ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

HER SAĞIMDA 10 LİTRE ÇİĞ SÜT VEREN KEÇİ

Kategori Hayvancılık

SATIŞLARDA E-FATURA DÜZENLEME ZORUNLUĞU BAŞLIYOR

Kategori Ekonomi

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ KESİM BÜYÜKŞEHİRDEN

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ KESİM BÜYÜKŞEHİRDEN

Kategori Etkinlikler

2017 YAŞ ÇAY ALIM FİYATLARI AÇIKLANDI

Kategori Tarım

DENİZİ OLMAYAN YOZGAT DIŞ ÜLKELERE BALIK İHRAÇ EDİYOR

Kategori Balıkçılık

İŞTE BU BAL ANZER BALINA RAKİP OLACAK

İŞTE BU BAL ANZER BALINA RAKİP OLACAK

Kategori Arıcılık

BODRUM KATINDA BAKIN NE YETİŞTİRİYOR

Adıyamanlı bir girişimci, kota getirilen tütüne alternatif ürün arayışı kapsamında yöneldiği kültür mantarı yetiştiriciliğini, kiraladığı bodrum katında yapıyor.

Merkeze bağlı Karahöyük köyünde çiftçilik yapan Yusuf Döner, alternatif ürün yetiştirmek için çalışma başlattı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkilileriyle görüşen Döner, müdürlükte çalışan yeğeninin tavsiyesi üzerine istiridye cinsi kültür mantarı yetiştirme kararı aldı. Yeğeniyle çeşitli yerlerde deneme üretimi yapan Döner, başarılı sonucun ardından Karapınar Mahallesi'nde bir evin Bodrum katını kiralayarak, mantar yetiştiriciliğine başladı.

Döner,Adıyaman'da daha önce tütün üretiminin yaygın olduğunu ancak getirilen kota nedeniyle alternatif ürünlere yönelmek zorunda kaldıklarını söyledi. Kültür mantarı yetiştirmek için 3 yıl deneme üretimi yaptıklarını anlatan Döner, "Başarılı sonuçlar vermesi üzerine bu yıl 135 metrekarelik alanda mantar üretimine başladık. İstiridye cinsi kültür mantarının yetiştirilmesi için karanlık ortama ve az miktarda gün ışığına ihtiyaç var. Bu nedenle bodrum katı tercih ettik. 3 ton ürün elde etmeyi hedefliyoruz" dedi. 

"Kilogramını 5 ila 10 lira arasında satıyoruz"

Döner, bodrum katında mantarların yetişmesi için gerekli ortamı oluşturduklarını söyledi. Kirli hava ve mantar sporlarının dışarı atılması için fanlı hava tahliye borusu yaptıklarını belirten Döner, daha sonra mantar tohumlarını özel paketlerdeki torf çeşidi toprağın içine yerleştirdiklerini anlattı. Sobayla ortamın ısısını, nem makinesiyle de nemini sağladıklarına işaret eden Döner, "Yetiştirdiğimiz mantarların kilogramını 5 ila 10 lira arasında satıyoruz. Satış konusunda sorun yaşamıyoruz" diye konuştu.

İşini büyütmek için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kırsal Kalkınmaları Destekleme Programı'na başvuracağını ifade eden Döner, projesinin kabul edilmesi durumunda elde edeceği hibeyle kendi arazisinde mantar yetiştirmek için tesis kuracağını sözlerine ekledi. 

"Kültür mantarı yetiştiricilerine 500 bin lira hibe desteği sağlanıyor"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Adil Alan da çiftçilerin alternatif ürünlere yönelmesi için çalışmalar yaptıklarını ifade etti. Bunlardan birinin kültür mantarı yetiştiriciliği olduğunu vurgulayan Alan, "Bu çiftçimiz 3 yıldan beri kendi imkanları ve arkadaşlarımızdan altığı destekle mantar yetiştirmeye çalışıyor. İstiridye cinsi mantar yüzde 70 nem oranı ve 26 derecelik ısı ortamında, 80 ila 90 gün arasında yetişiyor" dedi. Bakanlıklarının 9. etap Kırsal Kalkınmaları Destekleme Programı kapsamında kültür mantarı yetiştiricilerine 500 bin lira hibe desteği sağladığını dile getiren Alan, çiftçileri alternatif ürün olarak kültür mantarı yetiştiriciliği yapmaya çağırdı.

