ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

İSRAİL BUNU DA YAPTI

İsrail Bunu da Yaptı.!

Kategori Tarım

ÇUKUROVA TARIMININ YÜKSELEN YILDIZI FISTIK

ÇUKUROVA TARIMININ YÜKSELEN YILDIZI FISTIK

Kategori Tarım

ORGANİK FINDIK HARMANDA KALDI

ORGANİK FINDIK HARMANDA KALDI

Kategori Organik Tarım

MONSANTO' YA RAKİP GELİYOR

MONSANTO' YA RAKİP GELİYOR

Gıda Mühendisleri, meslek haklarını savunmak ve halk sağlığı için gıda terörüne dur demek üzere; Kadıköy’de toplandı.

 

İstanbul GıdaMO 2. Başkanı İsa TAHTA  tarafından okunan basın açıklamasında “Ülkemizde her ne kadar yok denilse de maalesef gıda terörü sinsi bir şekilde ilerlemektedir. Gıda alanındaki bu olumsuz ilerleme öncelikle halk sağlığını etkilemektedir. Gıda zehirlenmelerinden her gün birçok insan etkilense bile ya önemsemediği için hastaneye dahi gitmiyor ve kayıt dışı kalıyor ya da anlık ölümcül sonuçları olmadığından büyüyen tehlike göz ardı ediliyor. Bugün tüketilen sağlıksız gıdanın, yarınımızın hastalığı olduğunun farkında mıyız ?” dedi. Sağlıksız Gıda tüketiminin sonu Sessiz SOMA’ dır!

Yapılan açıklamanın devamında Ülkemizde her ne kadar yok denilse de maalesef gıda terörü sinsi bir şekilde ilerlemektedir. Gıda alanındaki bu olumsuz ilerleme öncelikle halk sağlığını etkilemektedir. Sıklıkla yaşanan gıda hileleri, kaçak gıda ürünlerinin ülkemize sokulmak istenmesi, bebek mamaları dahil bir çok üründe GDO saptanması, gıda firmalarında hijyenik yetersizlikler gıda denetimlerinin yetersiz olduğunu gün yüzüne çıkartıldığı ifade edildi.

Gıda güvenliği sorunun çözümü için gıda mühendisleri göreve hazır olmasına rağmen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde yapılan bu denetimlerdeki gıda denetçileri içerisinde yer alan Gıda Mühendislerinin oranı %21 (1075 Gıda Mühendisi) civarındadır. Bu oran Bakanlığın personelinin SADECE % 3’ünü teşkil etmektedir. Bakanlıkça yapılan alımlarda adaletsiz kadro dağılımından rahatsız olduklarını ifade edildi. Ayrıca kamuda yetersiz istihdamımızın yanında, 5996 sayılı kanundaki değişiklik sonucu Gıda Mühendislerinin özel sektördeki çalışma alanları da daraltıldığı söylendi.

Bozulmuş ve hileli gıdaların sergilendiği stand Gıda Mühendisler Odası İstanbul Şube başkanı Sayın Sedat KURU tarafından Basına ve Kamuoyuna tanıtıldı. Gıda Mühendislerinin Gıda güvenliği ve halk sağlığının güvencesi olduğunu kaydeden KURU, ağır ticari şartlar altında üreticilerin vicdanları ile baş başa bırakılmaması gerektiğini belirtti. Etkin denetim ve kontrol mekanizmalarının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan, Gıda mühendislerinin oluşturulacak sistemlerin en kilit noktası olacağını belirtti.
Bu yaşanan durumlar karşısında, yıllardır mağduriyet yaşayan Gıda Mühendisleri olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından meslek ayrımcılığından vazgeçerek Gıda terönünün çözümü için göreve hazır olan Gıda Mühendislerine Hak ettiği önemi ve kadroyu vermesi ümidiyle dilek fenerleri gökyüzüne bırakıldı. ve Gıda Mühendislerinin güzel dilekleri eşliğinde eylem sona erdi.
 
 
                                                                                                                             TMMOB
                                                                                                                 Gıda Mühendisleri Odası
                                                                                                                       İstanbul Şubesi
  

Kategori Etkinlikler

ÇÖZÜM SÜT TOZU FABRİKALARINDA

ÇÖZÜM SÜT TOZU FABRİKALARINDA

Kategori Hayvancılık

NE KADAR ET TÜKETİYORUZ

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Ilgaz, "Türkiye'de kişi başı yıllık et tüketiminin 5-6 kilogram balık, 12-13 kilogram kırmızı et ve 19-20 kilogram beyaz et olarak toplam 37-38 kilogram civarında olduğu tahmin edilirken, aynı tüketimin 40 kilogram olduğu dünya ortalamasının biraz altında kalmaktayız" dedi.

