ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

ÇİFTÇİLERE DÜŞÜK FAİZLİ KREDİ UYGULAMASI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

 Hayvancılık Desteklemeleri Nasıl Uygulanacak, İşte Resmi Açıklaması

DÜZCE GTH İL MÜDÜRLÜĞÜ 2015 ARALIK AYI FAALİYETLERİ

Kategori Etkinlikler

TÜRKİYE Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, çiçek döneminde bitkilere atılan tarım ilaçların arıcılığı tehdit ettiğini söyledi.

Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği'nce ‘Arıcılığın sorunları ve markalaşma’ konulu çalıştay düzenlendi. Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Eğitim Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya, İl Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Necmi Çelik, Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, Atatürk Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ferhat Genç ve arı yetiştiricileri katıldı.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Türkiye’nin dünyada hem bal üretimi, hem de kovan sayısı yönünden Çin’den sonra ikinci sırada yer aldığını söyledi. Türkiye'de yılda 94 bin ton bal üretildiğini, 5.9 milyon aktif kovanı bulunduğunu ve 56 bin profesyonel arıcının yer aldığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“Türkiye’de arıcılık dünyada diğer ülkeler gibi tabana yayılmış durumda. Anadolu’nun, arılarının gen merkezi olması nedeniyle, hem bal veren bitkiler, hem de bal yapan arılar yönünden şu anda dünyanın en zengin ülkesiyiz. Bunun avantajlarını kullanıyoruz. Çin’in arazi büyüklüğüne baktığımız zaman Türkiye’nin 12 katı. Buna rağmen Çin’den sonra ikinci sıradayız. Türkiye arıcılığı olmazsa tarım olmaz. Dünya arıcılığına da yön veren bir yapıya geldik.”

KİŞİ BAŞINA 1 KİLO 100 GRAM BAL TÜKETİMİ

Türkiye’nin ihtiyacının üretilen bal ile karşılandığını vurgulayan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Şu anda Türkiye’nin kişi başına düşen bal tüketimi yılda 1 kilo 100 gram. Bu rakam Avrupa Birliği ortalamalarının üzerinde. Avrupa Birliği’nde yılda kişi başına bal tüketimi 800-900 gram. Bu anlamda Türkiye iyi. Avrupa’nın 8 milyon arısı, bizim 6 milyon arımız var."

Tarım ilaçlarının arıcılığı tehdit ettiğini hatırlatan Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ay çiçeğinde kullanılan sistematik tarım ilaçları, arıcılığı tehdit ediyor. Ayçiçek döneminde bitkilere atılan ilaçlar arıcılığı tehdit ediyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu konuda çok ciddi çalışmalar yaptı. Toz ilaç, havadan ilaçlama yasaklandı. Bunlar arıcılık, tarım hatta Türkiye’nin doğası için bir kazanımdır. Arı olmazsa doğada sürdürülebilir bir yapı olamaz. Çünkü bitkilerin bir çoğu arılarla dölleniyor."



Kategori Tarım

DAYKO BAKIN NE DİYOR?

Kırklareli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün web sayfasında  02.12.2014  tarihinde  yapılan duyuruda;

 İlçemiz Vize’ye bağlı Doğanca ve Pazarlı köyleri arasında, Ormanlık alanda Bir firma tarafından, Kil ocağı açılması planlandığı ve bununla ilgili olarak ta 11/12/2014 Tarihinde saat 14:30 da Doğanca köyünde halkı bilgilendirme toplantısı yapılacağı duyurulmuştur.

 

Yılda 1.000.000 ton üretim yapılıcağı dikkate alındığında, şartlar uygun olursa proje alanında yaklaşık 44 yıl üretim planlanıyor

Aylık Hafriyat Miktarı : 21.250 ton

Günlük Hafriyat Miktarı : 817,3 ton

Saatlik Hafriyat Miktarı : 102 ton

Hafriyat işlemleri çalışma süreleri : 8 ay/yıl, 26 gün/ay, 8 saat/gün

Toplam 85,89 Ha’lık ruhsat sahasının yaklaşık 31,8 ha’lık (318 DEKAR) kısmında ocak faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Faaliyet alanı; orman arazisi niteliği taşımaktadır.

 

Bulunduğumuz bölge  geçimini hayvansal üretim ve toprak tarımıyla Sağlamaktadır.  Kil ocağı  hayvancılığı olumsuz yönde tehdit   edecek olup, bölge insanı geçimde acze düşecektir..

