ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

FINDIK YEŞİL KOKARCASINA KARŞI DÜZCE’DE BİLİNÇLENDİRME

Kategori Etkinlikler

ET VE SÜT ÜRÜN FİYATLARI PANELİ ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Kategori Hayvancılık

TARIM ÖĞRETİMİNİN 169. YILI

Türkiye’de tarım öğretiminin 169. yılı etkinlikleri kapsamında, Samsun’da Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.
Tarım öğretiminin 169. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi. Törende Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kurt, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Tosun, Türkiye Ziraatçılar Derneği Samsun İl Temsilcisi Muharrem Yüksel ve Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Doç. Dr. Hasan Önder anıta çelenk sundu. Ardından törene katılanlar saygı duruşunda bulunup akabinde, Büyükşehir Belediyesi Bando ekibinin eşliğinde İstiklal Marşı okudu.
Törenin ardından konuşma yapan Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hayati Tosun, "Türkiye’de üretim ve tüketimdeki plansızlık nedeniyle her yıl 17 milyar liralık sebze ve meyve tarlada veya hallerde çürümeye terk ediliyor. 3 milyon üreticinin toplam 32 milyon parsel alanda yaptığı üretimin planlı hale getirilmesi, üretim ve tüketim dengesinin kurulması gerekmektedir. Yapılan araştırmalarda üreticilerin yüzde 65’i elde ettiği gelirle geçinemiyorken, yüzde 66’sı da devlet desteklerinin arttırılmasını istemektedir. Üreticilerin yüzde 88’i ise zorunlu harcamalardan sonra ellerinde para kalmadığını belirtmektedir. Samsun başta olmak üzere bölge illerinde tarım sektörünün gayri safi katma değerleri incelendiğinde Samsun’un da içinde yer aldığı bölgede tarımın payının yüzde 27’den yüzde 18.6’ya gerilediği görülmektedir" dedi.
Tarımsal eğitimin çok kapsamlı bir bilim dalı olduğunu söyleyen Türkiye Ziraatçılar Derneği Samsun İl Temsilcisi Muharrem Yüksel, "İnsanların neredeyse tüm ihtiyaçlarını karşılanmasında rol oynayan temel bir sektör olarak tarımsal eğitimin kalitesinin günden güne artırılması kaçınılmaz bir zorunluluktur. bugün ülkemizde tarımsal öğretimin 169. yılını kutluyoruz. 169 yıldır tarımsal eğitim faaliyeti; ülkemizde var olan tarımsal potansiyelin gelişmesi, tarımsal üretimde çağdaş ve bilimsel tekniklerin egemen kılınması ve çiftçilerimizin yeni tarım teknikleri ve ürünleri konusunda bilinçlendirilmesi yolunda çok önemli katkılar sağlamıştır" diye konuştu.

Kategori Eğitim

İŞSİZ ZİRAAT MÜHENDİSLERİNE MÜJDE !

Gıda Mühendisleri, meslek haklarını savunmak ve halk sağlığı için gıda terörüne dur demek üzere; Kadıköy’de toplandı.

 

İstanbul GıdaMO 2. Başkanı İsa TAHTA  tarafından okunan basın açıklamasında “Ülkemizde her ne kadar yok denilse de maalesef gıda terörü sinsi bir şekilde ilerlemektedir. Gıda alanındaki bu olumsuz ilerleme öncelikle halk sağlığını etkilemektedir. Gıda zehirlenmelerinden her gün birçok insan etkilense bile ya önemsemediği için hastaneye dahi gitmiyor ve kayıt dışı kalıyor ya da anlık ölümcül sonuçları olmadığından büyüyen tehlike göz ardı ediliyor. Bugün tüketilen sağlıksız gıdanın, yarınımızın hastalığı olduğunun farkında mıyız ?” dedi. Sağlıksız Gıda tüketiminin sonu Sessiz SOMA’ dır!

Yapılan açıklamanın devamında Ülkemizde her ne kadar yok denilse de maalesef gıda terörü sinsi bir şekilde ilerlemektedir. Gıda alanındaki bu olumsuz ilerleme öncelikle halk sağlığını etkilemektedir. Sıklıkla yaşanan gıda hileleri, kaçak gıda ürünlerinin ülkemize sokulmak istenmesi, bebek mamaları dahil bir çok üründe GDO saptanması, gıda firmalarında hijyenik yetersizlikler gıda denetimlerinin yetersiz olduğunu gün yüzüne çıkartıldığı ifade edildi.