Gıda sektörüne yönelik AA muhabirine değerlendirmede bulunan Ilgaz, Türkiye'de süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren yaklaşık bin 700 işletme bulunduğunu, 34 bin çalışanı olan sektörde 12 milyar lira üretim değeri ve 13 milyar lira satış cirosunun olduğunu belirtti.

Kayıtdışılığın Türkiye açısından önemli bir sorun olduğunu ifade eden Ilgaz, "Bunun tarım politikalarının oluşturulmasında yarattığı belirsizlik, halk sağlığı, tüketicinin ekonomik kayba uğrama riskinin yanında, kurallı çalışan işletmeler aleyhine yarattığı haksız rekabet ortamı ve devletin uğradığı gelir kaybına dikkat çekmek isteriz" diye konuştu.

Ilgaz, Rusya Federasyonu'nun ağustos ayında Avrupa Birliği (AB), ABD, Kanada, Avustralya, Norveç gibi bazı ülkelerden tarım ve gıda ürünü ithalatını 1 yıllığına yasaklamış olması sonucu, Rusya Federasyonu'na (aynı zamanda Rusya'nın gümrük birliği içerisinde olduğu Kazakistan ve Belarus'a) süt ürünleri ihracatı olanağının ortaya çıktığını anlatarak, "Yapılan çalışmalar neticesinde süt ve süt ürünleri veteriner sağlık sertifikası onaylanmış olup, ihracat kapımız aralanmıştır. Bir taraftan onaylı işletme sayısının artırılması çalışmaları, diğer yandan hedef pazara uygun ürünlerin geliştirilmesi ve dizaynı ile ticari hususlar üzerinde çalışmalar, görüşmeler sürmektedir. Yeni yılla birlikte ihracatta önemli bir ivme yakalanacağını düşünmekteyiz" dedi. 

 

- "Kişi başına yaklaşık 38 kilogram et tüketiyoruz"

 

Ilgaz, Türkiye'de kişi başı yıllık et tüketiminin 5-6 kilogram balık, 12-13 kilogram kırmızı et ve 19-20 kilogram beyaz et olarak toplam 37-38 kilogram civarında olduğunu belirterek, kişi başı tüketimin 40 kilogram civarında olduğu tahmin edilen dünya ortalamasının biraz altında kaldığını, bu değerlendirmede, dünya kırmızı et tüketim rakamı içinde önemli bir paya sahip olan domuz etinin Türkiye'de tüketilmediğinin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Uzun süredir dile getirdikleri besilik hayvan arzının yetersizliği sorununa çözüm olarak besilik hayvan ithalatının önünün açıldığını ifade eden Ilgaz, şunları dile getirdi:

"Kırmızı et maliyetlerimizin ve buna bağlı oluşan piyasa fiyatlarının dünya fiyatlarına göre yüksek ve rekabetten uzak olması nedeniyle kırmızı et ve ürünleri ihracatımız maalesef çok düşüktür, neredeyse yok seviyesindedir. Diğer sektörlerde (un, makarna, süt, yağ, şekerleme vb.) ihracatı desteklemek için Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında, dünya fiyatları ile hammadde ithalatı yapılarak maliyet dezavantajının giderilmesi ve ihracatın desteklenmesi modeli, kırmızı et sektörü için de mümkün kılındığında sektörün ihracat potansiyelini hayata geçirebilmesi söz konusu olabilecektir. Çünkü sektörün bilgi birikimi ve kapasitesi yeterlidir ve tek zaafı dünya fiyatlarına göre iki kat hatta rekabetçi ülkelerin maliyetlerine göre üç kat daha yüksek olan kırmızı et maliyetleridir."

Ilgaz, kırmızı et ve ticaretine, kesim sisteminden başlayarak standardizasyon getirilmesinin, kayıt ve kontrol dışı üretim ve ticareti ile mücadelenin, piyasa düzeni ve istikrarı açısından önem arz ettiğini aktararak, "Bu mücadeleden başarıyla çıkabilirsek, bunların sonucu olarak kişi başına kırmızı et tüketiminin de ihracatın da artmasını bekleyebiliriz" dedi. 

