ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

2017 YILINDA İTHAL  BESİLİK DANA ALMAK İSTEYEN BESİCİLERE DUYURU

Kategori Hayvancılık

Bakan Eker'in yüzüne söyledi salonda alkış koptu

'Mercimekçi Profesör'den Bakan Eker'e  söyledikleri:

Toprağa borcumuz var, bizi besleyen toprağı inşaatlara hediye etmeyelim

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı Tanıtım Toplantısı'na katıldı.   Televizyonun tek kanallı olduğu yıllarda ekranda mercimeğin faydalarını anlatan ve 'Mercimekçi' olarak bilinen 86 yaşındaki Prof. Dr. Ayşe Baysal, Bakan Mehdi Eker'e "Her şeyimizi topraktan alıyoruz ve bizim toprağa borcumuz var.  Bakan Bey siz de yardımcı olun tarım alanlarını, tarım topraklarını bizi besleyen toprağı inşaatlara hediye etmeyelim. İnşaatlar tarım toprağı olmayan yerlerde yapılsın" dedi.  Baysal'ın bu sözleri salonda büyük alkış aldı. 

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Ayşe Baysal, "Bu projeyi çok beğendim. Türkiye'de adım Mercimekçi' bilindiği için Türkiye'de ve sosyal medyada hala mercimek konuşuluyor. Mercimek ve Ayşe beraber. Tarım konusunda hükümetimizin yapacağı işlerde birini benim dikkatimi çekti.  Başbakan Davutoğlu, obezite ve diyabeti önlemek için çalışmalara yapacaklarını ve kampanyalar açılacağını söylediler. Bu beni 28 yıl öncesine götürdü. Baklagillerin en önemli özelliği glisemik indeksin düşük olması demek. Bu diyabetin önlenmesinde birinci derecede önemli" dedi.

 

"BİZİ BESLEYEN TOPRAĞI İNŞAATLARA HEDİYE ETMEYELİM"
Toplantı sonrası Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Prof. Dr. Ayşe Baysal'a elini öperek hediye verdi. Baysal, Bakan Eker'e "Herşeyimizi topraktan alıyoruz ve bizim toprağa borcumuz var. Bir şey önermek istiyorum. Bakan Bey siz de yardımcı olun tarım alanlarını, tarım topraklarını bizi besleyen toprağı inşaatlara hediye etmeyelim. İnşaatlar tarım toprağı olmayan yerlerde yapılsın. Her yere fabrika kurup örneğin o güzelim Bursa Ovası'nda şeftalileri daha fazla yok etmeyelim. Ürünlerin yetişmediği yerlerde inşaat yapalım. Yeşillikler bizim her şeyimiz. Havamızı temizleyen de o dur. Bunu Bakan Bey'den rica ediyorum" dedi. 

Prof. Dr. Ayşe Baysal'ın bu sözleri salondakiler tarafından alkışlandı. 
 
"HOCAMIN ASİSTANLARINA TERCÜMANLIK YAPMIŞTIM"

Bakan Mehdi Eker ise bir hatırasını anlattım. Bakan Eker, "Hocam buradayken sizinle bir hatıramı paylaşmak istiyorum. Heralde kader dedikleri şey bu. İlkokulu bitirdiğimi 1969 yılında hocamın yönettiği Türkiye'de bir beslenme araştırması nedeniyle asistanları ve öğrencileri Diyarbakır'a benim doğduğum Tepe Köyü'ne geldiler. 'İnsanlar nasıl besleniyor?' diye beni çağırdılar. Ben o ekiple birlikte araştırma çalışmasına katıldım. Onlara tercümanlık yaptım. Sonra gün geldi gıdanın da yer aldığı  konularla ilgili bakanlıkta görevim oldu. O zaman hocamın asistanları profesör olmuşlardı. Onlarla beraber beslenme ile ilgili toplantı yaptık. Bugün hocaların hocası Ayşe Baysal Hanım ile Türkiye'de baklagil üretiminin geliştirilmesi ve dünyaya tanıtılması yönünde bir toplantıya katıldık. Benim için büyük bir onur. Nereden nereye?" diye konuştu.

