ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

İRAN TÜRK ÜRÜNLERİ İÇİN BUNU DA YAPTI

NE KADAR ET TÜKETİYORUZ

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Ilgaz, "Türkiye'de kişi başı yıllık et tüketiminin 5-6 kilogram balık, 12-13 kilogram kırmızı et ve 19-20 kilogram beyaz et olarak toplam 37-38 kilogram civarında olduğu tahmin edilirken, aynı tüketimin 40 kilogram olduğu dünya ortalamasının biraz altında kalmaktayız" dedi.

Gıda sektörüne yönelik AA muhabirine değerlendirmede bulunan Ilgaz, Türkiye'de süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren yaklaşık bin 700 işletme bulunduğunu, 34 bin çalışanı olan sektörde 12 milyar lira üretim değeri ve 13 milyar lira satış cirosunun olduğunu belirtti.

Kayıtdışılığın Türkiye açısından önemli bir sorun olduğunu ifade eden Ilgaz, "Bunun tarım politikalarının oluşturulmasında yarattığı belirsizlik, halk sağlığı, tüketicinin ekonomik kayba uğrama riskinin yanında, kurallı çalışan işletmeler aleyhine yarattığı haksız rekabet ortamı ve devletin uğradığı gelir kaybına dikkat çekmek isteriz" diye konuştu.

Ilgaz, Rusya Federasyonu'nun ağustos ayında Avrupa Birliği (AB), ABD, Kanada, Avustralya, Norveç gibi bazı ülkelerden tarım ve gıda ürünü ithalatını 1 yıllığına yasaklamış olması sonucu, Rusya Federasyonu'na (aynı zamanda Rusya'nın gümrük birliği içerisinde olduğu Kazakistan ve Belarus'a) süt ürünleri ihracatı olanağının ortaya çıktığını anlatarak, "Yapılan çalışmalar neticesinde süt ve süt ürünleri veteriner sağlık sertifikası onaylanmış olup, ihracat kapımız aralanmıştır. Bir taraftan onaylı işletme sayısının artırılması çalışmaları, diğer yandan hedef pazara uygun ürünlerin geliştirilmesi ve dizaynı ile ticari hususlar üzerinde çalışmalar, görüşmeler sürmektedir. Yeni yılla birlikte ihracatta önemli bir ivme yakalanacağını düşünmekteyiz" dedi. 

 

- "Kişi başına yaklaşık 38 kilogram et tüketiyoruz"

 

Ilgaz, Türkiye'de kişi başı yıllık et tüketiminin 5-6 kilogram balık, 12-13 kilogram kırmızı et ve 19-20 kilogram beyaz et olarak toplam 37-38 kilogram civarında olduğunu belirterek, kişi başı tüketimin 40 kilogram civarında olduğu tahmin edilen dünya ortalamasının biraz altında kaldığını, bu değerlendirmede, dünya kırmızı et tüketim rakamı içinde önemli bir paya sahip olan domuz etinin Türkiye'de tüketilmediğinin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Uzun süredir dile getirdikleri besilik hayvan arzının yetersizliği sorununa çözüm olarak besilik hayvan ithalatının önünün açıldığını ifade eden Ilgaz, şunları dile getirdi:

"Kırmızı et maliyetlerimizin ve buna bağlı oluşan piyasa fiyatlarının dünya fiyatlarına göre yüksek ve rekabetten uzak olması nedeniyle kırmızı et ve ürünleri ihracatımız maalesef çok düşüktür, neredeyse yok seviyesindedir. Diğer sektörlerde (un, makarna, süt, yağ, şekerleme vb.) ihracatı desteklemek için Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında, dünya fiyatları ile hammadde ithalatı yapılarak maliyet dezavantajının giderilmesi ve ihracatın desteklenmesi modeli, kırmızı et sektörü için de mümkün kılındığında sektörün ihracat potansiyelini hayata geçirebilmesi söz konusu olabilecektir. Çünkü sektörün bilgi birikimi ve kapasitesi yeterlidir ve tek zaafı dünya fiyatlarına göre iki kat hatta rekabetçi ülkelerin maliyetlerine göre üç kat daha yüksek olan kırmızı et maliyetleridir."

Ilgaz, kırmızı et ve ticaretine, kesim sisteminden başlayarak standardizasyon getirilmesinin, kayıt ve kontrol dışı üretim ve ticareti ile mücadelenin, piyasa düzeni ve istikrarı açısından önem arz ettiğini aktararak, "Bu mücadeleden başarıyla çıkabilirsek, bunların sonucu olarak kişi başına kırmızı et tüketiminin de ihracatın da artmasını bekleyebiliriz" dedi. 