 

 

Kategori Tarım

SÜRÜCÜ BELGESİ - EHLİYET ALACAKLAR DİKKAT

SÜRÜCÜ BELGESİ - EHLİYET ALACAKLAR DİKKAT

KANSERE DOST-DÜŞMAN YİYECEKLERE DİKKAT

Kansere dost- düşman yiyeceklere dikkat

Medikal Onkolog Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, kanserden korunmak için “dost” bilinen bazı sebze ve meyvelerin, kanser tanısı almış kemoterapi ya da radyoterapi gören hastalara “düşman” olabileceğine dikkat çekti.

Medikal Onkolog Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, kanserden korunmak için “dost” bilinen bazı sebze ve meyvelerin, kanser tanısı almış kemoterapi ya da radyoterapi gören hastalara “düşman” olabileceğine dikkat çekti. Soya, greyfurt, nar, maydanoz gibi yiyeceklerin kanser tedavisi gören hastaların “yasaklar” listesinde ilk sırada yer aldığını belirten Doç. Dr. Görümlü, “kanser riskini azaltığı için tüketilmesini önerdiğimiz antioksidan meyve ve sebzeler, kanser tedavisi sırasında bazen yarardan çok zarar getirebiliyor. Örneğin nar ve greyfurt. Tedavi sürecinde yüksek doz antioksidan tüketimi kemoterapinin etkinliğini azaltıp, yan etkilerinin daha sık ortaya çıkmasına yol açabiliyor” dedi.

KANSER VE BESLENME

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği, 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nü biri “Herkes için tedavi; imkansız değil” olan sloganlarla vurgularken, İzmir Kent Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, “kanser ve beslenme ilişkisi”ne dikkat çekti. Doç. Dr. Görümlü, çeşitli araştırmaların her 100 kanser vakasından 9’unun diyet değişiklikleri ile önlenebileceğini öne sürdüğünü, yine farklı çalışmaların sağlıklı vücut kilomuzu koruyarak her 100 kanser teşhisinin 5’inin engellenebileceğini gösterdiğini söyledi. Sağlıklı diyet ve yaşam tarzının genel sağlığımız için büyük önem taşıdığını kaydeden Doç. Dr. Görümlü beslenmenin meme kanseri üzerine etkisini bir örnekle vurguladı. Görümlü, “Farklı ülkelerde meme kanseri sıklığına baktığımızda, bu veriler bize meme kanseri ve diyet ilişkisi hakkında çeşitli ipuçları veriyor. Japon kadınlarında meme kanserinin Amerikalı kadınlara göre oldukça düşük olduğu görülürken, Japon kadınların Amerika’ya göç ettiklerinde meme kanserine yakalanma risklerinin belirgin arttığı gözlenmiştir. Bu durum da iki toplum arasındaki meme kanseri risk farklılığının olası en büyük sebebinin genetik faktörlerden çok yaşam tarzı ve çevresel etmenler olduğunu düşündürmektedir. Bunlar içinde de en açık etken diyet olarak gözükmektedir” diye konuştu.

Yağ tanımında, sıvı yağlar, tereyağı, margarin yanı sıra etteki, balıktaki, çerezlerdeki yağın önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Görümlü bisküvi, kek, çikolata ve benzeri hazır gıdalardaki yağ içeriğinin zengin olduğunun unutulmaması gerektiğini belirtti. Görümlü, “Yaklaşık 45 büyük çalışmanın birlikte yapılan değerlendirmesinde menopozdan sonra yağ tüketimi fazla olan kadınlarda daha az tüketenlere oranla meme kanseri sıklığının belirgin arttığı gösterilmiştir. Yine EPIC isimli Avrupa çalışmasında doymuş yağdan zengin gıdalarla beslenenlerde meme kanseri sıklığı 2 kat artmaktadır. Bu gıdalar arasında sosis,salam gibi işlenmiş et ürünleri, krema, çeşitli çikolata, pasta ve bisküviler yer almaktadır. Bununla beraber omega-3 balık yağı içeren gıdalardan zengin beslenmenin meme kanseri riskini azalttığı bildirilmektedir.                Kalsiyumdan zengin süt ve süt ürünleri ile beslenmenin meme kanseri riskini azaltabileceğine dair çeşitli veriler mevcuttur” dedi. 