ATASU BARAJI ÇEVRESİNDE ORGANİK TARIMA GEÇİLİYOR

Kategori Tarım

2014 YILININ TÜRKİYE TARIMI

2014 Yılı Tarım Sektörü Değerlendirmesi

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, son günlerde Rusya’nın buğday ihracatını durduğu haberlerinin piyasada sıkıntı oluşturduğunu ve ekmek fiyatları yükselecek mi diye endişeye neden olduğunu belirterek, “Rusya Şubat ayından sonra ek vergi uygulayacak buğdayına ama bundan Türkiye’yi muaf tuttuğunu da, Türkiye’ye bu vergiyi uygulamayacağını da açıklamıştır.

Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, son günlerdeRusya'nın buğday ihracatını durduğu haberlerinin piyasada sıkıntı oluşturduğunu ve ekmek fiyatları yükselecek mi diye endişeye neden olduğunu belirterek, "Rusya Şubat ayından sonra ek vergi uygulayacak buğdayına ama bundan Türkiye'yi muaf tuttuğunu da, Türkiye'ye bu vergiyi uygulamayacağını da açıklamıştır. Halkımızın telaşlanmasına gerek yoktur. Saydığım unsurlar 2015'i buğday açısından çok sıkıntılı geçirmeyeceğimizi göstermektedir" dedi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, TZOB Toplantı Salonu'nda 2014 yılını tarım sektörü açısından değerlendirdi. Tarım sektörünün 2013-2014 dönemini parlak geçirmediğini belirten Bayraktar, "Başta kuraklık ve don olmak üzere bu sene Türk tarımı doğul afetlerle boğuştu. Bunun doğal sonucu olarak da kayısı ve fındık başta olmak üzere birçok meyvede üretimde gerileme meydana geldi. Hububat üretimimiz bundan olumsuz etkilendi. Başta buğday ve arpa olmak üzere birçok ürünümüz maalesef bu doğal afetlerden zarar gördü. Kanatlı sektörü ve hayvancılık sektörü bu doğal afetlerden olumsuz etkilenmemiş görünüyor. Bu alanlarda üretimimiz yeterli miktarda üreticimiz tarafından, talebi karşılayacak şekilde sağlanmış görünüyor" diye konuştu.

"2007 YILINDAN 2014 YILINA KADAR SÜREKLİ TARIM SEKTÖRÜNDE BÜYÜME OLDU"

TÜİK verilerine bakıldığında 2007 yılında kuraklık yaşandığını ve tarım sektöründe küçülme meydana geldiğini hatırlatan Bayraktar, şunları kaydetti:

"2007 yılından 2014 yılına kadar sürekli tarım sektöründe büyüme oldu. Ancak 2014 yılının Ocak ve Eylül dönemine baktığımızda 2007'den beri ilk defa yüzde 3 civarında bir küçülme yaşadığımızı görüyoruz. 2014 Kasım ayı itibariyle son 1 yıllık dönemde tarım üretici fiyatlarına, yani ÜFE'ye baktığımızda ÜFE'nin 10.77 arttığını görüyoruz. 12 aylık ortalamayı aldığımızda da yine 10.99 civarında bir artış görüyoruz. Gıda ve alkolsüz içeceklere baktığımızda Kasım ayı itibariyle 1 yıllık artış yüzde 14.7'dir. 12 aylık ortalamaya göre de yüzde 12.37 civarında bir artış söz konusudur. Bu şunu gösteriyor. Yani 2012 ve 2013 yılında da bir benzer Hadise çiftçimiz ürettiği mallarını enflasyon oranında değerlendirememiş. Yani fiyatları enflasyon oranında artmamış. Gelirlerinde enflasyonun altında kalmak kaydıyla bir azalma söz konusu. Tarımdaki istihdama baktığımızda 2014'ün Eylül ayında yüzde 21,5 olduğunu görüyoruz. Yani tarım sektörünün sağladığı istihdam 5 milyon 625 bin olarak görünüyor. İmalat sanayi ve inşaat sektörünün toplamına yakın bir rakam olduğunu görüyoruz. Toplam işsizliği de tarım sektöründeki istihdam 2.2 puan düşürmüştür. 10,5 civarındaki işsizlik rakamı tarım sektörü sayesinde buraya inmiştir. 2,2 puan civarında istihdama katkı sağlamış olduğumuzu görüyoruz."

