ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

TARIM ÜFE AZALDI

Tarım ÜFE haziranda azaldı

Tarım ÜFE, haziranda bir önceki aya göre yüzde 3,39 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 10,02 arttı

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım ÜFE), haziranda bir önceki aya göre yüzde 3,39 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 10,02 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2015 yılı haziran ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı.

Buna göre, Tarım ÜFE, haziranda bir önceki aya göre yüzde 3,39 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,02 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 11,65 artış gösterdi.

Aylık değişim, tarım ve avcılık ürünlerinde yüzde 3,29, ormancılık ürünlerinde yüzde 5,71 ve balıkçılıkta yüzde 4,86 azalış olarak gerçekleşti.

En fazla aylık azalış, çok yıllık bitkisel ürünler ana grubunda görüldü. Bir önceki aya göre, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 4,12; çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 6,86 azalış oldu. Canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler ana grubunda ise yüzde 1,65 artış yaşandı.

Alt tarım gruplarından tahıllar, baklagiller ve yağlı tohumlar yüzde 1,93 ve yağlı meyveler yüzde 0,65 artarken, çeltik yüzde 4,80 azalış gösterdi.

Kategori Tarım

İŞSİZLİK 7 AYIN ZİREVESİNDE !

İŞSİZLİK 7 AYIN ZİREVESİNDE !

Kategori Ekonomi

Ar-Ge denince aklınıza hangi ülkeler gelir? Belki ABD, belki Japonya belki de Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri. Ama zaman ve yatırımlar bir başka ülkeyi, Çin'i gösteriyor...

Zaman zaman aldığım bu yayında bir yazı fazlasıyla dikkatimi çekti: "Çin Ekonomisi Ar-Ge'ye Odaklandı"

Yazı Çin Devlet Radyosu imzasıyla yayınlanmış olmakla birlikte, Çin'in dünyanın fabrikasından nasıl dünyanın Ar-Ge merkezine dönüştüğünü anlatıyordu. Bazı satır başları şöyle;

 

Çin, Ar-Ge harcamalarında 2013 yılında Japonya'yı geride bıraktı. Gayrı safi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranda Japonya önde görünse de toplam Ar-Ge harcama tutarında 166 milyar 500 milyon dolar harcama yapan Çin, Japonya'nın 164 milyon dolarlık harcamasını geçti.

Çin 2012'de 148 milyar dolarlık Ar-Ge harcaması yapmıştı. Sadece bir yılda 16,5 milyar dolarlık artış gerçekleşti. Yaklaşık yüzde 20'lik bir artış.

2018'de Çin'in 34 Avrupa ülkesinin Ar-Ge harcamalarının toplamını aşacağı öngörülüyor.

Çin ve ABD'nin toplam Ar-Ge harcamasının 2022'de 600 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Asya, Ar-Ge yatırımlarında dünyanın batısını geçme yolunda ilerliyor. Çin, Hindistan ve Güney Kore başrolde.

ABD, Ar-Ge harcamalarında hem tutar hem de oran anlamında dünya lideri. Ar-Ge'ye ayırdığı pay yüzde 2,5 ancak 16 yıldır bu oran değişmedi. Çin, 2002'de yüzde 1,07 seviyesindeydi. 2020'de yüzde 2,5'a ulaşacak.

Çin'in yapacağı en büyük Ar-Ge harcamalarından biri Higgs bozunu ya da bilinen adıyla Tanrı parçacığı ile ilgili. Cern'de 27 kilometre uzunluğundaki "parçacık çarpıştırıcısının" neredeyse iki katı uzunluğunda 52 kilometrelik bir çarpıştırıcı inşaa edilecek. 2028'de tamamlanması amaçlanıyor. Maliyeti ise tam 3.000.000.000 milyar dolar!

