ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

Büyükşehir Belediye Başkanı: Sabahtan Akşama Kadar Babam Anam Hala Ahırdadır

Büyükşehir, Sarıçam’ı cazibe merkezi haline getirmeye kararlı

Başkan Sözlü, “Adanalı’ya hizmetten başka önceliğim yok.”

“Türk Milleti, uçuruma sürüklenen Cumhuriyeti koruma noktasında bir şahin, bir bozkurt gibi olmalı.”

Sarıçam Belediye'sinde muhtarlarla bir araya gelen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Sarıçam'ın sorunlarını birinci ağızdan dinledi. Sarıçam'a yaptıkları ve yapacakları hizmetleri anlatan Sözlü, toplantının ardından bölge esnafını ziyaret etti, halkla buluştu. Başkan Sözlü, uçuruma sürüklenen Cumhuriyeti koruma noktasında Türk Milleti’nin bir şahin, bir bozkurt gibi davranması gerektiğini, 7 Haziran’da sandıkta bunun gereğinin yerine getirileceğine inandığını ifade etti.

Sarıçam'da  esnaf ve muhtarlar ile bir araya gelen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, ASKİ'nin açılışını yaptığı Buruk Kolektörü ile Sarıçam'ın en önemli sorunlarından birini çözdüklerini  kaydetti. Sarıçam'ın ihtiyacı olan hizmeti tereddütsüz vereceklerini söyleyen Başkan Sözlü, "Vilayet sınırları içindeki köylerimizin Büyükşehir'e bağlanıp, mahalle olmasıyla birlikte bin 200 adet mezarlığın bakım ve temizliğini biz yapıyoruz. İlerleyen dönemlerde namazgah, abdest bölümleri ve  tuvaletler  yapılacak. Ayrıca hayvanı olup da bahçelerinde çiti olmayanların, çitlerini çeviriyoruz. Hepsi de medeni ve sıhhi olarak halkımızın ihtiyacını karşılayacak ve mahallelerimizin, köylerin  yüzünü ağartacak hale gelecek. Ayrıca Kırsal Kalkınma ile birlikte yapacağımız çok sayıda proje var" dedi.

FİDAN DAĞITIYORUZ

Toroslar'ın eteklerinde yer alan köylerin ihmal edilmiş olduğuna da değinen Başkan Sözlü, “Buralara da elma, kiraz ve ceviz fidanları dağıtıyoruz. Hatta öyle sınır köyleri var ki, veteriner bile gitmiyor, suni tohumlama gerçekleştiremiyorlar ve hala eski ekipmanlarla hayvancılık yapıyorlar. Bir Halep Keçisi’nden bile daha küçük tosunlara bakıyorlar, emekleri boşa gidiyor” diye konuştu.

SÜT, BAL VE MEYVE-SEBZE  ÜRETİMİNİ DESTEKLEYECEĞİZ

Adana Büyükşehir Belediyesi olarak mandıra kurup, bölgedeki rekabet ortamını iyileştirmek istediklerini kaydeden Başkan Hüseyin Sözlü, şunları söyledi: "Ailem hala süt ürünleri işiyle iştigal etmekte. Anam babam sabahtan akşama kadar hala ahırdadır. Ben bu meseleyi bilen birisiyim. Adana ayrıca Türkiye'nin en önemli bal üreten merkezlerinden biri. Amacımız,üreticinin balını, sütünü alarak Büyükşehir Belediye'sin ismini de sembolize eden bir marka oluşturmak. Hatta yaş sebze ve meyvenin de işlenip paketlenmesi konusunda da fırsatlar sunmak istiyoruz. Depolama tesislerini  imar mevzuatı yüzünden yapamayanların da önünü açacağım ki ürünlerimizi alacak olan tüccar sayısı artsın. Türkiye'nin en iyi sucuk ve pastırmasını üretmemize rağmen diğer illere pazarlayamıyoruz. Bu konuda da  üretimi destekleyerek hayvancılığın değer kazanmasına çalışacağız."

