ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

Son yıllarda umduğunu bulmayan narenciye üreticisi de sütte olduğu gibi, devletin kendilerine sahip çıkmasını istiyor. Süt üreticisine destek için okullarda öğrencilere süt verilmesi gibi kışın en büyük ihtiyaç olan C vitamini deposu olan portakal ve mandalinin de okul, hastane ve askeriyeye alarak üreticinin piyasa darlığının giderilebileceğini belirten Kuyucak Ziraat Odası Başkanı Kemal Emir, "Narenciyenin maliyeti 37 Kuruş. Biz 35 Kuruşa satamıyoruz. Bahçede dalında kaldı. Bir de soğuk vurdu. Devlet C vitamini deposu olan ve kışın en çok ihtiyaç duyulan vitamin deposu olan ürünlerimizi alsın. Vatandaşlar hasta olmaktan, üretici de mağdur olmaktan kurtulsun." dedi.

Narenciye üreticisinin pazar bulamamasının yanında soğuk havalardan da olumsuz etkilendiğini belirten Kuyucak Ziraat Odası Başkanı Kemal Emir, "Soğuklar narenciyeyi olumsuz etkilerdi. Halen narenciye ürününün yüzde 30’u dalında. Bunlar da soğuklardan ve dondan zarar gördü. Kasım ayında başlayan hasat devam ediyor. Daha önceki yıllarda alıcı erken geliyordu. Pazar hareketliliği oluyordu. 2 yıldır bunu göremiyoruz. Bahçede portakal mandalina satılamıyor. Şuanda üretici topladıklarını satamadığı için depolara koydu. Dalında kalan yüzde 30 da soğuktan zarar görmüş durumda. Üreticinin zarar gören bahçeleri tarım müdürlüklerince zarar tespiti yapılmalı. Narenciyeye destekleme yok. Şu anda üreticinin pazar bulamaması, mahsul satamamasının yanında bir de don olayı oldu. Narenciye üreticisi desteklenmeli." dedi

Narenciye üreticisi için umut olan Rusya’daki krizden dolayı bu pazarda da aksaklık olduğunu ve üreticinin ürününü satamadığını belirten Emir, "Ortadoğu’daki savaşlar nedeniyle de narenciyemizi bu bölgelere satamıyoruz. İç pazarda kış şartlarında n dolayı yolların kapanması da olumsuz etkiledi. Narenciye satılamadı elde kaldı. Yerel yönetimler ve hükümetin askeriye, okul, hastane gibi yerler için alınıp üreticiye destek olması lazım bence bu konuda bir kampanya başlatılmalı. Okul süt projesiyle sütte rahatlama sağlandı ise narenciye sektörünün de C vitamin deposu. Soğuk havalarda en çok ihtiyaç duyulan vitamin. Bu şekilde ele alınarak üreticinin mağduriyeti giderilmeli. 10 yıldır narenciye fiyatları 30-35 Kuruş. Girdi fiyatları yüksek. Üretici üzüntülü. Zaten narenciyenin maliyeti 37 kuruş, şu anda toptan 35 kuruşa satılmıyor." şeklinde konuştu.

Kategori Tarım

EVLİYA ÇELEBİ’ NİN ÇOK FAYDALI DEDİĞİ BİTKİ

Kategori Sağlık

Akkuş şeker fasülyesi, Tcoğrafi işaret olarak tescillenince fiyatı katlandı.

ORDU’nun Akkuş İlçesi’nde yetişen ‘Akkuş Şeker Fasulyesi’nin kilosu 2 TL’den satılırken, Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işaret olarak tescillenince fiyatı katlandı.

Akkuş Ziraat Odası tarafından paketlenip markasıyla birlikte kilosu 15 TL’den satılan fasulye üreticiyi de sevindirdi. Akkuş Ziraat Odası Başkanı Ahmet Kaya, 400 tona çıkan fasulye üretimini 2 bin tona çıkarıp yurt dışına ihracata başlayacaklarını, şu anda yurt dışı taleplerini ise kargo ile karşılamaya çalıştıklarını söyledi.

Ordu’nun Akkuş İlçesi’nde yetişen şeker fasulyesi 4 yıl önce Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işaret olarak tescillendi. Akkuş Ziraat Odası Başkanı Ahmet Kaya, Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işaret olarak tescilledikleri ‘Akkuş Şeker Fasulyesi’nin artık gerçek değerinden piyasaya satıldığını belirtti. Fasulyenin 4 yıl önce kilosunun 2 TL olduğunu, bugün ise, Ziraat Odası tarafından doğrudan üreticiden 13 TL’ye satın alınıp paketlenerek markasıyla 15 TL’den satışa sunulduğunu vurgulayan Ahmet Kaya, “Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile birlikte ilçemizde yetişen fasulyenin toprak yapısı, vitamin değeri, pişirilmesi, kabuk yapısı, damak lezzeti gibi özelliklerinin ortaya çıkarılması için bilimsel çalışma yaptırdık. Bu çalışmalar sonucunda coğrafi tescil belgesi aldık. Tescillenmeden önce fiyatı 2 TL’ydi. İlçe Kaymakamlığı, İlçe Belediyesi ve muhtarlarımızla toplantı yaparak fasulyenin paketlenerek markasıyla satılması yönünde karar aldık. Artık üretici gelişi güzel fasulye satışı yapmayacak. 13 TL’den üreticiden fasulyeyi biz alıyoruz, paketleyerek ‘Akkuş Şeker Fasulye’ markasıyla 15 TL’den satıyoruz. Akkuş şeker fasulyesinin değerini verebilecek böyle bir fasulye yok. Damak zevki, erken pişmesi, kabuksuz olması gibi birçok farklı özelliği bulunuyor. Şu anda Türkiye’de fasulyede en geçerli marka bizim fasulyemiz. Bu yıl organik fasulye üretimine de başlayarak yurt dışına da ihracat yapmayı hedefliyoruz. Akkuş’ta 2 binin üzerinde aile tarafından üretilen fasulyenin üretim miktarı geçen yıl 400 tonu geçti” dedi.