Gıda güvenliği sorunun çözümü için gıda mühendisleri göreve hazır olmasına rağmen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde yapılan bu denetimlerdeki gıda denetçileri içerisinde yer alan Gıda Mühendislerinin oranı %21 (1075 Gıda Mühendisi) civarındadır. Bu oran Bakanlığın personelinin SADECE % 3’ünü teşkil etmektedir. Bakanlıkça yapılan alımlarda adaletsiz kadro dağılımından rahatsız olduklarını ifade edildi. Ayrıca kamuda yetersiz istihdamımızın yanında, 5996 sayılı kanundaki değişiklik sonucu Gıda Mühendislerinin özel sektördeki çalışma alanları da daraltıldığı söylendi.

Bozulmuş ve hileli gıdaların sergilendiği stand Gıda Mühendisler Odası İstanbul Şube başkanı Sayın Sedat KURU tarafından Basına ve Kamuoyuna tanıtıldı. Gıda Mühendislerinin Gıda güvenliği ve halk sağlığının güvencesi olduğunu kaydeden KURU, ağır ticari şartlar altında üreticilerin vicdanları ile baş başa bırakılmaması gerektiğini belirtti. Etkin denetim ve kontrol mekanizmalarının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan, Gıda mühendislerinin oluşturulacak sistemlerin en kilit noktası olacağını belirtti.
Bu yaşanan durumlar karşısında, yıllardır mağduriyet yaşayan Gıda Mühendisleri olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından meslek ayrımcılığından vazgeçerek Gıda terönünün çözümü için göreve hazır olan Gıda Mühendislerine Hak ettiği önemi ve kadroyu vermesi ümidiyle dilek fenerleri gökyüzüne bırakıldı. ve Gıda Mühendislerinin güzel dilekleri eşliğinde eylem sona erdi.
 
 
                                                                                                                             TMMOB
                                                                                                                 Gıda Mühendisleri Odası
                                                                                                                       İstanbul Şubesi
  

Kategori Etkinlikler

Bu gıda mühendisi kızımıza kimler sahip çıkacak.!

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Halil Mazıcıoğlu, komisyonlarında kabul edilen Maden Kanunu Tasarısı'nda, "teknik nezaretçi" ile ilgili düzenleme ile Türkiye'deki tüm maden mühendislerinin iş bulmuş olacağını belirterek, "Maden mühendislerine o kadar ihtiyaç olacak ki inşallah maden mühendisi ithal etmeyi düşünmeyiz" dedi.

Mazıcıoğlu, komisyonda kabul edilen Maden Kanunu Tasarısı'na ilişkin soruları yanıtladı. Tasarının madencilik sektöründe önemli düzenlemeleri içerdiğini vurgulayan Mazıcıoğlu, bunlardan birinin, maden arama ruhsat grubu ile ilgili olduğunu kaydetti. Mazıcıoğlu, aynı jeolojik ortamda birlikte bulunan farklı maden kaynakları gözetilerek ruhsat grubunun 5 kategoride toplandığını ifade etti. Sektörle ilgili tanımların, dünya standartları göz önünde bulundurularak yeniden yapıldığını anlatan Mazıcıoğlu, "fizibilite dönemi", "fizibilite raporu" ve "yetkilendirilmiş tüzel" kişi gibi yeni tanımlar da oluşturulduğunu söyledi.

Mazıcıoğlu, söz konusu tanımların sektöre ciddi yenilikler getireceğini, maden işletme uygulama projelerinin tam anlamıyla gerçekçi olacağını, sıradan bir teknik doküman olmaktan çıkarılacağını dile getirdi. Madenciliğin ince bir iş olduğuna, bu işi her önüne gelenin yapmaması gerektiğine dikkati çeken Mazıcıoğlu, "Bu işi yapacak kişi ekonomik yönden de güçlü olmalı. Bu konuda yeterli güç yoksa şirket evlilikleri olmalı. Çünkü güçlü ekonomiyle madencilik yapılabilir. Yoksa, 'sigortasını yapmayayım, baretini almayayım' ile olmaz. Madencilikte ilkellikten kurtulmamız lazım" diye konuştu.

"Mühendis oturduğu yerden proje çizemeyecek"

Yetkilendirilmiş tüzel kişilik kavramının, madencilik sektörüne getirilen yeni bir uygulama olduğuna işaret eden Mazıcıoğlu, bu uygulama ile mühendislik, müşavirlik hizmeti verilen yapıların nitelik ve niceliklerinin belirlenmesinin, sundukları hizmetler ile uyumlu kurumsal yapılar haline gelmelerinin sağlanacağını belirtti. Yetkilendirilmiş tüzel kişi ile hedeflenen amacın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na sunulan rapor, proje ve diğer teknik belgelerin gerçeğe ve bilime uyumunun sağlanması olduğunu anlatan Mazıcıoğlu, "Örneğin Ermenek'te yukarıdaki madenden alttaki madencinin haberi yokmuş. Bu gibi durumlar artık önlenecek. Bu yeni yapı ile aramadan işletmeye kadar olan süreç, bir bütünlük içinde düzenli olarak raporlanacak. Saha uygulamaları rapor ve projelere uyumlu olacak. Yani işin Türkçesi, mühendis oturduğu yerden proje çizmeyecek. Sahada olacak, bakacak, görecek" ifadelerini kullandı.

