ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

 

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KÖYLÜLERE BAKIN NE DAĞITIYOR

NEMLİ VE SICAK HAVA NELER YAPABİLİR!

NEMLİ VE SICAK HAVA NELER YAPABİLİR!

Kategori Sağlık

İneklerdeki bu ihmali Tarsim Sigorta Ödemiyor

İnekleri Iskarta (işletme dışı) olmaktan kurtaran yöntem.

Süt inekleri işletme dışı kalınca tabii ki kasaba gönderiliyor. Süt inekleri kesildiğindeki fiyatı canlı-sağlam satışının çok altında gerçekleşiyor.

Tarsim Sigorta, ineklerin ayak sakatlanmasından dolayı işletme dışı kalmalarında tazminat ödemiyor.

Bu yüzden süt ineklerinde tırnak bakımı ayaklarının sakatlanmaması için önem arz ediyor.!
İneklerde tırnak bakımının çok önemli olduğu ve bakımları düzenli yapılan ineklerde süt veriminin günde en az 3-4 kilogram arttığı, yapılmadığı takdirde hayvana acı verdiğinden hatta topallama yaptığından süt verimi düşüyor.

Pedikür yapılmayan ineklerde süt veriminin düştüğü bildirildi. Kırklareli’de nalbantlık yapan Mustafa Sümer ineklere yapılan tırnak bakımıyla süt veriminde günde en az 3-4 kilo artış olduğunu söyledi.

Pınarhisar ilçesine bağlı Kaynarca beldesinde 40 yıldır köy köy dolaşan Mustafa Sümer, ineklere demirden kafes şeklinde dizayn ettiği aracında pedikür yapıyor. Bir inek için işlem 30 dakika sürüyor.

Sümer, yaptığı açıklamada ineklerin tırnak bakımlarının çok önemli olduğunu söyleyerek bu hayvanların tırnaklarının hiçbir zaman uzatılmaması gerektiğini belirtti. Sümer, pedikürle süt veriminin de arttığını da vurguladı.

 "İneklere yapılan pedikürle süt veriminde günde 3-4 kilo artış oluyor" diyen Sümer, dedelerinin mesleğini sürdürdüğünü ifade etti.

 İneklerin tırnaklarını temizlediklerini, yara varsa nal çaktıklarını ve süt verimini arttırdıklarını aktaran Sümer, "Hayvanın tırnağı uzarsa topallar ve sürekli yatar. Süt veriminin düşmesine neden olur. Tüm köyleri dolaşarak hizmet veriyoruz. Günde yaklaşık 10 hayvanın tırnağını temizliyoruz. İneklerin bakımları da ihmal edilmemeli" diye konuştu.

İneklerinin tırnaklarına bakım yaptıran besici Veli Kiracı da uzun yıllardır ineklerine pedikür yaptırdıklarını ve verimden memnun olduklarını kaydetti.

"Sonbahar ve İlkbaharda Yapılmalı"

Kırklareli Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Hakan Keçeci de büyükbaş hayvanlara en az 6 ayda bir tırnak bakımı yapılması gerektiğini söyledi.

Atlara da ihtiyaca göre tırnak bakımı yapılması gerektiğini belirten Keçeci, "Gerekli bakım yapılmazsa hayvanlarda ayak hastalıkları başlıyor. Bu da verim kayıplarına neden oluyor. Orada oluşabilecek mikroplardan hayvanın diğer organları da etkilenebilir. Uzun tırnaklar hayvanın düzgün yürümesine de engel olur. Böylelikle hayvan strese girer ve verim düşer" dedi.

Keçeci, hayvanların tırnak bakımlarının sonbahar ve ilkbaharda yapılması gerektiğini dile getirdi. Besicileri ineklerin bakımı konusunda uyaran Keçeci, Trakya'da nalbant sayısının her geçen gün azaldığına dikkati çekti.

Editör Notu: Yaban hayatındaki ineklere tırnak bakımı gerekmiyor. Keza hergün sabahtan akşama kadar merada dolaşan ve beslenen ineklerde de.!

