ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

Düzce’de Lider Çocuk Tarım Kampı Etkinliği Düzenlendi

Kategori Etkinlikler

DÜZCE GTH İL MÜDÜRLÜĞÜ 2015 ARALIK AYI FAALİYETLERİ

Kategori Etkinlikler

13-15 Ekim 2014 tarihlerinde, Buğday Derneği ev sahipliğinde İstanbul'da yapılan 18. IFOAM Dünya Organik Kongresi'nin sonuç bildirgesi yayınlandı. Buğday Derneği olarak biz de, karar vericiler başta olmak üzere tüm dünya vatandaşlarını, organik ve ekolojik yaklaşımları kabul etmeye, kucaklamaya, paylaşmaya ve çoğaltmaya davet ediyoruz.

Organik ve doğa dostu tarım yöntemlerinin dünya nüfusunu doyurabileceğini artık biliyoruz. Organik tarım alternatif geçim kaynakları yaratarak insanları yoksulluktan kurtarıyor; bozulmamış, topraklarda yetişen besin değeri yüksek gıdalar, sağlıklı bir ekosistem yaratıyor.

Gerçek gıda, sürdürülebilir tarım ve sağlıklı beslenme konularında dünyanın önde gelen isimlerinin biraraya geldiği IFOAM 18. Dünya Organik Kongresi, 13-15 Ekim 2014 tarihlerinde, Buğday Derneği ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlendi. 79 ülkeden 1000’e yakın kişinin katıldığı kongre, organik dünyanın birbirinden önemli isimlerini İstanbul’da buluşturdu, organik köprüler kurulmasına vesile oldu.

Bu kongre vesilesiyle bir kez daha gördük ki, organik tarım uygulamaları iklim değişikliği, yoksulluk, yetersiz beslenme, zehirli maddelere ve kimyasallara maruz kalma, ekosistem tahribatı, doğal hayatta ve çiftliklerdeki biyolojik çeşitliliğin yok olması ile ilgili olarak baskın tarım paradigmasının neden olduğu küresel eğilimleri tersine döndürüyor. Üreticiyle tüketicinin aracısız biraraya geldiği “Topluluk Destekli Tarım” modelleri giderek yaygınlaşarak, sürdürülebilir gıdaya bizi bir adım daha yaklaştırıyor.

Buğday Derneği olarak biz de, karar vericiler başta olmak üzere tüm dünya vatandaşlarını, organik ve ekolojik yaklaşımları kabul etmeye, kucaklamaya, paylaşmaya ve çoğaltmaya davet ediyoruz. Bu yolda ilerlemeye ve yolu açmaya, sizlerin yardımlarıyla devam edeceğiz.

 

18. Dünya Organik Kongresi Deklarasyonu - İstanbul, Türkiye - 13-15 Ekim 2014

Biz, dünyanın organiğe önem veren insanları, insanlığın dünya üzerinde sürdürülebilirliğini sağlamasına yardım etmek üzere, Organik Tarım İlkeleri’nin ortaya konabileceği, yenilikçi yolları topluma sunmak için biraraya geldik. Sürdürülebilirlik mücadelesine kendimizi adamış olarak, köprüler kurmak için herkese, örgütler ve kurumlara elimizi uzatıyoruz. 18. Dünya Organik Kongresi sırasında tarım sistemimizi nasıl tanımladığımız, yaşamlarımızı nasıl tasarladığımız ve geleceğimiz için nasıl stratejiler oluşturduğumuzla ilgili bir kavram olan Organik 3.0’ı geliştirmek için bir adım atmak üzere bir araya geldik.

Başarılarımız

Dünyanın dört bir yanında çığır açan fikirlerle ortaya çıkan organiğin öncülerinin sesleri duyuldu (Organik 1.0). Milyonlarca insan, tarımsal ekoloji ve sürdürülebilir değer zincirine dayalı tarım sistemlerinin uygulanabilir ve karlı olduğunu kanıtlayan geniş bir bilgi birikimi elde etti ve alternatif pazarlar yarattı. Milyonlarca insan, 65 milyar Amerikan doları hacmindeki resmi sertifikalı zincirlerin parçası olarak, organik ürünleri üretiyor, pazarlıyor ve tüketiyor; ayrıca ölçülemeyen milyonlarcası da alternatif pazar sistemleri kapsamında üretiyor ve satıyor (Organik 2.0). Sürdürülebilirlikle ilgili konuların küresel olarak tanınması konusundaki etkimiz doğrudan pazara olan etkimizin ötesine yayılıyor, konuyla ilgili diğer girişimlerde de yankı uyandırıyor ve onları etkiliyor.

Vizyonumuz ve Katkımız

Tüketicilerin, politika yapanların, işletmelerin ve tüm diğer kurumların, organik ilkeleri sürdürülebilirlik için başlıca yaklaşım olarak görmesi ile ortak faydaya katkı sağlayan bir organik yaklaşım öngörüyoruz – sürekli olarak gelişen ve olumlu etkiler elde etmek için yol gösteren bir yaklaşım.

Organik tarımın dünyamızı nasıl besleyip doyurabileceğini biliyoruz. İnsanları, geçim kaynaklarını sağlayarak yoksulluktan kurtarıyor, yenilenebilir bereketli topraklarda yetişen besin değeri yüksek gıdalar, sağlıklı bir ekosistem ve karşılıklı olarak destekleyici, birbirine bağlı değer zincirleri yaratıyor. Çeşitli kültür ve geleneklerin bilgilerini temel alan ve tarımsal ekolojinin bilimsel çalışmaları ile güçlenen organik ilkeler  ve uygulamalar, özel işletme etiği ve kamu yönetimini geliştirmek için yol gösteriyor.