SARIÇAM CAZİBE MERKEZİ OLACAK

Sarıçam'da yeni bir konut ihalesi açtıklarını belirten Başkan Sözlü, Sarıçam'ı Adana'nın cazibe merkezi yapacaklarını söyledi. Sarıçam'ı modern şehircilik adına üst seviyeye çıkaracaklarını belirten Sözlü, şöyle devam etti: “Ayrıca üniversitelerin yükünü Sarıçam'a yönlendireceğim. Böylelikle ilerleyen dönemde Sarıçam'ı Adana'nın trafik yükünü de absorbe eden, kıymetli bir merkez haline getireceğim.  İnşallah Sarıçam'ın köyleri de bu ekonomik canlılıktan nasiplenecek. Bizim hizmetimizden zerre kadar şüpheniz olmasın. Geldiğimiz her yere halkımızın bize olan inancıyla geldik. Bu  konuda siyasi ahlakım da fikir ahlakım da var. Milletime olan derin muhabbetimden başka bir önceliğim yok. Benim Adana halkına hizmetten başka önceliğimi gören, hisseden olursa bunu yüzümüze söylemekten hiç çekinmesin. Tüm baskılara rağmen bir memleket evladı tek tek engelleri aşarak geliyorsa, onu seçen halkın hakkını yememek lazım. Bu anlamda üzerimizdeki emeğin farkındayız.”

TEMEL İHTİYAÇLARIN SİYASETİ OLMAZ

Muhtarların sorunlarını dinleyerek sorularını yanıtlayan Başkan Sözlü, ardından bir kıraathanede vatandaşları dinledi. Şehir merkezinden her köye ulaşım hizmeti vereceklerini belirten Sözlü, "Adana'yı bu konuda Türkiye'nin örnek kenti yapacağım ve bunda da iddialıyım. Halkıma hizmet etme noktasında 'seçim adamı' değilim. Bu konularda da sözümün adamıyım. Her hangi bir köyden sıfır oy  alsam da oraya hizmet götürürüm. Bunu test edebilirsiniz. Biz gerçek Türk milliyetçisiyiz. Hizmet konularında siyasetçi değilim. Temel ihtiyaçların siyaseti olmaz.  İktidarın 12 yıldır çözemediği yol-su sorununu gidermek için çalışıyoruz ve başarıyla yürütüyoruz çalışmalarımızı. Adana’da şu zamana kadar temel ihtiyaçlar bile karşılanmamış. Başka türlü olsa siz bu gün benden bunları mı isteyecektiniz?” dedi.

CUMHURİYETİMİZİ, SÜRÜKLENDİĞİ UÇURUMDAN ÇEKİP ALIN

Adana'da yaşan Suriyeliler konusuna da değinen Başkan Hüseyin Sözlü, şunları söyledi: “Sadece Adana'da 200 bin Suriyeli var. Mülteci çadırlarında, ortak tuvalet ve banyolarda çocuk nasıl yetişir? Çocuklar ortalığa düştü, özellikle Suriyeli kız çocuklarının düştüğü durumları hepimiz biliyoruz artık. 'Başka oy verecek kim var? diyenler, Milliyetçi Hareket Partisi'nin hangi söylediği yalan çıktı?  Hizmetlerimizi bir pazarlık unsuru olarak sunmak gibi bir ahlaksızlığı yapacak siyasi anlayışımız yok. Sizi en yüce makama koyup, size hizmet ettikçe şeref duyan bir kültürün mensubuyuz. Sizin, milli iradenin kurulmasında emeği olan Adana'nın yiğit evlatları olarak, Cumhuriyeti, sürüklenmekte olduğu uçurumdan çekip, onu koruma ve kollama gibi tarihi bir sorumluluğunuz var. Türk Milleti Cumhuriyet'i koruma noktasında çekingen davranmamalıdır. Cumhuriyet'i koruma noktasında bir şahin, bir  bozkurt gibi olmalıdır. Kötü gidişatı değiştirmek için gerekeni, demokrasi kültürünü de kökleştirerek sandıkta yapmalıdır." 