Bölgede arıcılık  faaliyetleri sonucu kalitesi yüksek bal elde edilmeye başlanmıştır. Bölge halkının  ekonomik gücünü yükseltmek için arıcılık,  ilgili kurumlarca   teşvik edilmektedir.

Üstelik bölge arıcılıkta mutlak koruma altındadır. Trakya arısı 30/06/2010  Tarih  ve 29 sayılı olurları ile  Tarım Bakanlığı tarafından mutlak korumaya alınmış olup, Yıldız dağlarının tamamına yakınında TRAKYA ARISI  koruma kapsamındadır. Ancak Proje dosyasında Tarım bakanlığının koruma kararından söz edilmemektedir.

Istrancalar Avrupa’nın en önemli doğa alanlarından birisidir.   Trakya topraklarında ilk başkenttir. Vize İlçemiz cittaslow - sakin şehirdir.  Onlarca taş ocağı Vizenin kazandığı bu ünvanı tehdit ederken, yeni açılacak olanlar sakinliği yok edecektir.

Bölge yaban hayatı bakımından oldukça zengindir.  Proje alanı Sülün yerleştirme sahası olup kara avcılığına kapalıdır. Avlanmaya kapatılmış bir alanda, yüzlerce dekar alanda madencilik faaliyeti telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır.

AB’nin Bulgaristan-Türkiye Sınır ötesi İs birliği Programı kapsamında desteklenen, Çevre ve Orman Bakanlığı; Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü Koordinasyonunda yürütülen, Kırklareli İli’nin Karadeniz’e bakan kısmını oluşturan Yıldız Dağlarında  uygulanan “TR 06 02 16 Yıldız Dağlarında Biyolojik Çeşitliliğin  Korunması ve Sürdürülebilir Geliştirilmesi Projesi 2009 da tamamlanmış olup, sonucunda raporlar hazırlanmıştır.  Ancak Hazırlanan ÇED  proje dosyalarında  belirtilen kaynaklarda 2 yıl süren proje sonucunda hazırlanan kaynaklar  değerlendirme aşamasında bile göz önünde  bulundurulmamaktadır.

DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

Proje sahasına yaklaşık 3  km mesafede bulunan Çavuşköy göleti bölgesinde Kuş Gözlemciliği öngörülmüştür.

Proje sahası sülün yerleştirme bölgesi olup, avlanmaya yasak bölgedir.Proje alanı   orman alanı üzerinde olup, 3 dere ve bir göletin arasında yer almaktadır.

1/25 ve  1/100 bin ÇEVRE DÜZENİ PLANLARI

Danıştay 6, Dairesi 2013/9178 sayılı kararı ile iptal ettiği  1/100,000 ÇDP da, biriside  “bölgenin en hassas ve ciddi ölçüde zarar görmüş su ve toprak kaynaklarının korunması ve sağlıklaştırılması”  gerektiği hükmedilmiştir.

Proje Sürdürülebilirlik İlkesine aykırıdır..

Sürdürülebirlik Kavramı bölge açısından önerilen tüm fonksiyonların işlevsel bütünlük ve çevresel değerlerle uyum içerisinde geliştirilmesini amaçlamaktadır. Diğer bir  deyişle, ekolojik değerler ile kentleşmenin getirdiği fonksiyonel çeşitlenme arasında koruma kullanma dengesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Tarım ve orman alanlarının diğer kullanımlara açılmaması, bölge genelinde ekolojik değerlerin uzun vadede turizm, hizmet sektörleriyle desteklenmesi ve ekonomiye katkı sağlamaları “sürdürülebilirlik” bağlamında önerilen temel amaçlardır.

Bu ekosistemlerin korunması, halkın bu alanlardan bilimsel, eğitim, dinlenme ve yaşamsal olarak faydalanmalarının sağlanması amaçlanmaktadır

Orman alanları, bölgenin geleceğini güvence altına alabilmek için mutlak korunması gereken doğal değerlerdir. Planla, bölgede başta sanayi sektörünün artmasına paralel olarak artan kentleşme baskısı, orman alanlarının varlığının sürdürülebilmesi için en büyük tehlikelerden biridir.

Toplumsal ve çevresel sürdürülebilirliğin, orman ve tarım alanları ile su kaynaklarının korunarak sağlanması amaçlanmaktadır.