"FINDIK, KAYISI, İNCİR, KİRAZ, VİŞNE, AYVA, HAŞHAŞ TOHUMU GİBİ EKOLOJİK ÜSTÜNLÜĞE BAĞLI ÜRÜNLERİN ÜRETİMİNDE DÜNYA BİRİNCİSİYİZ"

"İhracat rakamlarına baktığımızda Ocak ve Ekim döneminde ihracatımız 14.3 milyar dolar civarında görünüyor" diyen Bayraktar, "İthalatımız da 10 milyar dolara ulaşmış görünüyor. Özellikle ihracattaki bu olumlu gelişmelere karşılık yağlı tohumlar ve pamukta net ithalatçıyız. Hatta ithalatımızın 3'te 1'ini bu ürünlere ayırıyoruz. Yani soya fasulyesi, ayçiçeği olmak üzere yağlı tohumlar, bitkisel yağlar, küspeden oluşan 3.7 milyar dolarlık bir ithalat söz konusu. Pamuk ithalatı tek başına 1.7 milyar doları bulmaktadır. Fındık, kayısı, incir, kiraz, vişne, ayva, haşhaş tohumu gibi ekolojik üstünlüğe bağlı olduğumuz ürünler var. Bu ürünlerin üretiminde dünya birincisiyiz. Bunlar aynı zamanda ihracat potansiyeli olan da ürünlerimiz. Bu ürünlerimizde özellikle gıda güvenilirliğimizi sağlamamız lazım. Ambalajlama, paketleme bunun dışında kaliteli çeşitler yetiştirme noktasında bir takım tedbirleri almak suretiyle bu ürünlerin daha fazla ihracatı mümkün olabilmektedir" ifadelerini kullandı.

"2015'İ BUĞDAY AÇISINDAN ÇOK SIKINTILI GEÇİRMEYECEĞİMİZİ GÖSTERMEKTEDİR"

Tahıl üretimine de değinen Bayraktar, "2014 yılında toplam tahıl üretimimize baktığımızda 2013 yılına göre yüzde 12.7 azalarak 37,5 milyon tondan 32.7 milyon tona indiğini görüyoruz. Buğdayda yüzde 13.8, arpada yüzde 20.3, çeltikte de yüzde 7.8 gerileme olmuştur. Buğday üretimi 19 milyon tona inmiştir. Özellikle son günlerdeRusya'nın buğday ihracatını durduğu haberleri piyasada sıkıntı yaratmıştır. Acaba 'buğday fiyatları yükselecek mi? Mamul madde fiyatları yükselecek mi, ekmek fiyatlar yükselecek mi?' şeklinde kamuoyunda bir endişe yaşandığını görüyoruz. Türkiye'nin ihtiyacı kadar üretim yaptığımızı söylemek durumundayım. Yani 19 milyon ton civarındaki üretim Türkiye'nin ihtiyacı olan üretimdir. Bugün Toprak Mahsulleri Ofisi'nin elinde yaklaşık 2,5 milyon ton civarında buğday bulunmaktadır. Bugün için Rusyaihracatına devam etmektedir. Rusya Şubat ayından sonra ek vergi uygulayacak buğdayına ama bundan Türkiye'yi muaf tuttuğunu da, Türkiye'ye bu vergiyi uygulamayacağını da açıklamıştır. Dolayısıyla mamul madde ihracatında kullanılan buğday biliyorsunuz bir takım ithalatçı sektörler tarafından da yapılmaktadır. Yeterli ithalatın yapıldığı da görülmektedir. Bütün bunlar 2015 yılında ekmek fiyatlarını ve mamul madde fiyatlarının artışını önleyecek unsurlardır. Yani halkımızın telaşlanmasına gerek yoktur. Saydığım unsurlar 2015'i buğday açısından çok sıkıntılı geçirmeyeceğimizi göstermektedir. Halkımız lütfen rahat olsun. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin de elindeki buğdayı zamanında ve yeterli miktarda kullanmak suretiyle fırsatçılara göz açtırmaması lazım. Kendilerini bu süreçte dikkatli olmaya davet ediyorum" değerlendirmesinde bulundu.

