ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

3 TARIM İŞÇİSİNDEN 2' Sİ BORÇLU !

3 tarım işçisinden 2'si borçlu

MERSİN Körfezi’nde balıkçılar, ağlarına takılan danha önce hiç görmediği balığı Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne teslim etti. Yapılan araştırmada balığın zehirli toksinler taşıyan, okyanusların 800 metre derinliğe kadar yaşayabilen, ’yağ balığı’ olarak da bilinen ’Ruvettus Pretiosus’ olduğu belirlendi.

Balıkçılar, Mersin’in Gülnar İlçesi’nin Büyükeceli Mahallesi açıklarında 110 metre derinliğe dip trolü attı. Daha sonra trolü çekip Silifke İlçesi’ne bağlı Taşucu Mahallesi’ne götüren balıkçılar, ağlardan balıkları alırken, farklı bir cinse rastladı. Balıkhane sahipleri, daha önce hiç görmedikleri balığı Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne ulaştırdı.

BALIKÇILARIN DUYARLILIĞI ÇOK ÖNEMLİ

Yapılan incelemede, 48 santimetre boyunda ve 1 kilo 200 gram ağırlığında olan balığın, okyanuslarda 800 metre derinliğe kadar yaşayabilen yağ balığı olduğu belirlendi. Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Ayas, latincesi ’Ruvettus pretiosus’ olan yağ balığının, kemikli balıkların ’Gempylidae’ familyasına ait olan bir tür olduğunu söyledi. Mersin Körfezi’nde ilk defa görülen yağ balığına Atlantic, Pasifik, Hint okyanusları ve Akdeniz’de rastlanabildiğini belirten Ayas, şunları söyledi:

"Balıklar, kabuklular ve kalamar türleri ile beslenen etçil bir türdür. Derisi pürüzlü ve kemiksi çıkıntılar ile kaplıdır. Karın ve göğüs yüzgeç ışınları siyahtır. Vücut rengi kahverengi ile koyu kahverengi arasında değişim gösterir. 300 santimetre boya ulaşabilir. Bilindiği gibi Akdeniz’de zehirli balon balıkları (Lagocephalus sceleratus) bulunmaktadır. Balon balıklarını yiyen insanlarda hayati risk oluşmaktadır. Balıkhaneler de tanımadıkları balıkları halka satmadan önce zehirli olup olmadığını öğrenmeye çalışıyorlar. Bu konuda bize ulaşıyorlar. Daha önce birçok tür için balıkçılara ve balıkhanelere yardımcı olduk. Balıkçıların bu duyarlılıkları önemlidir" dedi.

YAĞI SİNDİRİLEMİYOR

Bu cinsin tüketilmesinin sağlık açısından sakıncalı olduğunu belirten Ayas, şöyle devam etti:

"Söz konusu yağ balığı da ’Gemfilotoksin’ içeriyor. Gemfilotoksin aslında sindirilemeyen bir yağdır. 34 karbon uzunluğunda bir yağ asidi esteridir. Bu toksine maruz kalan kişilerde yoğun ishal etkisi ortaya çıkar. Ortaya çıkan hastalık ’Gemfilid balık zehirlenmesi’ ya da ’Gemfilotoksizim’ ismi ile adlandırılmıştır. Semptomlar turuncu-yeşil renkli yoğun ishal, sıvı kaybı, karın bölgesinde kramplar, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma olarak ortaya çıkar. Balık tüketildikten ortalama 2,5 saat içerisinde ilk belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve 2 gün sürer. Hastalığın şiddeti yenilen balık miktarı ile ilişkili olarak artar. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (USFDA) bu balığın taze ve işlenmiş ürünlerin satışının yasaklanmasını istemiştir. Ancak balıkçılar ve balıkhanelerin tümü aynı bilinç ve duyarlılıkta değil. ’Denizden babam çıksa yerim’ anlayışı hakim. Çok sayıda bireyin yakalandığı ve tüketildiğini düşünüyorum. Semptomlar birçok besin zehirlenmesi tablosuna benzediğinden hastanelerde ’Gemfilotoksin zehirlenmesi’ olarak kayda geçmediğini düşünüyorum."

