ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

Bakan Eker'in yüzüne söyledi salonda alkış koptu

'Mercimekçi Profesör'den Bakan Eker'e  söyledikleri:

Toprağa borcumuz var, bizi besleyen toprağı inşaatlara hediye etmeyelim

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı Tanıtım Toplantısı'na katıldı.   Televizyonun tek kanallı olduğu yıllarda ekranda mercimeğin faydalarını anlatan ve 'Mercimekçi' olarak bilinen 86 yaşındaki Prof. Dr. Ayşe Baysal, Bakan Mehdi Eker'e "Her şeyimizi topraktan alıyoruz ve bizim toprağa borcumuz var.  Bakan Bey siz de yardımcı olun tarım alanlarını, tarım topraklarını bizi besleyen toprağı inşaatlara hediye etmeyelim. İnşaatlar tarım toprağı olmayan yerlerde yapılsın" dedi.  Baysal'ın bu sözleri salonda büyük alkış aldı. 

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Ayşe Baysal, "Bu projeyi çok beğendim. Türkiye'de adım Mercimekçi' bilindiği için Türkiye'de ve sosyal medyada hala mercimek konuşuluyor. Mercimek ve Ayşe beraber. Tarım konusunda hükümetimizin yapacağı işlerde birini benim dikkatimi çekti.  Başbakan Davutoğlu, obezite ve diyabeti önlemek için çalışmalara yapacaklarını ve kampanyalar açılacağını söylediler. Bu beni 28 yıl öncesine götürdü. Baklagillerin en önemli özelliği glisemik indeksin düşük olması demek. Bu diyabetin önlenmesinde birinci derecede önemli" dedi.

 

"BİZİ BESLEYEN TOPRAĞI İNŞAATLARA HEDİYE ETMEYELİM"
Toplantı sonrası Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Prof. Dr. Ayşe Baysal'a elini öperek hediye verdi. Baysal, Bakan Eker'e "Herşeyimizi topraktan alıyoruz ve bizim toprağa borcumuz var. Bir şey önermek istiyorum. Bakan Bey siz de yardımcı olun tarım alanlarını, tarım topraklarını bizi besleyen toprağı inşaatlara hediye etmeyelim. İnşaatlar tarım toprağı olmayan yerlerde yapılsın. Her yere fabrika kurup örneğin o güzelim Bursa Ovası'nda şeftalileri daha fazla yok etmeyelim. Ürünlerin yetişmediği yerlerde inşaat yapalım. Yeşillikler bizim her şeyimiz. Havamızı temizleyen de o dur. Bunu Bakan Bey'den rica ediyorum" dedi. 

Prof. Dr. Ayşe Baysal'ın bu sözleri salondakiler tarafından alkışlandı. 
 
"HOCAMIN ASİSTANLARINA TERCÜMANLIK YAPMIŞTIM"

Bakan Mehdi Eker ise bir hatırasını anlattım. Bakan Eker, "Hocam buradayken sizinle bir hatıramı paylaşmak istiyorum. Heralde kader dedikleri şey bu. İlkokulu bitirdiğimi 1969 yılında hocamın yönettiği Türkiye'de bir beslenme araştırması nedeniyle asistanları ve öğrencileri Diyarbakır'a benim doğduğum Tepe Köyü'ne geldiler. 'İnsanlar nasıl besleniyor?' diye beni çağırdılar. Ben o ekiple birlikte araştırma çalışmasına katıldım. Onlara tercümanlık yaptım. Sonra gün geldi gıdanın da yer aldığı  konularla ilgili bakanlıkta görevim oldu. O zaman hocamın asistanları profesör olmuşlardı. Onlarla beraber beslenme ile ilgili toplantı yaptık. Bugün hocaların hocası Ayşe Baysal Hanım ile Türkiye'de baklagil üretiminin geliştirilmesi ve dünyaya tanıtılması yönünde bir toplantıya katıldık. Benim için büyük bir onur. Nereden nereye?" diye konuştu.

ATASU BARAJI ÇEVRESİNDE ORGANİK TARIMA GEÇİLİYOR

Kategori Tarım

ETTE UCUZLUK İÇİN TAM GAZ İTHALAT

ETTE UCUZLUK İÇİN TAM GAZ İTHALAT

Kategori Hayvancılık

KANSER HASTALARI NASIL BESLENMELİ ?

KANSER HASTALARI NASIL BESLENMELİ ?

Kategori Sağlık

BAKLİYATA PARASAL DESTEK ARTACAK

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker, bakliyat üreticilerine Mersin’den prim müjdesi vererek, bakliyatta kilogram başına verdikleri primi yüzde 100 artıracaklarını söyledi.

