ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

PATATES ELDE KALDI KİLOSU BAKIN KAÇ KURUŞA DÜŞTÜ !

Kategori Tarım

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,

Kategori Tarım

BAŞKA BİR ENERJİ MÜMKÜN

Danimarka rüzgar enerjisinden yararlanmada dünya rekoru kırıyor. Çevre ve Enerji Bakanlığı, ülkede kullanılan elektrik miktarının yüzde 39'unun rüzgar türbinlerinden elde edildiğini açıkladı. Bu rakamın dünya rekoru olduğu ve Danimarka'nın dünyada rüzgar enerjisinden en çok yararlanan ülke haline geldiği bildirildi.

Açıklamada 2014 Ocak ayında ülke çapında kullanılan elektriğin yüzde 61.7'sinin yıl ortalamasında ise yüzde 39.1'nin rüzgar türbinlerinden elde edildiği belirtildi.

Danimarka Çevre ve Enerji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada 2012 yılında tüm siyasi partiler arasında varılan anlaşma uyarınca 2020 yılına kadar ülkede kullanılan elektrik miktarının en az yüzde 50'sinin rüzgar türbinlerinden sağlanacağı belirtilerek, şöyle devam edildi:

"Ülkemizin elektrik ihtiyacının yüzde 39'u rüzgar türbinlerinden sağlanıyor. Bu demektir ki bizim koyduğumuz hedefe çok erken ulaşmaya başladık. Bu şekilde çevreyi korumaya da yatırım yapmış oluyoruz. Aralık ve Ocak aylarında rüzgarın fazla olması nedeniyle çok fazla elektrik üretildi. Elektrik şirketleri o kadar fazla elektrik ürettiler ki neredeyse fazla elektriği ellerinden çıkarmak için para ödeyecek duruma geldiler."

Danimarka Elektrik Üretim Şirketleri Birliği (Dansk Energi), fazla üretilen elektriğin tüketilmesi için yeni yöntemler bulunması gerektiğine dikkat ekti. Dans Enerji Direktörü Lars Aagaard, elektrikli araç kullanımının çok yavaş ilerlediğini belirterek, "Elektrikli araç kullanımı, elektrikle konut ısıtma gibi konularda ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Elektrik kullanımında ısıtma sorununu da rüzgar türbinleri ile çözdüğümüzde istediğimiz hedefe ulaşmış oluruz aksi takdirde üretim fazlası olur" dedi.

 

 

Kategori Çevre

TÜRKİYE Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, çiçek döneminde bitkilere atılan tarım ilaçların arıcılığı tehdit ettiğini söyledi.

Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği'nce ‘Arıcılığın sorunları ve markalaşma’ konulu çalıştay düzenlendi. Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Eğitim Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya, İl Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Necmi Çelik, Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, Atatürk Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ferhat Genç ve arı yetiştiricileri katıldı.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Türkiye’nin dünyada hem bal üretimi, hem de kovan sayısı yönünden Çin’den sonra ikinci sırada yer aldığını söyledi. Türkiye'de yılda 94 bin ton bal üretildiğini, 5.9 milyon aktif kovanı bulunduğunu ve 56 bin profesyonel arıcının yer aldığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“Türkiye’de arıcılık dünyada diğer ülkeler gibi tabana yayılmış durumda. Anadolu’nun, arılarının gen merkezi olması nedeniyle, hem bal veren bitkiler, hem de bal yapan arılar yönünden şu anda dünyanın en zengin ülkesiyiz. Bunun avantajlarını kullanıyoruz. Çin’in arazi büyüklüğüne baktığımız zaman Türkiye’nin 12 katı. Buna rağmen Çin’den sonra ikinci sıradayız. Türkiye arıcılığı olmazsa tarım olmaz. Dünya arıcılığına da yön veren bir yapıya geldik.”

KİŞİ BAŞINA 1 KİLO 100 GRAM BAL TÜKETİMİ

Türkiye’nin ihtiyacının üretilen bal ile karşılandığını vurgulayan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Şu anda Türkiye’nin kişi başına düşen bal tüketimi yılda 1 kilo 100 gram. Bu rakam Avrupa Birliği ortalamalarının üzerinde. Avrupa Birliği’nde yılda kişi başına bal tüketimi 800-900 gram. Bu anlamda Türkiye iyi. Avrupa’nın 8 milyon arısı, bizim 6 milyon arımız var."