"KURU BAKLAGİLLERE BAKTIĞIMIZDA 2014 YILINDA YÜZDE 9.7 CİVARINDA ÜRETİMDE BİR AZALMA GÖRÜYORUZ"

Mısır üretimine bakıldığında üretimin yüzde 0.8 artışla 5 milyon 950 bin tona çıktığını bildiren Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yağlı tohum üretimimiz yüzde 4,5 artışla 2 milyon 117 tona yükselmiştir. Sebze üretimi 2014 yılında yüzde 0.4 artışla 28 milyon 450 bin tondan, 28 milyon 500 bin tona çıkmıştır. Meyve üretimi yüzde 6.2 düşüşle 18.2 milyon tondan 17.1 milyon tona inmiştir. Don en çok meyve üretimini etkilemiştir. Elma üretimimiz yüzde 20.7, kiraz üretimimiz yüzde 9.9, kayısı üretimimiz yüzde 65.4, fındık üretimimiz yüzde 30'lar seviyesinde. Ceviz üretimimiz yüzde 14.8, şeftali üretimimiz yüzde 4.6 civarında bir düşme gösterecektir. Bunun dışında muz üretimimizde yüzde 17 civarında bir artış bekliyoruz. Zeytinde yüzde 5,5, mandalina da yüzde 11.1, üzümde 4.1, incirde yüzde 0.5 oranında bir atış görüyoruz. Çayda yüzde 6.8 civarında üretimini artırmıştır. Kuru baklagillere baktığımızda 2014 yılında yüzde 9.7 civarında üretimde bir azalma görüyoruz. Üretimimiz 1 milyon 148 bin tondan 1 milyon 36 bin tona inmiştir. Nohut üretimimiz yüzde 11.1 oranında azalmıştır. Kırmızı mercimek üretimimizde yüzde 17.7 oranında azalmıştır. Kütlü pamuk üretimimizde yüzde 4.4 oranında artış görüyoruz. Şeker pancarı üretiminde yüzde 2.3 civarında bir artış görüyoruz."

"SON YILLARDAKİ ARTIŞ TALEBİ KARŞILAYACAK DÜZEYDEDİR"

Hayvan sayılarına bakıldığında büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayılarında bir artış görüldüğünü kaydeden Bayraktar, "Kırmızı et üretimine baktığımızda son 2011-2013 döneminde yüzde 28.2 oranında artan et üretimimizin 2014'te yüzde 3,5 civarında gerilediğini görüyoruz. Son yıllardaki artış talebi karşılayacak düzeydedir. Üretime baktığımızda ithalata gerek olmadığını yeterli üretimin olduğunu görüyoruz. İthalat lobilerine buradan sesleniyorum boşuna heveslenmesinler. Kırmızı et üretimi önümüzdeki yıllarda da 2015 yılından itibaren de artarak devam edecektir. Süt üretimine baktığımızda süt üretiminin de yine yüzde 4.7civarında arttığını görüyoruz. Özellikle 2013 yılının rakamını veriyorum. 17.4 milyon tondan 18.2 milyon tona yükselmiştir. 2014 yılında sanayiye aktarılan süt miktarını da yılsonu itibariyle 8,5 milyon ton olarak bekliyoruz. Ocak-Ekim dönemine baktığımızda 7.3 milyon inek sütünün yine sanayiye aktarıldığını görüyoruz. Süt sektörünün ihracatının da son yıllarda arttığını görüyoruz. 2014 yılının sonu itibariyle 360 milyon dolarlık bir ihracat bekliyoruz. Hayvancılık için risklerden en önemlisi kaba yem ihtiyacıdır. Maliyeti düşürücü bir unsurdur. Önümüzdeki dönemde de en önemli ve ucuz yem kaynağı olan kaba yem üretiminin arttırılmasını üretiminin teşvik edilmesi bu süreçte önem kazanmaktadır" şeklinde konuştu.

