ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

SADAKA TAŞI GİBİ 'ASKIDA EKMEK' UYGULAMASI

Kategori Etkinlikler

AB 2020 STRATEJİSİ

AB 2020 Stratejisi

Kategori A.B

13-15 Ekim 2014 tarihlerinde, Buğday Derneği ev sahipliğinde İstanbul'da yapılan 18. IFOAM Dünya Organik Kongresi'nin sonuç bildirgesi yayınlandı. Buğday Derneği olarak biz de, karar vericiler başta olmak üzere tüm dünya vatandaşlarını, organik ve ekolojik yaklaşımları kabul etmeye, kucaklamaya, paylaşmaya ve çoğaltmaya davet ediyoruz.

Organik ve doğa dostu tarım yöntemlerinin dünya nüfusunu doyurabileceğini artık biliyoruz. Organik tarım alternatif geçim kaynakları yaratarak insanları yoksulluktan kurtarıyor; bozulmamış, topraklarda yetişen besin değeri yüksek gıdalar, sağlıklı bir ekosistem yaratıyor.

Gerçek gıda, sürdürülebilir tarım ve sağlıklı beslenme konularında dünyanın önde gelen isimlerinin biraraya geldiği IFOAM 18. Dünya Organik Kongresi, 13-15 Ekim 2014 tarihlerinde, Buğday Derneği ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlendi. 79 ülkeden 1000’e yakın kişinin katıldığı kongre, organik dünyanın birbirinden önemli isimlerini İstanbul’da buluşturdu, organik köprüler kurulmasına vesile oldu.

Bu kongre vesilesiyle bir kez daha gördük ki, organik tarım uygulamaları iklim değişikliği, yoksulluk, yetersiz beslenme, zehirli maddelere ve kimyasallara maruz kalma, ekosistem tahribatı, doğal hayatta ve çiftliklerdeki biyolojik çeşitliliğin yok olması ile ilgili olarak baskın tarım paradigmasının neden olduğu küresel eğilimleri tersine döndürüyor. Üreticiyle tüketicinin aracısız biraraya geldiği “Topluluk Destekli Tarım” modelleri giderek yaygınlaşarak, sürdürülebilir gıdaya bizi bir adım daha yaklaştırıyor.

Buğday Derneği olarak biz de, karar vericiler başta olmak üzere tüm dünya vatandaşlarını, organik ve ekolojik yaklaşımları kabul etmeye, kucaklamaya, paylaşmaya ve çoğaltmaya davet ediyoruz. Bu yolda ilerlemeye ve yolu açmaya, sizlerin yardımlarıyla devam edeceğiz.

 

18. Dünya Organik Kongresi Deklarasyonu - İstanbul, Türkiye - 13-15 Ekim 2014

Biz, dünyanın organiğe önem veren insanları, insanlığın dünya üzerinde sürdürülebilirliğini sağlamasına yardım etmek üzere, Organik Tarım İlkeleri’nin ortaya konabileceği, yenilikçi yolları topluma sunmak için biraraya geldik. Sürdürülebilirlik mücadelesine kendimizi adamış olarak, köprüler kurmak için herkese, örgütler ve kurumlara elimizi uzatıyoruz. 18. Dünya Organik Kongresi sırasında tarım sistemimizi nasıl tanımladığımız, yaşamlarımızı nasıl tasarladığımız ve geleceğimiz için nasıl stratejiler oluşturduğumuzla ilgili bir kavram olan Organik 3.0’ı geliştirmek için bir adım atmak üzere bir araya geldik.

Başarılarımız

Dünyanın dört bir yanında çığır açan fikirlerle ortaya çıkan organiğin öncülerinin sesleri duyuldu (Organik 1.0). Milyonlarca insan, tarımsal ekoloji ve sürdürülebilir değer zincirine dayalı tarım sistemlerinin uygulanabilir ve karlı olduğunu kanıtlayan geniş bir bilgi birikimi elde etti ve alternatif pazarlar yarattı. Milyonlarca insan, 65 milyar Amerikan doları hacmindeki resmi sertifikalı zincirlerin parçası olarak, organik ürünleri üretiyor, pazarlıyor ve tüketiyor; ayrıca ölçülemeyen milyonlarcası da alternatif pazar sistemleri kapsamında üretiyor ve satıyor (Organik 2.0). Sürdürülebilirlikle ilgili konuların küresel olarak tanınması konusundaki etkimiz doğrudan pazara olan etkimizin ötesine yayılıyor, konuyla ilgili diğer girişimlerde de yankı uyandırıyor ve onları etkiliyor.