"Çin Malı" değil, "Çin'de Yaratıldı"

Tüm bu yukardaki maddelere bakınca ülkenin "dünyanın fabrikası" olmayı uzun vadede sürdürmek istemediği, en azından yalnızca üretici olmaktan kaçındığı görülüyor. Zaten ülkenin vizyonunda "Çin Malı" değil, "Çin'de Yaratıldı" algısını oluşturmak var. Bu açıdan, bugün ABD ya da Japonya'da teknolojisi geliştirilen ancak üretimi Çin'de yapılan ürünlerin ait olduğu iş modelinin ciddi bir dönüşüm gerçekleştireceği akla geliyor. Tüm bu süreç, bugün sayıları iki elin parmağını geçmeyen Çin merkezli global şirket sayısının çok da uzak olmayan bir gelecekte 50'ye hatta 100'e ulaşması demek.

Yazıya göre Çin bir anda Ar-Ge devi olmayı da amaçlamıyor. 2020 hedefi "yenilikçi uluslar" arasında yer almak. Ülkenin 100. yılı olan 2049'da ise bilimde ve teknolojide dünya lideri olmak amaçlanıyor.

Dünya Ar-Ge pazarı

"Ar-Ge pazarı" kendi içinde tuhaf bir bileşim gibi görünebilir. Burada, bazı global şirketlerin Ar-Ge çalışmalarını dünyanın farklı ülkelerine yayması düşünülmeli. Bugün Türkiye'nin de aralarında olduğu pek çok ülke global şirketlerin Ar-Ge merkezlerini kendi sınırları içine taşıma gayretinde. Bunu hem mevcut somut örneklerde hem de kamu yetkililerinin açıklamalarında görmek mümkün. 

Yine aynı yazıdan alınan bir bilgi dünya Ar-Ge pazarının büyüklüğüne dair önemli bir bilgi içeriyor. R&D Magazine adlı dergi tarafından yapılan bir araştırma, dünyadaki toplam Ar-Ge harcamalarının 2014'te "1 trilyon 600 milyar dolar" olacağını öngörüyor.

Türkiye ve Ar-Ge

Ar-Ge Türkiye'nin de önem verdiği bir konu başlığı. Çin ve hedefleriyle karşılaştırmanız için yine sayılarla gidelim. Aşağıdaki veriler, 20 Kasım 2014'te Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan ülkemizdeki 2013 yılı Ar-Ge faaliyetlerine ait;

2012'ye göre yüzde 13,4'lük bir artışla 14 milyar 807 milyon TL'ye ulaşıldı (2023 hedefi 60 milyar).

Oran olarak baktığımızda ise yüzde 0,92'den 0,95'e çıkıldı.

Toplam 113 bin kişi Ar-Ge personeli olarak çalıştı. Bu sayı, Tam Zaman Eşdeğeri (TZE) sınıfındakiler. Yani şirket içinde sen Ar-Ge'ye de bak denilenler değil, tüm mesaisini buna ayıranlar. Özel şirketler, kamu ve üniversitelerin toplamı (2023 hedefi 300 bin kişi).

130'un üzerinde şirkete Ar-Ge Merkezi kurma yetkisi verilmiş. 2014 başlarındaki toplam istihdam yaklaşık 15 bin.

Diğer taraftan kadın Ar-Ge personelinin oranı yüzde 30'u geçti. Toplamda 35 bine yakın kadın Ar-Ge çalışanımız var.

En çok Ar-Ge harcaması yüzde 27,5 ile Ankara, Konya ve Karaman'ın dahil olduğu Batı Anadolu Bölgesi'nde yapıldı. Doğu Marmara yüzde 21,3 ile ikinci, İstanbul yüzde 20,3 ile üçüncü.

