ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

“ Mustafa Kalaycı: “Bu rakamlar, memurun, emeklinin, asgari ücretlinin satın alma gücünün nasıl eridiğini açıkça göstermiyor mu? Memurun makarnasını, asgari ücretlinin kuru fasulyesini kim azalttı? Maliye Bakanı 2002 takıntısını bıraksın da söylesin, son iki yılda memurun 83 kilo, asgari ücretlinin 24 kilo ekmeğini kim aldı, kim yürüttü?” „

 

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, 2015 Bütçe Tasarısının 4. maddesi üzerine TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada aşağıdaki konuları gündeme getirdi.
 
Maliye Bakanının bu yıl ve geçen yılki konuşma kitapçıklarında yer verdiği tablolara baktım. Bakın, bir memurun satın alabildiği ürün miktarları son bir yıl içinde ne olmuş? Tabloda örnek verilen 21 temel ürünün 16'sında önemli miktarda azalma görünmektedir. 
 
En düşük aylık alan bir memurun satın alabildiği ekmek 650 kilodan 603 kiloya, makarna 798 kilodan 712 kiloya, dana eti 73 kilodan 67 kiloya, süt 765 litreden 728 litreye inmiş. 
 
Asgari ücretlinin alabildiği ekmek 277 kilodan, 265 kiloya, çay 57 kilodan 50 kiloya, kuru fasulye 112 kilodan 106 kiloya, mercimek 323 kilodan 173 kiloya inmiş. 
 
Sayın Bakanın önceki yıl bütçe konuşmasına da baktım. Durum yine vahim; 21 üründen 15'inde epeyce azalma olmuş. 
 
Bir memurun iki yıl öncesine göre bugün satın alabildiği ekmek 83 kilo, pirinç 108 kilo, dana eti 5 kilo, süt 23 litre azalmış. Asgari ücretlinin satın alabildiği ekmek 24 kilo, pirinç 40 kilo, kuru fasulye 36 kilo, çay 4 kilo azalmış. 
 
Bu rakamlar, memurun, emeklinin, asgari ücretlinin satın alma gücünün nasıl eridiğini açıkça göstermiyor mu? Memurun makarnasını, asgari ücretlinin kuru fasulyesini kim azalttı? 
 
Maliye Bakanı 2002 takıntısını bıraksın da söylesin, son iki yılda memurun 83 kilo, asgari ücretlinin 24 kilo ekmeğini kim aldı, kim yürüttü? 
 
Orta direk yeniden canlandırılmalıdır
 
Merkez Bankası verilerine göre aileler 2002 yılında her 100 liralık gelirinin sadece 5 lirasını borca ayırırken, bu rakam 2013 yılı itibarıyla 55 lirayı aşmıştır. Asgari ücretli, memur ve emeklilerin aldığı aylıkların yarıdan fazlasının borç ödemeye gittiği ortadadır.
 
AKP'nin on iki yıllık icraatı ülkemizde orta sınıfı bitirmiştir. Orta direk göçmüştür. 11 milyona varan emekli, dul ve yetim, 5 milyon asgari ücretli, 3 milyon kamu çalışanı açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkûm edilmiştir. 
 
Hükûmet artık insafa gelmelidir. Çalışanlara ve emeklilere zulüm yapmayı bırakmalıdır. Orta direk yeniden canlandırılmalıdır. Asgari ücret insanlık onuruna yaraşır düzeye çıkarılmalı, kamu çalışanları ile emekli, dul ve yetimlerin aylıkları iyileştirilmeli ve kayıplarının telafisi için iyileştirme zammı ödenmelidir. 
 
Dönüşüm programları 12 yılın heba edildiğinin itirafıdır
 
Sayın Başbakan dün Ekonomide Dönüşüm Programı'nın ikinci paketini açıklamıştır. Günü kurtarmak için açıklanan bu paketler on iki yılın heba edildiğinin de itirafı niteliğindedir. Üretimde verimliliğin artırılması, ithalata olan bağımlılığın azaltılması, yurt içi tasarrufların artırılması ve israfın azaltılması gibi programların hiçbir inandırıcılığı yoktur.
 
Zira üretimdeki verimsizlik, ithalata olan bağımlılık kimin eseridir? Tasarrufların cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine inmesi kimin politikalarının ürünüdür? 
 
AKP döneminde tasarrufların seviyesi dibe vurmuştur. Yurt içi tasarrufların millî gelire oranı 2002'de yüzde 18,6 iken 2013'te yüzde 13,4'e kadar inmiştir. Özel kesimde bu oran yüzde 23,4'ten 9,9'a kadar düşmüştür. Hanehalkı tasarrufu ise sadece yüzde 7 düzeyindedir. 
 
Gösteriş ve şatafat içinde yüzenlerin millete tasarruf çağrısı yüzsüzlük değilse nedir?
 
