ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

DENİZİ OLMAYAN YOZGAT DIŞ ÜLKELERE BALIK İHRAÇ EDİYOR

Kategori Balıkçılık

KONYA’DA MODERN HAYVAN PAZARI VE SAMAN BORSASI İLGİ GÖRÜYOR

Kategori Hayvancılık

SERTİFİKALI TOHUM GIDA BAĞIMSIZLIĞINA TEHDİT

Kategori Tarım

KARS’TA PEYNİR MÜZESİ

Kars’ta bulunan, Türkiye'nin ilk ve tek peynir müzesinin kurucusu İlhan Koçulu, RS FM'e konuştu.

Anadolu’da kaybolmaya yüz tutmuş peynir çeşitlerini kayıt altına almaya amaçlayan Peynir Müzesi, Kars’a 27 kilometre uzaklıktaki Boğaztepe köyünde...

Müze gıda kodeksine göre üretilebilecek olan peynir çeşitlerini pazara kazandırıyor.

Müze içindeki kadın bakkalda da sadece peynir satışı yapılıyor...

Müzenin kurucusu Boğaztepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı İlhan Koçulu, RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası Programı Editörü Cengiz Erdil’e konuştu.

Cengiz Erdil: Anadolu peynir üretimi yönünden zengin. Her yörenin ayrı bir peyniri var.. Özelikle Kars yöresi önemli bir peynir üretim merkezi. Müze nasıl oluştu?

İlhan Koçulu: Peynir müzesi Kars’ın Boğatepe köyünde 1920 yılında İsviçreli iş adamlarının yapmış olduğu peynir imalathanesinin onarımıyla ortaya çıktı. İnsanlarımız her şeyi çok çabuk unutuyorlar. Özellikle Kars yöresindeki peynir çeşitlerinin unutulmaması için peynir müzesi açmak istedik. Peynir müzesi Türkiye’nin en önemli eko müzesidir. Eko müzeler, sivil halk tarafından kurulan ve yaşatılan herhangi bir konuyu işleyip konunun kültürel olarak yaşamasını sağlar. Peynir üretiminin sanayileşmesi sonucu, yerel çeşitler yok olmaya başladı.

Cengiz Erdil: Dünyada peynir deyince akla gelen ülkelerden biri de İsviçre. İsviçre ile bu alanda rekabet edebilir miyiz?

 

İlhan Koçulu: İsviçreli bir peynir üreticisi, bana siz kaç bakteri ile çalışıyorsunuz diye sormuştu. Türkiye’de bu konularda üniversitelerde çalışan öğretmen sayısı bile çok az. Türkiye’de hangi peynir bakterileriyle çalışalım, hangilerini korumaya alalım, kültürü daha gelişmedi. İsviçre ile yarışamayız. Biz onlardan çok gerideyiz.

MEYVELİ SODA VE GAZOZDA TEHLİKE

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı ve Türkiye Bilimler Akademisi Üyesi Prof. Dr. Gültekin, yaptığı incelemede eyveli gazozlarda ve meyve aromalı maden sularında antioksidan olarak C vitamini veya meyve suyu, koruyucu olarak da sodyum benzoat kullanıldığını tespit ettiğini belirtti. C vitamini ile sodyum benzoatın bir arada kullanılmasının ölümcül  riskleribulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Gültekin, şöyle konuştu:

ÇOK BÜYÜK TEHLİKE VAR

"İçeceklerde mikroplar çoğalmasın diye koruyucu maddeler kullanılıyor. Ayrıca konulan bazı maddeler bozulmasın diye de C vitamini ekleniyor. Bu iki  madde, yani C vitamini ve koruyucu olarak kullanılan sodyum benzoat, ikisi bir  arada olduğu zaman, eğer bekleme esnasında ısıya veya ışığa maruz kalırsa o zaman C vitamini ile koruyucu olarak kullanılan sodyum benzoat birleşiyor ve insanlar için kesin, yüzde 100kanserojen olan 'benzen' denilen madde oluşuyor. Maalesef çok büyük tehlike var." 
 