Bu yılın ilk aylarında yaşanan kuraklığın, tarladan sofraya değer zincirinde halka sayısının çokluğu, standardizasyon eksikliği, kayıt dışılık etkisiyle uzun vadeli ve sağlıklı politikaların oluşturulmasındaki zorlukların fiyat istikrarının kurulması ve sürdürülebilmesi önünde engel oluşturduğunu belirten Ilgaz, "Artan nüfusumuz, gelişen turizme bağlı olarak gelen turist sayısında elde edilen artış, kişi başına daha fazla gelir elde ediliyor olması proteinli gıdalara olan talebi artırmaktadır. Kırmızı et arzını, yükselen talebi karşılayabilecek kadar artıramadığımızda fiyat artışı kaçınılmaz olmaktadır. Yapısal olarak yem maliyetlerimizin yüksekliği, meralarımızdan yeterince istifade edemeyişimiz, hayvanlarımızın genetik kapasiteleri, etçi ırk hayvan varlığımızın olmayışı, işletmelerimizin ölçek büyüklüğünün optimalden uzak olması gibi verimlilik anlamında iyileştirmeye açık alanlarımızın olduğu gerçektir" diye konuştu.

 

- Özdemir: "Gıda perakende cirosunun 40 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz"

 

Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Nihat Özdemir, organize gıda perakendesinin 2013 yılını yüzde 5 büyüme ile 36 milyar dolar ciroya ulaşarak kapattığını, bu yılın ilk 9 ayında ciro büyümesinin yüzde 9 olduğunu belirterek, yıl sonunda organize gıda perakende cirosunun yaklaşık 40 milyar dolara ulaşacağını tahmin ettiklerini kaydetti.

İstihdamın da yıllık artış ile 210 binden 245 bine ulaşmasını beklediklerini ifade eden Özdemir, "Mağaza sayılarımızda, satış alanlarında da yüzde 8 büyüme bekleniyor. Sektörümüz istihdama katkısını sağlamayı sürdürüyor. Mağaza formatlarında ise daha küçük metrekarelere yönelim olduğu görülüyor. Kaliteli ve hesaplı ürünler farklı formatlardaki mağazalarımızla yurdun her köşesindeki tüketicilerimizin hizmetine sunuluyor" diye konuştu.

Özdemir, organize perakende fiyatlarındaki değişimin, toplam enflasyon ve gıda enflasyonundan daha düşük seyrettiğini anlatarak, 2008 yılından bu yana TÜFE ve gıda enflasyonu ile bazı hızlı tüketim malları fiyatlarındaki artışın karşılaştırması sonucunda organize perakendedeki fiyatların genel gıda enflasyonunun gerisinde seyrettiğini kaydetti.

Gıda fiyatlarındaki artışın sebeplerine yönelik soru üzerine Özdemir, fiyat artışlarının neye, hangi yıla göre, daha yüksek ya da düşük olduğunun net olarak belirtilmesi gerektiğini aktaran Özdemir, "Üretici fiyat endeksi ile tüketici fiyat endeksinin karşılaştırılması gerekir. Bu karşılaştırma bize ana artışın nereden kaynaklandığını da net biçimde söyleyecektir. Tarım ürünlerindeki fiyat artışlarının tek bir nedeni yoktur. Mevsim değişikliklerinden ve doğal afetlerden tutun, dünyadaki stokların daralmasına, rusümlardan, tarımdaki verimsizliğe ve toprak dağılımına kadar birçok bizim dışımızdaki faktörlerden kaynaklı olarak fiyatlar artmaktadır" ifadelerini kullandı.

Özdemir, dağıtımın her zaman önemli bir fiyat unsuru olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Benzin mazot fiyatlarında her zaman oynamalar olur. Buradaki temel konu, perakende ile üretici arasındaki katmanların çokluğudur. Özellikle belirli işlevi olmayan, sadece aktarıcı konumdaki aracıların süreçlerden kalkması sadece gıda için değil tüm ürünler için geçerlidir. Ama bir katma değer yaratan ara kademeler her zaman varlıklarını sürdüreceklerdir. Bizler ağırlıkla süreç yöneten ve buralarda verimliliği gözeten organize gıda perakende firmalarıyız. Üretici, imalatçı ve tedarikçilerimizi de içeren süreçleri aynı anlayışla hepimizin ve özellikle de tüketicimizin yararına olacak şekilde yürütürüz. İlk kez bu yılın Eylül ayında gerçekleştirdiğimiz Ortak Gelişim Kongresi’nin ana hedefi de bu konuları ele alıp diyalog içinde işbirlikleri geliştirmekti. 2015 yılında yapacağımız 2. Ortak Gelişim Kongresi’nde de yine aynı hedefe kitleneceğiz."

 

 

Kategori Sağlık

PİRAL, SEKTÖR TEMSİLCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİ

ERZURUM’DA HAYVANCILIK TOPLANTISI

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Kasım Piral, Erzurum’da besiciler ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile bir araya geldi. Çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Erzurum’a giden Genel Müdür Piral,  Erzurum Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Erzincan Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Erzurum Besiciler Hancılar Odası Birliği Başkanları ve çok sayıda besici ile bir araya gelerek, bölge hayvancılığı ile ilgili görüş alışverişinde bulundu.