TÜİK araştırmalarına göre, yarısı maddi yoksunluk içinde kıvranan milletin yüzde 40'ı akan çatısını onaramaz, yüzde 76'sı yıpranmış mobilyalarını yenileyemez durumda iken milletin parasıyla 1 katrilyon 370 trilyon liraya 1.150 odalı kaçak saray yaptıran, 420 trilyon liraya yeni makam uçağı alan, trilyonluk makam arabalarıyla şaşaa, gösteriş ve şatafat içinde yüzen bir zihniyetin millete genel tasarruf çağrısı yapması tutarsızlık ve yüzsüzlük değilse nedir? 
 
Buraya gelen Sayın Başbakan, bakanlar ve AKP sözcüleri dolar cinsinden verdikleri rakamlarla, ülkemizde yoksulluğun azaltıldığını, millî gelirin 3 misli artırıldığını anlatmış, ama esasen martaval okumuştur. Birilerinin para cüzdanları, çelik kasaları, ayakkabı kutuları, bir türlü sıfırlanamayan villaları yüzlerce milyonluk dolarlarla, avrolarla dolu olabilir ama milletin kahir ekseriyeti gırtlağına kadar borçlu olup meteliğe kurşun atmaktadır. 
 
Kendi yalanlarını kendi araştırmaları ortaya koyuyor
 
Aile Bakanlığı'nın 2013 yılında açıkladığı, 10 bin 578 hanede yapılan Türkiye'de Aile Yapısı Araştırması ailelerin içler acısı hâlini de ortaya koymuştur. Ülkemizde 2011 itibarıyla hanelerin yüzde 72'sinin ayda 1.200 lira ve altında gelirle hayatta kalmaya çalıştığı, 2.500 liranın üzerinde geliri olanların sadece yüzde 6,6 olduğu gözler önüne serilmiştir. AKP iktidarı kendi araştırmasıyla kendi yalanını ortaya koymuştur. 
 
Bugün geliri asgari ücretin üçte 1'inin altında olduğu için sağlık primleri devlet tarafından ödenen kişi sayısı 9 milyon 200 bini aşmıştır. İşsizlik kronik hâle gelmiştir. Resmî işsizlik oranı yüzde 10,5'e çıkmış olup, iş aramayan işsizlerle birlikte gerçek işsizlik oranı yüzde 17,5'i, işsiz sayısı da 5,5 milyonu aşmıştır. AK torpili, VIP torpili olmayan gençlerimiz iş bulamadığından bunalıma girmektedir. 
 
Bu Devran Artık Böyle Gitmez
 
Varsayalım ki bu beylerin rüyaları gerçek olur da bu zadegân iktidarda kalırsa; 
·  Kredi borcu yüzünden icra gelmeyen hiçbir evin kalmadığını duyacağız, 
·  Her 2 kişiden 1'inin işsiz olduğuna şahit olacağız, kahvehanelerde yaşlılara yer kalmadığını çünkü üniversiteli işsizlerle dolu olduğunu göreceğiz, 
·  Her bir gence 10 polis gözetiminde üniversite sınavlarının yapıldığına şahit olacağız, 
·  Zenginlerin evleri önünde dilenen yoksullara polisin biber gazı sıktığını okuyacağız, 
·  AVM'lerin önünde bakkalların, kasapların, manavların, terzilerin dilencilik yaptıklarını göreceğiz, 
·  Boşanma oranlarının evlenme oranlarının üstüne geçtiğini duyacağız, 
·  Köylerde üç beş yaşlıdan başka kimsenin kalmadığını göreceğiz, 
·  Elimizde kalan fabrikalarımızın isminin de gâvurca olduğuna şahit olacağız, 
·  Başbakan'ın Uganda Cumhurbaşkanına "One minute" dediğini duyacağız, 
·  BOP sayesinde komşu ülkelerimizin sayısının 2 katına çıktığını göreceğiz, 
·  Başbakanın çocukluk arkadaşı, mahalleden arkadaşı, askerlik arkadaşı, belediyeden arkadaşı ve şoförlerinden başka hiç kimsenin milletvekili olamadığını göreceğiz. 
 
Bu devran böyle gitmez. 
 
Bu sözler, AKP zihniyetine "Harun gibi geldiler, Karun gibi oldular." diyen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un 2011 yılındaki bir konuşmasından alınmıştır. Yaşanan gelişmeler Sayın Kurtulmuş'un öngörülerini maalesef doğrulamaktadır. 
 
Evet, bu devran artık böyle gitmez, AKP'nin sonu gelmiştir, kaçınılmaz son yakındır, bu da milletimizin ve memleketimizin hayrınadır. 

Kategori Siyaset

Türkiye'nin genç nüfus artışının desteklenmesi amacıyla çalışmasa da doğum yapan anneye doğum yardımı verilmesine, doğum yapan kadınların çalışma saatlerini azaltmasına, işverenlerin istihdamda geçici iş ilişkisi kurmasına, özel istihdam bürolarının genç ve kadın istihdamında rol üstlenmesini öngören "Aile Paketi" tasarısı TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na göre Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın izniyle faaliyet gösteren özel kreş ve gündüz bakımevleri de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kurumlarda olduğu gibi 5 vergilendirme dönemi gelir vergisinden istisna tutulacak.

