ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

AB' DEN '' RUS TARIM AMBARGOSUNA '' KARŞI KORUMA

AB' DEN '' RUS TARIM AMBARGOSUNA '' KARŞI KORUMA

Kategori A.B

AB, RUSYA'YA YAPTIRIMLARIN SÜRESİNİ UZATTI

AB, RUSYA'YA YAPTIRIMLARIN SÜRESİNİ UZATTI

Kategori A.B

' GDO'LU GIDALARI YEMEYİN ' ÇAĞRISI

' GDO'LU GIDALARI YEMEYİN ' ÇAĞRISI

İLKLERİN YAŞANDIĞI ÜLKEMİZDE DOMUZ ETİ İTHALATINA SIFIR GÜMRÜK VERGİSİ !

Kategori Hayvancılık

FARUK ÇELİK : BEN BÖYLE TARIM BAKANLIĞI YAPMAM KARDEŞİM

Kategori Hayvancılık

GÜMRÜK VERGİSİ SIFIRLANIRSA SEKTÖRÜ OLUMSUZ ETKİLER

Kategori Hayvancılık

Türkiye, 2010 yılında et,canlı hayvan ithalat kapılarını sonuna kadar açmıştı. Şimdi milletvekilliğine, daha doğrusu siyasete soyunan GTHB müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları şöyle diyordu:

‘’Türk çiftçisini küresel rekabete açıyoruz.’’ Diyordu.

2002 yılından beri mazot fiyatlarının , diğer girdi fiyatlarının artırıldığı ülkemizde Türk çiftçisi ‘’engelli-pahalı üreten hale getirilmişti.

Engelli hale getirilen engelsiz haldeki Amerikan, Uruguay, Fransa-Brezilya çiftçileri  ile Türk Çiftçisini koşuya-rekabete sokanlara ne demeli? Hak ettikleri kelimeleri kullanmıyorum.

Emeklilik töreninde bu zat diyorki GTH Bakanlığı personeline ‘’Hakkınızı helal edin ‘’

Gıda, tarım ve hayvancılığın asli unsuru ve önemli paydaşı olan çiftçilerimiz adına en başta ben ve ithalat yüzünden iflas ettirilmiş çiftçiler hakkımızı helal etmiyoruz.

31.01.2013 tarihinde canlı hayvan ithalatı kapatıldı.

2015 yılında Et gladyatörleri Bakan Mehdi Eker ile görüşmelerinin ardından besicilere boş olan yarı kapasitelerinde canlı besilik hayvan ithalatına izin verildi.

İthalat gladyolarını bu tatmin etmeyince 2010 yılındaki gibi sınırsız şekilde canlı hayvan ithalatının açılması için medyayı şu şekilde kullanıyorlar:

Et fiyatları artı,artıyor, eşek eti, at eti yakalandı vb. haberleri. Haberler doğru olabilir.

Canlı hayvan beslenmesinin girdileri olan mazot, tahıl,yem vb. girdiler artıyor ise etin fiyatı da elbet artacaktır. Et fiyatının artmaması için ithalat metodunu kullanmak çiftçiyi bitirmek demektir.

22.Temmuz 2012 Tarihli yazıma sözü bırakıyorum:

Amerikalı Çiftçiler Sevinç İçinde !-22 Temmuz-2012

Amerikalı çiftçiler sevinç içinde.  Bu sevinci geri kalmış, geri bıraktırılmış ülkelere borçlu.  Somali bundan otuz yıl önce canlı hayvan ihraç ederken bugün canlı hayvanı da canlı hayvanı ithal edecek parası da olmayıp uluslar arası yardım kuruluşlarının bağışlarına muhtaç hale getirilmiş. 

Haydi Somali bir sömürge ülkesi idi, ya Türkiye’de bir sömürge ülkesi mi?

Bilinmeli artık, sömürgeleştirme biçim değiştiriyor, silahla hakimiyetin yerini o ülke insanlarının boğazını, gıdasını, kesesini yerli politikacılar, yerli gibi gözüken aslında uluslararasılaşmış, küreselleşmiş şirketler eli ile ele geçirmenin örnekleri yaşanıyor. 

Amerikalı çiftçiler sevinç içinde. Niçin olmasınlar ki? 