Akdeniz’in yerli türlerinin dışında Cebelitarık Boğazı ile Süveyş Kanalı’ndan giren yeni türleri de barındırdığını kaydeden Deniz Ayas, özellikle Süveyş kanalından girenlerin tropik deniz türleri ve bu balıklardan en bilineninin de balon balıkları olduğunu söyledi. Bu türlerin ölümcül tetradotoksin zehri içerdiğini belirten Ayas, Gıda Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından balon balıklarının avlanmasının ve satılmasının yasaklandığını söyledi. Akdeniz’e yeni tür girişleri dinamik bir şekilde devam ettiğini ifade eden Ayas, "Başka toksin içeren türlerde girebilecektir. Bu konuda ilgili bakanlığın yeni türler ve insan tüketimine uygunluğu konularında var olan hassasiyetinin devamı önemlidir. Mersin Üniversitesi’nde de denizel toksinler ile ilgili projeler ve yüksek lisans çalışmaları sürdürülmektedir" diye konuştu.

 

 

 

Kategori Balıkçılık

İSTANBUL'DA SON KALAN TOPRAKLARDAN

Gümüşdere, İstanbul’un kuzeyindeki hâlâ tarım yapılan nadir köylerinden biri. 1920’li yıllarda Selanik’ten mübadele ile gelen yaklaşık üç yüz aile bu köyde yaşıyor.

Dedelerinin topraklarını ve doğdukları evleri geride bırakan ikinci kuşak burada yeni bir hayat kurmuş. Tarımla uğraşan ailelerin tek geçim kaynağı köyün yakınında bulunan vadideki arazi. Köye ilk yerleştiklerinde Türk sinemasının vazgeçilmez çöl sahneleri bu kumluk alanda çekilmiş. Şimdi taşınan toprakla bir tarım vahası. Her ailenin yaklaşık bir buçuk dönüm arazisi var. Devlet tarafından kendilerine kiralanan bu arazilerde kışlık ve yazlık sebze üretimi yapıyorlar. Organik olarak hayvan gübresi ile üretilen ürünlerin çoğu Sarıyer pazarında satılıyor. Ailelerin tek geçim kaynağı olan bu topraklar ise birçok kez yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalmış. Köylüler, “Bir türlü bizi rahat bırakmadılar. Önce İSKİ bu alana arıtma tesisi yapmak istedi. Sonrasında köyün işlettiği Gümüşdere Plajı’na el koyuldu. Şimdi de 3. köprü güzergahı yakınında olması nedeniyle büyük şirketlerin iştahını kabartıyor.” diyor.

Ramazan Armut

“Burası bize atalarımızdan kaldı. 1,5 dönüm arazi üzerinde mevsimine göre pazı, maydanoz, ıspanak gibi sebzeler üretiyoruz. Kendimiz Sarıyer pazarında satıyoruz. Biz 4 kişilik bir aileyiz. Çocuklarım okuyor, buradan kazandığım parayla onların ihtiyaçlarını karşılıyorum. 3. köprü’nün inşaatından sonra özelleştirme ile topraklarımız elimizden alınır diye korkuyoruz.“

 

“Biz mübadele ile buraya yerleştik. 5 kişilik bir aileyiz. Çocuklarımdan birisi üniversitede diğeri lisede okuyor. Ben Zekeriyaköy ve Sarıyer’de pazara çıkıyorum. Bilinçli tarım yapabilmek için gübre konusunda özel eğitim aldım. Benim dışımda da eğitim alan arkadaşlar var. Avrupa’da organik tarımcılık yapılan çiftçilerin farklı fonlarla desteklendiğini duyuyoruz. Biz sadece makul bir fiyatla zaten bizim işlettiğimiz toprakların bize satılmasını istiyoruz.”

 

“Tarım bizim tek geçim kaynağımız. Çocuklarımı üniversitede okutabiliyorsam buraya borçluyum. 1,5 dönümlük bir arazi bizim hayata bağlanmamızı sağlıyor. 57 yaşından sonra bu toprak elimizden alınırsa ben ne yaparım?”

 

Fikret Semerci

“Çocuklarım da dahil olmak üzere 6 kişi buradan ekmek yiyor. Tamamen organik olarak ürettiğimiz sebzeleri satarak geçiniyoruz. 1,5 dönüm üzerine kurulu seramızı bu duruma getirinceye kadar 50 bin liraya yakın para harcadık. Tohumlarımız bile kendimizin. 56 yaşındayım, eğer bu alan özelleştirilirse ailecek aç kalırız.”