Vizyonumuz ve Katkımız

Tüketicilerin, politika yapanların, işletmelerin ve tüm diğer kurumların, organik ilkeleri sürdürülebilirlik için başlıca yaklaşım olarak görmesi ile ortak faydaya katkı sağlayan bir organik yaklaşım öngörüyoruz – sürekli olarak gelişen ve olumlu etkiler elde etmek için yol gösteren bir yaklaşım.

Organik tarımın dünyamızı nasıl besleyip doyurabileceğini biliyoruz. İnsanları, geçim kaynaklarını sağlayarak yoksulluktan kurtarıyor, yenilenebilir bereketli topraklarda yetişen besin değeri yüksek gıdalar, sağlıklı bir ekosistem ve karşılıklı olarak destekleyici, birbirine bağlı değer zincirleri yaratıyor. Çeşitli kültür ve geleneklerin bilgilerini temel alan ve tarımsal ekolojinin bilimsel çalışmaları ile güçlenen organik ilkeler  ve uygulamalar, özel işletme etiği ve kamu yönetimini geliştirmek için yol gösteriyor.

Bilimsel çalışmalar ve yaygın deneyimler organik uygulamaların, iklim değişikliği, yoksulluk, yetersiz beslenme, zehirli maddelere maruz kalma, ekosistem tahribatı, yaban hayatta ve çiftliklerdeki biyolojik çeşitliliğin yok olması ile ilgili olarak baskın tarım paradigmasının neden olduğu küresel eğilimleri tersine döndürmeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Organik uygulamalar, küçük, orta ve büyük ölçekli faaliyetler halinde yürütülebilir. Bu uygulamaların hepsi birlikte topluluk oluşturur, kültürleri zenginleştirir, biyolojik çeşitliliği korur, yenilikle geleneksel bilgiyi birleştirir ve insan haklarına saygı duyar.

Yaklaşımımız

Sürdürülebilirlik için organik yaklaşımın niş bir alan olmadığını beyan ediyoruz; bu yaklaşım toplumun ana tercihi haline gelmeli ve gelişip yaygınlaşması için teşvik edilmelidir. Organik 3.0, çiftçilerin ekolojik, ekonomik, toplumsal ve kültürel engelleri aşmalarında bütünleyici ve yenilikçi yaklaşımların önemini vurgular.

Herkesi, tarımda sürdürülebilirliğin özü ve gerçekten sürdürülebilir bir geleceğin temeli olarak organik yaklaşımları kabul etmeye ve kucaklamaya çağırıyoruz.

Daha kapsayıcı ve erişilebilir, şeffaf ve kapsamlı, çeşitliliğe saygı gösteren ve yerel sorunlara yerel çözümleri destekleyen bir organik yaklaşım öneriyoruz.

Kendi bileşenlerimiz arasında ve onların ötesinde, etkinliklerin sinerji yaratacak şekilde koordine edilmesine destek olacağımıza söz veriyoruz. Tüketimle ilgili küresel eğilimleri önemsiyor ve bunları etkiliyoruz; üretim zincirindeki en zayıf halkaların da gelişmesine fırsat sağlamak için pazar mekanizmalarını dönüştürüyoruz. Güvenilir pazar garanti yöntemlerimizi geliştirip yenilerken, yerelden uluslararasına tüm pazarlardaki varlığımızı genişletme fırsatını değerlendiriyoruz.

Aynı amaçları paylaştığımız paydaşlarla ortak ağlar ve işbirlikleri geliştireceğiz ve onları tarım sektörünün iyileştirilmesine dahil olmaya davet edeceğiz.

Üzerinde çalıştığımız ürünlerin kapsamını, gıdanın ötesine geçerek tekstil, kişisel bakım ürünleri, ormancılık, enerji, süs bitkileri gibi tarımı temel alan tüm sektörler için tüm coğrafyalara, nüfus gruplarına, kırsal ve kentsel alanlara genişletmeye devam edeceğiz.

Sorumluluğumuz ve Taahhüdümüz

Tüm paydaşları, birbirimize bağımlılığımızı kabul etmeye ve insanlığın ortak sağlığı ve refahı için sorumluluğu paylaşmaya çağırıyoruz. Organik paradigmayı güçlendiren ve eğitim kampanyaları ve araçlarla onu destekleyen bir politika reformu istiyoruz. Olumsuz etkileri olan tarım uygulamalarını ve girdileri azaltmak, çeşitliliği arttırmak, adaleti sağlamak ve beslenme ve sağlığın iyileşmesi için diğer insanlara elimizi uzatıyoruz ve onlara köprüler kuruyoruz.