Mazıcıoğlu, mevcut kanunda 805 lira olan arama ruhsat harçlarının, tasarıyla ruhsat büyüklüğüne paralel olarak 1000 ila 5 bin lira arasında, 4 bin 840 lira olan yıllık işletme ruhsat harçlarının da 15 bin lira ila 30 bin ve üzeri bedellere yükseltildiğini belirtti. Bu artışlarının nedenlerinden birinin sektörde çantacılığı bitirmek olduğunu kaydeden Mazıcıoğlu, "805 lira verince arama ruhsat belgesini alabiliyorsunuz. Bu belge sizi madenci yapıyor. Çantacılık da böyle başlıyor. Çantacılık bir meslek değil. Çantacı ruhsatı 1 liraya alıyor 10 liraya satıyor. Ben çantacılık olayını doğru bulmuyorum. Böyle bir şey dünyada da yok. Bu işi gerçek yatırımcı yapmalı ve ekonomik durumu bunu kaldırmalı" dedi.

Halil Mazıcıoğlu, tasarıdaki başka bir düzenlemenin de diğer kamu kurumlarından alınması gereken, ancak çeşitli nedenlerle alınamayan izinler nedeniyle iptal konumuna gelen yaklaşık 3 bin civarında ruhsatın iptal edilmemesine yönelik olduğunu kaydetti. Mazıcıoğlu, ruhsat iptalinin zorlaştırılacağını, 20 bin lira 50 bin lira arasında değişen idari para cezası uygulaması getirileceğini ifade etti.

"İnşallah maden mühendisi ithal etmeyi düşünmeyiz"

Yeni düzenlemelerden birinin de "teknik nezaretçi" uygulamasının kaldırılması olduğunu belirten Mazıcıoğlu, bu düzenlemenin, komisyonda en fazla üzerinde durulan maddelerden biri olduğunu söyledi. Mazıcıoğlu, şöyle konuştu:

"Türkiye'de 60 yıl önce yeterli sayıda maden mühendisi olmaması nedeniyle 'fenni nezaretçi' diye bir sistem kuruldu. Ama şimdi yılda ortalama 800 tane maden mühendisi yetişiyor bu ülkede. 2004 yılında adı 'teknik nezaretçi' olarak değiştirilen bu uygulama kaldırılacak. Teknik nezaretçi 15 günde bir inceleme yapıyordu. Ama yeni uygulama ile maden mühendisi bunu 24 sat aralıklarla yapacak. Örneğin ben maden mühendisiyim, Ankara'da oturuyorum. Ermenek'teki, Soma'daki yeri 15 günde bir kontrol ediyorum. Bu etkili olur mu? Ama mühendisi 24 saat orada bu işi yaşayarak çalışıyorsa bu daha etkili olur. Yeni yetişen ve tecrübeli maden mühendislerimizin istihdamında kolaylık sağlanmış olacak. Bu düzenleme ile Türkiye'deki tüm maden mühendisleri iş bulmuş olacak. Maden mühendislerine o kadar ihtiyaç olacak ki inşallah maden mühendisi ithal etmeyi düşünmeyiz."

Halil Mazıcıoğlu, mevcut teknik nezaretçilerin işsiz kalması gibi bir sorunun söz konusu olmayacağını çünkü Türkiye'de işletme izni alan 9 bin maden işletmesi bulunduğunu, mevcut teknik nezaretçi olarak görev yapan kişi sayısının ise şu anda 2 bin 750 olduğunu söyledi. Mazıcıoğlu, tasarıdaki bütün düzenlemelerin asıl amacının sektörde iş kazalarının önüne geçmek olduğunu belirterek, "Madenciliğin merdiven altısı olmaz. 'Nasıl olsa devlet görmüyor' zihniyeti olamaz" dedi.

TÜRK ÇİFTÇİSİ BUNU DA ÜRETTİ KİLOSU 1100 DOLAR

 

 

Kategori Siyaset

GDO' LU ÜRÜN PAZARININ DÜNYA’DA İŞTE ULAŞTIĞI BOYUTLAR

ADANA’DA YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI SEMPOZYUMU

Kategori Enerji

BM'nin, 2015 yılını Uluslararası Toprak Yılı ilan etmesiyle daha da önemli hale gelen tarım topraklarının amaç dışı kullanımı aratarak devam ediyor -

Kategori Toprak
Sayfa 1 / 3

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014