MERSİN – Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, bakliyat ürünlerinde desteklerin yüzde 100 artırılacağını açıkladı. Eker, “Türkiye’de bakliyat üretiminin azalmasına gönlümüz razı olmaz. Nasıl ilk desteği hükümetimiz verdiyse, üretimin artması noktasında da hükümetimiz gerekeni yapıp yüzde 100 primleri artıracağız” dedi.

Mersin İli İhracatın Yıldızları ve Borsa Tescil Rekortmenleri ödül törenine katılan Bakan Mehmet Mehdi Eker, bakanlığın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Önümüzdeki süreçte atılacak adımları anlatan Eker, kilo başına bakliyata verilen destekleri önümüzdeki süreçte artıracaklarını açıkladı. Hiçbir üründe bu denli yüksek bir artış yaşanmadığını vurgulayan Eker, “Bakliyatta tohumluk kullanım desteğini de yüzde 20 artırarak dekarda 10 TL’den 12 TL’ye çıkarıyoruz” diye konuştu. Türkiye’de bakliyat yetişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Eker, “Ancak bakliyat yağlı tohumlarla aynı topraklara ekiliyor. Bu nedenle rekabetin yalnızca hükümet destekleri üzerinden yetişmesi mümkün değil, özel sektörün de bu konuda çalışma yürütmesi gerekir” dedi.

Yağlı tohumların da bakliyatın da Türkiye için önemli ürünler olduğunun altını çizen Eker, “Mısır üretimi hükümetimiz başa geldiğinde 2002-2003 yılları arasında Türkiye’de 4,5 milyon tüketimi vardı. Buna karşılık 2 milyon 100 bin ton üretiyordu. Bu ürünü destek kapsamına aldık ve üretimi 6 milyon tona çıktı. Bakliyat ekilecek yere de mısır ekiliyor. Bakliyata da destek vererek üretimi artıracağız ancak bu ürünler arasında rekabet sağlamak için farklı tedbirler de alınmalı” açıklamasını yaptı.

Bakan Mehdi Eker, 10 yılda Türkiye’de tarım sektörünün gelirinin 23 milyar doları 61 milyar dolara yükseldiğini belirtti.

 

 

AÇLIK MI YOKSULLUK MU SINIRINDAYIZ İŞTE RAKAMLAR

Kategori Ekonomi

Dünya genelinde artan tüketici bilinci ile birlikte insan sağlığına ve çevreye duyarlı organik ürünler artık ilk sırada tercih edilir hale gelirken; üreticiler de organik üretime yöneliyor.

Kategori Organik Tarım

BAKLİYAT ÜRETİMİNDE NE DURUMDAYIZ !

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, "2016 Uluslararası Bakliyat Yılı" kapsamında düzenlenen etkinliklerin ilki olan ve ev sahipliğini Bakanlığın üstlendiği tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Eker, "Toplam 806 bin hektar alanda kuru baklagil üretimi yapılıyor. Son 6 yılda toplam kuru baklagil üretimimiz yüzde 20 arttı" ifadeleri kullandı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Mehmet Akif Ersoy Konferans salonunda düzenlenen toplantıya sektörün önemli isimleri katıldı. Davetlilerden beslenme profesörü Ayşe Baysal, TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Mahmut Arslan ve Dünya Bakliyatçılar Birliği Başkanı Hakan Bahçeci'nin yaptığı konuşmalardan sonra söz alan Bakan Eker, Türkiye'nin girişimi ile Birleşmiş Milletlerin 20 Aralık 2013 tarihindeki genel kurulunda 2016 yılını "Uluslararası Bakliyat Yılı" ilan edildiğini söyledi.

1 yıl boyunca bakliyatın önemini gerçekleştirecekleri organizasyonlarda anlatacaklarını ifade Bakan Eker, "nohut oda bakla sofa" gibi deyimlerin Anadolu kültüründe yer aldığını hatırlattı. Bakan Eker, bakliyat ürünlerinin diyabetin önlenmesinde son derece etkili olduğunu dile getirerek, yılda 1 trilyon dolar değerinde 1,3 milyon ton gıdanın israf edildiğini, buna rağmen yılda 800 milyondan fazla insanın da yatağa aç gittiğini belirtti. Sadece insan ve hayvan beslenmesindeki değeri için değil, baklagillerin aynı zamanda münavebe bitkisi olarak kullanıldığını ifade eden Bakan Eker, ürün grubunun topraktan aldığı besin elementini baklagilin toprağa geri verdiğini, toprağın beslenmesinde çok önemli olduğunu, kimyasal gübreye ihtiyacın kalmadığını bildirdi.

