ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

BESİCİLİK İŞLETMELERİNİN EN ÖNEMLİ GİDERİ

Kategori Hayvancılık

TARIM NASIL YAYILDI ?

TARIM NASIL YAYILDI ?

Kategori Tarım

SANAYİCİLER ÜRETİCİLERİ ÇİĞ SÜT ALMAMAKLA TEHDİT EDİYOR !

Kategori Hayvancılık

MERSİN Körfezi’nde balıkçılar, ağlarına takılan danha önce hiç görmediği balığı Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne teslim etti. Yapılan araştırmada balığın zehirli toksinler taşıyan, okyanusların 800 metre derinliğe kadar yaşayabilen, ’yağ balığı’ olarak da bilinen ’Ruvettus Pretiosus’ olduğu belirlendi.

Balıkçılar, Mersin’in Gülnar İlçesi’nin Büyükeceli Mahallesi açıklarında 110 metre derinliğe dip trolü attı. Daha sonra trolü çekip Silifke İlçesi’ne bağlı Taşucu Mahallesi’ne götüren balıkçılar, ağlardan balıkları alırken, farklı bir cinse rastladı. Balıkhane sahipleri, daha önce hiç görmedikleri balığı Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne ulaştırdı.

BALIKÇILARIN DUYARLILIĞI ÇOK ÖNEMLİ

Yapılan incelemede, 48 santimetre boyunda ve 1 kilo 200 gram ağırlığında olan balığın, okyanuslarda 800 metre derinliğe kadar yaşayabilen yağ balığı olduğu belirlendi. Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Ayas, latincesi ’Ruvettus pretiosus’ olan yağ balığının, kemikli balıkların ’Gempylidae’ familyasına ait olan bir tür olduğunu söyledi. Mersin Körfezi’nde ilk defa görülen yağ balığına Atlantic, Pasifik, Hint okyanusları ve Akdeniz’de rastlanabildiğini belirten Ayas, şunları söyledi:

"Balıklar, kabuklular ve kalamar türleri ile beslenen etçil bir türdür. Derisi pürüzlü ve kemiksi çıkıntılar ile kaplıdır. Karın ve göğüs yüzgeç ışınları siyahtır. Vücut rengi kahverengi ile koyu kahverengi arasında değişim gösterir. 300 santimetre boya ulaşabilir. Bilindiği gibi Akdeniz’de zehirli balon balıkları (Lagocephalus sceleratus) bulunmaktadır. Balon balıklarını yiyen insanlarda hayati risk oluşmaktadır. Balıkhaneler de tanımadıkları balıkları halka satmadan önce zehirli olup olmadığını öğrenmeye çalışıyorlar. Bu konuda bize ulaşıyorlar. Daha önce birçok tür için balıkçılara ve balıkhanelere yardımcı olduk. Balıkçıların bu duyarlılıkları önemlidir" dedi.

YAĞI SİNDİRİLEMİYOR

Bu cinsin tüketilmesinin sağlık açısından sakıncalı olduğunu belirten Ayas, şöyle devam etti:

"Söz konusu yağ balığı da ’Gemfilotoksin’ içeriyor. Gemfilotoksin aslında sindirilemeyen bir yağdır. 34 karbon uzunluğunda bir yağ asidi esteridir. Bu toksine maruz kalan kişilerde yoğun ishal etkisi ortaya çıkar. Ortaya çıkan hastalık ’Gemfilid balık zehirlenmesi’ ya da ’Gemfilotoksizim’ ismi ile adlandırılmıştır. Semptomlar turuncu-yeşil renkli yoğun ishal, sıvı kaybı, karın bölgesinde kramplar, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma olarak ortaya çıkar. Balık tüketildikten ortalama 2,5 saat içerisinde ilk belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve 2 gün sürer. Hastalığın şiddeti yenilen balık miktarı ile ilişkili olarak artar. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (USFDA) bu balığın taze ve işlenmiş ürünlerin satışının yasaklanmasını istemiştir. Ancak balıkçılar ve balıkhanelerin tümü aynı bilinç ve duyarlılıkta değil. ’Denizden babam çıksa yerim’ anlayışı hakim. Çok sayıda bireyin yakalandığı ve tüketildiğini düşünüyorum. Semptomlar birçok besin zehirlenmesi tablosuna benzediğinden hastanelerde ’Gemfilotoksin zehirlenmesi’ olarak kayda geçmediğini düşünüyorum."