"KANATLI SEKTÖRÜ HAYVANCILIĞIMIZIN YÜZ AKI OLMAYA DEVAM ETMEKTEDİR"

"Kanatlı sektörü hayvancılığımızın yüz akı olmaya devam etmektedir" diyen Bayraktar, "Hem yumurta üretiminde, hem de kanatlı eti üretiminde ve ihracatında artış sürmektedir. Yumurta üretimi yaklaşık olarak 16,5 milyar adettir 2013 yılında. Tahminimiz yıl sonu itibariyle 17 milyar adete ulaşacaktır. Tavuk eti üretimimiz 2013 yılında 1 milyon 758 bin tondur. Yıl sonu itibariyle 1.8 milyon tonu aşmasını bekliyoruz. ihracat rakamlarımızda da yıl sonu itibariyle artış bekliyoruz" dedi.

Türkiye'de 3 milyon işletme olduğunu ve 3 milyon işletmenin 30 milyon parsel üzerinde üretim yaptığını söyleyen Bayraktar, "Batı Avrupa ülkelerine baktığımızda, işletme büyüklüğü 400-500 dekar civarındadır. Ülkemize geldiğimizde bunun 59 dekara düştüğünü görüyoruz. 59 dekarda tek parça değildir. Yaklaşık 10 parseldir. Bu şartlarda verimli üretim yapmanın imkansızlığını görüyoruz. 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun çıkması fevkalade sevindiricidir. 10 milyon hektar civarında da toplulaştırma bekleyen arazi vardır. 10 milyon hektar arazimizin de toplulaştırılması önemlidir. Bunu da gerekli desteği veriyoruz" diye konuştu.

"VERİMLİ TARIM ARAZİLERİNİN İMARA AÇILMASI GELECEK NESİLLERİMİZİN İSTİKBALİYLE OYNAMAKTIR"

Kentleşme ve yol yapımı ile verimli arazilerin tarım dışına çıkarıldığını gördüklerini ve bundan büyük üzüntü duyduklarını belirten Bayraktar, "İllerdeki toprak koruma kurullarına bu manada büyük görevler düşüyor. İl valilerinin başkanlığında toplanan Toprak Koruma Kurularının özellikle kamu yararı konusunu zaman zaman istismar ettiklerini görüyoruz. Kendilerinden bu konuda hassasiyet göstermelerini istiyorum. Ne şekilde olursa olsun. Verimli tarım arazilerinin imara açılması gelecek nesillerimizin istikbaliyle oynamaktır. Ülkemizin gıda güvencesiyle oynamaktır" dedi.

30 ilde büyükşehir belediye sınırlarının tüm ili kapsadığını hatırlatan Bayraktar, "Tarım arazilerinin korunması noktasında büyükşehirlere de büyük görev düşüyor. Büyükşehir belediye başkanlarına da sesleniyorum; lütfen tarım sektörüne ilgi gösterin. Tarım sektörüne gönülden ilgi gösterin, buraya yeterli bütçe ayırın. Tarımla ilgili birimlerinizi biran evvel kurup faaliyete geçirin" ifadelerini kullandı.

Başta gübre, mazot ve elektrik başta olmak üzere girdi fiyatlarının yüksek olduğunu kaydeden Bayraktar, yüksek oranlı vergilerin girdiler konusundaki maliyeti artırdığını ifade etti.

"TARLA VE MARKET ARASINDAKİ UÇURUMUN FEVKALADE FAZLA OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ"

Planlama yapılamaması nedeniyle fiyat istikrarının yakalanamadığını ve bu durumun çiftçiyi sıkıntıya soktuğunu bildiren Bayraktar, "Tarla ve market arasındaki uçurumun fevkalade fazla olduğunu görüyoruz. Bazı ürünlerde fiyat farkı 5-6 kata kadar çıkıyor. Üretici para kazanamazken, tüketici de üreticimizin ürettiği bu ürünleri pahalı tüketiyor. Üreticimiz enflasyonun sorumlusu kesinlikle değildir, enflasyonun mağdurudur" diye konuştu.

Bu yıl tarım sigortalarının istenen düzeye ulaşamadığını ve bu yüzden üreticileri teşvik edici tedbirlerin alınması gerektiğini kaydeden Bayraktar, kuraklık, don gibi risklerin sigorta kapsamına alınması gerektiğinin altını çizdi.