Doğum yapan memura ve eşine istekleri üzerine 24 aya kadar kullandırılan aylıksız izin süresi kademe ve derece intibakında değerlendirilecek. 

Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda, doğumdan analık izninin başladığı tarihe kadarki süre doğum sonrası analık iznine eklenecek. Böylece normalden 10 hafta önce gerçekleşen bir doğumda mevcut düzenlemeye göre doğum sonrası izne 8 hafta ilave edilirken, 8 haftadan daha önce gerçekleşen doğumlarda, aradaki süre 8 haftaya ek olarak doğum sonrası izne eklenecek. 

Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlarla memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi halinde, memur olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta izin verilecek. Bu izin, evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanacak.

Analık izni biten kadın memur, süt izni verilmeksizin ve çocuğun hayatta olması kaydıyla isteği halinde birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı ay süreyle günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilecek. Çoğul doğumlarda bu sürelere birer ay ilave edilecek. Çocuğun engelli doğması halinde her durumda bu süre 12 ay olarak uygulanacak. 

Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen memur da isteği üzerine çocuğun fiilen teslim edildiği tarihten itibaren bu haktan yararlanacak. Memurun çalışacağı süreler ilgili kurum tarafından belirlenecek. Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlarla memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi halinde memur olan eşe, çocuğun fiilen teslim edildiği tarihten itibaren, istekleri üzerine 24 aya kadar aylıksız izin verilecek.

Çocuğu olan memur anne ve baba, çocuk mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden aybaşına kadar normal çalışma süresinin yarısı kadar çalışma talep edebilecek. Yarım zamanlı çalışmaya başlayan memur, aynı çocuk için bir daha bu haktan yararlanmamak kaydıyla izleyen aybaşından geçerli olmak üzere normal zamanlı çalışmaya dönebilecek. Bu kapsamdaki memurlara, fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere mali haklarla sosyal yardımlarına ilişkin her ödeme unsurunun yarısı esas alınarak ödeme yapılacak. Derece yükselmesiyle kademe ilerlemesi, belli görevlere atanma veya terfi süreleri yarım olarak dikkate alınacak.

Bu haktan aynı tarihler esas alınarak belirlenecek dönem itibarıyla evlat edinenler de talepleri halinde yararlanacak.

Bu hakkın amacı dışında kullanıldığının tespit edilmesi halinde yarım zamanlı çalışma sona erdirilecek.

Yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanamayacak memurları hizmet sınıfı, kadro unvanı, kurum veya teşkilat bazında birlikte veya ayrı ayrı olarak Maliye Bakanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu belirleyecek.

Düzenleme yürürlüğe girdiğinde doğum sebebiyle aylıksız izinde olan memurlar, tasarıda öngörülen izin sürelerinden yararlanabilecek. 

Tasarıdaki ücretli ve ücretsiz yarı zamanlı çalışma haklarına ilişkin hükümler ise yürürlükten sonra gerçekleşen doğum, erken doğum ve evlat edinme durumunda uygulanacak.

Kadın işçilerin durumu

Doğum sonrası yarım çalışma ödeneği ödemeleri ve prim giderleri, İşsizlik Sigortası Fonu'nun giderleri arasında olacak.

Doğum yapan kadın işçiye, ücretsiz izin süresi kadar doğum sonrası yarım çalışma ödeneği ödenecek. Yarım çalışma ödeneği, çalışılan aya ait aylık prim ve hizmet belgesinin ilişkin olduğu aydan sonraki ikinci ay içinde İşsizlik Sİgorta Fonu'ndan aylık olarak yapılacak. Doğum sonrası yarım çalışma ödeneğinin günlük miktarı, günlük asgari ücretin brüt tutarının yüzde 80'i kadar olacak.

Bu haktan yararlanılabilmesi için işçinin adına, doğum tarihinden önceki son üç yılda en az 600 gün işsizlik sigortası primi bildirilmiş olması, İş Kanunu'na göre haftada 45 saatlik çalışma süresinin yarısı kadar fiilen çalışılması ve doğum sonrası analık hali izninin bittiği tarihten itibaren 30 gün içinde doğum sonrası yarım çalışma belgesiyle başvuruda bulunulması gerekecek. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre doğum sonrası yarım çalışma ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülecek. Bu ödemeler damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak. 

Geçici işgöremezlik ödeneği almaya hak kazananlara, bu durumlarının devamı süresince doğum sonrası yarım çalışma ödeneği ödenmeyecek.

İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan yersiz ödemeler, yasal faiziyle birlikte işverenden tahsil edilecek.

Özel istihdam bürosunun faaliyetleri arasına "geçici iş ilişkisi kurma" yetkisi eklenecek. Geçici iş ilişkisi askerlik hizmeti, doğum, analık ve süt izni ile ücretsiz izin hallerinde izin süresince, ebeveynlere doğumdan sonra tanınan kısmi süreli çalışma süresince, mevsimlik tarım işlerinde ise en fazla altı ay için kurulabilecek.

Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı TBMM Başkanlığına sunuldu.

Tasarı ile 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a fıkra eklenerek özel halk otobüsü ve özel deniz araçları işletmecilerinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın ücretsiz taşıma düzenlemesinden dolayı ortaya çıkan mali kayıpları önlenecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten ilgili belediyeler aracılığıyla her ay gelir desteği ödemesi yapılacak. 

4857 Sayılı İş Kanunu'nun Geçici İş İlişkisine ilişkin maddesinden sonra eklenen madde ile Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi düzenleniyor. 

Buna göre özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi, Türkiye İş Kurumunca izin verilen özel istihdam bürosunun, işçisini geçici olarak bir başka işverene yazılı devri ile kurulacak. Geçici iş ilişkisi, askerlik hizmetinin ifası durumunda askerlik süresince, doğum, analık ve süt izni ile ücretsiz izin hallerinde izin süresince, ebeveynlere doğumdan sonra tanınan kısmi süreli çalışma süresince, mevsimlik tarım işlerinde ise en fazla altı ay için kurulabilir.

İşverenin, ücreti ödeme yükümlülüğü devam edecek. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden işveren ile birlikte sorumlu olacak. İşçi'nin sorumluluğu ise işyerine ve işe ilişkin olup kusuru ile sebep olduğu zarardan geçici iş ilişkisi kurulan işverene karşı olacak.  İşçinin geçici sözleşmesinden aksi anlaşılmıyorsa, işçinin diğer hak ve yükümlülüklerine ilişkin bu Kanundaki düzenlemeler geçici iş ilişkisi kurulan işverenle olan ilişkisine de uygulanacak. İşçiyi geçici olarak devralan işveren grev ve lokavt aşamasına gelen bir toplu iş uyuşmazlığının tarafı ise, işçi grev ve lokavtın uygulanması sırasında çalıştırılamayacak. Ancak, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun 39'uncu maddesi hükümleri saklı kalacak. İşveren, işçisini grev ve lokavt süresince kendi işyerinde çalıştırmak zorunda olacak. 

Kadın işçilerin esnek çalışma talebi

Tasarıyla, İş Kanunu'nun kadın işçilerin doğum ve süt iznini düzenleyen maddeye eklenen fıkra ile analık izni ve yarı zamanlı çalışma sonrasında mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden aybaşına kadar kısmi süreli çalışma talebi karşılanacak. Bu talep, geçerli fesih nedeni sayılamayacak.

Doğumda veya doğum sonrasında annenin ölümü halinde, doğum sonrası kullanılamayan süreler babaya kullandırılacak. Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya evlat edinene çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hali izni kullandırılacak. 

Çalışan kadınlara analık izninden sonra ilk çocuk için 60 gün, ikinci çocuk için 120 gün, üçüncü çocuk için 180 gün, engelli çocuk için ise 360 gün yarı zamanlı çalışma hakkı getirilecek. Çoğul doğum durumunda, bu sürelere otuzar gün eklenecek. Bu hak evlat edinme halinde de tanınacaktır.

İş Kanunu'nda yapılan düzenleme ile geçici iş ilişkisi ile ilgili hükümlere aykırılık halinde idari para cezası uygulanabilecek. 

4904 Sayılı Türk İş Kurumu Kanunu'na eklenen ifadeler ile özel istihdam bürosu "İş arayanların elverişli oldukları işlere yerleştirilmesine ve çeşitli işler için uygun işçiler bulunmasına aracılık yapmak ve/veya geçici iş ilişkisi kurma faaliyeti yürütmek üzere Kurum tarafından izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan büroları" şeklinde tanımlanacak. 

Özel istihdam bürosu faaliyeti yürütmek için başvuru yapacak gerçek ya da tüzel kişilere izin verilmesinin esasları da düzenleniyor.

Buna göre izin başvurusunda bulunanların Türk vatandaşı olmaları, yabancı ise Türkiye'de çalışabileceğine dair geçerli çalışma izni belgesine sahip olmaları gerekecek. Aracılık faaliyetinin profesyonel olarak yapılmasını sağlamak amacıyla nitelikli uzman personel, aracılık faaliyeti için uygun bir işyeri ve teknik donanımın sağlanmış olması gerekli olacak. Büronun faaliyet alanı iş ve işçi bulmaya aracılık olacak. Bu faaliyet alanı dışında büro, işgücü piyasası, istihdam ve insan kaynakları ile mesleki eğitime yönelik olarak çalışmalar da yapabilecek.

Kurumdan izinsiz faaliyet yürütülemeyecek

İş ve işçi bulmaya aracılık faaliyetinin ve geçici iş ilişkisinin belirli bir sistem dahilinde yürütülmesini sağlamak, işçi/işveren hak ve menfaatlerini korumak ve denetlenebilir bir yapı oluşturmak için Kurumdan izin almaksızın bu faaliyetlerin yürütülmesi yasaklanacak. Ayrıca faaliyetin sadece büro şeklinde değil internet, radyo, televizyon, yazılı medya gibi başka herhangi bir yolla da olsa izinsiz yürütülmesi yasak olacak. İş ve işçi bulmaya aracılık faaliyetinin belirli bir düzen içerisinde işlemesini sağlamak için Kurumdan izin almayanlara ait reklam ve ilanların yayınlanmasına yasak getirilecek.