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2011 yılı canlı hayvan ithal istatistiklerine göre en çok canlı hayvan ithal eden ülke olduk. ABD’nin tüm canlı hayvan ithalatı toplamı 509, 7 milyon dolar iken bu rakamın 210 milyon dolarlık kısmını Türkiye ithal ederek ABD’den en çok canlı hayvan ithal eden ülke haline gelmiş. Amerikalı çiftçiler sevinç içinde. Ne garip değimli yerli üreticilerimizin iflasları, gözyaşları başka ülkelerin aynı meslektaşlarının sevinçleri!

Hangileri mi? 

Macaristan’ın çiftçilerinin de en çok canlı hayvan sattığı ülke olduk? Bunlar resmi sayılar.

Suriye krizi başlamadan kaçak ithalat ile önce Suriye’nin başka ülkelerden ithal ettiği canlı hayvanların sınır illerimize kaçak geçişi ile Suriyeli hayvan kaçakçılarını Türkiye sevindirdi.  Gelen kaçak hayvanlara menşei şahadetnamesi, küpesi uydurularak sıfır faizli bir de krediler alındı!

Amerikalı, Avrupalı çiftçileri sevinç içinde! 

Amerikalı Avrupalı çiftçiler birliği örgütleri aslında ülkemizin canlı hayvan ithalatını onaylayanlara, ithal politikasını sürdürenlere altın madalya vermeliler. Bu politikanın ‘’doğrulunu ‘’ kamuoyunda savunan GTH Bakanlığı baş bürokratına, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkan yardımcısı Sayın Faik Yavuz’a gümüş madalya, iktidarın et ve canlı hayvan ithalatını savunanlara bronz madalya vermelidir.

Gıda ithal etmekle değil üretmekle ucuzlatılır. 

Türkiye’nin canlı hayvan, et ithal ettiği ülke çiftçilerinin kullandıkları yem, yerli üreticilerimizin elde ettikleri yem fiyatlarından yarı yarıya ucuz! Bu artık idrak edilmelidir. 

Yerli hayvan üreticilerimizin de önüne aynı yem fiyatları ile yem konulup öyle rekabet ettirilmeye kalkışılmalıdır!
Bunu yapmıyor, yapamıyorsanız, o zaman ithal kapılarını kapatmak zorundasınız. Buna rağmen ithal kapılarını kapatmıyor iseniz; Devam eden bu ithalattan kimin çıkarı var? Diye sormak zorundayız? 

Canlı hayvan, et ithalatı sürdürülürken sıfır faizli hayvancılık kredi, hayvan başına destekler, çiğ süt litre başına destekler büyük çelişki değil mi? Bu desteklerin tümünü devam eden ithalat boşa çıkarmış oluyor! Ülke kaynaklarına yazık değil mi?

Amerikalı ve Avrupalı çiftçiler, hak edenlerimize madalyalarını tez elden vermeliler!

ÜRETİCİLER ÇİĞ SÜTÜ DOĞRUDAN TÜKETİCİLERE ULAŞTIRMAK İSTİYOR!

 

 

Kategori Hayvancılık

PANCAR ÜRETİCİLERİNE DARBE !TÜRKİYE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDEN ŞEKER DE İTHAL EDECEK !

Kategori Tarım

Batı Akdeniz Küçükbaş Hayvancılık Çalıştayı’nda konuşan MAÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı, küçükbaş hayvancılıkta organik yetiştiricilik standartlarına uyulduğu takdirde, küçükbaş hayvancılıkta çok ciddi bir Pazar oluşacağını kaydetti.

Saatcı Akdeniz havzasında ki ülkelerin kırmızı et açığı olduğunu belirterek, “Bırakın dışarıyı ülkemizdeki kırmızı et açığını kapatmanın tek yolu küçükbaş” dedi.

Sonuç, Bakanlığa ulaştırılacak

Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ile Antalya İli Damızlık, Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği işbirliğinde ‘Batı Akdeniz Küçükbaş Hayvancılık Çalıştayı’ düzenlendi. Çalıştayda çıkacak sonuç, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na rapor olarak sunulacak.

