ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

CHP ' DEN YÜKSEKOVALI 2 BİN 700 AİLEYE GIDA YARDIMI

Kategori Gıda

ANAYASA MAHKEMESİNİN İNTERNET KARARI

Anayasa Mahkemesi (AYM), Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) dört saat içinde internet sitesi kapatmak yetkisi veren düzenlemenin de dahil olduğu bazı torba yasa maddelerinin iptaline ilişkin gerekçelerini açıkladı.

 AYM, verdiği iptal kararlarını “Kamu düzeni, hukukun dışlandığı yerde daha çok bozulur” gerekçesine dayandırdı. AYM, gerekçeli kararında hak ve özgürlüklerin ölçüsüz şekilde sınırlandırılmasının tehlikesine de dikkat çekti.

 AYM’nin konuya ilişkin gerekçeleri, mahkeme kararı olmaksızın, Başbakan ve Ulaştırma Bakanı’nın talimatı ile internet sitelerine erişimi 24 saat engellemeyi öngören yeni bir tasarı hazırlayan hükümete demokrasi ve hukuk dersi niteliğinde. Zira AKP hükümeti, AYM’nin TİB’e dört saat içinde site kapatmak yetkisi veren düzenlemeyi iptal etmesinden sonra “24 saat tasarısını” hazırlamaya başlamıştı.

AYM, 2 Ekim’de yürürlüğe giren Torba Yasa’daki tartışmalı birçok düzenlemeyi CHP’nin başvurusu üzerine görüştü. Bunlardan dördünü iptal etti; ikisi hakkında da yürütmeyi durdurma kararı verdi. AYM, bu iptal kararlarının 81 sayfa tutan gerekçelerini yeni yılın ilk gününde açıkladı. Karar ve gerekçeler, Resmî Gazete‘de 01.01 2014 tarihinde yayımlandı.

GEREKÇELER, ŞÖYLE:

 “Yasalarla idareye keyfi davranma hakkı tanınamaz. Kamu düzeni, hukukun dışlandığı, yargının etkisiz kaldığı yerde daha çok bozulur. Bazı işlemlerin telafisi imkânsız zarar doğurmayacağının peşinen kabulüyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesinin engellenmesinin kamu yararı ve kamu düzenini korumayacağı açıktır. Dava konusu kuralla idari yargının yürütmenin durdurulması kararı vermesi engellenmektedir. Bu engelleme anayasadaki sınırlama sebeplerini aşan hakkın özünü zedeleyebileceği bir durum olduğu gibi idari yargının zen güçle araçlarından birinin elinden alınması suretiyle yargısal denetimin kısıtlanmasına da yol açmaktadır. Bu nedenle düzenleme hak arama özgürlüğüne de aykırıdır. Hukuk sisteminde mahkeme kararlarının icrasının engellenmesi hallerinde mahkemeye erişim hakkı da anlamını yitirir. Adalete olan inancın ve güven duygusunun sarsılması, devletin temeli sayılan adaleti koruyan ve sağlamakla görevli yargı organının işlevsiz hale getirecek, yargı kararının bağlayıcılık ifade etmemesi algısı yaratıldığında ise idareye keyfi davranış sergileme imkânı verilmiş olacaktır. Hak arama özgürlüğünün bir gereği olan mahkemeye erişim hakkı bu kararın etkili şekilde ve gecikmeksizin uygulanmasını da gerektirir mahkeme kararlarını uygulanamaz hale getiren düzenlemeler erişim hakkını da imkânsız hale getirir. Dava konusu kuralla mahkeme kararlarının sonuçsuz kalmasının yolu açılmıştır. Kişilerin devlete güven duymaları temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir hukuk düzeninde gerçekleşebilir. Mahkeme kararlarının gecikmeden uygulanmasını sağlayacak tedbirlerin alınmasını hukuk devletinin asgari gereklerindendir. İdarenin, mahkeme kararlarının gereğini yerine getirmesi anayasadaki bağlayıcılık ilkesi gereği temel bir görevi olup bunları geciktirme ya da uygulamama gibi bir tercih hakkı bulunmamaktadır.”