Üreticilere önem verip organik olmayan uygulamalardan organik uygulamalara geçmelerini ve/ya mevcut organik uygulamaları geliştirmelerini sağlayarak başlıca organik uygulamaların geniş çapta kabul görmesi için çalışmayı taahhüt ediyoruz.

Ayrıca, üreticiler ve onların değer zincirleri için yeni pazar olanakları açılmasını savunmayı ve sağlamayı taahhüt ediyoruz; böylece organik üretim, düzenli bir şekilde hayatlarına devam etmelerini ve ailelerine ve topluluklarına bakabilmelerini sağlar. Yeni organik çiftçileri ve tüketicileri yetiştirip eğiteceğiz; böylece onlar gelecek nesillerin sağlıklı toplulukları ve toplumsal refahı hedefleyen liderleri olabilecekler.

Daha fazla fırsat, sağlık ve ekosistem faydası yaratmak adına, sistem ve ürünlerde çeşitliliği sağlamaya söz veriyoruz. Yönetimlerde ve politika oluşturmada organik hareketin çıkarlarını ve fikirlerini temsil eden, organik tarımın getireceği kazanımları bilen ve takdir eden bir varlık göstermeye ve kalıcı bir söz hakkı oluşturmaya çalışıyoruz. Organik üretici ve tüketicileri adil olmayan politikalardan korumak ve kirletenleri eylemlerinden sorumlu tutmak için daha fazla çalışacağız.

Hem kendimizi, hem ortaklarımızı, hükümetleri ve diğer herkesi, organik paradigmanın başarılarının daha da geliştirilmesi için insan kaynakları ve finansal kaynaklar tahsis etmeye çağırıyoruz. Olumlu etkimizi en yüksek düzeye çıkarmak için, çok farklı alanlardaki bilimsel araştırmaların sonuçlarını daha da geliştirmeye ve yaymaya kendimizi adıyoruz. Uzmanlık ve teknikleri araştırma, oluşturma ve paylaşmaya, yerel ve yerli halkalara özgü bilgileri yeniden canlandırmaya, tohumları ve türleri dünya için ortak kaynaklar olarak paylaşmaya devam etmeyi taahhüt ediyoruz.

Sürdürülebilirlik için mücadele edenleri bilgilerini, tekniklerini, yöntemlerini ve teknolojilerini paylaşmaya davet ediyoruz; böylece, herkes için ortak faydası olacak şekilde, Organik Tarım İlkeleri ile uyum içinde bütünleşebilirler; insanların ve ekosistemlerin birbirine bağımlı olması hakkında yenilenmiş bir farkındalıkla uygulamaya geçebilirler ve topluma nüfuz edebilirler. Genellikle organik hareket dışında kalmış kişi ve grupların yeteneklerini ve yeniliklerini tanıyoruz ve onlara yeni ortaklıklar, işbirliği ve sinerji teklif ediyoruz.

İleriye doğru ortak yolumuzu, organik hareketin bir sonraki dönemini belirten Organik 3.0olarak ifade ediyoruz ve tüm tarafları ekolojik tarım yaklaşımlarını proaktif olarak desteklemeye ve hedeflediğimiz büyük gelişmeyi duyurmaya teşvik ediyoruz.

BUĞDAY DERNEĞİ

 

 

 

Kategori Organik Tarım

AÇLIK SINIRI BAKIN KAÇ LİRAYA DAYANDI

AÇLIK SINIRI BAKIN KAÇ LİRAYA DAYANDI

Kategori Beslenme

Mersin Büyükşehir Belediyesi Meydanın Barış İsmini Bakın Ne İle Değiştrdi.

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Mart ayı toplantısı 1. Birleşimi gerçekleşti.

Kongre ve Sergi Sarayı’nda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın başkanlığında gerçekleşen Meclis Toplantısı’na, Tarsus’un Azerbaycan’daki kardeş şehri olan Xetai şehrinin Valisi Razim Memedov, Belediye Başkanı Teymur Manadov ve beraberindeki heyet de konuk olarak katıldı.

 “ÖZGECAN ASLAN PARKI” MECLİSTE OYLANDI

Büyükşehir Belediyesi’nin gündem maddesinin ilk sırasında, Tarsus’ta hunharca öldürülen Özgecan Aslan’ın adını yaşatmak için, Adnan Menderes Bulvarı üzerinde yer alan Barış Meydanı’nın isminin, ‘Özgecan Aslan’ olarak değiştirilmesi ile ilgili teklif oy birliği ile kabul edildi.

 26 Şubat 1992 tarihinde Ermeniler tarafından Azerbaycan’ın Karabağ Özerk Cumhuriyeti’ne bağlı Hocalı kentinde, Azeri Türkleri’ne yapılan katliamın kınanması ile ilgili teklifin görüşülmesi oy birliği ile kabul edildi.