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Kasım Piral, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini destekleyen politikalarıyla  son yıllarda küçükbaş sayısının arttığını söyledi. Gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında bölge hayvancılığı, sözleşmeli alımlar, kesimhane hizmetleri gibi konular ele alındı.

Toplantıda konuşan Piral, Erzurum’un sektörde önemli bir yeri olduğunu, bölgesi için önemli bir besi materyal kaynağı olduğunu vurguladı. Sektörde karşılaşılan sorunların sahada ve yerinde tespit edilmesini  ve istişareyi önemsediklerini dile getiren Genel Müdür Piral, besicilerin, sanayicilerin ve perakendecilerin birlikte kazandığı, tüketicilerin de makul fiyatlarla et ürünlerine ulaşabildiği bir sistem için Kurum olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getirdi.

Sözleşmeli Besicilik Modeli Yaygınlaşıyor

Genel Müdür Piral, “Türkiye’nin yıllık et ihtiyacı ortalama olarak bellidir. Et arzının da bu ihtiyaca göre planlaması gerekmektedir. Bu görev de tüm sektör paydaşlarına ve kamu olarak bizlere düşüyor. Et ve süt Kurumu son birkaç yıldır sözleşmeli besicilik modelini yaygınlaştırmakta, bu model ile hangi dönemde ne kadar hayvan alacağının planlamasını yapabilmektedir. Bu yıl sözleşmeli besicilik modelini küçükbaş hayvancılık için de uyguluyoruz. Planlı üretimi teşvik eden bu uygulama ile aynı zamanda besicilerimize fiyat ve pazar garantisi de sunmuş oluyoruz. Besicinin, sanayicinin ve perakendecinin yani sektörün tüm bileşenlerinin kazandığı, tüketicilerimizin de uygun  fiyata et ürünlerine ulaşabildikleri bir sistem üzerinde duruyoruz.” dedi.

Küçükbaş Hayvan Sayısı Giderek Artıyor

Son yıllarda ülkemizde küçükbaş sayısının giderek arttığını ve 42 milyon civarına ulaştığını belirten Genel Müdür Kasım Piral,  sığır eti tüketiminin yanında küçükbaş eti tüketimini de artırıcı çalışmalar yürüttüklerini,  ESK mağaza ve bayilerinde  halka arz edilmeye başlandığına dikkat çekti.

 

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Kasım Piral ve beraberindeki heyet, hayvancılık toplantısı öncesinde ise Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'i makamında ziyaret ederek yapımı devam eden kombina inşaatı ile ilgili görüş alışverişinde bulundu. Erzurum Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Osman Akar’ı da makamında ziyaret eden Genel Müdür Piral daha sonra inşası devam eden Erzurum Aziziye ilçe sınırları içerisinde bulunan  Et ve Et Ürünleri Entegre Tesisini inceledi ve bilgi aldı.

ET VE SÜT KURUMUNDAN KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIĞA DESTEK

 

Kategori Hayvancılık

AB-Japonya Serbest Ticaret Anlaşmasının Dokuzuncu Turu

Kategori A.B

ZİRAAT BANKASI 'NDAN DÜŞÜK FAİZLİ TARIMSAL KREDİ

TARIMDA ÜFE 2015 MAYIS AYINDA BAKIN NE KADAR ARTTI

Kategori Tarım

FABRİKA KESİF YEM FİYATLARI EYLÜL 2017

FABRİKA KESİF YEM FİYATLARI EYLÜL 2017

Kategori Yem

GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI PERSONEL ALACAK

Kategori Siyaset

2017 YILINDA HANGİ CANLI HAYVAN İÇİN NE KADAR DESTEK VERİLECEĞİ BELLİ OLDU

RUS TARIM ÜRETİCİLERİ GIDA AMBARGOSUNUN GENİŞLETİLMESİNİ İSTİYOR

Rusya Bitki Koruma ve Karantina Federal Servisi Rosselhoznadzor Başkanı Sergey Dankvert, Rusyalı tarım üreticilerinin Moskova yönetiminden AB'ye yönelik gıda ambargosunun genişletilmesini talep ettiğini açıkladı.

 

AB'nin Rusya'ya yaptırımların süresini uzatması halinde, buna karşılık vereceklerinin altını çizen Dankvert, "AB'ye vereceğimiz yanıt, yaptırımların genişletilmesi durumunda farklı olur. Moskova yönetimi, yanıt üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Bazı gıda ürünleri listeden çıkarılıp yerine yenileri eklenebilir. Tarım üreticilerinin listenin genişletilmesini istediğini biliyorum" dedi.

Kategori Dünya
Sayfa 1 / 17

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014