“Memleket meselesi”

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı, çalıştayda yaptığı konuşmada küçükbaş hayvancılığın önemini şu sözlerle anlattı: “Küçükbaş yetiştiriciliği tam anlamıyla memleket meselesi. Toprağın altında yatan altın madenin değeri neyse küçükbaş hayvanlarımızın değeri de o”Türkiye 'nin sahip olduğu coğrafyadan ötürü farklı hayvancılık türlerinde yetiştiricilik yapma şansı bulunduğunu dile getiren Saatcı, keçi, koyun gibi küçükbaş hayvancılığının da ülke ekonomisi açısından önemli olduğunu belirtti. Rektör Saatcı, bu alanda üreticilerin proje üreterek, hayvancılığa sahip çıkmalarını istedi. 

“Teke yöresinin kültür ögesi, keçi”

Teke yöresinin kültür ürünü olduğunu vurgulayan Saatcı, bu kültürü oluşturan ögenin keçi olduğuna dikkat çekti. Saatcı, “Teke yöresi bir kültürdür aslında ve bu kültüre adını veren ve bu kültürü oluşturan da keçidir. Keçi gittiği takdir de kültürde kaybolacaktır. Hep övündüğümüz altında imparatorluğun da kurulmuş olduğu o kıl çadır keçinin kıllarından oluşmuştur, bu şekilde bu kültürün oluşmasına katkıda bulunmuştur. Bu kültürü kaybetmemek için bu hayvanlarımıza da sahip çıkmamız gerekir” dedi.

Organik yetiştiricilik belgelenmeli

Oluşan kültürü yok etmemek için organik yetiştiriciliğe ve bu yetiştiriciliğin belgelenmesine ihtiyaç olduğunu söyleyen Saatcı, organik yetiştiricilik belgelendiği takdirde, üretilen etin Akdeniz havzasındaki ülkelere satılabileceğini belirtti. Rektör Saatcı, “Akdeniz havzasındaki ülkelere baktığımız zaman genç yaştaki oğlak etini tüketen ülkelerdir bunlar. Bitki örtülerini koruyamadıkları için kendi üretimleri buna yetmemektedir. Bizim şartlarımız organik yetiştiriciliğe çok yakın, biliyoruz ki organik yetiştiriciliğin bir takım kıstasları var. Küçükbaş hayvanlar çalı, diken yiyor, bundan et ve süt gibi çok değerli iki tane madde üretiyor. İşte biz bunu genel anlamda organik yetiştiricilik standartlarına soktuğumuz ve belgelediğimiz takdirde, çok rahat bir şekilde, Akdeniz havzasındaki ülkelere satmış oluruz” diyerek, organik yetiştiriciliğin önemine dikkat çekti.

Kriterler tamamlandığında ‘ciddi pazar’ oluşur

Konuşmasının sonunda kırmızı et ithalatını önlemenin tek çıkış yolunun küçükbaş hayvan yetiştiriciliği olduğuna değinen Saatcı, “Avrupa piyasasına baktığımız zaman Avrupa’nın dışarıdan almış olduğu tek kırmızı et kalemi koyun eti, kendisine yetmiyor dışarıdan alıyor. Daha çok da Avustralya’dan alıyor, biz hemen yanı başındayız. Kriterlerimizi tamamladığımız zaman gerçekten küçükbaş hayvancılığında çok ciddi bir Pazar oluşur. Bırakın dışarıyı ülkemizdeki kırmızı et açığını kapatmanın tek yolu küçükbaş” dedi.

Küçükbaş hayvan azalıyor

Çalıştayın açılışında konuşan BAGEV Başkan Vekili İbrahim Solak ise, Türkiye’nin küçükbaş hayvan varlığının hızla düştüğünü söyledi. 1991’de 51 milyon olan küçükbaş havyan varlığının 2013’te 38,5 milyona kadar gerilediğini ifade eden Solak, “1990’da ülke nüfusumuz 56,5 milyon iken bugünlerde yaklaşık 77 milyon ve bu rakamlara ek olarak 35 milyon turist yer almaktadır. Yani aylık 80 milyon kişi potansiyel et ve hayvansal ürünler tüketicisi konumundadır. Rakamlar incelendiğinde son 25 yılda kişi başına küçükbaş birim hayvan sayısının azaldığını görebiliriz” diye konuştu.

ET VE SÜT KURUMUNDAN KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIĞA DESTEK

 

 

 

Kategori Hayvancılık

GTHB'NA GÖRE ET FİYATLARININ YÜKSEK OLMASININ SEBEPLERİ

Kategori Hayvancılık
Sayfa 1 / 7

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014