"DOĞAL AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÜRETİCİLERİMİZİN 2014 YILI BORÇLARININ ERTELENMESİNİ TALEP EDİYORUZ"

Tarım ve balıkçılık sektörüne yönelik sübvansiyonlu kredilerin Ziraat Bankası dışındaki diğer kamu bankaları tarafından da verilmesini talep ettiklerini anlatan Bayraktar, "Doğal afetlerden zarar gören üreticilerimizin 2014 yılı borçlarının ertelenmesini talep ediyoruz. Özel bankalarda yine bu erteleme kapsamına sokulmalı. Yine bu yıl elektrik ve Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarının da ertelenmesini talep ediyoruz" dedi.

Bayraktar, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Ziraat Odası sayısının 760'a ulaştığını bildirdi.

"BİZ ÖZELLİKLE KANATLI SEKTÖRÜ İÇİN AVANTAJA ÇEVİRMEK İSTİYORUZ"

Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplayan Bayraktar, Suriye ve Rusya kaynaklı gelişmelerin ihracata etkisinin sorulması üzerine Suriye ile ilişkilerin geldiği noktanın tarımsal ürün ticaretini olumsuz etkilediğini ifade etti. Rusya'ya yönelik ambargonun ardından bazı ürün gruplarının ticareti konusunda Türkiye'ye yöneldiğini bildiren Bayraktar, "Biz özellikle kanatlı sektörü için avantaja çevirmek istiyoruz. Kanatlı sektörümüz bu ihracata hazır gibi görünüyor. Yumurta sektörümüz bu ihracata hazır gibi görünüyor" şeklinde konuştu.

Üretimin yeterli olmadığı alanlarda Türkiye'nin ihracat yapma imkanının bulunmadığını söyleyen Bayraktar, Rusya'nın bir şekilde Ab ve ABD'den geçmişte temin ettiği gıda ürünlerini Türkiye'den sağlamak istediğine dikkati çekti. Üretici ve market fiyatları arasındaki yüksek farka dair sorunun nasıl aşılabileceğine ilişkin soru üzerine ise Bayraktar, bu konuyla ilgili bir komisyonun oluşturulduğunu belirterek, üretici kesiminde fiyat artışlarının enflasyonun altında olmasına karşın tüketicinin 4-5 kat pahalı yediğini anlattı. Bunun sürdürülebilir bir durum olmadığını ve tüketicinin bunu kaldırabilmesinin mümkün olmadığını bildiren Bayraktar, "Aracıların devre dışı kalması lazım. üretici örgütlerinin bu manada güçlü olmasını, alıcıyla üretici arasında sözleşmeli üretim modeline gidilmesini istiyoruz" dedi.

 

 

Kategori Tarım

LÜKS KURUYEMİŞ FİYATLARI DÜŞTÜ, İŞTE NEDENİ

Kategori Tarım

2015 İÇİN İLAVE MEMUR KONTENJANLARI

2015’te ilave memur alımı yapılacak

İşte 2015 için ilave memur kontenjanları... En büyük pay 5 bin 75 kişi ile Sağlık Bakanlığı ve bakanlığa bağlı kuruluşların.

Devlet Personel Başkanlığı, 2015 yılında bazı bakanlıklara, üniversitelere, kamu kurum ve kuruluşlarına alınacak ilave memur kontenjanlarını açıkladı.

İlave memur kontenjanlarında en büyük payı 5 bin 75 kişi ile sağlık Bakanlığı ve bakanlığa bağlı kuruluşlar aldı. 

 

5 bin ilave memur ataması yapacak olan Milli eğitim Bakanlığı da ikinci sırada yer aldı. 

 

Adalet Bakanlığı da 2 bin 970 ilave memur ataması yapacak. İşte diğer kurumlar...

..

Kategori Siyaset

Eski Bakan Sütlüoğlu, ÇAYKUR Genel Müdürü olarak görev yaparken aynı zamanda Rizespor AŞ’nin yönetim kurulunda başkanvekili olmasını, ‘Şirket olarak kurulsa da Rizespor’un sosyal ve sportif amaçlı bir dernek olduğu’ şeklinde savunurken Sayıştay, bunun hukuka uygun olmadığına, ÇAYKUR ve Rizespor AŞ arasında milyonlarca TL tutarında reklam anlaşması yapıldığına dikkat çekti.