"Dünyada 66 milyon ton baklagil üretiliyor"

Bakan Eker, 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı faaliyetlerine yönelik 3 başlık altında eylem planı hazırladıklarını vurgulayarak, bunlardan birincisinin Ar-Ge çalışmaları ile üretimin artırılması, ikincisinin tüketimin arttırılması, üçüncüsünün de baklagillerin tanıtılması olduğunu bildirdi. Yeni bir beslenme kültürü geliştirmek gerektiğinin altını çizen Bakan Eker, "Eğer biz, kendi imkanımızı, kendi gücümüzü, kendi zenginliğimizi, kendi değerlerimizi geliştirmezsek, buradan yeni ürünler geliştiremezsek, o zaman küresel fast food kültürünün tesirinde kalırız ve o bizi alıp götürür. O zaman hem değerlerimizi kaybederiz hem de pek çok manada sağlığımızı kaybetme riski ile karşı karşıya kalırız" diye konuştu. "İnsanlığın 21. yüzyılda beslenme reçetesi bu coğrafyadan çıkacaktır" diyen Bakan Eker, baklagil üretimine ilişkin şu bilgileri verdi: "Dünyada 73 milyon hektar alanda yaklaşık 66 milyon ton baklagil üretiliyor. Dünyada bakliyat üretiminde Hindistan, Çin, Brezilya, Avustralya, Kanada, Myanmar önde gelen ülkeler. Piyasa değeri yaklaşık 40 milyar dolar piyasa gelirine sahip ürün grubu. Türkiye dünya mercimek üretiminde 3'üncü, nohut üretiminde 4'üncü, kuru fasulye üretiminde 23'üncü sırada, payı yüzde 1 civarında. Dünya bakliyat ticareti içerisindeki payımız da yüzde 3 düzeyinde. Baklagiller tane bitkileri içeresinde tahıllardan sonra Türkiye'de ikinci en büyük ürün grubu. Toplam 806 bin hektar alanda kuru baklagil üretimi yapılıyor. Son 6 yılda toplam kuru baklagil üretimimiz yüzde 20 arttı."

"Türkiye net ihracatçı olma konumunu bu yıl da sürdürüyor"

Bakan Eker, baklagillere desteği 2008 yılında ilk defa kendilerinin başlattıklarını dile getirerek, arazi toplulaştırma ile ilgili çalışmalar yaptıklarını, Türkiye tarımına yapılan en büyük iyiliğin, yatırımı, sigorta poliçesinin toprakların bölünmesinin önüne geçilmesi olduğunu söyledi. Sertifikalı tohumu, destekleme kapsamına aldıklarını hatırlatan Bakan Eker, bunun verimi artırdığını, son 10 yılda kırmızı mercimekte verim artışının yüzde 28, kuru fasulyede yüzde 65, nohutta yüzde 23 olduğunu vurguladı. Türkiye'nin tarım ihracatının 2014 yılında 2013 yılına göre yüzde 6,1 oranında artış sağlayarak 18 milyar dolar olduğuna dikkati çeken Bakan Eker, "Tarımsal dış ticaretinde Türkiye net ihracatçı olma konumunu 2014 yılında da sürdürdü" dedi. Eker, bakliyat üretiminde desteklerinin sürdüğünü dile getirerek, şunları kaydetti: "2008'den bugüne kadar 446 milyon lira prim desteği ödedik. 2015 yılı ürünü için prim desteğini yüzde 100 artırdık. Baklagillerde sertifikalı tohum kullanım desteğini de yüzde 20 artırıyoruz. Bu da önemli bir konu. Bu destekler önümüzdeki yıl mercimekte maliyetlerin yüzde 27'sini, nohutta yüzde 18'ini destek olarak karşılıyoruz. Mercimek üreten çiftçi 100 lira harcıyorsa 27 lirasını bizden destek olarak alıyor. Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi ve IPARD kapsamında baklagil ürünlerinin işlenmesi, paketlenmesi ve ambalajlanması yatırımlarına da hibe desteği sağlıyoruz. Burada 168 adet baklagil projesine 38,4 milyon lira hibe ödedik. Toplamda baklagillerle ilgili 173 projeye 40 milyon lira hibe destek sağladık."

