ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

120 YILLIK YAŞAMIN İŞTE SIRRI !

120 YILLIK YAŞAMIN İŞTE SIRRI !

Kategori Sağlık

Set-Bir Üyeleri Hedef Yükseltti

ÇİĞ SÜT TÜKETİMİNDE SON DURUM

ÇİĞ SÜT TÜKETİMİNDE SON DURUM

Kategori Çiğ Süt

ANKARA 'DA SÜTMATİKLERLE ÇİĞ SÜT SATIŞI YAPILACAK

Kategori Çiğ Süt

NE KADAR ET TÜKETİYORUZ

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Ilgaz, "Türkiye'de kişi başı yıllık et tüketiminin 5-6 kilogram balık, 12-13 kilogram kırmızı et ve 19-20 kilogram beyaz et olarak toplam 37-38 kilogram civarında olduğu tahmin edilirken, aynı tüketimin 40 kilogram olduğu dünya ortalamasının biraz altında kalmaktayız" dedi.

Gıda sektörüne yönelik AA muhabirine değerlendirmede bulunan Ilgaz, Türkiye'de süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren yaklaşık bin 700 işletme bulunduğunu, 34 bin çalışanı olan sektörde 12 milyar lira üretim değeri ve 13 milyar lira satış cirosunun olduğunu belirtti.

Kayıtdışılığın Türkiye açısından önemli bir sorun olduğunu ifade eden Ilgaz, "Bunun tarım politikalarının oluşturulmasında yarattığı belirsizlik, halk sağlığı, tüketicinin ekonomik kayba uğrama riskinin yanında, kurallı çalışan işletmeler aleyhine yarattığı haksız rekabet ortamı ve devletin uğradığı gelir kaybına dikkat çekmek isteriz" diye konuştu.

Ilgaz, Rusya Federasyonu'nun ağustos ayında Avrupa Birliği (AB), ABD, Kanada, Avustralya, Norveç gibi bazı ülkelerden tarım ve gıda ürünü ithalatını 1 yıllığına yasaklamış olması sonucu, Rusya Federasyonu'na (aynı zamanda Rusya'nın gümrük birliği içerisinde olduğu Kazakistan ve Belarus'a) süt ürünleri ihracatı olanağının ortaya çıktığını anlatarak, "Yapılan çalışmalar neticesinde süt ve süt ürünleri veteriner sağlık sertifikası onaylanmış olup, ihracat kapımız aralanmıştır. Bir taraftan onaylı işletme sayısının artırılması çalışmaları, diğer yandan hedef pazara uygun ürünlerin geliştirilmesi ve dizaynı ile ticari hususlar üzerinde çalışmalar, görüşmeler sürmektedir. Yeni yılla birlikte ihracatta önemli bir ivme yakalanacağını düşünmekteyiz" dedi. 

 

- "Kişi başına yaklaşık 38 kilogram et tüketiyoruz"

 

Ilgaz, Türkiye'de kişi başı yıllık et tüketiminin 5-6 kilogram balık, 12-13 kilogram kırmızı et ve 19-20 kilogram beyaz et olarak toplam 37-38 kilogram civarında olduğunu belirterek, kişi başı tüketimin 40 kilogram civarında olduğu tahmin edilen dünya ortalamasının biraz altında kaldığını, bu değerlendirmede, dünya kırmızı et tüketim rakamı içinde önemli bir paya sahip olan domuz etinin Türkiye'de tüketilmediğinin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Uzun süredir dile getirdikleri besilik hayvan arzının yetersizliği sorununa çözüm olarak besilik hayvan ithalatının önünün açıldığını ifade eden Ilgaz, şunları dile getirdi:

"Kırmızı et maliyetlerimizin ve buna bağlı oluşan piyasa fiyatlarının dünya fiyatlarına göre yüksek ve rekabetten uzak olması nedeniyle kırmızı et ve ürünleri ihracatımız maalesef çok düşüktür, neredeyse yok seviyesindedir. Diğer sektörlerde (un, makarna, süt, yağ, şekerleme vb.) ihracatı desteklemek için Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında, dünya fiyatları ile hammadde ithalatı yapılarak maliyet dezavantajının giderilmesi ve ihracatın desteklenmesi modeli, kırmızı et sektörü için de mümkün kılındığında sektörün ihracat potansiyelini hayata geçirebilmesi söz konusu olabilecektir. Çünkü sektörün bilgi birikimi ve kapasitesi yeterlidir ve tek zaafı dünya fiyatlarına göre iki kat hatta rekabetçi ülkelerin maliyetlerine göre üç kat daha yüksek olan kırmızı et maliyetleridir."

Ilgaz, kırmızı et ve ticaretine, kesim sisteminden başlayarak standardizasyon getirilmesinin, kayıt ve kontrol dışı üretim ve ticareti ile mücadelenin, piyasa düzeni ve istikrarı açısından önem arz ettiğini aktararak, "Bu mücadeleden başarıyla çıkabilirsek, bunların sonucu olarak kişi başına kırmızı et tüketiminin de ihracatın da artmasını bekleyebiliriz" dedi. 