Özel istihdam büroları aracılığıyla yurtdışına işçi gönderilmesi halinde de yurtdışı hizmet akitlerinin Türkiye İş Kurumu tarafından onaylatılması zorunlu tutulacak. Geçici iş ilişkisi yetkisi verilecek özel istihdam bürosunun önceki faaliyetlerinin Kurumun istihdam ve meslek uzmanlarınca incelenmesi ve uygun görülmesi halinde Türkiye İş Kurumu tarafından yetki verilecek. Geçici iş ilişkisi kurma yetkisine ilişkin teminat miktarı düzenlenerek, kuruma başvurulan tarihte brüt asgari ücret tutarının 200 katına denk gelen miktarda teminat ödenecek.

Teminat kuruma gelir olarak kaydedilecek

Geçici iş ilişkisinin iptali hali caydırıcılık açısından yaptırıma bağlanarak bu durumda teminat Kuruma gelir olarak kaydedilecek. Ancak gelir kaydedilen teminattan, büronun geçici iş ilişkisinden doğan sosyal güvenlik primi borçları var ise bu borçlar ödenecek. Özel istihdam bürolarının faaliyetlerine ve geçici iş ilişkisine yönelik inceleme, kontrol, denetim ve teftişin, kurumlarının görev alanlarına giren konularla sınırlı olmak üzere; iş müfettişleri ve Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim ve kontrol ile görevli memurları tarafından yapılacak.

Özel istihdam bürosu ve geçici iş ilişkisi kurma yetkisi verilen büronun izin verildikten sonra belirlenmiş şartlardan herhangi birini taşımadığının anlaşılması halinde izni derhal iptal edilecek. Kişisel bilgilerin ve işverenlerin açık işlerine ait bilgilerin verilme amacı olan iş ve işçi bulma faaliyetinden başka bir amaçla kullanılması de müeyyideye bağlanacak.

Çalışma izni bulunmayan yabancı uyruklu kişiler hakkında aracılık faaliyeti yapılması hali iznin iptali gerekçesi olarak kabul edilecek. 

Büro ile geçici iş ilişkisi kurulan işveren arasında yazılı sözleşme yapılması zorunlu olacak. Sözleşmenin yazılı olarak yapılmaması halinde verilen yetki iptal edilecek. 

İşçinin alacakları teminattan ödenecek

Herhangi bir nedenle özel istihdam bürosunun kapanması halinde ise geçici işçi çalıştıran işverene bu durumun tebliğ edilmesi ile geçici iş ilişkisi sona erecek. İş ilişkisinin devam etmesi durumunda, geçici işçi çalıştıran işverenle işçi arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi kurulmuş olacak. Geçici işçinin iş ilişkisinden kaynaklanan alacakları, alınan teminattan kurumca öncelikli olarak ödenecek. 

Özel istihdam bürosu, özel istihdam bürosu izni ile geçici iş ilişkisi yetkisi verilmemesi veya bu iznin ve yetkinin iptali kararlarına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Kuruma itiraz edebilecek. İtiraz, takibi durduracak ve altmış gün içinde sonuçlandırılacak. İtirazı reddedilenler 15 gün içerisinde yetkili iş mahkemesinde dava açabilecek. İtiraz yoluna başvurulmuş olması ilgililerin yargı yoluna başvurma haklarım ortadan kaldırmayacak.  

EVİNDE İŞYERİNDE WİFİ OLANLAR OKUSUN

 

 

Kategori Siyaset

TBMM İçişleri Alt Komisyonu, yaklaşık 2 haftalık çalışmasının ardından, kamuoyunda 'iç güvenlik paketi' olarak bilinen 43 maddelik tasarıyı önemli değişikliklerle kabul etti.

Buna göre, tasarının adı, "Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" oldu.

Vatandaşa aracının aranmasında, arama gerekçesini gösteren belge verilecek.

Polis, "kendisinin ve başkasının can güvenliğini tehlikeye düşürenleri yakalar ve gerekli kanuni işlemleri yapar" cümlesindeki "kendisi" ifadesi tasarıdan çıkarıldı. Böylece, "kişinin kendine zarar verme" şüphesi, gözaltı sebebi olmaktan çıkarıldı.

Polis sadece, "müşteki, mağdur ve tanıkların istemesi halinde" evde veya işyerinde ifadelerini alabilecek.

Tasarıyla, okul, yurt, hastane veya ibadethanelerde uyuşturucu bulundurmaya ilişkin cezaları düzenleyen TCK'daki düzenlemenin kapsamı genişletildi; "kışlalar ve askeri tesisler" de bu kapsama alındı.