Tarım ilaçlarının arıcılığı tehdit ettiğini hatırlatan Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ay çiçeğinde kullanılan sistematik tarım ilaçları, arıcılığı tehdit ediyor. Ayçiçek döneminde bitkilere atılan ilaçlar arıcılığı tehdit ediyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu konuda çok ciddi çalışmalar yaptı. Toz ilaç, havadan ilaçlama yasaklandı. Bunlar arıcılık, tarım hatta Türkiye’nin doğası için bir kazanımdır. Arı olmazsa doğada sürdürülebilir bir yapı olamaz. Çünkü bitkilerin bir çoğu arılarla dölleniyor."



Kategori Tarım

ORGANİK TARIMDA BÜYÜME

Günümüzde gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, dünyadaki birçok ülkede çevreye duyarlılık ve organik ürünlere olan talep giderek artıyor.

Bu kapsamda ön plana çıkan organik tarım, neredeyse dünyadaki tüm ülkelerde uygulanırken üretim alanı ve üretici sayısı da giderek artış gösteriyor. Geçmişten günümüze katlanarak büyüyen organik tarım T.C. Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı2013 yılı verilerine göre; ülkemizde 769.014 hektar alanda, 1.620.466 ton organik ürün üretimi gerçekleştirilmektedir.

İnsanların uzun ve zinde yaşamak adına sağlıklı ve güvenli ürünlere olan ilgisi 1970'ler den bu yana oldukça büyüme göstermiş durumda. Araştırmalara baktığımızdaTürkiye'de başlangıçta 8 tarımsal ürün organik olarak üretilirken, 1999 yılında bu rakam 92'ye, günümüzde ise 213'e ulaşıyor. Ancak, tüketici talepleri doğrultusunda işlenmiş organik ürün sayısı hızla artmakta ve bu rakamın 300'ün üzerinde ürün kalemi civarında olduğu tahmin ediliyor.

Tureks Fuarcılık tüm bunları göz önünde bulundurarak 6 yıldır verimli iş anlaşmalarına ortam yaratarak, sağlık sektörüne ekonomik açıdan da destek sağlıyor. Aynı zamanda sektörünün uluslararası planlanan ilk ve tek fuarı olma özelliğine sahip Exponatura'15 başarılı iş birlikleri yapmak adına, Türkiye, Avrupa Birliği ve Ortadoğu başta olmak üzere birçok ülkeden sektör profesyonelleri, iş adamları, perakende, toptancı, distribütör ve temsilcilikleri "Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarında 6. kez bir araya getiriyor.

Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO)Genel Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Atila Ertem: "Ülkemizde organik tarım, 1984-85 sezonunda geleneksel ihraç ürünlerimizden kuru üzüm ve kuru incir ihracatı ile başlamış ve daha sonraki yıllarda hızla gelişme göstererek 2013 yılı verilerine göre hammadde bazında 213 ürüne ulaşmıştır. Ürün sayısı, bu hammaddelerden elde edilen işlenmiş ürünlerle birlikte düzenli bir artış göstermektedir. Başlangıçta organik tarımın gelişmesine yardımcı olan kuru ve kurutulmuş meyveler ile organik pamuk pazarında Türkiye halen lider ülkeler arasında yer almaktadır. Son yıllarda destek politikaları ve sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla iç pazarda Ekolojik ürünlere olan ilgi de artış göstermektedir. Bu anlamlı artışa organik semt pazarları önemli bir katkı sağlamıştır. Günümüzde iç piyasadaki organik ürün tüketim değerinin 100 milyon TL civarında olduğu gözlenmektedir.

İllerdeki organik üretim istatistiklerine bakıldığında 2.775 üreticiyle Aydın ilk sırada yer almaktadır. Sonrasında ise 1.085 üreticiyle Manisa ve 947 üreticiyle İzmir gelmektedir. Üretim alanı olarak ele alındığında 14.345,22 hektar alanla en büyük organik üretim alanı Aydın'da bulunmaktadır. Şanlıurfa 10.045,44 hektar, İzmir 7.127,25 hektar organik üretim alanıyla Aydın'dan sonra en büyük alana sahip iki şehrimizdir.

İhracatımızın yapıldığı ülke sayısı ise 32 olup, Ab ülkeleri en önemli ihraç pazarlarımızı oluşturmaktadır. Ab ülkeleri dışında, Kuzey Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada ve Japonya da ülkemiz için çok önemli pazarlardır. Türkiye'de organik ürün ihracat değerlerinin 2014 yılı ETO verilerine göre 350-400 milyon USD civarında olduğu belirtilmektedir. Sağlık sektöründe organik ürün hizmetlerinin daha etkin tanıtılması, sağlıklı bitkisel kürlerin önde gelen kişi ve kurumların bir araya getirilmesi amacıyla, Tureks Fuarcılık organizasyonu ile 6.Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarı, 8 -11 Ocak 2015 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy'de misafirlerini ağırlayacak" açıklamasında bulundu.

 

 

Kategori Organik Tarım

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014