SARIÇAM'IN TALİHİ VE TARİHİ DEĞİŞECEK

30 Mart seçimleri ile Sarıçam'ın tarihini değiştirmek için büyük bir adım atıldığının altını çizen Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ da, “Sarıçam'da bu güne kadar işlerin sadece 'Bismillah'ını yaptık. Önümüzdeki 4 yılda da kalan kısmını tamamlayacağız. Sarıçam'ın tarihi ve talihi değişecek, Adana'nın en kaliteli yaşam merkezlerinden birisi haline gelecek. İnşallah 7 Haziran'da da sizlerle birlikte Türkiye'de tarih yazılacaktır " dedi.

Toplantının adından Varsaklar Kültür ve Dayanışma Derneğini de ziyaret eden Başkan Sözlü, esnafla bir araya gelerek, onların sıkıntılarını can kulağıyla dinledi. Esnaf tarafından içten bir  misafirperverlikle ağırlanan Başkan Sözlü, alışveriş de yaptı. 

Kategori Siyaset
İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, hükümetin aile paketinde doğum yapan kadının uzun süre yarım gün çalışmasına imkan vermesinin kadın istihdamına zarar verebileceği uyarısı yaptı.

 

Konuyla ilgili bir yazılı açıklama yapan Tanrıverdi, bu çalışmanın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Anne istihdamına destek olmayı amaçlayan bu paket, dünün üreten kadınını, yarın işsizliğe mahkum edebilir. Sektörlerin kendi gerçeklerinden hareket ederek, olası riskleri bugünden ortadan kaldırabiliriz" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 8 Ocak'ta yaptığı açıklamada, "Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması programı" kapsamında kadınlara doğuma bağlı olarak yarı zamanlı çalışma olanağı getirileceğini, her doğum için kademeli olarak ödeme yapılacağını açıklamıştı. 

Hükümetin aile programı ile doğuran kadın çalışanın istemesi halinde çocuk 5.5 yaşına gelene kadar yarım gün çalışma hakkından yararlanabileceğini vurgulayan Tanrıverdi, şunları söyledi:

HAZIR GİYİMDE ÇALIŞANLARIN YARISI KADIN

"Hazır giyim sektörü olarak yüzbinlerce çalışanımızın en az yarısını kadınlarımız oluşturuyor. Bu boyutta kadın istihdam eden bir ikinci sektör yoktur. Bu nedenle aile paketinin en çok ve doğrudan etkileyeceği sektörlerin başında geliyoruz. Yüzde 11 resmi işsizliğin olduğu Türkiye'de biz eleman bulamıyoruz."

HIZLI ÜRETİM - HIZLI TESLİMAT AVANTAJI

Sözlerini, "Global rekabetteki en önemli avantajımızı oluşturan 'hızlı üretim hızlı teslimat' avantajımızı sekteye uğratabilir, siparişlerde yaşanabilecek gecikmeler, iş ve pazar kayıplarına neden olabilir" diye sürdüren Tanrıverdi, bu konuda yaşanabilecek sıkıntıları şöyle açıkladı:

"YARIM GÜNLÜK İŞİ KİME YAPTIRACAĞIZ?"

"Böylesi bir ortamda tam zamanlı çalışan bulmakta zorlanırken, yarı zamanlı personeli nereden temin edeceğiz? Yarım günlük işimizi kime yaptıracağız?... Şirketlerinde yüzlerce, binlerce kadın çalıştıran hiçbir üretici, böylesine ağır bir riski taşımak istemez. Firmalarımız ailenin ve sosyal barışın en önemli yapı taşlarından olan kadın istihdamından uzaklaşıp erkek personele yönelebilirler."
Kategori Ekonomi

Tarım ve Hayvancılıkta Aşırı Antibiyotik Tehdit Yaratıyor

ÜRETİCİ İLE OYNAYAN MAĞDUR ETMEYE ÇALIŞAN İLE BİZ DE OYNAYACAĞIZ !

Kategori Çiğ Süt

Türkiye'nin genç nüfus artışının desteklenmesi amacıyla çalışmasa da doğum yapan anneye doğum yardımı verilmesine, doğum yapan kadınların çalışma saatlerini azaltmasına, işverenlerin istihdamda geçici iş ilişkisi kurmasına, özel istihdam bürolarının genç ve kadın istihdamında rol üstlenmesini öngören "Aile Paketi" tasarısı TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na göre Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın izniyle faaliyet gösteren özel kreş ve gündüz bakımevleri de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kurumlarda olduğu gibi 5 vergilendirme dönemi gelir vergisinden istisna tutulacak.