Kategori Tarım

TARIM VE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜ SEVİNDİRECEK BULUŞ !!!!

Kategori Tarım

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, tarım sektörüne 2014 yılı için ayrılan destek miktarının 9,6 milyar lira olduğundan yakınırken; “Oysa yılın ilk 11 ayında sadece buğday, soya, ayçiçeği ve pamuk ithalatına yaklaşık 4,4 milyar dolar, diğer bir ifade ile 9,6 milyar lira ödenmiştir. Tarımımızı desteklemek üzere ayrılmış kaynak, sadece 4 ürünün ilk 11 aylık ithalatına eşdeğer bir miktar olmuştur.” dedi.

Atalık, çiftçiye buğday için tarımsal destekleme bütçesinden 760 milyon lira ödeme yapıldığından dert yanarak, şunları ifade etti:

“Yılın 11 aylık diliminde 4,7 milyon ton buğday ithalatı için 1,4 milyar dolar yani 3 milyar lira ödenmiştir. Soya için verilen destek miktarı 30 milyon lira iken, 1,8 milyon ton soya ithalatı için 1 milyar dolar (2,2 milyar lira); ayçiçeği için verilen destek 156 milyon lira iken, 503 bin ton ayçiçeği ithalatı için 366 milyon dolar (800 milyon lira); pamuk için verilen destek miktarı 1,1 milyar lira olurken, 850 bin ton pamuk ithalatı için 1,6 milyar dolar (3,6 milyar lira) ödenmiştir.

Tarım Kanunu 2006 yılında yürürlüğe girmiş olup, tarıma verilecek desteklerin milli gelirin yüzde 1‘inden daha az olamayacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun uygulamaya konulması gereken 2007 yılından bu yana söz konusu oran sürekli yüzde 0,5 civarında olmuştur. Bu çerçevede çiftçiye eksik ödenen tarım desteği miktarı 44 milyar liraya ulaşmıştır.

Avrupa Birliği (AB) bütçesini bizim gibi yıllık değil, 7 yıllık bir süreç için hazırlamaktadır. Bu kapsamda 2014-2020 yılları aralığı için oluşturulan 960 milyar Euro bütçenin yüzde 40‘ı yani 380 milyar Euro’su tarım ve kırsal kalkınmaya ayrılmaktadır. Bunun da yüzde 95’i yani 360 milyar Euro’su tarımsal desteklere ayrılmaktadır. Yıllık bazda tarımsal destek miktarı 51,5 milyar Euro’ya karşılık gelmektedir. Ülkemizde tarımsal desteklerin bütçe içerisindeki payı ise yüzde 2 civarında olmaktadır.

Tarım desteklerinin ödeme şekli konusunda 2014 yılında akıllara durgunluk veren bir gelişme olmuştur. Resmi Gazete‘nin 9 Mart 2014 tarihli nüshasında yayımlanan 2014/6052 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı‘nda tarımsal sulamaya ilişkin elektrik borcu olan çiftçilere borçlarını ödeyene kadar tarımsal destek ödemesi yapılmayacağı belirtilmiştir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 30 Ağustos 2014 tarihli Resmi Gazete‘de yayımlanan 2014/42 sayılı tebliğ ile konu bir adım daha ileri taşınmış ve 15 Eylül 2014 tarihine kadar borcunu ödemeyen çiftçilere yapılacak tarımsal destekleme ödemelerinin elektrik şirketlerine yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Çiftçiyi koruması ve desteklemesi gereken bakanlık, elektrik şirketlerini desteklemeyi tercih etmiştir. Çiftçilerin açtığı dava sonucunda Danıştay 10. Dairesi 17 Kasım 2014 tarihinde verdiği karar ile bu son derece yanlış uygulamanın yürütmesini durdurmuştur.