Kırklareli ilinin Kofçaz, Demirköy ve Vize ilçeleri agro eko turizm potansiyeline dayalı geliştirilmesi öngörülen alanlardır.

Kırklareli ilinde Vize ilçeleri arkeolojik turizminin destekleneceği alanlar olarak belirlenmiştir.

Demirköy ve Vize ilçelerinde spor, agro-eko ve doğa turizm alanları geliştirilecek ve İğneada- Kıyıköy beldeleri “eko-turizm” kenti olarak değerlendirilecektir. Bu planda sembol olarak gösterilen eko-turizm kentinde yer alacak fonksiyonlar ve sınırları alt ölçekli planlarda belirlenecektir.

2.18. 6831 sayılı Orman Kanunu ile tanımlanan, orman kadastrosuna göre orman özelliği gösteren alanlar ile kadastrosu henüz tamamlanmamış ancak amenajman planlarında orman vasfına sahip olduğu belirtilen alanlar ve ağaçlandırma sahaları, ilgili mevzuatları uyarınca korunacaktır.

2.31. Kırklareli Merkez, Kofçaz, Vize, Pınarhisar ve Demirköy ilçeleri köyleri ekolojik tarımın, bu ilçelerdeki ormana bitişik köyler ise orman içi tıbbi-aromatik bitki toplayıcılığı ve organik arıcılık faaliyetlerinin; Kırklareli Merkez İlçesi ve Demirköy  İlçesi köyleri organik hayvancılık ve ipekböcekçiliğinin; Ergene Nehri ve yan dereleri boyunca yer alan geleneksel tarım uygulamalarının yapıldığı sulu tarım alanları ise organik tarımın öncelikle geliştirileceği alanlardır.

i) İlin kuzeyinde orman varlığının yoğun olarak bulunduğu alanlarda (Merkez İlçe, Demirköy, Vize, Pınarhisar, Kofçaz ilçelerinde), noktasal olarak ve doğal dengeyi olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde, orman ürünlerinin işlenmesine yönelik kesme, biçme ve yapıştırma işlemleri içeren (entegre olmayan) tesisler ilgili kurum ve kuruluşların uygun görüşleri alınarak ilgili idaresince yapılabilir.

 h) İçme ve kullanma suyu kaynaklarının mutlak ve kısa mesafeli koruma kuşaklarında madencilik faaliyetlerine izin verilmez. Orta mesafelerde ise madencilik faaliyetleri için ilgili yönetmeliklerin hükümleri esas alınır.

Devletin, üniversitelerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının bölgemizde uygulamaya koyduğu plan, ulusal ve uluslararası projelerin hedefleri ve amaçları ile bu yatırımın olumsuz sonuçlarını ÇEVREYİ KORUMAKLA EN YETKİLİ VE EN SORUMLU OLAN KURUMLAR  AYRINTILI DEĞERLENDİRMEK VE ANAYASANIN 56. MADDESİ İLE ÇEVRE YASASININ 1.MADDESİ GEREĞİNİ YAPARAK BÖYLESİ OLUMSUZ BİR PROJEYE ONAY VE İZİN VERMEMELİDİR.

ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir Kararı verilmeden önce keza İnşaat veya  Faaliyet ruhsat ve izinleri verilmeden önce, Türkiye Cumhuriyeti devletinin imza koyduğu Anayasanın 90.maddesi gereğince tüm devlet kurumlarını bağlayıcı özelliği olan Uluslararası Çevre Sözleşmelerinin yanı sıra , Biyosfer Rezerv Alan raporları, Ergene Havzası Koruma Eylem Planı, Bölge Turizm Master Planı, Doğa Turizmi Master Planı ile Çevre Düzeni Planları bu yatırımın ortaya çıkaracağı olumsuz sonuçlar açısından ayrıntılı değerlendirilmeli ve bu yatırım projesine ilişkin tüm talepler reddedilmelidir.

Proje bölgesinde yaşayan Yurttaşlar olarak Doğanın korunması ve Hukukun uygulanması için sonuna kadar kararlılıkla mücadele vereceğiz.

                Gelecek nesillerin yaşam alanlarını, kimsenin yok etmeye hakkı yok. Gelecek nesiller bunu hak etmiyor.