 “BÜYÜKŞEHİR GIDA BANKASI KURUYOR”

Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sosyal Yardım Şube Müdürlüğü bünyesinde, ihtiyaç sahiplerine yardım yapmak amacıyla, Gıda Bankacılığı’nın hayata geçirilmesi ile ilgili teklif oy birliği ile kabul edildi. Projenin amacı hakkında bilgi veren Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, “40 personelimizle Mersin genelinde her haneye girerek yoksulluk raporu çıkarılacak. Kriterler de puanlamaya göre yapılacak. Maddi durumu en kötü olan aileden başlanarak, sıralama yukarıya doğru çıkacak. 250 puan yükleyerek ihtiyaç sahiplerine vereceğimiz kartla vatandaşlarımız, oluşturacağımız bu Gıda Bankası’ndan ücretsiz verdiğimiz puan ölçüsünde alışveriş yapabilecek. Önemli olan bu işin içine siyaset karıştırmamak. Bu büyük bir vebal. Hiçbir ayırım yapmadan belediyemizin gücü yettiği ölçüde ihtiyaç sahiplerimize bu konuda destek olacağız” dedi.

 KÜLTÜR PARK’TA ÇAY BAHÇELERİ YIKILIP YENİ DÜZENLEME YAPILACAK

 Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı Kültürpark üzerinde yer alan, yıkılıp yeniden yapılması amaçlanan çay bahçesi, lokanta, sergi üniteleri, idari yapılar vb. kullanımlar için tip projelerin geliştirileceği, mevcut sorunlara tekrar mahal vermemek adına alanın bütünü için uygulamaya rehberlik edecek nitelikte hazırlanacak kentsel tasarım ve peyzaj uygulama projesi ile açık ve yeşil alan düzenlemelerinin yönlendirilmesi amacıyla İdarece hazırlanan Kıyı Dolgu Alanı İmar Planı Değişikliği ile ilgili teklifin görüşülmesi oy birliği ile kabul edildi.

TOROSLAR BELEDİYESİ’NDEN ’TOPRAKSIZ TARIM’ UYGULAMASI 

 

 

 

AB 'DE YOKSULLUK ORANININ EN FAZLA OLDUĞU ÜLKE BAKIN HANGİSİ

Kategori A.B

Yoksulluk Beyin Gelişimini Etkiliyor mu?

Kategori Beslenme

Eker, 7. Büyükelçiler Konferansı'nda, bakanlığının çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İnsanların önemli bir kısmının, yaklaşık 1,5 milyar insanın obez ve tokluktan kaynaklanan sorunlarla boğuştuğuna dikkati çeken Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, 1 milyara yakın kişinin de aç olduğunu belirtti.

Dünyada 1,3 milyar ton gıda maddesinin israf edildiğini söyleyen Eker, israf edilen gıdalar ile aç olan insanların doymasının mümkün olduğunu söyledi.

İnsanlığın bu sorunların farkında olduğunu, bu konulara ait başlıkların toplantıların gündemine geldiğini vurgulayan Eker, tarım ve gıda alanında da "tarım diplomasisi" alanı geliştiğini bildirdi. Eker, geçmişte ülkelerin gıda yardımlarını uluslararası bir araç olarak kullanırken, günümüzde bilgi ve tecrübe paylaşımı ve tarımsal ticaretin öne çıktığını belirtti.

Eker şöyle konuştu: "Tarımda küresel işbirliği bilgi ve teknoloji paylaşımının yanısıra bir çok ülke sınır ötesi yatırımlar yapıyor. Bu konu çok önemli. 41 ülke başka ülkelerde toprak kiralamış, 62 ülke ise topraklarını ikinci bir ülkeye kiraya vermiş durumda. Dünyada yaklaşık 203 milyon hektar tarım alanının uluslararası şirketlerce satın alındığı veya kiralandığı biliniyor. Dünyanın toprak bakımından en büyük 3 ülkesi bunların içinde. Çin, ABD Hindistan. Bunlar dışarıda başka ülkelerde arazi kiralayanlar veya satın alanlar arasında. Kiralanan toplam tarım arazisinin yüzde 70'i 11 ülkede bulunuyor ve bu 11 ülkenin 7'si dünyada en fazla açlık sorunu yaşayan ülke. Bütün bunları bizim takip etmemiz, izlememiz, gerekirse pozisyon almamız gerekiyor."