Buna göre, okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislerle bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel ve işaretlerle belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafe içindeki açık yerlerde uyuşturucu bulunduran, kullanan ve satın alanların cezaları yarı oranında artırılacak. Böylece, 200 metrede uyuşturucu kullanan veya bulunduranlara 7,5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Kaçakçılık suçları da "mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri tarafından 24 saate kadar gözaltına alınma kararı verilebilecek" suçlar arasına alındı.

Emir verme yetkisi kaymakamdan alındı

Tasarıyla, valiler gibi kaymakamlara da tanınan, "Kolluk amir ve memurlarına suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması için gereken acele tedbirlerin alınması hususunda doğrudan emirler verme" yetkisi, kaymakamlardan alındı.

Şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylara yönelik olarak ilde vali, olayların birden çok ili kapsaması durumunda İçişleri Bakanı tarafından bu durumun tespiti üzerine alınan ve usulüne göre tebliğ olunan karar ve tedbirlere aykırı davrananlar, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Tasarının mevcut düzenlemesinde, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması durumu ilde vali, birden çok ili kapsıyorsa da İçişleri Bakanı'nca tespit ediliyordu.

Araç kiralama şirketlerinin sistemlerinde yer alan ka­yıt­ları, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi TCK'nın ilgili hükümlerine göre cezalandırılacak. Tasarının mevcut düzenlemesinde ceza öngörülmüyor, sadece "kayıtlar amacı dışında kullanılamaz" deniliyordu.

Araç kiralama şirketlerinin sorumlu işletmecileri ve yöneticileri, verilen idari para cezalarını tebliğinden itibaren bir ay içerisinde ödeyecek.

Meslekte fiilen iki yılını dolduran ve 45 yaşından gün almamış lisans mezunu polis memurları ile başpolis memurları ve kıdemli başpolis memurları arasında yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olanlardan, Polis Akademisi Başkanlığı'nca düzenlenecek ilk derece amirlik eğitimini başarıyla bitirenler Komiser Yardımcılığı rütbesine atanacak.

Emniyet müdürü ve amirlerine verilecek emekli aylığı ve kadrosuzluk tazminatının toplamı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde emsalinin kadrosuna bağlı olarak, mali haklar kapsamında yapılan toplam ödemeyi geçemeyecek. Bu tazminat, vergiye tabi olmayacak, yaş haddinden önce ölenlerin varislerine intikal etmeyecek. Kadrosuzluk tazminatı, SGK Başkanlığı'nca üçer aylık devreler halinde faturası karşılığında Hazine'den tahsil edilecek.

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi kuruluyor

Taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü ve Müdür Yardımcılığı için, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne 4 kadro ihdas edilecek.

Yetkili disiplin kurullarınca meslekten veya memurluktan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan emniyet teşkilatı mensupları; Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun kararı ve Bakanın onayıyla emekliye sevk edilecek. Bu suretle emekliye sevk edilenlerden emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamamış olanlara, istekleri halinde, herhangi bir kayıt ve şarta bağlı olmaksızın yaşlılık toptan ödemesi yapılacak.

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi, enstitü ve polis meslek yüksekokullarından mezun olup olmadığına bakılmaksızın, mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler, ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebebi hariç, başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, yükümlülük sürelerinin eksik kısmı ile orantılı olarak kendilerine yapılan öğretim masraflarını yasal faiziyle birlikte tazminat olarak ödeyecek. Mevcut düzenlemede, öğretim masraflarının dört katını tazminat olarak ödüyorlardı.

Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Polis Akademisi, Güvenlik Bilimleri Fakültesi, Güvenlik Bilimleri ve Adli Bilimler Enstitüsü, Polis Meslek Yüksek Okulu ile fakülte ve yüksekokullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerden; mezun olup olmadığına bakılmaksızın mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler, sağlık sebebi hariç başka herhangi bir sebeple ayrılanlardan borç miktarı tahakkuk ettirilmemiş olanlar, borç miktarı tahakkuk ettirilip henüz ödemesine başlamamış olanlar, ödemeleri devam edenler, borçları taksitlendirilmiş olanlar ile bu konuda açılmış davaları sonuçlanmamış, davaları sonuçlanmış veya kesin hükme bağlanmış olanlar da altı ay içerisinde ayrıldıkları veya mezun oldukları eğitim kurumuna müracaat etmeleri halinde, kendilerine yapılan öğretim masraflarını yasal faiziyle birlikte tazminat olarak ödeyecek.

Ödemesi devam edenlerden fazla ödeme yapmış olanlar ile bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödemesini tamamlamış olanlara geri ödeme yapılmayacak.

Vali, 1/10'a kadar aylıktan kesme cezası verebilecek

Vali, general ve amiraller hariç olmak üzere; Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin askeri görevleri haricindeki diğer görevlerini ilgilendiren disiplin suçları ortaya çıktığında, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri çerçevesinde uyarma, kınamanın yanısıra; 8 güne kadar hizmete kısmi süreli devam ve 1/10'a kadar aylıktan kesme cezası verebilecek.

Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre vatandaşlıktan ıskat edilenler, başvurmaları halinde, milli güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye'de ikamet etme şartı aranmaksızın Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabilecek.