Bu yılın ilk aylarında yaşanan kuraklığın, tarladan sofraya değer zincirinde halka sayısının çokluğu, standardizasyon eksikliği, kayıt dışılık etkisiyle uzun vadeli ve sağlıklı politikaların oluşturulmasındaki zorlukların fiyat istikrarının kurulması ve sürdürülebilmesi önünde engel oluşturduğunu belirten Ilgaz, "Artan nüfusumuz, gelişen turizme bağlı olarak gelen turist sayısında elde edilen artış, kişi başına daha fazla gelir elde ediliyor olması proteinli gıdalara olan talebi artırmaktadır. Kırmızı et arzını, yükselen talebi karşılayabilecek kadar artıramadığımızda fiyat artışı kaçınılmaz olmaktadır. Yapısal olarak yem maliyetlerimizin yüksekliği, meralarımızdan yeterince istifade edemeyişimiz, hayvanlarımızın genetik kapasiteleri, etçi ırk hayvan varlığımızın olmayışı, işletmelerimizin ölçek büyüklüğünün optimalden uzak olması gibi verimlilik anlamında iyileştirmeye açık alanlarımızın olduğu gerçektir" diye konuştu.

 

- Özdemir: "Gıda perakende cirosunun 40 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz"

 

Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Nihat Özdemir, organize gıda perakendesinin 2013 yılını yüzde 5 büyüme ile 36 milyar dolar ciroya ulaşarak kapattığını, bu yılın ilk 9 ayında ciro büyümesinin yüzde 9 olduğunu belirterek, yıl sonunda organize gıda perakende cirosunun yaklaşık 40 milyar dolara ulaşacağını tahmin ettiklerini kaydetti.

İstihdamın da yıllık artış ile 210 binden 245 bine ulaşmasını beklediklerini ifade eden Özdemir, "Mağaza sayılarımızda, satış alanlarında da yüzde 8 büyüme bekleniyor. Sektörümüz istihdama katkısını sağlamayı sürdürüyor. Mağaza formatlarında ise daha küçük metrekarelere yönelim olduğu görülüyor. Kaliteli ve hesaplı ürünler farklı formatlardaki mağazalarımızla yurdun her köşesindeki tüketicilerimizin hizmetine sunuluyor" diye konuştu.

Özdemir, organize perakende fiyatlarındaki değişimin, toplam enflasyon ve gıda enflasyonundan daha düşük seyrettiğini anlatarak, 2008 yılından bu yana TÜFE ve gıda enflasyonu ile bazı hızlı tüketim malları fiyatlarındaki artışın karşılaştırması sonucunda organize perakendedeki fiyatların genel gıda enflasyonunun gerisinde seyrettiğini kaydetti.

Gıda fiyatlarındaki artışın sebeplerine yönelik soru üzerine Özdemir, fiyat artışlarının neye, hangi yıla göre, daha yüksek ya da düşük olduğunun net olarak belirtilmesi gerektiğini aktaran Özdemir, "Üretici fiyat endeksi ile tüketici fiyat endeksinin karşılaştırılması gerekir. Bu karşılaştırma bize ana artışın nereden kaynaklandığını da net biçimde söyleyecektir. Tarım ürünlerindeki fiyat artışlarının tek bir nedeni yoktur. Mevsim değişikliklerinden ve doğal afetlerden tutun, dünyadaki stokların daralmasına, rusümlardan, tarımdaki verimsizliğe ve toprak dağılımına kadar birçok bizim dışımızdaki faktörlerden kaynaklı olarak fiyatlar artmaktadır" ifadelerini kullandı.

Özdemir, dağıtımın her zaman önemli bir fiyat unsuru olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Benzin mazot fiyatlarında her zaman oynamalar olur. Buradaki temel konu, perakende ile üretici arasındaki katmanların çokluğudur. Özellikle belirli işlevi olmayan, sadece aktarıcı konumdaki aracıların süreçlerden kalkması sadece gıda için değil tüm ürünler için geçerlidir. Ama bir katma değer yaratan ara kademeler her zaman varlıklarını sürdüreceklerdir. Bizler ağırlıkla süreç yöneten ve buralarda verimliliği gözeten organize gıda perakende firmalarıyız. Üretici, imalatçı ve tedarikçilerimizi de içeren süreçleri aynı anlayışla hepimizin ve özellikle de tüketicimizin yararına olacak şekilde yürütürüz. İlk kez bu yılın Eylül ayında gerçekleştirdiğimiz Ortak Gelişim Kongresi’nin ana hedefi de bu konuları ele alıp diyalog içinde işbirlikleri geliştirmekti. 2015 yılında yapacağımız 2. Ortak Gelişim Kongresi’nde de yine aynı hedefe kitleneceğiz."

 

 

Kategori Sağlık

2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılının ikinci yarısında uygulanacak Okul Sütü Programı kapsamında okul sütlerinin dağıtımına 9 Şubat Pazartesi günü başlanacak.

Okul Sütü dağıtımının başlaması dolayısıyla Ankara’daki Çankaya ilkokulunda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun katılımıyla bir tören düzenlenecek.