Doğum yapan memura ve eşine istekleri üzerine 24 aya kadar kullandırılan aylıksız izin süresi kademe ve derece intibakında değerlendirilecek. 

Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda, doğumdan analık izninin başladığı tarihe kadarki süre doğum sonrası analık iznine eklenecek. Böylece normalden 10 hafta önce gerçekleşen bir doğumda mevcut düzenlemeye göre doğum sonrası izne 8 hafta ilave edilirken, 8 haftadan daha önce gerçekleşen doğumlarda, aradaki süre 8 haftaya ek olarak doğum sonrası izne eklenecek. 

Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlarla memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi halinde, memur olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta izin verilecek. Bu izin, evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanacak.

Analık izni biten kadın memur, süt izni verilmeksizin ve çocuğun hayatta olması kaydıyla isteği halinde birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı ay süreyle günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilecek. Çoğul doğumlarda bu sürelere birer ay ilave edilecek. Çocuğun engelli doğması halinde her durumda bu süre 12 ay olarak uygulanacak. 

Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen memur da isteği üzerine çocuğun fiilen teslim edildiği tarihten itibaren bu haktan yararlanacak. Memurun çalışacağı süreler ilgili kurum tarafından belirlenecek. Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlarla memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi halinde memur olan eşe, çocuğun fiilen teslim edildiği tarihten itibaren, istekleri üzerine 24 aya kadar aylıksız izin verilecek.

Çocuğu olan memur anne ve baba, çocuk mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden aybaşına kadar normal çalışma süresinin yarısı kadar çalışma talep edebilecek. Yarım zamanlı çalışmaya başlayan memur, aynı çocuk için bir daha bu haktan yararlanmamak kaydıyla izleyen aybaşından geçerli olmak üzere normal zamanlı çalışmaya dönebilecek. Bu kapsamdaki memurlara, fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere mali haklarla sosyal yardımlarına ilişkin her ödeme unsurunun yarısı esas alınarak ödeme yapılacak. Derece yükselmesiyle kademe ilerlemesi, belli görevlere atanma veya terfi süreleri yarım olarak dikkate alınacak.

Bu haktan aynı tarihler esas alınarak belirlenecek dönem itibarıyla evlat edinenler de talepleri halinde yararlanacak.

Bu hakkın amacı dışında kullanıldığının tespit edilmesi halinde yarım zamanlı çalışma sona erdirilecek.

Yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanamayacak memurları hizmet sınıfı, kadro unvanı, kurum veya teşkilat bazında birlikte veya ayrı ayrı olarak Maliye Bakanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu belirleyecek.

Düzenleme yürürlüğe girdiğinde doğum sebebiyle aylıksız izinde olan memurlar, tasarıda öngörülen izin sürelerinden yararlanabilecek. 

Tasarıdaki ücretli ve ücretsiz yarı zamanlı çalışma haklarına ilişkin hükümler ise yürürlükten sonra gerçekleşen doğum, erken doğum ve evlat edinme durumunda uygulanacak.

Kadın işçilerin durumu

Doğum sonrası yarım çalışma ödeneği ödemeleri ve prim giderleri, İşsizlik Sigortası Fonu'nun giderleri arasında olacak.

Doğum yapan kadın işçiye, ücretsiz izin süresi kadar doğum sonrası yarım çalışma ödeneği ödenecek. Yarım çalışma ödeneği, çalışılan aya ait aylık prim ve hizmet belgesinin ilişkin olduğu aydan sonraki ikinci ay içinde İşsizlik Sİgorta Fonu'ndan aylık olarak yapılacak. Doğum sonrası yarım çalışma ödeneğinin günlük miktarı, günlük asgari ücretin brüt tutarının yüzde 80'i kadar olacak.

Bu haktan yararlanılabilmesi için işçinin adına, doğum tarihinden önceki son üç yılda en az 600 gün işsizlik sigortası primi bildirilmiş olması, İş Kanunu'na göre haftada 45 saatlik çalışma süresinin yarısı kadar fiilen çalışılması ve doğum sonrası analık hali izninin bittiği tarihten itibaren 30 gün içinde doğum sonrası yarım çalışma belgesiyle başvuruda bulunulması gerekecek. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre doğum sonrası yarım çalışma ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülecek. Bu ödemeler damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak. 