Kimsenin artık kendi ülkesindeki toprakla yetinmediğini ifade eden Eker, kendini emniyete almak için başka ülkelerde arazi kiraladığını veya satın aldığını bildirdi. Eker, gıda ve tarım sektörüne ilişkin bilgiler de vererek, 2013 yılı itibariyle, nüfusun yaklaşık yüzde 23'ü, istihdamın 6 milyonu, milli gelirin yüzde 7,4'ü, ihracatın yüzde 11,7'si ve ithalatın da yüzde 6,7'sinin tarım sektörüne ait olduğunu söyledi. Türkiye'deki bitki çeşitliliğinin tanıtımı amacıyla bir çok projelere imza attıklarını dile getiren Eker, uluslararası standartlara sahip Türkiye'nin Milli Botanik Bahçesi'nin bir bölümünü bir kaç ay sonra hizmete açacaklarını bildirdi.

Expo 2016 Antalya'ya ilişkin bilgiler Eker. Türkiye'nin ilk expo etkinliği olan "Expo 2016 Antalya" hakkında da bilgiler vererek, bu etkinlik ile Türkiye'nin hem kültürünü hem biyoçeşitliliğini hem de tarımla ilgili potansiyelini anlatmış olacaklarını söyledi. Expo kapsamında bin 121 dekar alan üzerinde çalışmaların yapıldığına dikkati çeken Eker, buradaki yatırımların 2016'dan sonra da etkin olarak bir çok amaç için kullanılabileceğini ve Türkiye'ye gelir kazandırmaya devam edeceğini bildirdi.

Bakan Eker,etkinliğe katılıma ilişkin "Bir yıllık süre içerisinde 189 ülkeye davet mektubu gönderdik, 75 ülke ile iletişim sağlandı, 22 ülke katılacağnı bildirdi, 34 ülke katılım şartları ile ilgili bilgi istedi, bunlar değerlendirme aşamasında" dedi. En fazla ülke katılımı olan botanik exposu olma hedefini benimsediklerini ifade eden Eker, hedef ülkeleri seçtiklerini söyledi. Her kıtadan ülkenin ekonomik, biyoçeşitlilik ve turizm gibi özelliklerinin incelendiğini, bahçecilikte gelişmişlik durumunu dikkate aldıklarını belirten Eker, zaman talep edilen ve hiç yanıt alınamayan hedefte 46 ülke olduğunu söyledi.

Eker, henüz cevap vermemiş olan ülkelerin büyükelçilerinin bunları takip etmesinde yarar olduğunu ifade ederek, ABD ve İtalya'nın değerlendirme aşamasında olduğunu söyledi. Büyükelçilere seslenen Eker, bu 46 ülkede temaslarını yoğunlaştırmalarını arzu ettiğini söyledi.

Eker, beklentilerinin, expo tanıtımının ülkelere yapılması ve sunulan davete olumlu bir şekilde cevap vermeleri açısından davetlerin hatırlatılmasını ve tekrar iletişim kurmalarını istediklerini bildirdi. Türkiye'nin G20 başkanlığını devralması sebebiyle bu ülkelere özel önem verilmesini istediklerinni altını çizen Eker, AB ülkelerinden de katılımın sağlanmasının önemli olduğunu, an itibariyle sadece Bulgaristan'dan pozitif yanıt aldıklarını söyledi.

Uluslararası Çiçek Ticaret Birliği'nin katılım sayısının artırılmasının önemli olduğunu, buradan Japonya ve Kenya'nın katılmasının önemli olduğunu belirten Eker, FAO ve UNICEF'in aktif katılım sağlayacağını kaydetti.

Ülkelerden tecrübe paylaşımı talebi Bakan Eker'in konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam eden toplantı ile ilgili edinilen bilgilere göre, Güney Kore, Brezilya, Namibya, Malta ve Bruney diplomatları kendi ülkelerindeki tarım bakanlarının Türkiye'nin tecrübesinden istifade etmek için sürekli kendileriyle temasları olduğunu ve tarım bakanlığı yetkililerini kendi ülkelerine davet ettiklerini bildirdi.

Bakan Eker ise bu yorumların üzerine 12 yılda Türkiye'de tarım alanında devrim niteliğinde projeler yaptıklarını dile getirerek, bu ülkelerin tarım bilgi sistemlerini kurmalarında, kırsal kalkınma projelerinin hazırlanmasında bilgi ve tecrübelerimizi seve seve paylaşabileceklerini ifade etti.

 

 

Kategori Tarım

SURİYELİLERİN GÜNLÜK GIDA HARCAMASI BAKIN KAÇ LİRA

TÜİK'E GÖRE 2017 YILINDA ÇİFTÇİ NE KADAR YOKSULLAŞMIŞ

Kategori Ekonomi
Sayfa 1 / 2

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014