TALEBİ KARŞILAYAMIYORUZ

Ziraat Odası tarafından hazırlanan sulama projesinin Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Akkuş Belediyesi’nin destekleriyle bu yıl hayata geçirmeyi planladıklarını, bu şekilde yıllık üretimin 2 bin tona çıkarılacağını da vurgulayan Kaya, “Markalaştırdığımız fasulyenin Akkuş’ta üretiminin yaygınlaşmasına çalışıyoruz. Böbrek şeklini andıran, beyaz renkli, kendine has tadı, aroması ve kokusu olan fasulyenin organik üretimini yapacağız. Bunun için 5 köy pilot yer seçildi, organik üretim bu yıl başlayacak. İlk etapta bu yıl 60 ton organik fasulye yetiştireceğiz. Sulama projemizi bu yıl hayata geçirebilirsek 400 tonluk üretim 2 bin tonu geçecek. Bu yıl bu sulama projesini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Ürettiğimiz fasulye Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Bolu gibi illerde restoranlar tarafından yoğun olarak tüketiliyor. Her taraftan yoğun talep var fakat talebi karşılayamıyoruz” diye konuştu.

Bu yıl itibariyle üretilen organik fasulyelerin bir kısmının ihraç edileceğini belirten Ahmet Kaya, şu anda yurt dışına sattıkları fasulyeleri de kargo ile gönderdiklerini sözlerine ekledi.

 

 

Kategori Tarım

MÜTHİŞ BİR PROTEİN KAYNAĞI VE ŞEKER HASTALARININ GLUTENSİZ TÜKETEBİLECEĞİ ÜRÜN

Kategori Sağlık

EV YOĞURDU HANGİ HASTALIKLARDAN KORUR ?

EV YOĞURDU HANGİ HASTALIKLARDAN KORUR ?

SARIMSAK KOKUSUNU GİDEREN MUCİZE YÖNTEM

Çoğu zaman kokusundan rahatsız olduğumuz ancak yemeklerimizde önemli bir yeri olan sarımsağın kokusuna çare bulundu.

Kategori Gıda

MEYVELİ SODA VE GAZOZDA TEHLİKE

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı ve Türkiye Bilimler Akademisi Üyesi Prof. Dr. Gültekin, yaptığı incelemede eyveli gazozlarda ve meyve aromalı maden sularında antioksidan olarak C vitamini veya meyve suyu, koruyucu olarak da sodyum benzoat kullanıldığını tespit ettiğini belirtti. C vitamini ile sodyum benzoatın bir arada kullanılmasının ölümcül  riskleribulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Gültekin, şöyle konuştu:

ÇOK BÜYÜK TEHLİKE VAR

"İçeceklerde mikroplar çoğalmasın diye koruyucu maddeler kullanılıyor. Ayrıca konulan bazı maddeler bozulmasın diye de C vitamini ekleniyor. Bu iki  madde, yani C vitamini ve koruyucu olarak kullanılan sodyum benzoat, ikisi bir  arada olduğu zaman, eğer bekleme esnasında ısıya veya ışığa maruz kalırsa o zaman C vitamini ile koruyucu olarak kullanılan sodyum benzoat birleşiyor ve insanlar için kesin, yüzde 100kanserojen olan 'benzen' denilen madde oluşuyor. Maalesef çok büyük tehlike var." 
 
EN BÜYÜK TEHKİLE: BENZEN
 
Gültekin, bazı içeceklerde antioksidan olarak C vitamini yerine doğal meyve suyu kullanıldığını, doğal meyve sularında da C vitamini bulunduğunu ve aynı şekilde koruyucu olarak kullanılan sodyum benzoatla birleşip kanserojen  benzen maddesine dönüşebildiğine işaret etti.  Gültekin, bunlara ilave olarak sodyum benzoatın, DNA'ya da zarar verme potansiyeli bulunan bir katkı maddesi olduğunu söyledi.
 
ÜRETİCİ DE BİLMİYOR
 
Prof. Dr. Gültekin üretici, satıcı ve tüketicileri de uyardı:
 
- Üretici, C vitamini ve sodyum benzoatı beraber kullanmasın. Formülasyonlarınıkolaylıkla değiştirebilirler. Sodyum benzoat yerine başka bir koruyucu veya C vitamini yerine başka bir antioksidan kullanabilirler. İkisini bir araya getirmezlerse bu risk ortadan kalkar. 
 