Tarımsal desteklerden sadece Çiftçi Kayıt Sistemi‘ne (ÇKS) kayıtlı çiftçiler yararlanmaktadır. Küçük çiftçilerin bu sisteme kayıt olmak için yapacakları masrafı, çoğu zaman alacakları destek karşılamadığından küçük çiftçiler sisteme dâhil olmamakta ve desteklerden yararlanamamaktadır. Oysa AB destekleme politikasını değiştirmiş, aile tarımını ön plana çıkarmış, genç ve geri kalmış bölgelerdeki çiftçilerini daha çok desteklemeye başlamıştır. ÇKS‘ye kayıtlı çiftçi sayısı son 10 yıllık süreçte 2,8 milyondan 2,2 milyona gerileyerek 600 bin kişi azalmış, bu kapsamda işlenen tarım arazileri de 167,3 milyon dekardan 147,3 milyon dekara gerileyerek 20 milyon dekar küçülmüştür. Ekilebilir tarım arazilerimiz ise toplamda 27 milyon dekar küçülmüş olup, bu arazi miktarı Belçika‘nın toplam yüzölçümüne yakın bir miktardır. Ülkemizde tarım arazileri hızla küçülür, tarımsal üretimde değerlendirilmezken, Sudan‘da 8,7 milyon dekar tarım arazisi kiralanması da ayrı bir soru işareti oluşturmaktadır.”

“TARIMSAL HAMMADDEDE DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ 4,6 MİLYAR DOLAR”

Yıllık bazda gıda maddeleri ihracatının 15,9 milyar dolar, ithalatının 10,8 milyar dolar olduğunu bildiren Atalık, şu açıklamalarda bulundu:

“Gıda maddelerinde dış ticaret dengesi ihracat lehine 5,1 milyar dolar olmuştur. Buna karşın, gıda maddelerinin üretimine esas tarımsal hammadde temininde ülkemizin net bir şekilde dışa bağımlı olduğu görülmektedir. Aynı dönem için tarımsal hammadde ihracatımız sadece 915 milyon dolar iken, ithalatımız ise 5,5 milyar dolar olmuştur. Dış ticaret dengemiz 4,6 milyar dolar açık vermiştir.

Bitkisel ve hayvansal ürünler açısından ihracatımız 5,3 milyar dolar olurken, ithalatımız 7,6 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, 2,3 milyar dolar açık verilmiştir. Bitkisel ürünler ticaretimiz çerçevesinde ihracatımız 4,9 milyar dolar olurken, ithalatımız 7,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, 2,5 milyar dolar açık verilmiştir.

Ülkemiz meyve ve sebze üretiminde ihracatçı iken bunların dışında kalan tarla ürünlerinde açık bir şekilde ithalatçı konumdadır. Kasım 2014 itibarıyla 733 milyon dolarlık sebze ihracatına karşın 200 milyon dolarlık ithalat yapılmış ve dış ticaret dengesi 533 milyon dolar lehimize sonuçlanmıştır. Aynı dönem için 3 milyar dolarlık meyve ihracatımıza karşılık sadece 686 milyon dolarlık ithalat gerçekleşmiş, dış ticaretimiz yaklaşık 2,3 milyar dolar fazla vermiştir. Tarla ürünleri ihracatımız 1 milyar dolar olurken, ithalatımız 6,5 milyar dolar olmuş, dış ticaret dengemiz 5,5 milyar dolar açık vermiştir.

Hayvancılık dış ticaret dengemiz 2014 yılının ilk 11 ayı için yaklaşık 199 milyon dolar fazla vermiş olup ihracatımız 410 milyon dolar, ithalatımız 211 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Et fiyatlarındaki yükselmeyi durdurmak amacıyla 2010 yılından bu yana toplam 1,3 milyon büyükbaş, 2,2 milyon küçükbaş hayvan ve 193 bin ton et ithalatı gerçekleştirilmiştir. Bu alımlar için yaklaşık 2,5 milyar dolar (5,8 milyar lira) ödeme yapılmıştır.

İthalat politikası fiyatları baskılamada başarılı olamamış, o dönemde kasaptaki fiyatı 18,50 lira olan kıymanın fiyatı günümüzde 32 liraya, 20,70 lira olan kuşbaşı et fiyatı 34 liraya, 18,55 lira olan dana karkas kesim fiyatı ise 21 liraya yükselmiştir. Yükselen fiyatlar yine çok yanlış bir kararla ithalat ile baskılanmaya çalışılmaktadır.”