Geçici işgöremezlik ödeneği almaya hak kazananlara, bu durumlarının devamı süresince doğum sonrası yarım çalışma ödeneği ödenmeyecek.

İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan yersiz ödemeler, yasal faiziyle birlikte işverenden tahsil edilecek.

Özel istihdam bürosunun faaliyetleri arasına "geçici iş ilişkisi kurma" yetkisi eklenecek. Geçici iş ilişkisi askerlik hizmeti, doğum, analık ve süt izni ile ücretsiz izin hallerinde izin süresince, ebeveynlere doğumdan sonra tanınan kısmi süreli çalışma süresince, mevsimlik tarım işlerinde ise en fazla altı ay için kurulabilecek.

Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı TBMM Başkanlığına sunuldu.

Tasarı ile 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a fıkra eklenerek özel halk otobüsü ve özel deniz araçları işletmecilerinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın ücretsiz taşıma düzenlemesinden dolayı ortaya çıkan mali kayıpları önlenecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten ilgili belediyeler aracılığıyla her ay gelir desteği ödemesi yapılacak. 

4857 Sayılı İş Kanunu'nun Geçici İş İlişkisine ilişkin maddesinden sonra eklenen madde ile Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi düzenleniyor. 

Buna göre özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi, Türkiye İş Kurumunca izin verilen özel istihdam bürosunun, işçisini geçici olarak bir başka işverene yazılı devri ile kurulacak. Geçici iş ilişkisi, askerlik hizmetinin ifası durumunda askerlik süresince, doğum, analık ve süt izni ile ücretsiz izin hallerinde izin süresince, ebeveynlere doğumdan sonra tanınan kısmi süreli çalışma süresince, mevsimlik tarım işlerinde ise en fazla altı ay için kurulabilir.

İşverenin, ücreti ödeme yükümlülüğü devam edecek. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden işveren ile birlikte sorumlu olacak. İşçi'nin sorumluluğu ise işyerine ve işe ilişkin olup kusuru ile sebep olduğu zarardan geçici iş ilişkisi kurulan işverene karşı olacak.  İşçinin geçici sözleşmesinden aksi anlaşılmıyorsa, işçinin diğer hak ve yükümlülüklerine ilişkin bu Kanundaki düzenlemeler geçici iş ilişkisi kurulan işverenle olan ilişkisine de uygulanacak. İşçiyi geçici olarak devralan işveren grev ve lokavt aşamasına gelen bir toplu iş uyuşmazlığının tarafı ise, işçi grev ve lokavtın uygulanması sırasında çalıştırılamayacak. Ancak, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun 39'uncu maddesi hükümleri saklı kalacak. İşveren, işçisini grev ve lokavt süresince kendi işyerinde çalıştırmak zorunda olacak. 

Kadın işçilerin esnek çalışma talebi

Tasarıyla, İş Kanunu'nun kadın işçilerin doğum ve süt iznini düzenleyen maddeye eklenen fıkra ile analık izni ve yarı zamanlı çalışma sonrasında mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden aybaşına kadar kısmi süreli çalışma talebi karşılanacak. Bu talep, geçerli fesih nedeni sayılamayacak.

Doğumda veya doğum sonrasında annenin ölümü halinde, doğum sonrası kullanılamayan süreler babaya kullandırılacak. Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya evlat edinene çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hali izni kullandırılacak. 

Çalışan kadınlara analık izninden sonra ilk çocuk için 60 gün, ikinci çocuk için 120 gün, üçüncü çocuk için 180 gün, engelli çocuk için ise 360 gün yarı zamanlı çalışma hakkı getirilecek. Çoğul doğum durumunda, bu sürelere otuzar gün eklenecek. Bu hak evlat edinme halinde de tanınacaktır.

İş Kanunu'nda yapılan düzenleme ile geçici iş ilişkisi ile ilgili hükümlere aykırılık halinde idari para cezası uygulanabilecek. 