 

                Yaşamı savunmaya devam edeceğiz

 

Göksal ÇİDEM

 

DAYKO KIRKLARELİ

Kategori Çevre

ANZER YAYLASINDA KOYUN OTLATMAK YASAKLANDI

Kategori Arıcılık

İŞTE BU BAL ANZER BALINA RAKİP OLACAK

İŞTE BU BAL ANZER BALINA RAKİP OLACAK

Kategori Arıcılık

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,

Kategori Tarım

DÜZCE GÖLYAKA’DA ARICILIK KONFERANSI

İlimiz arıcılığı geliştirmek amacıyla, Gölyaka İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü ve Gölyaka Bal Üreticileri Birliğinin ortaklaşa düzenlediği Arıcılık Kursu Belge Töreni ve Arı Hastalıkları Konferansı Gölyaka Belediyesi salonunda gerçekleştirildi.

Yapılan etkinliğe Gölyaka Kaymakamı Murat Şener, Düzce İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Harun Kabaoğlu, Bolu Orman Bölge Müdürü Yusuf Şahin, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı ÖZKIRIM, Gölyaka Bal Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Örenay, İl ve İlçe Müdürlüğü personelleri ile çok sayıda arıcı katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Arıcılar Birliği Başkanı Hasan Örenay, arıcılığın tarihsel geçmişinden bahsederek bölgede arıcılığın uzun yıllardır yapıldığını ve 2009 yılında Efteni Bal olarak markalaştıklarını ifade ederek 2014 yılı içerisinde uygulanan arı sütü projesi ve kovan altı polen tuzağı projeleri için İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teşekkür ederek benzer projeler konusunda önümüzdeki yıllarda destek beklediklerini ifade etti.

Düzce İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Harun Kabaoğlu yaptığı konuşmasında, Düzce genelinde 2014 yılında arıcılık konusunda vermiş oldukları desteklerden bahsettikten sonra, Gölyaka İlçesinde 67 işletmeye 5 Bin 924 arılı kovan için sadece 59 bin 240 TL destek verildiğini söyledi. Bal ürünleri tesisi kurmak isteyen için % 50 devlet destekli Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme programı kapsamındaki ekonomik yatırımların desteklenmesi kısmına yatırımcıların başvurulabileceğini ve ayrıca üreticilerimizden gelecek proje tekliflerine bundan önce verdikleri destek gibi bundan sonra da destek vermeye devam edeceklerini belirtti.

Bolu Orman Bölge Müdürü Yusuf Şahin yaptığı konuşmasında Gölyaka da daha önce yapılan Bal ormanı projesinin tamamlandığını, ikinci bir bal ormanının önümüzdeki yıl kurulacağı müjdesini verdi.

Gölyaka Kaymakamı Murat ŞENER konuşmasında arıcılık kursunu bitirerek belgelerini almaya hak kazanan 14 üreticimizi tebrik ederek, organizasyonda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti. Devlet olarak tüm imkânlarımız ile üreticilerimizin yanında olduklarını ve desteklerinin bundan sonra da artarak devam edeceğini belirtti. Konuşmasının ardından Gölyaka arıcılarına vermiş olduğu katkılardan dolayı Bolu Orman Bölge Müdürü Yusuf Şahin’e ve Konferansı verecek olan Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Özkırım’a teşekkür plaketlerini verdi ve ardından kursu başarıyla bitirenlere protokol tarafından sertifikaları verildi.

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Aslı Özkırım, Arı Hastalıkları ve Mücadele konulu sunumunu yaparak, akıcı anlatımıyla katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Özkırım, Türkiye'deki Arı Hastalıkları  ( Varroa, Yavru Çürüklüğü, Nosema, Virüsler )  hastalıkların tedavi şekilleri, arıların periyodik bakımları, ilaç kullanımı ve dozları konularında üreticilere bilimsel yaklaşım çerçevesinde çözüm yollarını anlattı. Arı hastalıklarıyla toplu mücadelenin gerekliliğine değinen Özkırım ‘’Bir bölgede her arıcının farklı ilacı kullanması en önemli sorunumuzdur. Hastalık etkenlerinin birçok ilacı tanıyıp direnç kazanmasına sebep oluruz. Sorunun temel çözümü ise toplu mücadeledir.‘’ dedi.

 

Konferansın sonunda katılımcılara bal ikram edildi.

Kategori Hayvancılık

Gümüş Madalyalı Bu Bal Kore'ye Altın Madalya için Gidiyor,

Kategori Gıda
Sayfa 1 / 5

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014