Atalık, Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin taleplerini şöyle sıraladı:

§ siyasi iktidar tarafından 2015 yılında tarım sektörüne hak ettiği önemin verilerek gerçek anlamda desteklenmesi ve güçlendirilmesi,

§ tarımda altyapı sorunlarının hızla giderilmesi,

§ üretimde iyi bir planlama ve yönlendirme ile kendimize yeterliliğin sağlanması,

§ böylelikle kaynaklarımızın başka ülkelerin halklarının refahı yerine bizim halkımızın refahının arttırılması için kullanılması,

§ çiftçinin refah düzeyinin arttırılarak hizmet satın alabilecek bir düzeye çıkartılması,

§ sektörle ilgili mühendislerin kamuda ve özel sektörde istihdamlarının sağlanabileceği bir ortam oluşturulması,

§ tüketiciye daha kaliteli ve güvenilir gıdanın ulaştırılması.

 

 

Kategori Tarım

Gıda krizi mi ebola virüsü mü ölümcül?

Kategori Gıda

BU İLLERDE HAYVANCILIK YATIRIMINA HİBE

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 30.01.2015 tarihli Resmi Gazetenin 2015/4  sayılı tebliğ ile, Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu, Konya Ovası ve Doğu Karadeniz projeleri kapsamındaki illerde hayvancılık yatırımlarının desteklenmesine karar verdi.

5/7/2014 tarihli ve 29051 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Konya Ovası ve Doğu Karadeniz Projeleri Kapsamındaki İllerde Mevcut Damızlık Sığır ve Damızlık Koyun İşletmelerinin İnşaat ve Damızlık Erkek Materyal Temininin Desteklenmesine İlişkin Uygulama Esasları Tebliği (TebliğNo: 2014/28) hükümlerine göre başvuruları yapılmış ve sonuçlandırılmamış işlemler bu Tebliğ (2015/4) hükümlerine göre sonuçlandırılacak.

2015-2018 yıllarında Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Konya Ovası ve Doğu Karadeniz Projeleri Kapsamındaki illerde hayvancılık yatırımlarının desteklenmesi amacıyla yapılması gereken hususları kapsıyor.

Bir bakıma hibeler 2015-2018 yıllarını kapsayacak.

Anaç koyun ve keçi, anaç sığır yatırımlarına hibe verilecek.

Müraacat esnasında anaç koyun ve keçilerin en az 12 aylık (360 gün) yaşta olan dişi koyun ve keçi, anaç sığırdan ise 15 aylık (450 gün) yaşta olan sığır hibe kapsamına dahil olacak.

Hibe ahırlardaki basit ve esaslı onarımlara verilecek.Hibe damızlık boğa, damızlık koç-teke alımını da kapsıyor. Hibe ödemeleri hak ediş cetvellerine göre ödenecek.

İllerdeki proje yürütme birimleri, İl düzeyinde proje hazırlanması aşamasında başvuru sahiplerini yatırım konuları, destekleri hakkında ve proje başvurularının hazırlanması konusunda bilgilendirir.

Projede yer alan inşaat yatırımı konusunda, yatırımın gerçekleşme tutarının % 50’si oranında hibe desteği uygulanır ve ahır-ağıl tadilatı veya yeni yapılacak kapalı, yarı açık ve açık sistemli ahır ve ağılları kapsıyor

Projede yer alan damızlık erkek hayvan alımı yatırımı konusunda, hayvan alım tutarının % 80’i oranında hibe desteği uygulanır ve damızlık boğa, damızlık koç-teke alımını kapsıyor.

 İnşaat yatırımı ile damızlık koç-teke alımı yatırım konusu Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Erzincan, Erzurum, Elazığ, Hakkâri, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli ve Van illeri, Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illeri, Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamındaki Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray illeri ile Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamındaki Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Bayburt ve Gümüşhane illerinde uygulanacak

 Damızlık boğa alımı yatırım konusu Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Erzincan, Erzurum, Elazığ, Hakkâri, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli ve Van illeri, Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illeri ile Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamındaki Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Bayburt ve Gümüşhane illerinde uygulanacak

Bu Tebliğ kapsamında uygulanacak hibe desteğinden, projesi onaylanan ve projesinde belirtilen süre içinde yatırımı tamamlanan işletmeler yararlanır. İnşaat işleri, damızlık boğa, koç ve teke alımları, başvurunun onaylanıp tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde tamamlanır ve satın alınıp işletmeye konulacak. Yatırımın tamamlanamaması halinde, ek süre verilmesinde İl Proje Değerlendirme Komisyonunun görüşü doğrultusunda Bakanlık yetkili olduğu tebliğde yazıyır.