Medikal Onkolog Doç. Dr. Gürbüz Görümlü sağlıklı beslenmek için protein, liften zengin meyve ve sebzelerin, kuru baklagillerin tüketiminin kanserden korunmada önemini vurguladı. Havuç, lahana, fasulye benzeri sebzelerde bulunan karoten adlı maddenin, soğan, brokoli, maydanoz, siyah çay, yeşil çay ve kereviz gibi çeşitli sebzelerde bulunan flavonol maddesinin meme kanseri riskinde azalmaya sebep olduğunu gösteren çalışmalar olduğunu kaydeden Doç. Dr. Görümlü kanser tanısı almış, kemoterapi ya da radyoterapi gören hastalara şu uyarılarda bulundu:

Soya sağlıklıyken yararlı, kanser tedavisi görürken zararlı

“Fito-östrojenler, vücuttaki doğal östrojene benzer aktivite gösteren bitkisel kökenli bileşiklerdir. Çeşitli fito östrojenler mevcut olup bunların bir kısmı soya ürünlerinde mevcut olup isoflavonlar adı verilir. Diğer bir kısmı çeşitli tahıl ürünlerindeki liflerde, meyve sebzelerde ve keten tohumunda bulunabilen lignanlardır.  Sağlıklı  menopoz sonrası dönemde bulunan kadınlarda tüketiminin meme kanseri gelişim riskinde ılımlı azalma sağlayabileceğini bildiren veriler olmakla beraber, içeriğindeki östrojen benzeri moleküller nedeni ile meme kanseri tanısı almış ve hormona duyarlı meme kanseri olan kadınlarda tüketilmemesi gerekmektedir. Hastalarımıza kemoterapi ve radyoterapi tedavileri alırken günde en az 8 bardak su ya da maden suyu olarak kalorisiz içecek tüketmelerini öneriyoruz. Süt ve süt ürünlerini az yağlı, kırmızı eti yağsız tüketmelerini istiyoruz. 

KEMOTERAPİ SÜRESİNCE NAR VE GREYFURT KESİNLİKLE YASAK

“Soya örneğini verdiğim gibi hastalarımızın kemoterapi ve radyoterapi sırasında başka bazı gıdalardan da uzak durmalarında yarar var. En belli başlı olanlar nar ve greyfurt. Özellikle nar tüketiminin kanser riskini azalttığını biliyoruz ama buna karşılık kemoterapi sırasında tüketimi sakıncalı. Narın içerisindeki bazı özel  bileşenler yüzünden tedavinin etkinliğini azaltıp tedavinin yan etkilerini daha sık ortaya çıkardığına yönelik çalışmalar var. Kesinlikle uyarıyoruz. Antioksidan A, C, E ve selenyum içeren meyve ve sebzelerin kemoterapi sırasında yoğun tüketilmesi doğru değil. Örneğin yeşil çay, taze meyve suyu tüketiminde de kısıtlamamız var. Günlük yeşil çayı 500 ml., taze sıkılmış meyve suyunu 300 mililitrenin üzerinde önermiyoruz. Çünkü yüksek doz antioksidan tüketimi kemoterapinin etkinliği üzerinde olumsuz etkilerde bulunabilir.”

 AKILLI TELEFONLARIN OLUMSUZ YANI

 

Kategori Sağlık

ZEYTİNİN YÜZDE 120, ZEYTİNYAĞININ YÜZDE 250 ARTMASININ İŞTE SEBEBİ !

Kategori Gıda
Sayfa 1 / 26

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014