ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

ET VE SÜT ÜRÜN FİYATLARI PANELİ ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Kategori Hayvancılık

Şok gelişme! Ordu harekete geçti!

Kategori Dünya

TARIMDA GİRDİ DESTEKLİ DESTEKLEME MODELİ GELİYOR

Kılıçdaroğlu: Tarımın büyük sorunları var

Kategori Siyaset

MARGARİN TÜRKİYE’YE GİRMEYİ NASIL BECERDİ ?

Kategori Gıda

TRAKYA'DA TARIM TOPRAKLARINI KİM TOPLUYOR ?

Kategori Tarım

KOOPERATİFLER KAPİTALİST SİSTEME HİZMET ETMEMELİ

Tayfun Özkaya

Kooperatifler kapitalist sistemin sınırları içinde kalmayı kabul ederlerse çiftçiler ve tüketiciler için bir kurtuluş söz konusu olmaz. Diyelim ki köyde süt üreten bir çiftçisiniz. Köyde üye olduğunuz kooperatif; yemi fabrikalardan toptan alıyor, böylelikle piyasadan biraz daha ucuz bir yem elde ediyorsunuz. Sütünüzü de sizden alıp soğutuyor ve büyük süt ve süt ürünleri şirketine satıyor. Kooperatif üyesi olmayan bir çiftçiye göre durumunuz biraz daha iyidir. Ancak her geçen gün yem fiyatları artıyor. Süt şirketi de sütü kooperatifin elinden ucuza almak için uğraşıp duruyor. Süt alanında çalışan şirketler artık piyasada çok güçlüler. Ülkeyi kendi aralarında paylaştılar. Fiyat konusunda anlaşıyorlar. Kooperatif veya diğer çiftçiler bir yerde empoze edilen fiyatı kabul etmek zorunda. Fabrika yemi üretimde esas olduğundan sütünüzde omega 3 ve konjige linoleik asit düşük düzeyde hatta hiç yok. Bu süt ve bundan yapılan yoğurt veya peynir sizi kalp ve damar hastalıkları, beyin ve sinir hastalıklarına (alzheimer ve parkinson gibi) açık hale getiriyor. Ayrıca sizi kanser gibi hastalıklardan yeterince korumuyor. Bu durumda sizin ürünleriniz tüketiciyi de korumuyor. Ayrıca tüketici süt ve ürünlerini marketlerden aldığından çiftçinin eline geçen fiyatın epeyce üstünde bir fiyatla bu ürünleri almak zorunda. Kooperatif sütü kendi işlerse, piyasadaki derecesi biraz daha yükseliyor, ancak gene de zincir süper marketlere muhtaç durumda. Onlar epeyce güçlü olduklarından kooperatif hegemonya duvarını aşamıyor. Kısacası ortak olduğunuz kooperatif sistemin ağlarından kurtulmuş değil. İktidara hâkim olan şirketler ise çiğ sütün satışına yasaklar getirmek, devletin verdiği çiftçi desteklerini kendileri için yarayışlı hale getirmek gibi araçları kullanarak hegemonyasını sürekli pekiştiriyor. Bu durumda sistemin kurduğu oyunun kurallarını reddedip başka bir oyun oynamaya çalışmak gerek. Sistemin içinde oyununu oynamaya çalışan kooperatifler büyüseler, devleşseler bile ne çiftçiye ne de tüketiciye yararlı olamıyorlar. Dünyada şu anda çokuluslu şirket gibi çalışan bazı şirketlerin kökende kooperatif olduklarını biliyoruz. Ülkemizde de bu yönde gelişen kooperatifler var. Üretim ve pazarlama yöntemleri ne insana ne de doğaya dost değil.