CANLI HAYVAN SEKTÖRÜNDE BİTMEYEN OYUN; HAYVAN İTHALATI

 

 

 

 

Kategori Hayvancılık

ÖDENMEYEN SAĞLIK FATURASI

"Ödenmeyen Sağlık Faturası-Türkiye'de Kömürlü Termik Santraller Bizi Nasıl Hasta Ediyor"

Kategori Sağlık

YGS SINAVINI ADAYLAR NASIL BULDU

YGS Sınavını Adaylar Nasıl Buldu

Kategori Eğitim

Geçtiğimiz günlerde Kırklareli ÇŞB İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda   “KIRKLARELİ il VIZE, ilce Topçu Köyü mevkiinde TÜRKİYE KÖMÜR İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından yapılması planlanan IV. GRUP LİNYİT KÖMÜRÜ OCAĞI projesi ile ilgili olarak  ÇED Süreci başladığı 15 OCAK 2015 te de Topçuköy’de Halkı Bilgilendirme Toplantısı yapılacağı bilgisi kamuoyu ile paylaşıldı.

Proje Tanıtım Dosyasında Gerekçe alt başlığında ise “83628 ruhsat numaralı sahada, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü ile ortak yürütülen çalışmalar çerçevesinde fakir ailelere yapılan kömür yardımı uygulamasında kullanılmak ve ülkemizin enerji gereksiniminin yerli kaynaklardan karşılanması için planlanmaktadır. Projenin konusu; açık işletme yöntemiyle sahadaki ekonomik olarak üretilebilecek linyit kömürünün bulunmasıdır.” Denilmektedir.

TERMİK SANTRAL KURULAMAZ…

Çünkü; 1/100 ve 1/25 binlik çevre düzeni plan hükümlerinde

2.50. Planlama alanı sınırları dâhilinde, bu planda getirilen koşulları karşılayacak ve rehabilite edilerek çevreye duyarlı hale getirilecek mevcut yasal sanayiler  dışında, aşağıda belirtilen ve çevresel kirleticiliği yüksek olan ve/veya çevresel tahribe neden olan sanayi türleri ve kullanımlar kesinlikle yer almayacaktır; hükmü var olup, • Kömüre Dayalı Termik santraller bu sanayi türlerinden birisidir.

Projenin Tanıtım Dosyasında  Proje Ömrü alt başlığında ise;

“Proje kapsamında toplam 887,39 hektarlık çalışma alanında toplam 60 yıl süre ile üretim yapılması planlanmaktadır” Deniliyor.

                YOKSULLUK 60 YIL MI SÜRECEK..?

Oysa ki yoksulluğun 60 yıl sürmeyeceği, Kalkınma Bakanlığı  2014-2018 dönemini kapsayacak olan Onuncu Kalkınma Planında,  Türkiye’nin uluslararası değer zinciri hiyerarşisinde üst basamaklara çıkmış, yüksek gelir grubu ül￾keler arasına girmiş ve mutlak yoksulluk sorununu çözmüş bir ülke haline gelmesi amaçlanmaktadır.Denilmektedir.  

Yoksulluk, Bakanlık Programına göre 60 yıl sürmeyeceğine göre, Eğer bölgede ki kömür ile enerji ihtiyacının karşılanması amaçlanıyor ise,  1/100 ve 1/25 binlik Çevre Düzeni Planlarına aykırılık teşkil etmektedir.

                Kalkınma Bakanlığı aynı planda  “ kirliliğin önlenmesi çalışmalarına, biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynakların korunması ile sürdürülebilir kullanımına öncelik verilmesini ve doğal kaynakları sürdürülebilir kullanan bir tarım sektörünün oluşturul￾ması amaçlanmaktadır.

                Kırsal kalkınma politikasının temel hedefi, kırsal toplumun iş ve yaşam koşul￾larının bulunduğu yörede iyileştirilmesidir. Kırsal politikanın genel çerçevesini ise; kırsal ekonominin ve istihdamın güçlendi￾rilmesi, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve yoksulluğun azaltılması, sosyal ve fiziki altyapının iyileştirilmesi ile çevre ve doğal kaynakların korunması oluşturacaktır.          

                Ancak; 83628 ruhsat numaralı toplam 3452,21 ha‘lık alanda  (34,522 Dekar) T.K.İ. (Türkiye Kömür İşletmeleri) Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından IV.Grup Linyit Kömürü Ocağı Projesi işletilmesi planlanmaktadır..  Planlanan alan Hasbuğa, Topçuköy ve Çavuşköy yerleşim ve tarım alanlarını da içerisine almaktadır.  

                Kalkınma Bakanlığı Kırsal politikalarda  çevre ve doğal kaynakların korunarak istihdam yaratılacağını, biyolojik çeşitliliğin korunmasını, doğal kaynakların sürdürülebilir tarım sektörünün oluşturulmasını hedefliyor.

Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı ise hazırlanan Kamu Spotu ile  her akşam TV lerde, Tarım alanlarının gelecek nesiller için mutlaka korunacağı duyurusu yapılmaktadır.

                Üstelik, Proje kapsamında çıkarılacak kömürün kalori değeri yaklaşık 1800 - 2000 Kcal/kg. Sosyal yardımlaşma kömürü olarak verilmeden önce 3400 Kcal/kg değerinin sağlanması gerekmektedir. Kömür çıkarıldıktan sonra 25 km mesafede ki Kömür Kırma-Eleme, Yıkama, Kurutma ve Torbalama tesisine gönderilecektir.

Ancak; Kırklareli Valiliği Mahalli Çevre Kurulu  Isınma Amaçlı Kömür Kalori değerleri hakkında verilen 23/10/2012 tarih ve  2012/02 sayılı kararda,  İl ve İlçe Merkezleri için 4000-4600 Cal.dir köyler ve beldeler için ise, 3200 Cal.dir.Dolayısıyla  çıkarılacak kömürden İl ve İlçe merkezinde ki yoksullar faydalanmayacaktır. Sadece  köyler ve beldeler ki yoksullar yararlanacak, Ancak kömürün kalitesi onlar için bile  sınır değerdedir.

Vize Şu anda bile Taş ve Çimento kamyonlarından yola çıkmaya korkan  insanlar, Bu defa kömür kamyonlarının trafiğe katılmasıyla, can ve mal güvenlikleri için ciddi tehdit oluşturacaktır.

Türkiye’de ki 9 sakin şehirden biri olan Vize Uluslar arası statüye sahiptir. Vize tarihte Trakya topraklarında ki ilk Başkenttir. ilçemiz, Trakya’nın tek Cittaslow kenti unvanına sahip Vize’nin varlığı ve ünvanı Uluslar arası platformlarda tartışılır hale gelecektir.

Gelecek nesillerin yaşam alanlarını yok etmeye hiç kimsenin hakkı yok, onlar bunu hak etmiyor.

 

 

Göksal ÇİDEM DAYKO KIRKLARELİ İL TEMSİLCİSİ  

Kategori Çevre

KÜBA NEREYE GİDİYOR?

Prof Dr. Tayfun Özkaya’nın kaleminden

KÜBA NEREYE GİDİYOR?

Obama ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargo politikası ile (Kübalılar kuşatma terimini tercih ediyorlar) şu ana kadar bir netice alamadıkları için (yani Küba’ya diz çöktüremedikleri için) terk ederek karşılıklı daha iyi ilişkiler kurmak istediklerini belirtti. Küba’yı özellikle tarımsal işletmelerini görmek için yaptığımız ziyarette ambargo (veya kuşatma) politikasının ABD için daha kötü olduğunu fark etmiştim ve yakın çevremde paylaştım. ABD sonunda kendileri için doğru politikanın ne olacağını anladı. ABD ambargosunun etkilerinin neler olabileceğini herkesin biraz düşünmesinde yarar var. Evinizdeki, işyerlerinizdeki aletleri, ekipmanları bir gözden geçirin. Böyle bir ambargoda bunların hepsi bir süre sonra hiç bir işe yaramaz hale geliyor. Küba bundan çok çekti. Ambargo Küba’da bir birlik duygusu ve bunu uygulayan ABD’ye karşı nefret yaratıyor. Yeni ilişkiler içinde Küba’da ABD’ye ve sistemine sempatinin artacağını düşünebiliriz.

Küba çok yoksul bir düzeyden bugünlere geldi. Küba’da aç insan görmedik. Gerçi SSCB döneminde endüstriyel tarımı sıkı bir şekilde uyguluyordu. 1991’de SSCB’nin çökmesi sonucu ciddi bir açlık ortaya çıktı. Bunu Küba yetkilileri çok açık bir şekilde anlattılar. SSCB’ye şeker satılamaz ve tarım ilaçları, kimyasal gübreler, petrol, tarımsal alet ve makinalar vb. alınamaz hale gelince tarımda ciddi bir çöküş ortaya çıktı. Başka gidecek bir yol da kalmayınca Küba ekolojik tarım, kent bahçeciliği, büyük devlet çiftliklerinin çalışanlarca yönetildiği uygun büyüklükteki kolektif üretim kooperatiflere bölünmesi gibi yeni bir yola girdi. Bu yolda büyük başarılar elde etti. Ancak sanırım bürokrasi eski huylarından vaz geçemediği için bir yandan da Brezilya ile GDO’lu ürün üretimine kapı açtı. Tarımdaki bu yeni yol çalışanların yönetimi ele almaları nedeniyle bana tarımda sosyalizme doğru atılmış bir adım gibi geldi. Çalışanların yönetimde olmadığı bir sisteme sosyalizm demek çok zor, belki bürokratik kollektivizm diyebiliriz.