Bakan Eker, 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı dolayısıyla, uluslararası düzeyde toplantı, konferans ve kongreler düzenleneceğini, bakliyat tüketiminin artırılması için kamu spotları hazırlanacağını, baklagillerden yapılan yemeklerin tariflerinin yer aldığı kitapların dağıtılacağını, Sağlık Bakanlığı ile yapılacak ortak çalışmalarla yetersiz ve dengesiz beslenme ve obezite gibi sağlık problemlerinin önüne geçilmesi amacıyla programlar gerçekleştirileceğini kaydetti.

"Bakan Eker, 22 ton bakliyat taşıyan tırı uğurladı"

Bakan Eker, konuşmasının ardından Bakanlığın Kreş ve Gündüz Bakımevi'nde eğitim gören kız çocuklarının bakliyatları temsil eden kıyafetleriyle yaptıkları gösteriyi izledi. Çocuklar söz konusu temada yaptıkları resimleri Bakan Eker'e hediye etti. Prof.Dr Ayşe Baysal'a etrafında baklagillerin bulunduğu bir çerçeve içerisindeki teşekkür mektubunu sunan Bakan Eker, daha sonra, toplam 22 ton bakliyatın bulunduğu tırı uğurladı. Bakan Eker, Orta Doğu'da zulümler nedeniyle ülkelerinden kaçarak göç eden komşu halkların Türkiye'ye sığındığına dikkati çekerek, tırdaki yardım paketlerinin AFAD tarafından Türkmeneli Derneği aracılığıyla Suriye ve Telafer'den Türkiye'ye göç eden ailelere dağıtılacağını bildirdi. Etkinlikler kapsamında Türkiye Aşçılar Federasyonu şeflerinin bakliyat kullanılarak hazırladıkları yemeklerin yer aldığı stantları gezen Bakan Eker, yapılan tatlıların tadına baktı ve bir şefin rehberliğinde bakliyatları kullanarak salata yaptı. Bakan Eker, çiftçi kadınlarla da fotoğraf çekindi.

BAKLİYATA PARASAL DESTEK ARTACAK

 

 

 

Kategori Tarım

Başkentte yiyecek fiyatları ateş pahası. Sizin şehirdeki durumu yazın yayınlayalım.!

Peynir ve zeytin marketlerde iki kat pahalı satılıyor. Dar gelirlilerin umudu ise akşam pazarları. Tezgahlar toplanırken kalan ürünleri, gündüz fiyatının yarısına almak mümkün

Çarşı pazar incelemelerimize gıda pazarlarıyla devam ediyoruz. Meyve - sebzeden bakliyata, şarküteri ürünlerinden baharata kadar yaptığımız piyasa araştırmasında, özellikle süt ürünlerinde fiyat farkı 2’ye katlanıyor. Akşam saatlerinde pazara çıkan dargelirli vatandaş ise alışverişini yarı yarıya ucuz fiyatlarla yapabiliyor.
Hâlde fiyatlar birbirinin benzeri. Domates 2.5, biber 4, salatalık 3, patlıcan 3, patates 2, soğan 1.5, mantar 4 TL’ye satılıyor. Fiyatlar havanın soğuğundan, neminden etkileniyor. Bir gün 3 liraya aldığınız ürünün fiyatı 2 gün sonra 5 liraya çıkabiliyor. Meyvede de aynı. Mandalina 1.5, armut 4, yerli muz 4, elma 2.5, ayva 3.5, kivi 6, portakal 1.5, kestane 11 TL’den satılıyor. Kestanenin fiyatı 15 TL’ye kadar çıkabiliyor. Dolaşırken Fatoş Teyze bizi farkedip anlatmaya başlıyor:
“Fiyatlar pahalı kızım, yaz. Her birinden yarım kilo alabiliyoruz, 3 elma, 2 armut... Ancak bu kadarına gücümüz yetiyor. Markette fiyatlar pahalı diye buraya geliyorum. Buradaki meyve sebze hem daha taze. Yoruluyorum ama yapacak birşey yok.”

 Bulgur ve pirince zam

Hacı Baba baharatçısına uğrayıp kuru bakliyat fiyatlarını soruyoruz. Kuru fasulye 6 ila 8 TL, nohut 5.5 TL, kırmızı ve yeşil mercimek 4.5 TL. Dükkanın işletmecisi sezon başından itibaren bulgur ve pirincin fiyatlarında artış olduğunu söylüyor; bulgurun 2 TL’den 2.5 TL’ye çıktığını anlatıyor. Pirincin fiyatı ise 4.5 ila 6 TL arasında. Marketlerde ise en ucuz bulgur 2 TL’den satılıyor. Pirinç de 3 TL ile 11 TL arasında değişiyor.