Akdeniz’in yerli türlerinin dışında Cebelitarık Boğazı ile Süveyş Kanalı’ndan giren yeni türleri de barındırdığını kaydeden Deniz Ayas, özellikle Süveyş kanalından girenlerin tropik deniz türleri ve bu balıklardan en bilineninin de balon balıkları olduğunu söyledi. Bu türlerin ölümcül tetradotoksin zehri içerdiğini belirten Ayas, Gıda Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından balon balıklarının avlanmasının ve satılmasının yasaklandığını söyledi. Akdeniz’e yeni tür girişleri dinamik bir şekilde devam ettiğini ifade eden Ayas, "Başka toksin içeren türlerde girebilecektir. Bu konuda ilgili bakanlığın yeni türler ve insan tüketimine uygunluğu konularında var olan hassasiyetinin devamı önemlidir. Mersin Üniversitesi’nde de denizel toksinler ile ilgili projeler ve yüksek lisans çalışmaları sürdürülmektedir" diye konuştu.

 

 

 

Kategori Balıkçılık

DÜZCE 'DE BESİ SIĞIRI HİBESİ ALACAK GENÇ ÇİFTÇİLER EĞİTİLİYOR

2 MİLYAR İNSAN İTHAL GIDA İLE BESLENİYOR

2 MİLYAR İNSAN İTHAL GIDA İLE BESLENİYOR

Kategori Beslenme

Organik Tarım Bilincinin Geliştirilmesi

Kategori Organik Tarım

İŞTE OSMANCIK ÇEŞİDİ ÇELTİK ( PİRİNÇ ) TABAN FİYATLARI

Kategori Tarım

ORGANİK TARIMDA BÜYÜME

Günümüzde gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, dünyadaki birçok ülkede çevreye duyarlılık ve organik ürünlere olan talep giderek artıyor.

Bu kapsamda ön plana çıkan organik tarım, neredeyse dünyadaki tüm ülkelerde uygulanırken üretim alanı ve üretici sayısı da giderek artış gösteriyor. Geçmişten günümüze katlanarak büyüyen organik tarım T.C. Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı2013 yılı verilerine göre; ülkemizde 769.014 hektar alanda, 1.620.466 ton organik ürün üretimi gerçekleştirilmektedir.

İnsanların uzun ve zinde yaşamak adına sağlıklı ve güvenli ürünlere olan ilgisi 1970'ler den bu yana oldukça büyüme göstermiş durumda. Araştırmalara baktığımızdaTürkiye'de başlangıçta 8 tarımsal ürün organik olarak üretilirken, 1999 yılında bu rakam 92'ye, günümüzde ise 213'e ulaşıyor. Ancak, tüketici talepleri doğrultusunda işlenmiş organik ürün sayısı hızla artmakta ve bu rakamın 300'ün üzerinde ürün kalemi civarında olduğu tahmin ediliyor.

Tureks Fuarcılık tüm bunları göz önünde bulundurarak 6 yıldır verimli iş anlaşmalarına ortam yaratarak, sağlık sektörüne ekonomik açıdan da destek sağlıyor. Aynı zamanda sektörünün uluslararası planlanan ilk ve tek fuarı olma özelliğine sahip Exponatura'15 başarılı iş birlikleri yapmak adına, Türkiye, Avrupa Birliği ve Ortadoğu başta olmak üzere birçok ülkeden sektör profesyonelleri, iş adamları, perakende, toptancı, distribütör ve temsilcilikleri "Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarında 6. kez bir araya getiriyor.

Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO)Genel Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Atila Ertem: "Ülkemizde organik tarım, 1984-85 sezonunda geleneksel ihraç ürünlerimizden kuru üzüm ve kuru incir ihracatı ile başlamış ve daha sonraki yıllarda hızla gelişme göstererek 2013 yılı verilerine göre hammadde bazında 213 ürüne ulaşmıştır. Ürün sayısı, bu hammaddelerden elde edilen işlenmiş ürünlerle birlikte düzenli bir artış göstermektedir. Başlangıçta organik tarımın gelişmesine yardımcı olan kuru ve kurutulmuş meyveler ile organik pamuk pazarında Türkiye halen lider ülkeler arasında yer almaktadır. Son yıllarda destek politikaları ve sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla iç pazarda Ekolojik ürünlere olan ilgi de artış göstermektedir. Bu anlamlı artışa organik semt pazarları önemli bir katkı sağlamıştır. Günümüzde iç piyasadaki organik ürün tüketim değerinin 100 milyon TL civarında olduğu gözlenmektedir.

İllerdeki organik üretim istatistiklerine bakıldığında 2.775 üreticiyle Aydın ilk sırada yer almaktadır. Sonrasında ise 1.085 üreticiyle Manisa ve 947 üreticiyle İzmir gelmektedir. Üretim alanı olarak ele alındığında 14.345,22 hektar alanla en büyük organik üretim alanı Aydın'da bulunmaktadır. Şanlıurfa 10.045,44 hektar, İzmir 7.127,25 hektar organik üretim alanıyla Aydın'dan sonra en büyük alana sahip iki şehrimizdir.