- Bu ürünleri satan market, bakkal veya süper marketler hiçbir içeceği güneşe maruz kalacak şekilde ve yüksek derecede ısınacağı şekilde muhafaza etmesinler. 
 
- İnsanlar sürekli içtiği içeceklerin içindekiler bölümüne baksın. Benzoik asit veya sodyum benzoat ile C vitamini, diğer ismiyle askorbik asit, ikisinin beraber olduğu ürünleri tercih etmesinler.  

 

 

Kategori Sağlık

KIRMIZI ÜZÜM DE NE VAR ?

Kategori Beslenme

SİYAH ÜZÜM BAKIN NEYE İYİ GELİYOR

SİYAH ÜZÜM BAKIN NEYE İYİ GELİYOR

Kategori Sağlık

5 BİN TL'YE SATILAN SÜT

ORDU’da Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Necati Aydın, Türkiye’de az sayıda arıcı tarafından yılda yaklaşık 60 kilogram üretilen arı sütünün kilosunun 3- 5 bin TL’den satıldığını söyledi.

Aydın, "Arı sütünün yaygınlaştırılması amacıyla Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) tarafından hazırlanan proje kapsamında arıcılara eğitim veriliyor" dedi.

Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Necati Aydın, Türkiye’de 6.5 milyon arı kolonisinde 55 bin profesyonel arıcı tarafından yılda yaklaşık 94 bin ton bal üretimi yapıldığını, arı sütü üretiminin çok düşük olduğunu söyledi. Arı sütü üretiminin çok zahmetli olduğunu, bu nedenle üretiminin zor gerçekleştiğini vurgulayan Aydın, şöyle konuştu:

"5 bine yakın Ordulu gezginci arıcımız yaklaşık 600 bin arı kolonisinde 24 bin ton civarında bal üretimi gerçekleştiriyor. Türkiye’de en fazla bal üretimini yine Ordulu gezginci arıcılarımız yapıyor. Ordu, bal üretiminde birinci sırada. Türkiye’de yaklaşık 60 kilo kadar arı sütü üretildiğini biliyoruz. Çok zahmetli bir iş olduğu için arı sütü üreten de çok az. Kendi ihtiyaçlarına göre kilogramın altında arı sütü üretenlerde var. Ordu’da 5-6 gezginci arıcımız yılda 5 kilogram arı sütü üretimi yaparak bunu perakende olarak kilosu 3-5 bin TL arasında satıyor. Arı sütü genelde kilo değil gram işi satılıyor."

Aydın, Türkiye’de arı sütü üretiminin yetersiz ve pahalı olması nedeniyle Çin’den çok ucuza ithal edildiğini, DOKAP Projesi kapsamında üretimin yaygınlaştırılmasına çalıştıklarını vurguladı. Aydın, şunları söyledi:

"DOKAP tarafından hazırlanan proje kapsamında arıcılara eğitim veriliyor. Pilot il olarak Düzce’de arı sütü üretimi başladı. Ordu’nun da içinde yer aldığı 8 ilimizde DOKAP arıcıları eğitmeye devam ediyor. 3 yıl sürecek eğitim sonrasında bu arıcılarımız arı sütü üretimi yapabilecek. 8 ilimizde üretime bir yıl sonra geçilmesi planlanıyor. Arı sütü Türkiye’de az üretildiğinden gramla satılıyor. Çin’den ithal edilip satılıyor. Arının ırkı, hava şartları, mevsimsel koşullar arı sütü üretimi için çok önemli. 40-50 kovandan bir sezon boyunca ancak 1 kilogram kadar arı sütü üretilebiliyor." 

"SAĞLIK AÇISINDAN ÇOK FAYDALI"

Ordu Üniversitesi (ODÜ) Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Özgür Enginyurt ise, arı sütünün oldukça düşük vitamin içeriğine sahip olması dolayısıyla günde 5-10 gram alındığında dahi günlük vitamin ihtiyacının 5’te 1’ini karşıladığını, tek başına bir vitamin takviyesi olarak düşünülemeyeceğini söyledi. Birçok araştırmada arı sütünün antibakteriyel aktivite gösterdiği sonucuna ulaşıldığını belirten Yrd.Doç.Dr.Enginyurt, şöyle devam etti:

 

"Yapılan araştırmalarda arı sütünün sağlık açısından birçok faydası ortaya çıkarılmıştır. Arı sütü bağışıklık sistemini destekler, hücre yenileyici özelliğe sahiptir. Hormonları ve metabolik işlevleri düzenler. Kolesterolü düşürücü etkisi vardır. Bedensel ve zihinsel yorgunluğa karşı enerji kaynağı olup vücuda zindelik kazandırır. Karaciğeri kuvvetlendirir, kansızlık sorununda yardımcı olur. Hafızayı kuvvetlendirir, yetersiz beslenmeden doğan eksikliği giderici güçlü besleyici özelliği vardır."

Kategori Gıda
Sayfa 1 / 2

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014