Memurlardan; ön inceleme, disiplin soruşturması veya diğer idari soruşturmalarla teftiş ya da denetim sonucunda düzenlenen raporlara dayanarak karar verenler veya işlem tesis edenlerle, bu kararları ve işlemleri hazırlayan, öneride bulunan ya da teklif edenler de yaptıkları işlemlerden, yürüttükleri faaliyetlerden, düzenledikleri raporlar ile görüş yazılarında belirttikleri kanaatlerinden veya kanunla verilen yetkilere dayanarak aldıkları tedbirlerden dolayı ancak idare aleyhine tazminat davası açabilecek.

 

 

Kategori Siyaset

AVM TASARISI NİHAYET KANUNLAŞTI !

AVM'ler artık tedarikçilerden her istediği ücreti talep edemeyecek!

Kamuoyunda AVM tasarısı olarak bilinene Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Yasaya göre, perakende işletmeler, satışa konu ürünün talebini doğrudan etkileyen reklam, anons veya raf tahsisi gibi hizmetlerden dolayı üretici ya da tedarikçiden, sözleşmede türü ve oranı belirtilmedikçe prim ya da bedel talebinde bulunamayacak.

Alışveriş merkezlerine ilişkin düzenlemeleri de içeren yasa uyarınca, perakende işletmelerin açılış ve kapanışlara ilişkin işlemlerin yapılması ve bu işletmelere yönelik veri tabanının oluşturulması ile bilgi paylaşımının sağlanması amacıyla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde Perakende Bilgi Sistemi (PERBİS) kurulacak.

Perakende işletmeler, iş yeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye yetkili belediye veya il özel idareleri ile diğer idareleri kapsayan yetkili idarenin izniyle açılacak ve faaliyete geçecek. İzin, PERBİS üzerinden verilecek. İş yeri açma başvurusu uygun bulunmayanlara sonuç en geç 30 gün içinde gerekçeli olarak tebliğ edilecek.

Büyükşehirlerde, alışveriş merkezlerine yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı vermeye büyükşehir belediyeleri yetkili olacak. Alışveriş merkezi projesi için yapı ruhsatı verilirken, üst meslek kuruluşlarının görüşleri alınacak. Bu kuruluşlar görüşlerini 15 gün içinde bildirecek.

Büyük mağaza ve zincir mağazalar ile bayi işletme ve özel yetkili işletmeler, üretici ya da tedarikçiden mağaza açılışı ve tadilatı, ciro açığı, banka ve kredi kartı katılım bedeli gibi adlar altında ürün talebini doğrudan etkilemeyen bir prim ya da bedel talep edemeyecek. Perakende işletmeler, satışa konu ürünün talebini doğrudan etkileyen reklam, anons veya raf tahsisi gibi hizmetlerden dolayı üretici ya da tedarikçiden, sözleşmede türü ve oranı belirtilmedikçe prim ya da bedel talebinde bulunamayacak. Üreticiler ya da tedarikçiler ile perakende işletmeler arasındaki alım satım işlemlerinden kaynaklı ödemelerin, sözleşmede öngörülen tarihte yapılması esas olacak.

Üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulabilen hızlı tüketim mallarına ilişkin ödemelerin süresi, üretici veya tedarikçinin tarımsal ya da hayvansal ürün üreticisi ya da küçük veya orta ölçekli işletme olduğu durumlarda, teslim tarihinden itibaren 30 günü geçemeyecek.

Yurtiçinde üretilen ve gıda, içecek, temizlik, kişisel bakım ürünlerini gibi hızlı tüketim malı niteliği taşıyan mağaza markalı ürünlerin üzerinde ve ambalajında, perakendecinin ad, unvan veya markasının yanı sıra üreticinin ad, unvan ya da markasına yer verilecek.

Perakende işletmeler, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’daki esaslara uymak kaydıyla indirimli ya da promosyonlu satış kampanyaları düzenleyebilecek. Ancak kampanyanın süresi; iş yeri açılışı, devri, kapanışı, adres ya da faaliyet konusu değişikliğinde 3 ayı, tasfiye durumunda ise 6 ayı geçemeyecek. Başlangıç ve bitiş süresi belli olmayan indirimler yapılamayacak.

Mahalli idareler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile bunların ortağı olduğu şirketler ve diğer tüzel kişiler; perakende işletmelerin katılımıyla, yılın belli dönemlerinde alışveriş festivali düzenleyebilecek. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının  festivaller için ayıracakları  ödenek miktarı, bütçelerinin yüzde 5’ini geçemeyecek. Alışveriş festivalinin başlangıç ve bitiş tarihleri ile festivalin programı ve uygulama alanı önceden Bakanlığa bildirilecek.

Seri sonu, sezon sonu, ihraç fazlası, kusurlu ve benzeri malların, perakende işletmelerce, indirimli fiyattan ya da malların fabrika çıkış fiyatı üzerinden yıl boyunca satılması olarak tanımlanan sürekli indirimli satış yapan perakende işletmelerin ön cephesinde ve mağaza içerisinde kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde bu satış türünü gösterir ya da çağrıştırır ibarelere yer verilecek.