4904 Sayılı Türk İş Kurumu Kanunu'na eklenen ifadeler ile özel istihdam bürosu "İş arayanların elverişli oldukları işlere yerleştirilmesine ve çeşitli işler için uygun işçiler bulunmasına aracılık yapmak ve/veya geçici iş ilişkisi kurma faaliyeti yürütmek üzere Kurum tarafından izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan büroları" şeklinde tanımlanacak. 

Özel istihdam bürosu faaliyeti yürütmek için başvuru yapacak gerçek ya da tüzel kişilere izin verilmesinin esasları da düzenleniyor.

Buna göre izin başvurusunda bulunanların Türk vatandaşı olmaları, yabancı ise Türkiye'de çalışabileceğine dair geçerli çalışma izni belgesine sahip olmaları gerekecek. Aracılık faaliyetinin profesyonel olarak yapılmasını sağlamak amacıyla nitelikli uzman personel, aracılık faaliyeti için uygun bir işyeri ve teknik donanımın sağlanmış olması gerekli olacak. Büronun faaliyet alanı iş ve işçi bulmaya aracılık olacak. Bu faaliyet alanı dışında büro, işgücü piyasası, istihdam ve insan kaynakları ile mesleki eğitime yönelik olarak çalışmalar da yapabilecek.

Kurumdan izinsiz faaliyet yürütülemeyecek

İş ve işçi bulmaya aracılık faaliyetinin ve geçici iş ilişkisinin belirli bir sistem dahilinde yürütülmesini sağlamak, işçi/işveren hak ve menfaatlerini korumak ve denetlenebilir bir yapı oluşturmak için Kurumdan izin almaksızın bu faaliyetlerin yürütülmesi yasaklanacak. Ayrıca faaliyetin sadece büro şeklinde değil internet, radyo, televizyon, yazılı medya gibi başka herhangi bir yolla da olsa izinsiz yürütülmesi yasak olacak. İş ve işçi bulmaya aracılık faaliyetinin belirli bir düzen içerisinde işlemesini sağlamak için Kurumdan izin almayanlara ait reklam ve ilanların yayınlanmasına yasak getirilecek.

Özel istihdam büroları aracılığıyla yurtdışına işçi gönderilmesi halinde de yurtdışı hizmet akitlerinin Türkiye İş Kurumu tarafından onaylatılması zorunlu tutulacak. Geçici iş ilişkisi yetkisi verilecek özel istihdam bürosunun önceki faaliyetlerinin Kurumun istihdam ve meslek uzmanlarınca incelenmesi ve uygun görülmesi halinde Türkiye İş Kurumu tarafından yetki verilecek. Geçici iş ilişkisi kurma yetkisine ilişkin teminat miktarı düzenlenerek, kuruma başvurulan tarihte brüt asgari ücret tutarının 200 katına denk gelen miktarda teminat ödenecek.

Teminat kuruma gelir olarak kaydedilecek

Geçici iş ilişkisinin iptali hali caydırıcılık açısından yaptırıma bağlanarak bu durumda teminat Kuruma gelir olarak kaydedilecek. Ancak gelir kaydedilen teminattan, büronun geçici iş ilişkisinden doğan sosyal güvenlik primi borçları var ise bu borçlar ödenecek. Özel istihdam bürolarının faaliyetlerine ve geçici iş ilişkisine yönelik inceleme, kontrol, denetim ve teftişin, kurumlarının görev alanlarına giren konularla sınırlı olmak üzere; iş müfettişleri ve Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim ve kontrol ile görevli memurları tarafından yapılacak.

Özel istihdam bürosu ve geçici iş ilişkisi kurma yetkisi verilen büronun izin verildikten sonra belirlenmiş şartlardan herhangi birini taşımadığının anlaşılması halinde izni derhal iptal edilecek. Kişisel bilgilerin ve işverenlerin açık işlerine ait bilgilerin verilme amacı olan iş ve işçi bulma faaliyetinden başka bir amaçla kullanılması de müeyyideye bağlanacak.

Çalışma izni bulunmayan yabancı uyruklu kişiler hakkında aracılık faaliyeti yapılması hali iznin iptali gerekçesi olarak kabul edilecek. 