Ancak TÜİK'in araştırmasında alt başlıklara baktığımızda tutarların tutarlılığı noktasında bazı soru işaretleri oluşuyor. Örneğin, "Bilim dalına ve harcama grubuna göre yükseköğretim Ar-Ge harcaması" tablosuna bakıldığında 6,2 milyar TL'lik bir Ar-Ge harcaması görülüyor. Bu harcama nereye yapılmış diye bakıldığında ise 5,4 milyar TL'sinin personel ve diğer cari harcamalara, 803 milyon TL'sinin ise yatırım harcamalarına gittiği görülüyor. Bu 803 milyon TL'nin 582 milyon TL'si makine ve teçhizat alımı, 221 milyonu ise sabit tesis gideri. Yani bir anlamda sadece inşaat için harcanan para. 

Bir başka deyişle Ar-Ge yapmaya "mekan olmak dışında" bir katkısı olmayan bir harcama, Ar-Ge yapmaya yarayacak makine ve teçhizat alımının neredeyse yüzde 40'ı...

Tüm detaylar TÜİK'in web sitesinde mevcut. 

Firmalardan işitilen bir şey var: "Ar-Ge konusunda bugüne kadar verilmiş en geniş kapsamlı teşviklere sahibiz." Olumlu görünebilir, ancak bunun bir adım daha ötesi var: "Teşvikler var, ancak kamu yönetimi Ar-Ge için sadece teşvik vermenin yeterli olduğunu düşünüyor. Teşviklerin verildiği alan, farklı sektörlere olan etkisi, ülkenin uzun vadeli stratejik hedefleri dikkate alınmıyor. Sadece teşvik veriliyor..."

Türkiye'nin belirlenmiş hedeflerindeki en büyük eksiklik kurumlar arasında bir koordinasyon olmaması. Evet, hemen her kuruma Ar-Ge teşviki için çalışma talimatı verilmiş, ancak resmin bütünü fazlasıyla bulanık. Üstelik Ar-Ge teşviki vermenin yeterli olacağına inanan bir "kamu görüşü" söz konusu.

İşte tüm bu artışlara, çalışan sayısına rağmen "her şeyde büyüyelim", "her konuda lider olalım" tavrı yüzünden birkaç örnek dışında başarıya ulaşılamayacak. Medyada çıkan "Türkiye uzaya uydu gönderecek, Antarktika'da gözlem yapacak" haberleriyle yetineceğiz gibi görünüyor. 

Diğer yandan, gelişme yaşanacak olan alanlarda dünyadaki diğer ülkelerin nasıl bir noktada bulunacakları, hammadde, teknolojinin getirdikleri, jeopolitik konular da değerlendirme dışında tutuluyor. Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğiz iddiası da maalesef bu global rekabeti umursamama yüzünden boş bir iddia olarak kalacak. 

Siz hiç etrafınızda, özellikle kamuda; Türkiye'nin spesifik alanlardaki uzun vadeli hedeflerinden bahsederken, hedefler dışında tüm sebep ve sonuçlarından da bahseden birilerini görmek mümkün değil.

 

 

"FINDIK FİYATLARININ YÜKSELMESİNDEN NİÇİN BU KADAR RAHATSIZSINIZ"

Kategori Tarım

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014 yılı hayvancılık verilerini açıkladı.

Kategori Hayvancılık

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,

Kategori Tarım

Gıda ürünleri dış ticaretinde 2014'te 5.7 milyar dolar fazla veren Türkiye, tarımsal hammaddelerde 5 milyar dolar açık verdi. Türkiye’nin 2014 tarım ürünleri ihracatı 18.7 milyar dolar, ithalatı ise 18.5 milyar dolar oldu. 

ALİ EKBER YILDIRIM-DÜNYA GAZETESİ

İZMİR - Tarımda 2014 yılı dış ticaret verileri açıklandı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan verilere göre, tarımda ihracatla ithalat başabaş noktada. TÜİK verilerinden derlenen Uluslararası Standart Ticaret Sınıfl aması’na (SITC Rev 3) göre 2014 yılında Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı 18 milyar 759 milyon dolar oldu. Aynı dönemde tarım ürünleri ithalatı ise 18 milyar 58 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret dengesi 700 milyon dolar fazla verdi. Tarımsal ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 103.9 oldu. 2013 yılında 17 milyar 739 milyon dolar olan tarımsal ihracat, 2014 yılında yüzde 5.7 oranında arttı. Aynı dönemde ithalattaki artış oranı ise daha yüksek oldu. İthalat yüzde 6.8 artışla 16.9 milyar dolardan 18 milyar dolara çıktı. Harmonize sisteme göre ise tarım ürünleri ihracatı 18 milyar 7 milyon dolar, tarım ürünleri ithalatı 12 milyar 417 milyon dolar olarak gerçekleşti. 