Poşetli fiyat 3 kat

Baharatçıda pul biber 15 ila 25 TL, karabiber 50, toz biber 20, kimyon 15, kekik 30, nane 20 TL’ye satılıyor. Marketlere göre epey ucuz. Satıcı, “Biz  gram üzerinden değil, kilo fiyatından satarız” diyor. Bu aylarda en çok zencefil ve zerdeçal satılıyormuş. Karabiber ve zencefil gibi ithal baharatların fiyatları dolara göre değişiyor. Marketlerde baharat kutu ya da poşete girince fiyatı 3 katına kadar çıkıyor. Gram fiyatlarını kiloya vurduğumuzda toz biber 50, karabiber 112, kekik 80, nane 65 TL’ye geliyor.

 Akşam pazarlarında fiyat yarı yarıya

Semt pazarlarındaki fiyatlar da üç aşağı beş yukarı aynı. Ancak akşam pazarlarında fiyatlar bir hayli düşüyor. Pazarcı elindeki ürünü bitirmek için yarı yarıya indirim yapıyor. Gündüz 2.5 liraya satılan domatesi 1 TL’den, 4 liraya satılan biberi ise 2 TL’den satın alabiliyorsunuz. Tabii akşam saatlerinde ‘malın iyisi’ pek kalmıyor. İyi bir tur sonuç verebilir. O nedenle de akşam pazarlarıAnkara’da epey kalabalık oluyor.

Her şubede farklı fiyat

Süpermarketlerde durum ne diye merak edip bir markete giriyoruz. Domates 2.45, patlıcan 2.29, patates 2.25, soğan 1.45, salatalık 2.95 TL. Meyvelerde; mandalina 1.99, armut 2.75, muz 4.95, elma 2.25, ayva 5.95, kivi 4.45, portakal 1.99 TL. Kestane ise 16 TL’yi buluyor. Marketlerin avantajı bazı ürünlerde günlük indirimler yapmaları. Gerçi aynı süpermarketin iki şubesi arasında bile fark olabiliyor. Market zincirlerinden birinin Kızılay şubesindeki fiyatlarla,Gaziosmanpaşa, Kavaklıdere, Oran şubelerindeki fiyatlar birbirini tutmuyor. Bir market yetkilisi, semtin genel gelir durumu, müşteri sirkülasyonu gibi nedenlerle, şubeler arasında birkaç liralık fark olabildiğini anlatıyor.

Peynir ve zeytin markette uçuyor

Hâldeki bir şarküterinin vitrini dikkatimizi çekiyor. Karakovan balı 38, petekli bal 14.80, tereyağı 26, tulum peyniri 17, köy peyniri 10, tam yağlı beyaz peynir 8, gemlik sele siyah zeytin 12.90, iri kokteyl yeşil zeytin 9.90 lira.
Fiyatlar marketlere göre yarı yarıya ucuz. Marketlerde en ucuz açık beyaz peynir 12 TL’den başlıyor; 40 TL’ye kadar beyaz peynir var. Zeytinlerin de türlerine göre kilosu 10 TL ile 30 TL arasında değişiyor.

Yöresel gıda pazarında kuruyemiş daha ucuz

Yöresel ürün pazarları da çok ünlü. Bunlardan biri Yıldız ve Çukurambar’da açılan Nişantaşı Pazarı. İki gün önce Aşağı Ayrancı’daki kuruyemişçide fındığın kilosu 70, Antep fıstığı 60 ve ceviz 65 TL’den satılıyordu. Ancak pazardaki fiyatlarla, kuruyemişçi arasında gerçekten bir uçurum var. Pazarda fındık 45, ceviz 49, antep fıstığı 50 TL’den satılıyor. Pazarlık bile yapabiliyorsunuz.

Derya kuzusu bunlar

Bu yıl balık çokmuş. Hâldeki fiyatlar şöyle:
Mezgit 10, Karadeniz somon 12, Norveç somon 30, deniz çipura 20, palamut (tane) 6, levrek 20, çinekop 18, kalkan 75, lüfer 80, kılıç 90, sarıkanat 25, barbun 25, istavrit 10, hamsi 8 TL. Balıkçılarda da balık fiyatları çok farklı değil. Çipura 23 TL’den, Norveç Somon 36 TL’den, levrek 20 TL’den satılıyor. Kızılay Sakarya’daki balıkçılarda fiyatlar semt balıkçılarından biraz daha uygun.

 

 

Kategori Ekonomi

2017 TARIMSAL PARA DESTEKLEME MİKTARLARI BELLİ OLDU

Zehirli Mercimek Limanda! Temiz Raporu çıkartırmaya Uğraşıyorlar!

Sayfa 1 / 2

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014