Eski Çevre Bakanı İmdat Sütlüoğlu, ÇAYKUR Genel Müdürlüğü görevini yürütürken, Rizespor’da yönetici olmasını “sosyal amaçlı dernek yönetiminde bulunma” kılıfıyla savunurken Sayıştay, ÇAYKUR ile Rizespor arasında milyonlarca lirayı bulan reklam anlaşmalarına dikkat çekip bu durumun mevzuata aykırı olduğuna işaret ederek düzeltilmesini talep etti.

Sayıştay’ın ÇAYKUR’la ilgili 2013 yılı denetim raporunda kurumda genel müdür olarak görev yapan eski Çevre Bakanı Sütlüoğlu’nun mevzuata aykırı olmasına karşın başka bir kurumun yönetiminde yer aldığı belirtildi. 2012 yılı raporunda da söz konusu duruma dikkat çekilirken, Genel Müdür Sütlüoğlu’nun aynı zamanda Rizespor AŞ’nin yönetim kurulu başkanvekili olarak da görev yaptığı belirtildi. Raporda, ÇAYKUR ile Rizespor AŞ arasında reklam sözleşmesi kapsamında 3.5 milyon TL tutarında anlaşma yapıldığına dikkat çekildi.

KİT personel Rrejimini düzenleyen kanun hükmünde kararnameye göre, KİT’lerde yönetim görevi üstlenenlerin başka herhangi bir kurum ya da şirkette yönetici olamayacakları hüküm altına alındığı anımsatılan Sayıştay raporunda; ÇAYKUR’un konu hakkında “Teşekkülümüz genel müdürünün Rizespor AŞ’nin yönetim kurulunda başkanvekili olarak görev alması, Çaykur Rizespor Derneği’ndeki görevinin bir parçası olup ücretsiz, sportif ve sosyal amaçlar taşıyan bir görevdir” savunmasını yaptığı belirtildi.

 Mevzuata göre yasak

 

Sayıştay raporunda Eylül 2014 tarihi itibarıyla ÇAYKUR Genel Müdürü’nün Rizespor’daki görevine devam ettiği belirtildi. Raporda, genel müdür ve yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere her çeşit teşebbüsün personelinin başka bir işle meşgul olmalarının yasaklandığı; teşebbüsün
faaliyet konusuna giren mal ve hizmetlerin üretim ve ticareti ile uğraşan şirketlere yönetici olmalarının özellikle yasak olduğu ifade edildi. Raporda, ÇAYKUR’un KİT mensuplarının spor kulübü şeklinde faaliyet gösteren derneklerin yönetim kurullarında görev almasını engelleyen bir hukuk normunun bulunmadığı savunması yaptığı belirtilerek “İstisna hükümlerinden hangisinin buna izin verdiği belirtilmemiştir” denildi.

‘Hukuki bir yaklaşım değil’

 

Sayıştay raporunda, Genel Müdür Sütlüoğlu’nun mevzuata aykırı olduğu eleştirisi yapılan hususun spor kulübünün yönetiminde görev alması değil, Rizespor AŞ isimli şirkiten yönetim kurulunda görev alması olduğu vurgulandı. Raporda, ÇAYKUR’un savunmasında ki Rizespor AŞ’nin ticari kuruluş görünümünde olsalar bile gerçekte sosyal ve sportif amaçlı kuruluşlar olduğu ve spor kulüplerinden veya derneklerden farklı olmadığı şeklindeki görüşe iştirak edilmediği ifade edildi.

 

 

Kategori Siyaset

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2015 Düşük Faizli Kredi Uygulama Tebliği’nin yayınlandığını açıkladı.

BM'nin, 2015 yılını Uluslararası Toprak Yılı ilan etmesiyle daha da önemli hale gelen tarım topraklarının amaç dışı kullanımı aratarak devam ediyor -

Kategori Toprak

GELECEĞİMİZ İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM, SAĞLIKLI TOPRAKLAR 

Kategori Tarım

YETKİLENDİRİLMİŞ VETERİNER HEKİM GÖREVLENDİRİLMELERİ ANAYASA MAHKEMESİNE TAŞINDI

Kategori Sağlık
Sayfa 1 / 4

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014