ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

İSTANBUL HAL'İNDE DÜKKANLARIN HAVA PARASI DUDAK UÇUKLATAN DÜZEYDE

Kategori Tarım

Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’ndan sonra Adana, Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar bakın ne yaptı.

Kategori Etkinlikler

AİLE BÜTÇESİNE KATKI İÇİN BAŞLADI AMA PARA  DA KAZANDI !

Kategori Tarım

Son yıllarda umduğunu bulmayan narenciye üreticisi de sütte olduğu gibi, devletin kendilerine sahip çıkmasını istiyor. Süt üreticisine destek için okullarda öğrencilere süt verilmesi gibi kışın en büyük ihtiyaç olan C vitamini deposu olan portakal ve mandalinin de okul, hastane ve askeriyeye alarak üreticinin piyasa darlığının giderilebileceğini belirten Kuyucak Ziraat Odası Başkanı Kemal Emir, "Narenciyenin maliyeti 37 Kuruş. Biz 35 Kuruşa satamıyoruz. Bahçede dalında kaldı. Bir de soğuk vurdu. Devlet C vitamini deposu olan ve kışın en çok ihtiyaç duyulan vitamin deposu olan ürünlerimizi alsın. Vatandaşlar hasta olmaktan, üretici de mağdur olmaktan kurtulsun." dedi.

Narenciye üreticisinin pazar bulamamasının yanında soğuk havalardan da olumsuz etkilendiğini belirten Kuyucak Ziraat Odası Başkanı Kemal Emir, "Soğuklar narenciyeyi olumsuz etkilerdi. Halen narenciye ürününün yüzde 30’u dalında. Bunlar da soğuklardan ve dondan zarar gördü. Kasım ayında başlayan hasat devam ediyor. Daha önceki yıllarda alıcı erken geliyordu. Pazar hareketliliği oluyordu. 2 yıldır bunu göremiyoruz. Bahçede portakal mandalina satılamıyor. Şuanda üretici topladıklarını satamadığı için depolara koydu. Dalında kalan yüzde 30 da soğuktan zarar görmüş durumda. Üreticinin zarar gören bahçeleri tarım müdürlüklerince zarar tespiti yapılmalı. Narenciyeye destekleme yok. Şu anda üreticinin pazar bulamaması, mahsul satamamasının yanında bir de don olayı oldu. Narenciye üreticisi desteklenmeli." dedi

Narenciye üreticisi için umut olan Rusya’daki krizden dolayı bu pazarda da aksaklık olduğunu ve üreticinin ürününü satamadığını belirten Emir, "Ortadoğu’daki savaşlar nedeniyle de narenciyemizi bu bölgelere satamıyoruz. İç pazarda kış şartlarında n dolayı yolların kapanması da olumsuz etkiledi. Narenciye satılamadı elde kaldı. Yerel yönetimler ve hükümetin askeriye, okul, hastane gibi yerler için alınıp üreticiye destek olması lazım bence bu konuda bir kampanya başlatılmalı. Okul süt projesiyle sütte rahatlama sağlandı ise narenciye sektörünün de C vitamin deposu. Soğuk havalarda en çok ihtiyaç duyulan vitamin. Bu şekilde ele alınarak üreticinin mağduriyeti giderilmeli. 10 yıldır narenciye fiyatları 30-35 Kuruş. Girdi fiyatları yüksek. Üretici üzüntülü. Zaten narenciyenin maliyeti 37 kuruş, şu anda toptan 35 kuruşa satılmıyor." şeklinde konuştu.

Kategori Tarım

KIRAÇ ARAZİ İLE VOLEYİ BAKIN NASIL VURDU

Kategori Toprak

İNCİR ÜRETİCİLERİNE DESTEK

İNCİR ÜRETİCİLERİNE DESTEK

Kategori Etkinlikler

AYDIN' IN SÜT PROJESİ KABUL EDİLDİ

AYDIN' IN SÜT PROJESİ KABUL EDİLDİ

Bu hırsızlık organize suç olmalı tek başına işlenemiyor !

Geçtiğimiz yıllarda, Güzelçamlı ve Kalamaki Bölgesi’ne Türk arılarının girişinin yasaklanması olayı nedeniyle Yunan arılarına karşı hukuk mücadelesi veren Aydın İli Arı Yetiştiricileri Birliği, şimdi de hırsızlara karşı hukuk mücadelesi vermeye başladı.

