kırgın ve kızgın binayı terk ettim.

“Bilim ve din” konusu çok derin konudur dedim ya söze başlarken... Kimileri için ne kadar sığ ve yüzeysel... Hakikaten tartışmaya değmez.

‘Buzullar eriyor’ haberi anlam ifade etmiyorsa anlatalım!

HABERLERDE, doğa belgesellerinde, sosyal medyada sık sık duyuyoruz: Buzullar eriyor! Peki ne demek bu? Ne hızda eriyor? İşte bu soruları NASA yönetiminde gerçekleştirilen bir araştırma geçen hafta yanıtladı: Son 20 yıl içerisinde uzaydan Antarktika tarafına doğru çekilen fotoğraflar gözle görülür bir buz kaybını (erimeyi) göstermekte. California Üniversitesi bilim insanlarından Dr. Tyler Sutterley’in hesaplarına göre Antarktika’dan her 2 yılda bir Everest Dağı büyüklüğünde bir parça kopup eriyerek yok oluyor. Bu bilgiden yola çıkan bilim insanları kısa bir süre sonra dünya haritasında su yükselmelerinden kaynaklanabilecek değişiklikleri gelecek yıllar için hesaplayarak bilim dünyası ve basınla paylaşmak üzere yeni projeler oluşturdu

Felç geçirenlere eğlenceli tedavi

DÜNYA Sağlık Örgütü’nün raporuna göre ülkemizde her yıl 130-140 bin kişi felç geçirmekte. Yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, sporsuz bir yaşam, şeker ve kalp hastalıkları, genetiksel faktörler felce sebep olarak gösterilmekte. Bütün bu uyarılara rağmen yaşam şeklimizde pek bir değişiklik yapmayan bizler felç sebebiyle hastanelere yapılan başvuru sayısını her yıl hızla artırmaktayız. Buna paralel olarak felç sonrası tedaviye gitmeyen ya da aksatan hasta sayısında da 2 kat artış var. Oysa tedavilerle başkalarına bağımlı olmadan yaşamını sürdürebilecek fiziksel güce ulaşma oranı % 40’ın üzerine çıkabiliyor. Lancaster Üniversitesi nörologları hastaların severek, isteyerek katılacakları bir “felç sonrası tedavi yöntemi” bulmuş: Bilgisayar oyunları. Özellikle “Nintendo, Wii Games” olarak bilinen, çocukların çok sevdiği bilgisayar oyunlarının hastalar üzerindeki etkisi küçümsenmeyecek kadar büyük. İnanması güç ama bilgisayar oyunlarıyla tedavi edilen her 10 hastadan 7’sinde kol ve ellerini kullanabilme yetenekleri geri kazandırılabilmiş. Araştırmayı yöneten Dr. Emmanuel Tsekleves, felç geçiren hastalara “Felç sonrası iyileşmek istiyorsanız; bir, moralinizi yüksek tutun, iki, yılmadan egzersizlerinizi uygulayın ve üç, bilgisayar oyunlarına vakit ayırın” mesajını verdi.

Yanlış hesap sırası portakalda

“ISPANAK yiyin, demir var”, “Yok, yok demir yokmuş, ama siz yine de yiyin, yeşillik iyidir”, “Yumurtada kolesterol var, yemeyin”, “Yumurtasız sabaha başlamayın”, “Tereyağ öldürüyor”, “Tereyağ ömür uzatıyor”... Bilim kafanızı az karıştırmadı değil mi? İşte size benzeri bir haber daha: “Portakal suyu için, C vitamini ve antioksidan var.” Bu haber doğru olmasına doğruymuş da hesaplamalarda yanlışlık varmış. Portakalın sadece suyu değil posası da suyu kadar faydalıymış. Portakalın suyuna posasını da eklediğiniz an içindeki vitaminler de, antioksidanlar da miktar olarak tam 10 kat artıyormuş. Araştırmanın detaylarını Food Chemistry adlı bilimsel derginin son sayısında bulabilirsiniz.

 

 

İŞTE ÇİFTÇİYE PARA KAZANDIRACAK BİTKİ

İŞTE ÇİFTÇİYE PARA KAZANDIRACAK BİTKİ

Kategori Tarım
Sayfa 1 / 4

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014