Sanayi eskisi gibi kaldı. Yani fabrikalarda işçi yönetimde yoktur. Hizmetlerde ise hızla özel girişimin önü açılıyor. Küba’da taksi şoförü olmak doktor olmaktan çok daha iyi gelir getiren bir iştir.

Bütün bu gelişmeler Küba’yı nereye götürecek? Tarım alanında endüstriyel tarımdan uzaklaşarak ekolojik tarıma yol alınmıştı. Çiftliklerde çalışanların epeyi yönetimi ellerine aldılar. Bu olumlu gelişmeler diğer sektörlerde ve yaşamın her alanında yapılamaz mıydı? Şimdi ise ambargonun kısmen bile kalkması Küba’da ekonomiyi rahatlatabilir. Ancak bu yol Küba’yı sistemin bir uydusu haline getirebilir mi? Oldukça güçlü bir olasılık bence. Bir yandan kızıl bayrağı korurken bir yandan da kapitalizme dümen kırarak da olabilir bu. Bunu yapan başka ülkeler de var zaten.       

 

 

Kategori Dünya

PAMUK İÇİNDE BAKIN NE ÜRETİLİYOR

Kategori Tarım

TÜRKİYE Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, çiçek döneminde bitkilere atılan tarım ilaçların arıcılığı tehdit ettiğini söyledi.

Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği'nce ‘Arıcılığın sorunları ve markalaşma’ konulu çalıştay düzenlendi. Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Eğitim Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya, İl Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Necmi Çelik, Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, Atatürk Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ferhat Genç ve arı yetiştiricileri katıldı.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Türkiye’nin dünyada hem bal üretimi, hem de kovan sayısı yönünden Çin’den sonra ikinci sırada yer aldığını söyledi. Türkiye'de yılda 94 bin ton bal üretildiğini, 5.9 milyon aktif kovanı bulunduğunu ve 56 bin profesyonel arıcının yer aldığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“Türkiye’de arıcılık dünyada diğer ülkeler gibi tabana yayılmış durumda. Anadolu’nun, arılarının gen merkezi olması nedeniyle, hem bal veren bitkiler, hem de bal yapan arılar yönünden şu anda dünyanın en zengin ülkesiyiz. Bunun avantajlarını kullanıyoruz. Çin’in arazi büyüklüğüne baktığımız zaman Türkiye’nin 12 katı. Buna rağmen Çin’den sonra ikinci sıradayız. Türkiye arıcılığı olmazsa tarım olmaz. Dünya arıcılığına da yön veren bir yapıya geldik.”

KİŞİ BAŞINA 1 KİLO 100 GRAM BAL TÜKETİMİ

Türkiye’nin ihtiyacının üretilen bal ile karşılandığını vurgulayan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Şu anda Türkiye’nin kişi başına düşen bal tüketimi yılda 1 kilo 100 gram. Bu rakam Avrupa Birliği ortalamalarının üzerinde. Avrupa Birliği’nde yılda kişi başına bal tüketimi 800-900 gram. Bu anlamda Türkiye iyi. Avrupa’nın 8 milyon arısı, bizim 6 milyon arımız var."

Tarım ilaçlarının arıcılığı tehdit ettiğini hatırlatan Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ay çiçeğinde kullanılan sistematik tarım ilaçları, arıcılığı tehdit ediyor. Ayçiçek döneminde bitkilere atılan ilaçlar arıcılığı tehdit ediyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu konuda çok ciddi çalışmalar yaptı. Toz ilaç, havadan ilaçlama yasaklandı. Bunlar arıcılık, tarım hatta Türkiye’nin doğası için bir kazanımdır. Arı olmazsa doğada sürdürülebilir bir yapı olamaz. Çünkü bitkilerin bir çoğu arılarla dölleniyor."



Kategori Tarım

NARIN PAZAR SORUN NASIL ÇÖZÜLECEK

NARIN PAZAR SORUN NASIL ÇÖZÜLECEK

Kategori Tarım
Sayfa 1 / 19

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014