AVM’lerde satış alanının en az binde beşine tekabül eden alanın sosyal ve kültürel etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla ayrılması zorunlu olacak. Bu oranı bir katına kadar arttırmaya, yarısına kadar azaltmaya Bakanlık yetkili olacak. Acil tıbbi müdahale ünitesi, ibadet yeri, bebek bakım odası, çocuk oyun alanı gibi ortak kullanım alanları, engelliler ile yaşlı ve çocukların ihtiyaçtan dikkate alınarak oluşturulacak.

Alışveriş merkezlerinde, esnaf ve sanatkar işletmecilerine rayiç bedel üzerinden kiraya verilmek üzere, toplam satış alanının en az yüzde 5’i oranında yer ayrılacak. Bu yerler, esnaf ve sanatkar işletmecilerinden yeteri kadar talep olmaması ya da boşalan yerlerin duyuru tarihinden itibaren 10 gün içinde doldurulamaması halinde diğer talep sahiplerine de kiralanabilecek.

AVM’lerde geleneksel, kültürel ya da sanatsal değeri olan kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri icra edenlere kiraya verilmek üzere, toplam satış alanının en az binde 2’si oranında yer ayrılacak. Bu yerlerin kira bedeli, rayiç bedelinin dörtte birinden fazla olamayacak.

Hızlı tüketim mallarının satışının yapıldığı büyük mağaza ve zincir mağazalarda, satış alanlarının en az yüzde 1’ine tekabül edecek şekilde raf alanı, mağazanın bulunduğu ilde üretilmesi kaydıyla yöresel ürünlerin satışına ayrılacak.

Mesleğe, mevsime ve turizme özgü şartlar ve benzeri hususlar gözetilerek perakende  işletmelerin bir kısmının ya da tamamının çalışma saatleri, meslek kuruluşlarının müşterek teklifi üzerine yetkili idarenin görüşü alınarak vali tarafından belirlenebilecek. Esnaf ve sanatkar işletmelerinin çalışma saatlerinin belirlenmesinde, meslek kuruluşunca ilgili esnaf ve sanatkar odasının görüşü alınacak. Üst meslek kuruluşlarının müşterek teklifi üzerine, faaliyet kollarına göre perakende işletmelerin çalışma saatlerinin bölge ya da ülke düzeyinde belirlenmesinde Bakanlık yetkili olacak.

Perakende ticaretin yasanın amacına uygun olarak yapılmasının sağlanması amacıyla karşılıklı bilgi ve görüş alışverişinde bulunmak, sektöre yönelik politika oluşturulmasına katkı sağlamak, sorunları tespit etmek, alınacak önlemleri belirlemek ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında işbirliğini sağlamak üzere, Bakanlığın koordinatörlüğünde Perakendeciler Konseyi oluşturulacak.

Bir işletmenin zincir mağaza sayılması için en az beş şubesi bulunması şartı aranacak.

Bakanlık, yasanın uygulanmasında çıkan sorunlar ve şikayetlerle ilgili olarak perakende işletmeler nezdinde denetim yapmaya yetkili olacak. Yetkili idareler, yetki alanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla, perakende işletmeler nezdinde gerekli denetim ve uygulamaları yapmakla görevli ve yetkili olacak. Perakende işletmeler, yapılan denetimler sonucunda Bakanlıkça alınması istenen tedbirlere uymak zorunda olacak. Yasaya aykırı hareket eden işletmelere 2 bin lira ile 50 bin lira arasında ceza uygulanacak.

Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce perakende işletmelerin almış olduğu iş yeri açma ve çalışma ruhsatlar geçerliliğini koruyacak. Daha önce kurulmuş AVM’lerde zorunlu olan ortak kullanım alanları, yasanın Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde oluşturulacak.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, yurtiçi fuar, sergi ve panayırlara yönelik düzenlemeler yapabilecek, izin verebilecek.

Hafta Tatili Hakkında Kanun hükümleri, perakende işletmeler hakkında uygulanmayacak.

 

 

CHP Balıkesir Milletvekili ve Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Namık Havutça, öğretmenlere nöbet hizmeti karşılığında ücret ödenmesi için kanun teklifi verdi.

Kategori Eğitim

ÇİFTÇİNİN BORÇLARI VE FAİZİ İLE İLGİLİ KANUN TEKLİFİ MECLİSE VERİLDİ

Kategori Tarım

Tarım işçilerinin çocukları ev ve okul özlemi çekiyor

Kategori Tarım

ZEYTİNLİKLERDE TALAN TASARISI GÜNDEMDE !

Kategori Tarım

TBMM Mevsimlik Tarım İşçilerinin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, milletvekilliği seçimi dolayısıyla, çalışmalarını normal süreden önce bitirmeyi planlıyor.

GDO İÇİN KANUN TEKLİFİ

GDO İÇİN KANUN TEKLİFİ

Sayfa 1 / 3

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014