Termin planına göre yükümlülüklerini yerine getirmeyen veya yatırım yapmaktan, damızlık boğa, koç-teke almaktan vazgeçen yatırımcının projesi iptal edilir ve hibe desteğinden yararlandırılmayacaktır.

Desteklemeden yararlanacaklar

Bu Tebliğ kapsamındaki hibe desteklemesinden Bakanlık Türkvet veri tabanına ve Koyun Keçi Kayıt Sistemine kayıtlı en az 10 en fazla 49 baş anaç sığır veya en az 100 en fazla 200 baş anaç koyun-keçi kapasiteli başvuru tarihinden en az 1 yıl önce kayıt altına alınmış  aktif işletmesi olan gerçek ve tüzel kişiler yararlanacak.

Yatırım konuları hakkında genel esaslar

Bu Tebliğ kapsamındaki esaslar çerçevesinde başvurusu onaylanarak yeni inşaat yapımı, tadilatı, damızlık boğa alımı ve damızlık koç-teke alımını gerçekleştiren yatırımcılara destekleme ödemesi yapılacak.

Yatırımcı, uygulanacak her bir hibe destek konusundan bir kez yararlandırılacak

Yatırım tutarı üst sınırı her yılın başında bütçe imkânları dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenip il müdürlüklerine bildirilir. Bakanlık gerek duyduğunda belirlenen üst sınırı yıl içerisinde değiştirebilecek

Onaylanan yatırım proje tutarının üst sınırını aşan kısmı, aynî katkı olarak yatırımcı tarafından karşılanacak

Her bir proje sahibi inşaat ve hayvan alımı yatırım konuları için birlikte ya da ayrı ayrı sadece bir defa hibe desteğinden yararlanabilir. Projeden şirket ortağı olarak yararlanan yatırımcı şirket ortaklığından ayrılsa dahi yatırımdan bir daha yararlanamaz.

Yatırımcılar, yatırım sahasına ipotek koydurtmamak kaydıyla kredi ve vergi teşviklerinden yararlanabilirler.

İnşaatlar hakkında;

Yatırımcı proje gereğince yapacağı yapı ve tesislerle ilgili her türlü izinleri yetkili mercilerden almak ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uymak zorundadır. İnşaat izni ve yapı kullanım ruhsatının alınması süreci, termin planında belirtilenden daha uzun sürecekse ilgili birimlerden olumlu görüş ve yatırımcıdan taahhütname alınmak koşulu ile bu madde kapsamı dışında tutulacağı belirtildi.

Yeni yapılacak ahır/ağıllar; ahırlar, DAP ve DOKAP bölgelerinde kapalı veya yarı açık sistem, GAP ve KOP bölgesinde ise açık veya yarı açık sistem olacaktır. Ağıllarda ise ağıl tipi seçiminde il müdürlükleri yetkili kılındı

İnşaat gider kalemleri; kapasiteye uygun yeni ahır/ağıl, gübre çukuru, yem deposu, silaj çukuru, süt sağım odası, soğutma sistem odası ve küçükbaş yıkama ünitesi inşaatları veya bunlardan herhangi birini ve/veya esaslı onarım inşaatlarını kapsıyor.

İdari binalar, bakıcı evi, bekçi kulübesi, buzağı kulübesi, basit onarım, arazi düzeltme ve çevre yapıları destekleme kapsamında olamdığı tebliğde bildiriliyor.

İnşaatların destekleme hesaplaması yapılırken; proje onay tarihi itibariyle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayınlanan “Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ”de yer alan birim fiyatlar ve “İnşaat ve Tesisat Birim Fiyatları” esas alınır hükmü geçerli.