Geçen yıl gıda maddeleri ihracatı 17 milyar 759 milyon dolar gerçekleşirken, gıda maddeleri ithalatı 12 milyar 47 milyon dolar oldu. Böylece 2014 yılında Türkiye gıda dış ticaretinde 5 milyar 711 milyon dolar fazla verdi. 2013’te 16 milyar 749 milyon dolar olan gıda maddeleri ihracatı, 2014’te yüzde 6 artarken, aynı dönemde ithalat yüzde 11.2 oranında artış gösterdi. 

Gıda maddeleri dış ticaretinde 5.7 milyar dolar fazla veren Türkiye, 2014’te tarımsal hammadde dış ticaretinde ise 5 milyar 94 milyon dolar açık verdi. 2013’te 990 milyon dolar olan tarımsal hammadde ihracatı, 2014’te yüzde 1 artışla 1 milyar dolar oldu. Aynı dönemde tarımsal hammadde ithalatı ise 6 milyar 84 milyon dolardan, yüzde 1.2 düşüşle 6 milyar 11 milyon dolar olarak gerçekleşti. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgiye göre Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında Irak, ithalatında ise Rusya Federasyonu ilk sırada yer alıyor. Türkiye 2014 yılında Irak’a 3 milyar 456 milyon dolarlık ihracat yaptı. Başka bir deyimle toplam tarım ürünleri ihracatının yüzde 19.2’si Irak’a yapıldı. Irak’tan sonra 1.5 milyar dolar ve yüzde 8.3 pay ile Almanya, 1.2 milyar dolar ve yüzde 7.1 pay ile Rusya Federasyonu en çok ihracat yapılan iki ülke oldu. İtalya 912 milyon dolarlık ihracatla 4.sırada yer alırken, önceki yıl 507 milyon dolarlık ihracatla 7.sırada yer alan Suriye, 2014’te 724 milyon dolarlık ihracatla 5.sıraya yükseldi. ABD, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Suudi Arabistan en çok ihracat yapılan ilk 10 ülke arasında yer aldı. Toplam tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’i olan 10.4 milyar dolar bu 10 ülkeye yapılıyor.

10 ülkeden ithalat 7.5 milyar dolar

Tarım ürünleri ithalatında ise ilk sırada 2.8 milyar dolar ve yüzde 23 pay ile Rusya Federasyonu yer alıyor. İkinci sırada 1 milyar 69 milyon dolar ve yüzde 8 pay ile ABD, üçüncü sırada ise 804 milyon dolarlık ithalatla Ukrayna yer aldı. Brezilya, Endonezya, Almanya, Hollanda, Paraguay, Bulgaristan ve Romanya en çok ithalat yapılan ilk 10 ülke arasında. Bu 10 ülkeden yapılan toplam tarım ürünü ithalatı 7.5 milyar dolar. Toplam ithalatın yüzde 60.6’sı bu ülkelerden yapılıyor.

 

ÜRETİCİLER ÇİĞ SÜTÜ DOĞRUDAN TÜKETİCİLERE ULAŞTIRMAK İSTİYOR! 

 

KİŞİ BAŞI KIRMIZI ET TÜKETİM ÜRETİM RAKAMLARI

Kategori Gıda

İŞTE ORGANİK SEBZE RAPORU

İŞTE ORGANİK SEBZE RAPORU

Kategori Organik Tarım

Süt ve Süt Ürünleri Üretimi

Sayfa 1 / 4

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014