Bu yılın ilk aylarında yaşanan kuraklığın, tarladan sofraya değer zincirinde halka sayısının çokluğu, standardizasyon eksikliği, kayıt dışılık etkisiyle uzun vadeli ve sağlıklı politikaların oluşturulmasındaki zorlukların fiyat istikrarının kurulması ve sürdürülebilmesi önünde engel oluşturduğunu belirten Ilgaz, "Artan nüfusumuz, gelişen turizme bağlı olarak gelen turist sayısında elde edilen artış, kişi başına daha fazla gelir elde ediliyor olması proteinli gıdalara olan talebi artırmaktadır. Kırmızı et arzını, yükselen talebi karşılayabilecek kadar artıramadığımızda fiyat artışı kaçınılmaz olmaktadır. Yapısal olarak yem maliyetlerimizin yüksekliği, meralarımızdan yeterince istifade edemeyişimiz, hayvanlarımızın genetik kapasiteleri, etçi ırk hayvan varlığımızın olmayışı, işletmelerimizin ölçek büyüklüğünün optimalden uzak olması gibi verimlilik anlamında iyileştirmeye açık alanlarımızın olduğu gerçektir" diye konuştu.

 

- Özdemir: "Gıda perakende cirosunun 40 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz"

 

Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Nihat Özdemir, organize gıda perakendesinin 2013 yılını yüzde 5 büyüme ile 36 milyar dolar ciroya ulaşarak kapattığını, bu yılın ilk 9 ayında ciro büyümesinin yüzde 9 olduğunu belirterek, yıl sonunda organize gıda perakende cirosunun yaklaşık 40 milyar dolara ulaşacağını tahmin ettiklerini kaydetti.

İstihdamın da yıllık artış ile 210 binden 245 bine ulaşmasını beklediklerini ifade eden Özdemir, "Mağaza sayılarımızda, satış alanlarında da yüzde 8 büyüme bekleniyor. Sektörümüz istihdama katkısını sağlamayı sürdürüyor. Mağaza formatlarında ise daha küçük metrekarelere yönelim olduğu görülüyor. Kaliteli ve hesaplı ürünler farklı formatlardaki mağazalarımızla yurdun her köşesindeki tüketicilerimizin hizmetine sunuluyor" diye konuştu.

Özdemir, organize perakende fiyatlarındaki değişimin, toplam enflasyon ve gıda enflasyonundan daha düşük seyrettiğini anlatarak, 2008 yılından bu yana TÜFE ve gıda enflasyonu ile bazı hızlı tüketim malları fiyatlarındaki artışın karşılaştırması sonucunda organize perakendedeki fiyatların genel gıda enflasyonunun gerisinde seyrettiğini kaydetti.

Gıda fiyatlarındaki artışın sebeplerine yönelik soru üzerine Özdemir, fiyat artışlarının neye, hangi yıla göre, daha yüksek ya da düşük olduğunun net olarak belirtilmesi gerektiğini aktaran Özdemir, "Üretici fiyat endeksi ile tüketici fiyat endeksinin karşılaştırılması gerekir. Bu karşılaştırma bize ana artışın nereden kaynaklandığını da net biçimde söyleyecektir. Tarım ürünlerindeki fiyat artışlarının tek bir nedeni yoktur. Mevsim değişikliklerinden ve doğal afetlerden tutun, dünyadaki stokların daralmasına, rusümlardan, tarımdaki verimsizliğe ve toprak dağılımına kadar birçok bizim dışımızdaki faktörlerden kaynaklı olarak fiyatlar artmaktadır" ifadelerini kullandı.

Özdemir, dağıtımın her zaman önemli bir fiyat unsuru olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Benzin mazot fiyatlarında her zaman oynamalar olur. Buradaki temel konu, perakende ile üretici arasındaki katmanların çokluğudur. Özellikle belirli işlevi olmayan, sadece aktarıcı konumdaki aracıların süreçlerden kalkması sadece gıda için değil tüm ürünler için geçerlidir. Ama bir katma değer yaratan ara kademeler her zaman varlıklarını sürdüreceklerdir. Bizler ağırlıkla süreç yöneten ve buralarda verimliliği gözeten organize gıda perakende firmalarıyız. Üretici, imalatçı ve tedarikçilerimizi de içeren süreçleri aynı anlayışla hepimizin ve özellikle de tüketicimizin yararına olacak şekilde yürütürüz. İlk kez bu yılın Eylül ayında gerçekleştirdiğimiz Ortak Gelişim Kongresi’nin ana hedefi de bu konuları ele alıp diyalog içinde işbirlikleri geliştirmekti. 2015 yılında yapacağımız 2. Ortak Gelişim Kongresi’nde de yine aynı hedefe kitleneceğiz."

 

 

Kategori Sağlık

30 YILDIR YANLIŞ BİLİYORMUŞUZ

'30 yıldır yanlış biliyormuşuz'

Kategori Gıda

AB 2020 STRATEJİSİ

AB 2020 Stratejisi

Kategori A.B

DENGESİZ GIDA KİLO ALDIRIR-YAVUZ DİZDAR

Kategori Beslenme
Sayfa 1 / 6

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014