EN BÜYÜK TEHKİLE: BENZEN
 
Gültekin, bazı içeceklerde antioksidan olarak C vitamini yerine doğal meyve suyu kullanıldığını, doğal meyve sularında da C vitamini bulunduğunu ve aynı şekilde koruyucu olarak kullanılan sodyum benzoatla birleşip kanserojen  benzen maddesine dönüşebildiğine işaret etti.  Gültekin, bunlara ilave olarak sodyum benzoatın, DNA'ya da zarar verme potansiyeli bulunan bir katkı maddesi olduğunu söyledi.
 
ÜRETİCİ DE BİLMİYOR
 
Prof. Dr. Gültekin üretici, satıcı ve tüketicileri de uyardı:
 
- Üretici, C vitamini ve sodyum benzoatı beraber kullanmasın. Formülasyonlarınıkolaylıkla değiştirebilirler. Sodyum benzoat yerine başka bir koruyucu veya C vitamini yerine başka bir antioksidan kullanabilirler. İkisini bir araya getirmezlerse bu risk ortadan kalkar. 
 
- Bu ürünleri satan market, bakkal veya süper marketler hiçbir içeceği güneşe maruz kalacak şekilde ve yüksek derecede ısınacağı şekilde muhafaza etmesinler. 
 
- İnsanlar sürekli içtiği içeceklerin içindekiler bölümüne baksın. Benzoik asit veya sodyum benzoat ile C vitamini, diğer ismiyle askorbik asit, ikisinin beraber olduğu ürünleri tercih etmesinler.  

 

 

Kategori Sağlık

Toroslar Belediyesi, ’topraksız tarım’ uygulaması kapsamında mevsimlik çiçek ve çalı türü bitki yetiştiriyor.
Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna’nın talimatıyla yeni bir uygulamaya imza attı. Bölgede örtü altı tarım yapan çiftçilere örnek olacak bir çalışmayla ’topraksız tarım’ uygulamasına geçen ekipler, uygulama kapsamında 30 bin adet çalı türü bitki ile 150 bin adet mevsimlik çiçek yetiştirdi. Toroslar Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde yetiştirilen bu bitkilerin, ilçedeki refüjler, parklar ve yeşil alanlara dikileceği belirtildi. ’Topraksız tarım’ uygulamasının, topraktan gelen mantar ve bakteriyel hastalıkların önüne geçtiği, böylece zirai ilaç kullanımında da tasarruf sağlanacağı ifade edildi.
TOPRAKSIZ TARIM UYGULAMASI
Topraksız tarım üzerine yapılan araştırmalar, bugün araştırma boyutundan çıkarak fiili olarak uygulamaya girmiş durumda. Türkiye’de bu uygulamanın içinde. Topraksız tarım, toprağa göre 5 kat daha fazla verim sağlıyor ve gelecek dönemin en karlı işlerinden biri olmaya aday. Hijyenik ve daha lezzetli ürün yetiştirme imkanının dışında, gübreleme, ilaçlama, aşırı sulama gibi faktörlere gerek yok.
Topraksız tarımın en yoğun olarak kullanıldığı ülkelerin başında Hollanda ve Belçika geliyor. Bu iki ülkenin seralarının toplam yüzde 95’inde topraksız tarım yapılıyor. Türkiye’de ise özellikle son bir yıldır yatırımcılar bu alana akın etmiş durumda. Türkiye’de son tabloya göre toplam 48 bin hektar seranın yaklaşık 4 bin dönümünde, topraksız tarım uygulamasına geçilmiş bulunuyor.

Kategori Tarım

TÜRKİYE DÜNYA TARIM MEDYASINDA

TÜRKİYE DÜNYA TARIM MEDYASINDA

TAGYAD GENEL SEKRETERİ MEHMET EFE: DÜNYA TARIM MEDYASININ BİR PARÇASI OLDUK!