Büro ile geçici iş ilişkisi kurulan işveren arasında yazılı sözleşme yapılması zorunlu olacak. Sözleşmenin yazılı olarak yapılmaması halinde verilen yetki iptal edilecek. 

İşçinin alacakları teminattan ödenecek

Herhangi bir nedenle özel istihdam bürosunun kapanması halinde ise geçici işçi çalıştıran işverene bu durumun tebliğ edilmesi ile geçici iş ilişkisi sona erecek. İş ilişkisinin devam etmesi durumunda, geçici işçi çalıştıran işverenle işçi arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi kurulmuş olacak. Geçici işçinin iş ilişkisinden kaynaklanan alacakları, alınan teminattan kurumca öncelikli olarak ödenecek. 

Özel istihdam bürosu, özel istihdam bürosu izni ile geçici iş ilişkisi yetkisi verilmemesi veya bu iznin ve yetkinin iptali kararlarına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Kuruma itiraz edebilecek. İtiraz, takibi durduracak ve altmış gün içinde sonuçlandırılacak. İtirazı reddedilenler 15 gün içerisinde yetkili iş mahkemesinde dava açabilecek. İtiraz yoluna başvurulmuş olması ilgililerin yargı yoluna başvurma haklarım ortadan kaldırmayacak.  

EVİNDE İŞYERİNDE WİFİ OLANLAR OKUSUN

 

 

Kategori Siyaset

ORGANİK TARIMDA BÜYÜME

Günümüzde gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, dünyadaki birçok ülkede çevreye duyarlılık ve organik ürünlere olan talep giderek artıyor.

Bu kapsamda ön plana çıkan organik tarım, neredeyse dünyadaki tüm ülkelerde uygulanırken üretim alanı ve üretici sayısı da giderek artış gösteriyor. Geçmişten günümüze katlanarak büyüyen organik tarım T.C. Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı2013 yılı verilerine göre; ülkemizde 769.014 hektar alanda, 1.620.466 ton organik ürün üretimi gerçekleştirilmektedir.

İnsanların uzun ve zinde yaşamak adına sağlıklı ve güvenli ürünlere olan ilgisi 1970'ler den bu yana oldukça büyüme göstermiş durumda. Araştırmalara baktığımızdaTürkiye'de başlangıçta 8 tarımsal ürün organik olarak üretilirken, 1999 yılında bu rakam 92'ye, günümüzde ise 213'e ulaşıyor. Ancak, tüketici talepleri doğrultusunda işlenmiş organik ürün sayısı hızla artmakta ve bu rakamın 300'ün üzerinde ürün kalemi civarında olduğu tahmin ediliyor.

Tureks Fuarcılık tüm bunları göz önünde bulundurarak 6 yıldır verimli iş anlaşmalarına ortam yaratarak, sağlık sektörüne ekonomik açıdan da destek sağlıyor. Aynı zamanda sektörünün uluslararası planlanan ilk ve tek fuarı olma özelliğine sahip Exponatura'15 başarılı iş birlikleri yapmak adına, Türkiye, Avrupa Birliği ve Ortadoğu başta olmak üzere birçok ülkeden sektör profesyonelleri, iş adamları, perakende, toptancı, distribütör ve temsilcilikleri "Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarında 6. kez bir araya getiriyor.

Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO)Genel Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Atila Ertem: "Ülkemizde organik tarım, 1984-85 sezonunda geleneksel ihraç ürünlerimizden kuru üzüm ve kuru incir ihracatı ile başlamış ve daha sonraki yıllarda hızla gelişme göstererek 2013 yılı verilerine göre hammadde bazında 213 ürüne ulaşmıştır. Ürün sayısı, bu hammaddelerden elde edilen işlenmiş ürünlerle birlikte düzenli bir artış göstermektedir. Başlangıçta organik tarımın gelişmesine yardımcı olan kuru ve kurutulmuş meyveler ile organik pamuk pazarında Türkiye halen lider ülkeler arasında yer almaktadır. Son yıllarda destek politikaları ve sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla iç pazarda Ekolojik ürünlere olan ilgi de artış göstermektedir. Bu anlamlı artışa organik semt pazarları önemli bir katkı sağlamıştır. Günümüzde iç piyasadaki organik ürün tüketim değerinin 100 milyon TL civarında olduğu gözlenmektedir.