 

Bu durumun farkına varan bazı kooperatifler yeni bir yol seçiyorlar. Bu kooperatiflere ekolojik kooperatifler deniyor. Fransa’da bunlar kendilerine biyo-kooperatif demekte. Sütü örnek almaya devam edersek bu kooperatifler yoğun yem (fabrika yemi) yerine meraları tercih ediyorlar. Merayı güçlendirmeye çalışıyorlar. Böylelikle hem yem masrafları düşüyor hem de süt veya peynir insan sağlığına çok yarayışlı bir hale geliyor. Diğer yandan ürünlerini tüketim kooperatifleri, topluluk destekli tarım grupları, çiftçi pazarları veya internet yoluyla doğrudan tüketiciye ulaştırmaya çalışıyorlar. Tüketicilerle ittifaklar oluşturuyorlar. Çiftçi sistem içinde bir yandan ürünlerinden ellerine geçen fiyatların düşmesi veya yeterince artmaması, diğer yandan ise artan girdi fiyatlarından (yem, mazot, gübre, ilaç vb.) oluşan bir makas arasında ezilmekte. Ekolojik kooperatifler işte bu makasın iki kanadını açmaya çalışıyorlar. Bunları yapmanın kolay olduğunu kimse söylemiyor. Ancak diğer yolun sonu çiftçilerin şirketlerin kölesi haline gelmesi olacak. Güya modern üretim, süt üreticilerini her gün yeni bir girdiyi kullanmaya teşvik ediyor. Bu süreç onları iflasa sürüklüyor. Burada başka bir teknoloji mümkün diyoruz. Örneğin küçük kooperatifler bile artık sütleri pastörize edebilirler. Mutlaka fabrika kurmak gerekmez. Artık küçük pastörizasyon makineleri var. Böylelikle küçük kooperatifler çiğ süt değil pastörize süt satabilirler. Ülkemizdeki kooperatifler büyük borçlar altına girerek yatırımlar yapıyorlar. Bunların önemli bir kısmı iflas etti ve şimdi şirketlerin eline geçti. Başarılı olanlar da bıçak sırtındalar ve ürünleri ekolojik değil. Ekolojik kooperatifleri (veya biyo- kooperatifleri) merak eden kooperatifçi var mı acaba?           

Kategori Tarım

TARIM KREDİ KOOPERATİFİNDEN HAYVAN DESTEĞİ

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,

Kategori Tarım

Tarımsal üretim yapan çiftçilerimiz son yıllarda artan girdi fiyatları nedeniyle çiftçiliği bırakma yönünde eğilim göstermeye başlamıştır. Çiftçimizin üretim ihtiyaçları tohum, gübre, yem, ilaç ve yakıt vb. girdilerinin geliri karşılama oranın düşmesinden dolayı üretimden her geçen yıl uzaklaşmaya başlamıştır.

Ülkemizde bu azalmanın bir diğer nedeni de köylerde yaşayan nüfusun azalması ve yaşlanmasıdır. Genç üreticinin oranın son yıllarda köylerde yaşamak yerine şehir hayatının tercih etmesi üretimde yeni nesil sorununu ortaya çıkarmaktadır.

Aşağıda yer alan tabloda son 10 yılda Çiftçi Kayıt Sistemine kayıt olan çiftçi sayısı ve üretim alanları gözükmektedir.

 

 2003 ve 2013 yılları arasında çiftçi kayıt sistemine kayıtlı çiftçi sayısında 582.017 sayısına düşmüştür. Bu düşüş yarım milyondan biraz fazla ve yüksek bir rakamdır. Çiftçiliği bırakan üretici sayısı oransal olarak bakıldığında %26,65 oranındadır.

 

Bu azalış hızı ile devam ederse tarımsal ihtiyaçlarımızı dışarıdan karşılama yöntemine gidilecektir.

 

Yine aynı tablodan 2003 ve 2013 yılları arası ekilen alan açısından bakıldığında 20.053.474 dekar alandan üretim yapılmaktan vazgeçilmiştir. Üretim yapılan ekim alanı içerisindeki kaybı %13.61 oranında gerçekleşmiştir.

 

 

Kaynak: http://www.tarim.gov.tr/sgb/Belgeler/SagMenuVeriler/BUGEM.pdf

Ülkemizde çiftçi sayısı ve üretim alanlarının kaybının azaltılması yönünde acil bir destekleme modeli yaratılmalıdır. Girdi fiyatlarında özellikle mazot ve gübrede destek miktarının artırılması gerekmektedir. Bu desteğin özellikle mazotta özel tüketim vergisi muaf tutularak sağlanmalıdır. Bu zorunlu ve kaçınılmaz bir durumdur.

 

 

Kategori Tarım
Sayfa 1 / 2

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014