Uluslararası Tarım Gazetecileri Federasyonu (IFAJ) her yıl farklı bir ülkede düzenlediği Basın Turu'nu bu yıl Türkiye'de gerçekleştirdi. Konu ile ilgili açıklama yapan Tarım Gıda Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TAGYAD) Genel Sekreteri Mehmet Efe, şunları söyledi: "TAGYAD olarak IFAJ temsilcisi 20 gazeteci, yazar ve yayıncıyı (18 ülkeden) 6-10 Nisan tarihlerinde İzmir'de ağırladık. Bu yıl geleneksel Basın Turu'nu Derneğimizin daveti üzerine Türkiye'de düzenleyen IFAJ, Dünya Kongresi'ni de 13-17 Temmuz 2016 tarihlerinde Almanya'da gerçekleştirecek. Bu uluslararası etkinliği İzmir'de düzenlememizin temel sebebi bu bölgede tarım ve gıda sektörünün hemen her türlü bileşeninin bulunuyor olması. Nitekim su ürünlerinden süt hayvancılığına, tarımsal mekanizasyondan yaş ve kuru meyvaya, seracılıktan süs bitkilerine kadar çok geniş bir üretim, ticaret ve sanayi alanında kendileri için ziyaret ve toplantılar organize ettik. Konuklarımız İzmir'den çok memnun ayrıldılar. Bu çerçevede hem ülke hem de bölge tarımı açısından bir hayli etkin tanıtım ve bilgilendirme yaptığımızı düşünüyoruz. Nitekim şu anda IFAJ'ın kendi sitesinde ve sosyal medyada dünyanın dört bir köşesine ulaşan mesajlar başlamış durumda. Bu da doğrusu bizim açımızdan çok gurur verici."

TÜRKİYE DÜNYA TARIM MEDYASINDA

IFAJ Basın Turu'nun İzmir'de gerçekleşmesinde birçok kurum ve kuruluştan destek aldıklarını ifade eden Mehmet Efe, son olarak şu değerlendirmeyi yaptı: "Bilindiği gibi TAGYAD, Ankara merkezli ulusal bir dernek. Ancak etkinlik için İzmir'i seçince yanılmadığımızı anladık. Çok sayıda destek aldık. Başta İzmir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, Ödemiş İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Tire Süt Kooperatifi, İzmir Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği, Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği, Seferihisar Belediye Başkanlığı, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Tariş Üzüm Birliği, Pınar Süt, Pınar Et, KFC Gıda, Kardelen Fidancılık, Queen& Agrico Seracılık, Türkay Tarım, Titar Hayvancılık, İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliği, Bilge-Reha Öğünlü ve Atafen&Egevet olmak üzere önemli ölçüde kurum ve firma bize katkı sağladı. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Burada özellikle Türkiye Kuru Meyva Tanıtım Grubu'na yaptığı katkılar için şükranlarımızı sunuyoruz. Sonuç itibarıyla artık bundan böyle Türkiye dünya tarım medyasının bir parçası haline gelmiştir. Aslında geçen Ekim ayında Yönetim Kurulu Başkanımız İsmail Uğural'ın katıldığı ve Yeni Zelanda'da yapılan Dünya Kongresi'nde IFAJ'a üyeliğimiz gerçekleşmişti. Fakat İzmir'de hayata geçirdiğimiz organizasyon ile TAGYAD'ın ilk uluslararası etkinliğini sağlamış olduk. Önümüzdeki süreçte yeni ulusal ve uluslararası projelerimizi kamuoyu ile paylaşacağız."

ANKARA 'DA GIDA TAKLİTCİSİ FİRMALAR DA YAYINLANDI

2015 İÇİN İLAVE MEMUR KONTENJANLARI

2015’te ilave memur alımı yapılacak

İşte 2015 için ilave memur kontenjanları... En büyük pay 5 bin 75 kişi ile Sağlık Bakanlığı ve bakanlığa bağlı kuruluşların.

Devlet Personel Başkanlığı, 2015 yılında bazı bakanlıklara, üniversitelere, kamu kurum ve kuruluşlarına alınacak ilave memur kontenjanlarını açıkladı.

İlave memur kontenjanlarında en büyük payı 5 bin 75 kişi ile sağlık Bakanlığı ve bakanlığa bağlı kuruluşlar aldı. 

 

5 bin ilave memur ataması yapacak olan Milli eğitim Bakanlığı da ikinci sırada yer aldı. 

 

Adalet Bakanlığı da 2 bin 970 ilave memur ataması yapacak. İşte diğer kurumlar...

..

Kategori Siyaset

BİR KİLO EKMEK Mİ BİR KİLO BİLGİSAYAR MI DAHA DEĞERLİDİR ?

Kategori Hayvancılık

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014