Okul Sütü Programı kapsamında özel okullar dahil, yaklaşık 34 bin bağımsız anaokulu, anasınıfı ve ilkokulda 5 milyon 800 bin öğrenciye, haftada 3 gün (Pazartesi, Çarşamba ve Cuma) süreyle 278.145.312 adet 200 ml sade, yağlı UHT süt dağıtılacak. Okul Sütü dağıtımı, okulların açıldığı 9 Şubat 2015 tarihinde başlayacak ve 2014-2015 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi boyunca devam edecek.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Okul Sütü Programı kapsamında dağıtılacak okul sütlerinin temini için Türkiye genelini kapsayacak şekilde dört kısım halinde ihale yapılmıştı.

Son olarak 26 Aralık 2014 tarihinde ikinci kısım için yenilenen ihalede, birinci kısım (Doğu Anadolu-Ege Bölgesi) için Yörükoğlu Süt, ikinci kısım (Güneydoğu ve İç Anadolu Bölgesi) için Aynes, üçüncü kısım (Karadeniz-Marmara Bölgesi) için Ak Gıda, dördüncü kısım (Akdeniz Bölgesi) için de Güney Süt’ün verdiği teklifler Bakanlık tarafından onaylanmıştı.

 

Bu arada Başbakan Ahmet Davutoğlu, bütün okullarda okul sütü ile birlikte kuru üzüm de dağıtılacağını açıkladı. Davutoğlu, “Bütün okullarda sütle birlikte gençlerimizin, çocuklarımızın sağlıklı yetişmesi için kuru üzüm dağıtacağız. Yılda 60 bin ton kuru üzüm dağıtacağız.” dedi. Okullarda kuru üzüm dağıtımına Bakanlar Kurulu kararının yayınlanmasından sonra başlanması bekleniyor.

ÜRETİCİLER ÇİĞ SÜTÜ DOĞRUDAN TÜKETİCİLERE ULAŞTIRMAK İSTİYOR!

Kategori Eğitim

Manisa İl Milli eğitim Müdürü Mustafa Altınsoy, Okul Sütü Projesi ile ilgili yaptığı açıklamada, "İl genelinde 639 okulda 99 bin 284 öğrenciden 89 bin 118 öğrencimiz bu projeden faydalanıyor" dedi.

‘’Küçük Canlıların Büyük Mucizesi’’adlı konferans düzenlendi

Kategori Etkinlikler

GIDA SEKTÖRÜNDE İSTİKAMET MOSKOVA

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bakanlarla birlikte Türkiye’ye yaptığı çıkarmada Rusya’ya yapılacak gıda ve tarım ihracatının büyümesi yönünde kararlar alındığını açıkladı.

Rusya’ya daha önce sebze ve meyve ihracatı yapıldığını anımsatan Eker, süt ve süt ürünleri, su ürünleri ve et ihracatına da başlanılacağını kaydetti. Eker, ağustostan beri yapılan dört görüşme sonunda Rusya’ya ihracatta 100 milyon dolarlık artış olduğunu bildirdi. 19 firma için ihracat izni çıktığını belirten Eker, 26 firma için de başvuru yapıldığını ve onay beklenildiğini kaydetti.

Onay aşamasında
Eker, TBMM’deki özel sohbetinde Rusya’da gelen Federal Karantina yetkilileri ile Tarım Bakanlığı yetkililerinin ağustostan beri dört kez bir araya geldiklerini ve ihraç mallarına ilişkin uzlaşma arandığını kaydetti. “Et, süt ve su ürünleriyle ilgili teklifimizi kabul ettiler. 19 firma benimsediler. Biz 26 firma daha verdik. Onlar şu anda onay aşamasında bekliyorlar” diyen Eker, şunları kaydetti:
“Biz yeni ihracat ürünleri olarak ne satabiliriz onun gayretindeyiz. Süt, balıkçılık, hayvancılık ürünleri gündemde.  Diğer ürünlerimizi ve pazarlarımızı bozmamamız lazım. Ortada bir şey yokken yapay fiyat artışlarına sebebiyet veriyor. İç piyasa fiyatını olumsuz etkiliyor üretici ve tüketiciyi olumsuz etkiliyor. Dışarıya satacağız diye. Bu doğru değil.”

100 milyon $’lık ihracat artışı
Mehdi Eker, Rusya ile ihracat hacminin artırılması konusunda bir takvim olup olmadığı yönündeki soruya, “Olumlu gidiyor. Hayvansal süt ve su ürünlerinde ağustostan itibaren 100 milyon dolarlık ihracat artışı var. Yıl sonu itibarıyla 1.4 milyar dolar ihracatımız olacak. Daha önce de 1.2 veya 1.3 milyon dolar civarındaydı. Bizde, iş şartlı davranışla ele alınıyor. Açıldık, pazar genişliyor, bilmem ne bunu derseniz kendi kendinize zarar verirsiniz. Herşey konuşulmaz, temkinli davranmak lazım” dedi.

 

 

Üreticilerden 1 TL’ye Alınan Süt Tüketicilere 3 TL’den Satılıyor

Sayfa 1 / 37

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014