Türkiye’nin en önemli arı kışlak bölgesi arasında yer alan Aydın’da artan arı kolonisi, bal ve kovan hırsızlığı olaylarının arıcıyı ciddi oranda rahatsız ettiğini belirten Birlik Başkanı Zeki Altın, bu tür hırsızlıkların organize suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 

Bu konuda Aydın İli Arı Yetiştiricileri Birliği olarak çalışma başlattıklarını kaydeden Birlik Başkanı Zeki Altın, “İlimiz ılıman iklimi, bitki örtüsü ve yılın her mevsimi arıların çalışması nedeniyle arı ve bal üretimi bakımından çok önemli bir merkez konumunda. Ancak, hırsızlık olayları bakımından da ciddi oranda risk oluşmaya başladı. Arılar doğada bırakılmak zorunda olan hayvanlar. Yani hem tabiatın dengesinin korunması hem de arının bal yapabilmesi için arı kovanlarının doğada açık alanda bırakılması gerekiyor. Son günlerde ise üreticimizin arı kolonileri çalınmaya başladı. Son olarak Aydın Söke ilçemiz sınırlarında kışlamakta olan bir arıcımızın kovanları Muğla iline bağlı Milas-Yatağan arasında bulundu. Organize olmuş bir ekip bu kovanların arısını başka kovanlara naklederken görüldü ve konu güvenlik güçleri tarafından el konulup yargıya taşındı. Bir kişinin bir kamyon arılı kovanı tek başına bulunduğu bir bölgeden başka bir bölgeye naklederek burada arıları başka bir kovana aktarması kesinlikle tek başına yapılabilecek bir iş değil. Bu hırsızlığın yapılabilmesi için en az birkaç kişi ve organize olunması şart.

Bu nedenle arı hırsızlığının organize suçlar kısmına alınmasını talep ediyoruz. Bu kapsamda arı, bal ve kovan hırsızlıklarının organize suç kapsamına alınması ve bu yönde değerlendirilmesi için başta TBMM ve Yargıdan destek bekliyoruz” dedi. 

BAL ÜRETİMİNE DARBE  

 

 

 

ORGANİK TARIMDA BÜYÜME

Günümüzde gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, dünyadaki birçok ülkede çevreye duyarlılık ve organik ürünlere olan talep giderek artıyor.

Bu kapsamda ön plana çıkan organik tarım, neredeyse dünyadaki tüm ülkelerde uygulanırken üretim alanı ve üretici sayısı da giderek artış gösteriyor. Geçmişten günümüze katlanarak büyüyen organik tarım T.C. Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı2013 yılı verilerine göre; ülkemizde 769.014 hektar alanda, 1.620.466 ton organik ürün üretimi gerçekleştirilmektedir.

İnsanların uzun ve zinde yaşamak adına sağlıklı ve güvenli ürünlere olan ilgisi 1970'ler den bu yana oldukça büyüme göstermiş durumda. Araştırmalara baktığımızdaTürkiye'de başlangıçta 8 tarımsal ürün organik olarak üretilirken, 1999 yılında bu rakam 92'ye, günümüzde ise 213'e ulaşıyor. Ancak, tüketici talepleri doğrultusunda işlenmiş organik ürün sayısı hızla artmakta ve bu rakamın 300'ün üzerinde ürün kalemi civarında olduğu tahmin ediliyor.

Tureks Fuarcılık tüm bunları göz önünde bulundurarak 6 yıldır verimli iş anlaşmalarına ortam yaratarak, sağlık sektörüne ekonomik açıdan da destek sağlıyor. Aynı zamanda sektörünün uluslararası planlanan ilk ve tek fuarı olma özelliğine sahip Exponatura'15 başarılı iş birlikleri yapmak adına, Türkiye, Avrupa Birliği ve Ortadoğu başta olmak üzere birçok ülkeden sektör profesyonelleri, iş adamları, perakende, toptancı, distribütör ve temsilcilikleri "Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarında 6. kez bir araya getiriyor.

Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO)Genel Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Atila Ertem: "Ülkemizde organik tarım, 1984-85 sezonunda geleneksel ihraç ürünlerimizden kuru üzüm ve kuru incir ihracatı ile başlamış ve daha sonraki yıllarda hızla gelişme göstererek 2013 yılı verilerine göre hammadde bazında 213 ürüne ulaşmıştır. Ürün sayısı, bu hammaddelerden elde edilen işlenmiş ürünlerle birlikte düzenli bir artış göstermektedir. Başlangıçta organik tarımın gelişmesine yardımcı olan kuru ve kurutulmuş meyveler ile organik pamuk pazarında Türkiye halen lider ülkeler arasında yer almaktadır. Son yıllarda destek politikaları ve sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla iç pazarda Ekolojik ürünlere olan ilgi de artış göstermektedir. Bu anlamlı artışa organik semt pazarları önemli bir katkı sağlamıştır. Günümüzde iç piyasadaki organik ürün tüketim değerinin 100 milyon TL civarında olduğu gözlenmektedir.

İllerdeki organik üretim istatistiklerine bakıldığında 2.775 üreticiyle Aydın ilk sırada yer almaktadır. Sonrasında ise 1.085 üreticiyle Manisa ve 947 üreticiyle İzmir gelmektedir. Üretim alanı olarak ele alındığında 14.345,22 hektar alanla en büyük organik üretim alanı Aydın'da bulunmaktadır. Şanlıurfa 10.045,44 hektar, İzmir 7.127,25 hektar organik üretim alanıyla Aydın'dan sonra en büyük alana sahip iki şehrimizdir.