 

 

 

 

BALYA 'YI ZEHİRLEYEN MADEN İÇİN ÇÖZÜM

Kategori Çevre

İztuzu Plajı'nın özelleştirilmesine tepkiler sürerken, Muğla Turizm Çevre Vakfı Tic. Limited Şirketi (MUÇEV), buradaki tesislerin işletmesini alan Dalyan Çevre Geliştirme Turizm İnşaat Emlak ve Otel A.Ş.'den (DALÇEV) hukuksal süreç sona erene kadar herhangi bir faaliyette bulunmamasını istedi.

Dünyaca ünlü İztuzu Plajı'nın Aralarında AKP Ortaca belediye başkan adayı Ramazan Oruç'un da bulunduğu İngiliz ortaklı özel şirket DALÇEV'e verilmesinde geri adım atıldı.


Muğla Valiliği bünyesine bağlı olarak kurulan Muğla'ya Hizmet Vakfı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı Türkiye Çevre Koruma Vakfı'nın yüzde 50 ortaklığıyla kurulan Muğla Turizm Çevre Vakfı Tic. Limited Şirketi (MUÇEV), DALÇEV'e gönderdiği yazıda, “Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25 Aralık 2014 tarihli kararıyla, şirketleriyle geçen 16 Haziran'da yapılan Dalyanağzı günübirlik alan işletme protokolünün hükümlerinin uygulanmasının yürütmesinin tedbiren durdurulduğuna dikkati çekip, hassasiyet gösterilerek herhangi bir faaliyette bulunulmama” istendi. 

MUÇEV Müdürü İbrahim Akoğlu imzasıyla dün DALÇEV'e gönderilen mahkeme kararının da ekte sunulduğu resmi yazıda, "Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin aldığı kararlar doğrultusunda hassasiyet göstermeniz, herhangi bir faaliyette bulunmamanız ve hukuksal sürecin sonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın talimatlarının doğrultusunda hareket edileceği hususunu bilgilerinize rica ederim" denildi.

CHP Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Sertkaya, MUÇEV'in DALÇEV'e gönderdiği yazının sevindirici bir gelişme olduğunu belirtip, "Bizler en başından beri İztuzu plajının kamuda kalmasını ısrarla telep ediyorduk. Bu dünyaca ünlü çok özel bölge, bir kaç bin lira için birilerine peşkeş çekilmemeli, kar ve paraya kurban edilmemelidir. Yazı DALÇEV'e ulaşmış durumda. Mahkeme kararı çıkana kadar DALÇEV'in İztuzu'nda yapacağı işlemler duruduruldu" dedi.

Öte yandan, İztuzu'ndaki tesislere DALÇEV'in tekrar girmemesi için İztuzu Kumsalını Koruma Platformu (İKUP) öncülüğündeki nöbet ve direniş merkezine ilgi artıyor. Pazar günü yapılacak“Keşke dememek için keşkek günü” etkinliğine, 5 bini aşkın yurttaşın katılması bekleniyor.

Kategori Çevre

TARİHİN EN BÜYÜK ZEHİRLENMESİ İŞTE SON SAYI

Kategori Sağlık

Soma'da inanılmaz skandal! Sayıştay şoke etti!

Yüzlerce işçinin can verdiği Soma Maden işletmelerinin devlete sattığı kömürün yarısı taş çıktı.

Sayıştay, 301maden işçisinin öldüğü madeni işletenSoma A.Ş.’nin devlete kömür diye çoğu zaman taş gönderdiğini, devletin de bunları satın aldığını ortaya koydu.

Hürriyet gazetesinin haberine göre Sayıştaydenetçileri,Soma A.Ş.’nin kamuya 2013 yılında sattığı 2.3 milyon ton kömürün 1.5 milyon tonunu mercek altına aldı. Bunun sadece 768 bin tonunun kömür olduğu, geri kalanın işe yaramadığı açıklandı.

CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Soma Komisyonu Üyesi Özgür Özel ise bu tespitin sonucunda devletin 49 milyon TL’ye kadar zarara uğratılmış olabileceğini veSoma A.Ş.’ye haksız bir biçimde fazla ödeme yapıldığını iddia etti. Sayıştayraporuna göreSoma A.Ş. 2013 yılında devlete 2.3 milyon ton teslimat yaptı. Sayıştay’ın mercek altına aldığı 1 milyon 549 bin 311 ton karışım yıkamaya verildi. Bundan da sadece 768 bin 791 ton temiz kömür elde edilebildi. Kalan 780 bin 520 ton çöpe gitti.

Soma A.Ş.’nin anlaşmasına göre, şirketin çıkardığı kömür-taş karışımı kamu tarafından alınıyor ve bu karışım temizleniyor. ÇünküSoma A.Ş.’nin anlaşması tüvenan üretimi kapsıyor.
Tüvenan kömür, bir kömür ocağından tabi olarak çıkarılıp hiçbir işleme tabi tutulmayan ham kömüre deniyor.

CHP Manisa Milletvekili ve TBMMSoma Komisyonu Üyesi Özgür Özel, “Tüvenan normalde daha az üretim yapan küçük madenlere uygulanır. Bu modelde ortalama yüzde 60 kömür, yüzde 40 taş olur.Soma A.Ş.’nin ürettiği 2.3 milyon ton kömürün 1.5 milyon tonu mercek altına alınmış. 800 bin tonunun ne olduğu bilinmiyor. Elde edilen kömür sadece 768 bin 791 ton. Buna göreSoma A.Ş.’de kömür olan kısım yüzde 33’ü aşmamış. Bu kadar düşük rakamlar başka hiçbir yerde yok. Bu rakamlara göre devlet 49 milyon TL’sini taşlara yatırmış” dedi.

SÖZLEŞMEYE UYULMADI

Ege Linyitleri İşletme Müdürlüğü’nün 2013 dönemini inceleyen Sayıştaydenetçilerinin raporunda,Soma A.Ş.’ye de bir bölüm ayrıldı. Raporda, rödovans sistemi ile çıkardığı tüm kömürü kamuya satan şirketin, düşük kalorili kömür sattığı vurgusu da yapıldı. Firmanın taahhüt ettiği ve sözleşmede yer alan hükümlere göre, üretilecek kömürün baz kalori değerinin 2.250 kcal/kg olması gerekiyordu. Buna karşın fiili durumdaSoma A.Ş.’nin ürettiği kömürün ortalama kalorifik değeri 2.213kcal/kg oldu. Sözleşmeye göre kalorisi 1.800 kcal/kg altında kalan kömürün de reddedilmesi ve alınmaması gerekiyor. Ancak firma, 2013 yılı ile 2014 yılının ilk 4 ayına isabet eden 10 değişik çalışma gününde kalorifik değeri 1.653 ile 1.788 arasında değişen kömürlerden 54 bin tonunu devlete verdi ve karşılığında hiçbir cezai müeyyide ile karşılaşmadı.Soma A.Ş.’nin, 2013 yılı içerisinde sadece eylül ve ekim aylarında baz kalori değerinin üstünde kömür ürettiği, geride kalan 10 ayın tamamında ise belirtilen 2.213kcal/kg değerin altında kömür üretimi yaptığına da dikkat çekilen raporda, şöyle denildi:

KÖMÜRÜN YARISI ATILDI

“Soma A.Ş.’nin çıkardığı kömürden 1 milyon 549 bin 311 tonu yıkamaya verilmiş, 780 bin 520 tonu kayıp kömür olarak atılmış ve geriye kalan kısımdan sadece 768 bin 791 ton temiz kömür elde edilebilmiştir. Yani ocaklardan çıktığı haliyle satın alınan kömürün yaklaşık yarısı hiçbir işe yaramadığı için atılmıştır. Firma, düşük kalorili kömür üretmiş olması nedeniyle sadece 3.8 milyon TL eksik ödeme aldı. Bir başka deyişleSoma A.Ş.’ye 149.3 milyon TL yerine 145.5 milyon TL hakediş ödendi. Ancak Ege Linyitleri İşletme Müdürlüğü’nün hem operasyon kayıpları, hem de satılabilir kömür miktarlarının azlığı nedeniyle uğradığı kayıplar çok daha fazladır... Bu nedenle daha yüksek kalorili ve Elektrik Üretim A.Ş.’ye satıştaki protokol şartlarına uygun kömür üretiminin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması önerilir.”

‘KAMU, KÖMÜRÜ REDDETMEMİŞ’

Sayıştay raporunda yer alan teknik saptamaların ne anlama geldiğini iseSoma Komisyonu üyesi Manisa Millevekili Özgür Özel anlattı:

“Türkiye Kömür İşletmeleri’nin,Soma A.Ş. ile yaptığı anlaşma ‘tüvenan’ üretimi kapsıyor. Devlet, şirketten ürettiği kömürün tamamını alıyor ve önce ayıklama yapıyor, sonra da yıkamaya gönderiyor. Taş oranının yüksek olmaması için de kalori sınırları konuluyor. Ortalama getirilen kömürün kalorisi 2 bin 250’den düşük olduğunda ‘taş oranı fazla olur’ deniyor. Ama burada 2013 yılının 10 ayında bu değerin altında kömür getirildiğini ve kamunun da bunu aldığını görüyoruz. Öyle ki en alt değer olan 1800 kalorinin altına inildiğinde dahi kamu bu ürünü reddetmemiş, almış. Bu şekildeSoma A.Ş. 2.3 milyon ton kömür satmış. Bu kömür, ilk başta büyük kaya parçalarından arındırılmış, rakam 1.5 milyon tona düşmüş, o da yıkandığında sadece 768 bin ton kömür elde edilmiş.”

"İŞÇİLER KAYA ÇIKARTIYORUZ DEMİŞTİ"

MeclisSoma Komisyonu üyesi CHP Manisa Millevekili Özgür Özel, “Soma’ya defalarca gittik. Sayıştay’ın bu raporu oradaki işçilerin açıklamalarıyla uyuşuyor. İşçiler ‘Biz bir yerden kömür çıkarıyorduk, bir yerden taş çıkarıyorduk. Özel olarak kaya delicilerle çalışıyorduk. Bir üretim bandı boş gittiğinde (Kömür yoksa, taş da mı yok) diye azar işitiyorduk’ diyorlardı. Sayıştayraporu işçilerin açıklamalarını resmiyete dökmüş. Buradaki hesaplamalara göre, devlet 49 milyon TL’yi taşlara ödemiş. Bence daha da dramatik olan bölümü şu ki, SayıştaySoma A.Ş.’yle ilgili bölümü’ ocaklardan alım yaparken; kantarlardan kayaçların geçirilmesinin önlenmesi gerekir’. Bu ne demek biliyor musunuz? Kantara bildiğiniz kayaç yani kayaları da eklemişler, onları da kamuya satmışlar. Göz göre göre kaya, taş satmışlar devlete. Sistematik olarak kamu taşa para ödemiş” dedi.

 

 

Kategori Ekonomi

Kumluca ve Finike ilçelerinde fırtına ve yağmur nedeniyle zarar gören alanları inceleyen CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, tarım sigortası sisteminin işlemediğini, sistemin yeniden gözden geçirilerek aksaklıklarının giderilmesi gerektiğini söyledi.

CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, fırtına ve şiddetli yağmurda zarar gören tarım alanlarını incelemek üzere Kumluca'ya geldi. Milletvekilleri Osman Kaptan, Yıldıray Sapan, Arif Bulut ve Gürkut Acar, İl Başkanı Cavit Arı ve İlçe Başkanı Nail Kamacı'nın eşlik ettiği Deniz Baykal, Adrasan, Mavikent, Beykonak ve Göksu mahallerinde incelemelerde bulundu. Tarım alanları zarar gören üretici ve esnafa 'geçmiş olsun' dileğinde bulunan Deniz Baykal, Kumluca Belediyesi'ne geçerek AK Partili Başkan Hüsamettin Çetinkaya'yı makamında ziyaret etti.

Kumluca Belediyesi'nin afetle ilgili gereken çalışmayı yaptığını söyleyen Deniz Baykal, Başkan Çetinkaya'ya da 'geçmiş olsun' dileğini iletti. Gördüğü manzara karşısında çok üzüldüğünü kaydeden Baykal, üreticinin büyük zarara uğradığını vurguladı.

'ÇİFTÇİLERİN YÜZDE 85'İ KAYITLI DEĞİL'

 

Kumluca Ziraat Odası Başkanı Süleyman Kayhan'ı da makamında ziyaret eden Baykal, şöyle konuştu:"Ülkemizde maalesef tarım sigortasında istenilen sonuca ulaşılamadığını görüyoruz. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri'nden kredi kullanan çiftçilere tarım sigortası zorunluluğu getirilmesine rağmen, 2015 yılı itibariyle Antalya'da yüzde 7'si, Kumluca'da ise Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 16 bin çiftçiden ancak yüzde 15'i sigorta yaptırmış. İlçemizdeki çiftçilerin yaklaşık yüzde 85'inin Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı olmadığı düşünüldüğünde, durumun vahameti ortadadır. Sigorta yaptıran çiftçilerimizin de çok büyük bir bölümü Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi çeken çiftçilerimizdir. Bu veriler tarım sigortası sisteminin işlemediğinin bir göstergesidir. Bu nedenle tarım sigortası sistemi yeniden gözden geçirilerek, aksaklıkları giderilmelidir."

'MALİ KAYNAK OLUŞTURULMALI'

 

Deniz Baykal ve beraberindeki heyet daha sonra Kumluca ile benzer durumda olan Finike'ye geçti. İlçe Başkanı Okan Tanır ve partililerle görüşen Deniz Baykal, bölge çiftçisinin zarar görmesi nedeniyle büyük üzüntü duyduklarını belirtti. Son yıllarda daha sık görülen aşırı yağış, hortum, sel ve don felaketlerinden birinin daha yaşandığını söyleyen Baykal, "Bu tür hadiselerde zararın en asgari seviyede olması için devletin önlemler alması gerekiyor. DSİ'nin dere yatakları ve kesiklerin düzenlenmesi konularında çalışmalar yapması gerekiyor. Çiftçilerimizin zarar tespitlerinin iyi yapılabilmesi ve ciddi mali kaynaklar oluşturulması lazım" dedi.

'10 BİN DÖNÜMDE ZARAR VAR'

 

Deniz Baykal buradan Finike Ziraat Odası'na geçerek Başkan Halil Sarıçobanoğlu'dan bilgi aldı. Ziyarete Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Hasan Subaşı da katıldı. Ziraat Odası Başkanı Sarıçobanoğlu, tahmini 10 bin dönüm alanda zarar olduğunu kaydederken, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerinin yapacağı çalışmalar neticesinde gerçek zararın ortaya çıkacağını vurguladı.

 

 

Kategori Siyaset

SEÇİMİN ASIL KAZANANI HIRSIZ AVCILARIDIR

SEÇİMİN ASIL KAZANANI HIRSIZ AVCILARIDIR

Kategori Siyaset

Kılıçdaroğlu: Tarımın büyük sorunları var

Kategori Siyaset

SİT ALANINA ALABALIK ÜRETİM TESİSİ

CHP Milletvekili Adnan Keskin Çevre ve Şehiricilik Bakanı’na verdiği yazılı soru önergesinde sit alanına alabalık tesisi kurulup kurulmadığını sordu.!

Kategori Çevre
Sayfa 1 / 4

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014