Damızlık boğa ve koç-tekeler;

Damızlık erkek hayvan alımı yatırımı konusunda, büyükbaş işletmeleri 1 (bir) baş damızlık boğa, küçükbaş işletmeleri ise mevcut anaç koyun-keçi sayısının % 5’ini aşmayacak miktarda damızlık koç-teke alımı için uygulanacak hibe desteklemesinden faydalandırılacak

Bakanlıkça belirlenen teknik-sağlık şartlarını taşır. Desteğe konu damızlık boğa, koç-teke ırkları Bakanlıkça belirlenecek

Damızlık boğalar Bakanlık, TİGEM veya hastalıktan ari işletmelerden temin edilecek. TİGEM, projeden yararlanacak işletmeler için damızlık boğa ve koç-tekeleri gerek kendi yetiştirdiklerinden gerekse yurt içi ve yurt dışından temin edecek

Damızlık koç ve tekeler TİGEM ve/veya halk elinde ıslah projesi kapsamında olan işletmelerden bireysel veya bağlı bulundukları Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği vasıtası ile temin edilecek.

Düzenlenecek fatura, müstahsil makbuzu veya eşdeğer alım satım belgesindeki tutar Bakanlıkça belirlenen fiyatlardan fazla olan kısım yatırımcı tarafından karşılanacak

Hibe kapsamında satın alınacak erkek materyalin seçimi, il müdürlüğünce görevlendirilen bir ziraat mühendisi (zooteknist) ve bir veteriner hekimden oluşan seçim heyetince Bakanlıkça belirlenen teknik ve sağlık şartları doğrultusunda yapılacak.

Hibe kapsamında satın alınan damızlık erkek materyalin üç yıl süre ile satılmayacağına ve işletmenin 3 yıl boyunca aktif olacağına dair taahhütname alınacak

Anne, baba ile çocuklar, eşler ve kardeşler arasında yapılan alım ve satımlar destekleme kapsamı dışında olacak.

Damızlık boğa ve koç-teke alımlarında desteklemeye esas birim fiyatları her yıl Bakanlıkça belirlenecek. Bakanlık gerek duyduğunda belirlenen rakamları yıl içerisinde değiştirebilecek

Başvuru yeri, zamanı ve istenecek belgeler

Bu Tebliğ kapsamında yatırım yapmak isteyenler:İnşaat yatırımı yapmak isteyen yatırımcılar yatırımı yapacağı yerdeki il müdürlüğüne, damızlık boğa, koç-teke alımı hibe desteğinden yararlanmak isteyen yatırımcılar il/ilçe müdürlüklerine başvuracak.

Başvurular her yıl Ocak-Şubat-Mart aylarında alınır. Genel Müdürlük gerekli gördüğü takdirde başvuru süresini uzatatıp ya da yıl içerisinde yeniden başvuru çağrısı yapabilecek

Başvurular yılı için geçerli olup, yatırıma alınamadığı takdirde sonraki yıllar için yeniden başvuru yapılması gerekecek

Başvuru sahibi, aynı yatırım konusunda Bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca uygulanan faiz indirimi veya hibe desteği programlarından yararlanmadığına, yararlanmış ise Karar kapsamındaki hibe desteğinin iptal edileceğini kabul ettiğine dair noter tasdikli taahhütname verecek

İnşaat yatırımları ile damızlık boğa ve koç-teke alımı başvurularında istenecek belgeler her yıl Bakanlıkça belirlenir ve uygulama rehberi ile yayınlanacak

Yatırım başvurularının incelenmesi ve değerlendirilmesi

Yatırımcı inşaat ve hayvan alımı yatırım konuları için ayrı ayrı veya birlikte başvuracak.

Yapılan başvurular, il proje yürütme birimince incelenecek ve rapor olarak, il proje değerlendirme komisyonuna gönderilecek. İncelenen başvurular geliş sırası esas alınarak yatırım konularına göre listelenecek.

İl müdürlüğü yatırıma uygun bulunan veya gerekçeli olmak şartıyla reddedilen başvuruları geliş sırasını esas alarak yatırım konularına göre inşaat, damızlık boğa ve damızlık koç-teke alımı başvurularını listeleyip, Genel Müdürlüğe bir üst yazı ile gönderecek.

Merkez proje değerlendirme komisyonu, il proje değerlendirme komisyonlarından gelen raporları inceler geliş sırası esas alınarak ve bütçe imkanları dahilinde onaylayarak  asıl ve yedek olarak listeleyip il müdürlüklerine gönderecek.