İhracatımızın yapıldığı ülke sayısı ise 32 olup, Ab ülkeleri en önemli ihraç pazarlarımızı oluşturmaktadır. Ab ülkeleri dışında, Kuzey Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada ve Japonya da ülkemiz için çok önemli pazarlardır. Türkiye'de organik ürün ihracat değerlerinin 2014 yılı ETO verilerine göre 350-400 milyon USD civarında olduğu belirtilmektedir. Sağlık sektöründe organik ürün hizmetlerinin daha etkin tanıtılması, sağlıklı bitkisel kürlerin önde gelen kişi ve kurumların bir araya getirilmesi amacıyla, Tureks Fuarcılık organizasyonu ile 6.Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarı, 8 -11 Ocak 2015 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy'de misafirlerini ağırlayacak" açıklamasında bulundu.

 

 

Kategori Organik Tarım

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde pek çok yan ürün elde edilmesine rağmen Türkiye’de çöpe atılan peynir altı suyunun ekonomiye kazandırılması için önemli bir adım atıldı. Aydınlı koyun ve keçi yetiştiricilerinin Türk ve yabancı ortaklarıyla hazırladığı proje AB tarafından desteklenecek ilk 10 yatırım arasına girdi.
Aydın İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından hazırlanan “Süt- Peynir Sektöründe Atık Yönetimi, Üretim ve Yönetim Süreçlerinin İyileştirilmesi” başlıklı eğitim projesi, Avrupa Birliği Mesleki Eğitimde Stratejik ortaklıklar kapsamında Türkiye genelinde verilen 250 proje içerisinde kabul edilen 25 proje arasında ilk 10 içerisine girmeyi başardı. 258 bin Euro bütçe ile desteklenen proje Aydın İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği koordinatörlüğü veÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) yürütücülüğünde, Balıkesir Üniversitesi, İtalya,Yunanistan, Polonya ve Macaristan’dan ortaklarıyla 2 yıl sürdürülecek.
TÜRKİYE’DE 360 BİN TON PEYNİR ALTI SUYU ÇÖPE ATILIYOR
Bir çok AB ülkesinde Hollanda başta olmak üzere İtalya, Fransa gibi ülkelerde peynir altı suyunun kurutularak değerlendirilip ekonomiye kazandırıldığını belirten Birlik Başkan Halit Kahraman, “Süt sanayinden kaynaklanan atık suyun en önemli kirletici kaynağı, peynir üretimi sonucu oluşan ve doğa için kirleticilik özellikleri yüksek olan peynir altı suları oluşturmaktadır. Peynir üreten işletmelerde 100 kilogram sütün, yaklaşık 90 kilogramını peynir altı suyu olarak oluşmaktadır. Ülkemizde yılda yaklaşık 40 bin ton civarında peynir üretiminin bulunduğu göz önüne alınırsa 360 bin ton peynir altı suyu oluşmaktadır. Bu durumda hem önemli ölçüde besin israfına, hem de arıtılmadan doğaya salınan bu atık sıvıların çevre kirliliğine neden olduğunu üreticilerimizin bilmesi, öğrenmesi, yeni teknoloji ve bilgi üretimleriyle değerlendirmesi gereklidir” dedi.
PEYNİR ALTI SUYU BİRÇOK SEKTÖRDE KULLANILIYOR
Türkiye’de sütçülükle uğraşan işletmelerin genellikle çok düşük kapasiteli olması nedeniyle pek çok yan ürünün üretilemediğini kaydeden Kahraman, “Özellikle peynir işletmelerinde, peynir altı suyundan lor, laktoz, albumin ve kurutulmuş peynir suyu gibi yan ürünler elde edilir. Püskürtme yöntemi ile kurutulmuş peynir suyu ve laktoz insan tüketimi için uygun bir besindir. Peynir suyundaki yüksek süt şekeri içeriği dolayısıyla bazı tesisiler bu şekerin bir kısmını kristalize laktoz olarak elde ederler, daha sonra temizlenerek ilaç ve şekerleme endüstrisinde kullanılır. Büyük kapasiteli İşletmelerde peynir suyunun değerlendirilmesi yoluna gidilmektedir. Ancak, peynir üretimimizin büyük bir çoğunluğunun yapıldığı mandıralarda böyle bir değerlendirme yapılamamaktadır, bu nedenle bu proje kapsamında, özellikle küçük işletmelerin peynir altı suyunu değerlendirerek ekonomilerine katkı sağlamalarının yanı sıra, doğaya duyarlı davranmaları için bir farkındalık oluşturulacak ve batı toplumlarından iyi uygulama örnekleriyle küçük işletmelerde bir motivasyon hedeflenecektir” şeklinde konuştu.
Hızla büyüyen Türkiye ekonomisinin peynir altı suyunun değerlendirilmesi için gereken yatırımları desteklemesi gerektiğini savunan Kahraman, yakın gelecekte sektördeki küçük işletme sahiplerinin birleşerek bu önemli kaynağın heba olmasını engellemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kategori Gıda
Sayfa 1 / 2

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014