İllerdeki organik üretim istatistiklerine bakıldığında 2.775 üreticiyle Aydın ilk sırada yer almaktadır. Sonrasında ise 1.085 üreticiyle Manisa ve 947 üreticiyle İzmir gelmektedir. Üretim alanı olarak ele alındığında 14.345,22 hektar alanla en büyük organik üretim alanı Aydın'da bulunmaktadır. Şanlıurfa 10.045,44 hektar, İzmir 7.127,25 hektar organik üretim alanıyla Aydın'dan sonra en büyük alana sahip iki şehrimizdir.

İhracatımızın yapıldığı ülke sayısı ise 32 olup, Ab ülkeleri en önemli ihraç pazarlarımızı oluşturmaktadır. Ab ülkeleri dışında, Kuzey Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada ve Japonya da ülkemiz için çok önemli pazarlardır. Türkiye'de organik ürün ihracat değerlerinin 2014 yılı ETO verilerine göre 350-400 milyon USD civarında olduğu belirtilmektedir. Sağlık sektöründe organik ürün hizmetlerinin daha etkin tanıtılması, sağlıklı bitkisel kürlerin önde gelen kişi ve kurumların bir araya getirilmesi amacıyla, Tureks Fuarcılık organizasyonu ile 6.Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarı, 8 -11 Ocak 2015 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy'de misafirlerini ağırlayacak" açıklamasında bulundu.

 

 

Kategori Organik Tarım

BAŞKA BİR ENERJİ MÜMKÜN

Danimarka rüzgar enerjisinden yararlanmada dünya rekoru kırıyor. Çevre ve Enerji Bakanlığı, ülkede kullanılan elektrik miktarının yüzde 39'unun rüzgar türbinlerinden elde edildiğini açıkladı. Bu rakamın dünya rekoru olduğu ve Danimarka'nın dünyada rüzgar enerjisinden en çok yararlanan ülke haline geldiği bildirildi.

Açıklamada 2014 Ocak ayında ülke çapında kullanılan elektriğin yüzde 61.7'sinin yıl ortalamasında ise yüzde 39.1'nin rüzgar türbinlerinden elde edildiği belirtildi.

Danimarka Çevre ve Enerji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada 2012 yılında tüm siyasi partiler arasında varılan anlaşma uyarınca 2020 yılına kadar ülkede kullanılan elektrik miktarının en az yüzde 50'sinin rüzgar türbinlerinden sağlanacağı belirtilerek, şöyle devam edildi:

"Ülkemizin elektrik ihtiyacının yüzde 39'u rüzgar türbinlerinden sağlanıyor. Bu demektir ki bizim koyduğumuz hedefe çok erken ulaşmaya başladık. Bu şekilde çevreyi korumaya da yatırım yapmış oluyoruz. Aralık ve Ocak aylarında rüzgarın fazla olması nedeniyle çok fazla elektrik üretildi. Elektrik şirketleri o kadar fazla elektrik ürettiler ki neredeyse fazla elektriği ellerinden çıkarmak için para ödeyecek duruma geldiler."

Danimarka Elektrik Üretim Şirketleri Birliği (Dansk Energi), fazla üretilen elektriğin tüketilmesi için yeni yöntemler bulunması gerektiğine dikkat ekti. Dans Enerji Direktörü Lars Aagaard, elektrikli araç kullanımının çok yavaş ilerlediğini belirterek, "Elektrikli araç kullanımı, elektrikle konut ısıtma gibi konularda ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Elektrik kullanımında ısıtma sorununu da rüzgar türbinleri ile çözdüğümüzde istediğimiz hedefe ulaşmış oluruz aksi takdirde üretim fazlası olur" dedi.

 

 

Kategori Çevre

BALIK PULUNUN FAYDALARI

BALIK PULUNUN FAYDALARI

Kategori Gıda

BİTKİSEL ÜRETİM YAPAN KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİNİN DESTEKLENMESİNE DAİR KARAR 2016

TÜRKİYE 'NİN TARIM ARAZİLERİNİN NE KADARI SATILIK DURUMDA DERSİNİZ ?

Kategori Tarım
Sayfa 1 / 10

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014