İhracatımızın yapıldığı ülke sayısı ise 32 olup, Ab ülkeleri en önemli ihraç pazarlarımızı oluşturmaktadır. Ab ülkeleri dışında, Kuzey Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada ve Japonya da ülkemiz için çok önemli pazarlardır. Türkiye'de organik ürün ihracat değerlerinin 2014 yılı ETO verilerine göre 350-400 milyon USD civarında olduğu belirtilmektedir. Sağlık sektöründe organik ürün hizmetlerinin daha etkin tanıtılması, sağlıklı bitkisel kürlerin önde gelen kişi ve kurumların bir araya getirilmesi amacıyla, Tureks Fuarcılık organizasyonu ile 6.Doğal, Organik & Sağlıklı Ürünler Fuarı, 8 -11 Ocak 2015 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy'de misafirlerini ağırlayacak" açıklamasında bulundu.

 

 

Kategori Organik Tarım

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker,Edirne’de Trakya Bölgesi Tarım Sektörü Ortak Akıl Toplantısı’na katılarak, tarım sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. Bakan Eker, Türkiye’nin 2008 yılından bu yana Avrupa Birliği üyesi olan 28 ülkenin tarımsal büyüme oranının 10 katı kadar yıllık büyüme gösterdiğini söyledi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Trakya Bölgesi Tarım Sektörü Ortak Akıl Toplantısı’na katılmak üzere Edirne’ye geldi. Tarım sektörü temsilcileri ile bir araya gelen Bakan Eker, Türkiye’nin 2002 yılından bu yana tarımsal büyüme oranları ve yapılan çalışmalar ile ilgili bilgiler aktardı.
“AVRUPA’NIN EN BÜYÜK TARIMSAL GÜCÜ TÜRKİYE OLDU”
Avrupa Birliği üyesi olan 28 ülkenin 10 yıllık tarımsal büyümesinin yıllık yüzde 0.2 olduğunu hatırlatan Bakan Mehdi Eker, “Avrupa’nın 10 yıllık tarımsal sektör büyümesi, yıllık ortalama yüzde 0.2 ancak Türkiye Avrupa Birliği ülkelerinin ortalamasının 10 katı yıllık ortalama büyüme kaydetmiştir. Ve bu sayede Türkiye, Avrupa’nın birinci büyük tarımsal gücü haline gelmiştir. Gayri safi yurt içi hasılatı yani tarımsal milli geliri 23 milyar dolardan 61 milyar dolara çıktı ve bu 61 milyar dolara çıkmakla da Avrupa’nın Türkiye birinci büyük tarımsal gücü haline gelmiştir. 2008 yılından beri aynı durumdayız” dedi.
“TRAKYALILARA ŞÜKRAN BORÇLUYUZ”
Trakya Bölgesi’nde, tarım sektöründe bulunan üretici ve çiftçilerin kullandıkları tarımsal krediler hakkında da bilgiler veren Bakan Eker, şunları kaydetti:
“Trakya’nın 4 ilinde 42 milyon kredi kullanılmış toplam tarım kredi artı Ziraat Bankası 39 kat artmış. 1 milyar 6 yüz 66 milyon liraya çıkmış. Sıfır faizli hayvancılık kredisi 23 bin 4 yüz 37 kişi 4 yüz 28 milyon lira faizsiz hayvancılık kredisi almış. Kredi geri dönüş oranı bu bölgede yüksekmiş Türkiye ortalamasından daha yüksekmiş. Az önce Türkiye ortalamasını söylemiştim hatırlayın. Yüzde 38 demiştim Ziraat Bankasını bu Trakya için yüzde 62’imiş. Ama şimdi de yüzde 99’a yükselmiş. Trakyalılara şükran borçluyuz."
“SERTİFİKALI TOHUM KULLANIMINA TEŞVİKLER ARTACAK”

 

Bakan Eker, sertifikalı tohum üretimi ile ilgili yeni bir dönemin başladığının da müjdesini vererek, “Sertifikalı tohumluk kullanım desteklerinde buğdayda 7 buçuk lira dekar olan desteği 8 buçuk liraya çıkarıyoruz. Arpada 6 liradan 8 buçuk liraya yükseltiyoruz. Sertifikalı tohumluk kullanım desteği. Yani bundan sonra kim sertifikalı tohum kullanırsa, buğdayda 7 buçuk lira yerine 8 buçuk lira destek alacak. Arpada 6 lira yerine 8 buçuk lira alacak” dedi.

Kategori Tarım
Sayfa 1 / 56

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014