(5) İl müdürlüğü, Genel Müdürlükten gelen asıl listelerde yer alan yatırımcılara, uygulama rehberinde yer alan temel kriterlere göre inşaat yatırım projesinin hazırlanmasını ve onaya sunulmasını, damızlık boğa, koç-teke alımlarının ise bir yıllık süre içerisinde gerçekleştirilmesini yazı ile bildirecek

Destekleme hak edişine başvuru ve hak ediş belgelerinin hazırlanması

Yatırımcı tamamlanan yatırımları için dilekçe ile il müdürlüğüne başvuracak.

Hak edişler proje yürütme birimince yerinde incelenerek hazırlanacak

Onaylanan inşaat projelerinde, proje tamamlandığında hak ediş düzenlenecek

Onaylanan hayvan alımı başvurularında hayvan alımı gerçekleştikten ve işletmeye getirildikten sonra hak ediş düzenlenecek.

Hayvan alımları için düzenlenecek hak edişlerde bir ziraat mühendisi (zooteknist) ve bir veteriner hekimin işletmede yapacağı tespit sonrasında verilecek raporun esas alınması zorunlu olacak.

İnşaat hak edişlerinde il çevre ve şehircilik müdürlüğünden konu uzmanı en az bir teknik elemanın imzasının bulunması zorunlu olacak.

Yatırımcı  hibe alacağını  başkasına devredemez. Ancak, hayvan alımları Bakanlık veya TİGEM tarafından karşılandığında hibe edilecek tutar yatırımcı adına TİGEM’e ya da yükleniciye aktarılacaktır.

Hak ediş icmallerinin düzenlenmesi ve destekleme ödemesine esas çalışmalar

Hak ediş icmallerinin düzenlenmesi ve destekleme ödemesi, damızlık hayvanın teslim edildiği ve inşaatın tamamlandığı tarihteki Bakanlıkça belirlenmiş ve ilan edilmiş damızlık fiyatları üzerinden yapılacaktır.

İl proje yürütme birimince uygulama rehberindeki kriterlere göre hazırlanan hak edişler il proje değerlendirme komisyonu onayına sunulacaktır

Ödemeye uygun bulunan hak edişler için uygulama rehberinde yer alan ödeme icmal cetveli ve hayvan alımları için hazırlanan ödeme icmal cetveli ayrı ayrı düzenlenerek onaylanır ve Genel Müdürlüğe gönderilecektir.

Proje için öngörülen bütçe miktarını aşmamak şartıyla, gelen icmaller Genel Müdürlükçe değerlendirilerek yatırımcıya ödeme yapılmak üzere bankaya gönderilir. Hayvan alımı Bakanlık ya da TİGEM tarafından karşılanan yatırımcılara ödenecek hibe tutarı yatırımcı adına yükleniciye veya TİGEM’e ödenmek üzere bankaya gönderilir.

Projenin tamamlanması sonucu yatırımcıya ödenecek hak ediş, yatırımcı tarafından üçüncü kişilere devredilemeyecek ve temlik konulamayacak

Finansman ve ödemeler

Karar uyarınca yapılacak ödemeler için gerekli kaynak, Bakanlığın ilgili bütçesine tahsis edilen ödeneklerden karşılanacak.

Ödemeler Ziraat Bankası aracılığıyla yapılacak. Uygulama ile ilgili olarak Bankaya destekleme tutarının % 0,2’si oranında hizmet komisyonu ödenecektir.

Desteklerden yararlanamayacak olanlar

Bu Tebliğ kapsamındaki hibe desteklerinden kamu kurum ve kuruluşları ile ortaklıkları yararlanamaz.

Devlet memurları, kamu işçileri ve Devlet üniversitelerinde görevli öğretim elemanları hibe desteğinden yararlanamaz ve başvuru yapamayacaklar.

 

Başvuru sahibi, aynı yatırım için Bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca uygulanan faiz indirimi veya hibe desteği programlarından yararlanamaz, yararlanmış ise karar kapsamında yararlanılan destekler, ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınacak.

DİĞER DESTEKLER İÇİN TIKLAYINIZ

ANKARA 'DA GIDA TAKLİTCİSİ FİRMALAR DA YAYINLANDI

TARIMSAL SULAMA İÇİN BARAJ GÖL GÖLET SULARI ÖZELLEŞTİRİLİYOR

Kategori Su & Sulama

GAZLI İÇECEKLER DÜNYA DA BAKIN KAÇ KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ

Kategori Sağlık
Sayfa 1 / 78

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014