Bilimsel çalışmalar ve yaygın deneyimler organik uygulamaların, iklim değişikliği, yoksulluk, yetersiz beslenme, zehirli maddelere maruz kalma, ekosistem tahribatı, yaban hayatta ve çiftliklerdeki biyolojik çeşitliliğin yok olması ile ilgili olarak baskın tarım paradigmasının neden olduğu küresel eğilimleri tersine döndürmeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Organik uygulamalar, küçük, orta ve büyük ölçekli faaliyetler halinde yürütülebilir. Bu uygulamaların hepsi birlikte topluluk oluşturur, kültürleri zenginleştirir, biyolojik çeşitliliği korur, yenilikle geleneksel bilgiyi birleştirir ve insan haklarına saygı duyar.

Yaklaşımımız

Sürdürülebilirlik için organik yaklaşımın niş bir alan olmadığını beyan ediyoruz; bu yaklaşım toplumun ana tercihi haline gelmeli ve gelişip yaygınlaşması için teşvik edilmelidir. Organik 3.0, çiftçilerin ekolojik, ekonomik, toplumsal ve kültürel engelleri aşmalarında bütünleyici ve yenilikçi yaklaşımların önemini vurgular.

Herkesi, tarımda sürdürülebilirliğin özü ve gerçekten sürdürülebilir bir geleceğin temeli olarak organik yaklaşımları kabul etmeye ve kucaklamaya çağırıyoruz.

Daha kapsayıcı ve erişilebilir, şeffaf ve kapsamlı, çeşitliliğe saygı gösteren ve yerel sorunlara yerel çözümleri destekleyen bir organik yaklaşım öneriyoruz.

Kendi bileşenlerimiz arasında ve onların ötesinde, etkinliklerin sinerji yaratacak şekilde koordine edilmesine destek olacağımıza söz veriyoruz. Tüketimle ilgili küresel eğilimleri önemsiyor ve bunları etkiliyoruz; üretim zincirindeki en zayıf halkaların da gelişmesine fırsat sağlamak için pazar mekanizmalarını dönüştürüyoruz. Güvenilir pazar garanti yöntemlerimizi geliştirip yenilerken, yerelden uluslararasına tüm pazarlardaki varlığımızı genişletme fırsatını değerlendiriyoruz.

Aynı amaçları paylaştığımız paydaşlarla ortak ağlar ve işbirlikleri geliştireceğiz ve onları tarım sektörünün iyileştirilmesine dahil olmaya davet edeceğiz.

Üzerinde çalıştığımız ürünlerin kapsamını, gıdanın ötesine geçerek tekstil, kişisel bakım ürünleri, ormancılık, enerji, süs bitkileri gibi tarımı temel alan tüm sektörler için tüm coğrafyalara, nüfus gruplarına, kırsal ve kentsel alanlara genişletmeye devam edeceğiz.

Sorumluluğumuz ve Taahhüdümüz

Tüm paydaşları, birbirimize bağımlılığımızı kabul etmeye ve insanlığın ortak sağlığı ve refahı için sorumluluğu paylaşmaya çağırıyoruz. Organik paradigmayı güçlendiren ve eğitim kampanyaları ve araçlarla onu destekleyen bir politika reformu istiyoruz. Olumsuz etkileri olan tarım uygulamalarını ve girdileri azaltmak, çeşitliliği arttırmak, adaleti sağlamak ve beslenme ve sağlığın iyileşmesi için diğer insanlara elimizi uzatıyoruz ve onlara köprüler kuruyoruz.

Üreticilere önem verip organik olmayan uygulamalardan organik uygulamalara geçmelerini ve/ya mevcut organik uygulamaları geliştirmelerini sağlayarak başlıca organik uygulamaların geniş çapta kabul görmesi için çalışmayı taahhüt ediyoruz.

Ayrıca, üreticiler ve onların değer zincirleri için yeni pazar olanakları açılmasını savunmayı ve sağlamayı taahhüt ediyoruz; böylece organik üretim, düzenli bir şekilde hayatlarına devam etmelerini ve ailelerine ve topluluklarına bakabilmelerini sağlar. Yeni organik çiftçileri ve tüketicileri yetiştirip eğiteceğiz; böylece onlar gelecek nesillerin sağlıklı toplulukları ve toplumsal refahı hedefleyen liderleri olabilecekler.

Daha fazla fırsat, sağlık ve ekosistem faydası yaratmak adına, sistem ve ürünlerde çeşitliliği sağlamaya söz veriyoruz. Yönetimlerde ve politika oluşturmada organik hareketin çıkarlarını ve fikirlerini temsil eden, organik tarımın getireceği kazanımları bilen ve takdir eden bir varlık göstermeye ve kalıcı bir söz hakkı oluşturmaya çalışıyoruz. Organik üretici ve tüketicileri adil olmayan politikalardan korumak ve kirletenleri eylemlerinden sorumlu tutmak için daha fazla çalışacağız.

Hem kendimizi, hem ortaklarımızı, hükümetleri ve diğer herkesi, organik paradigmanın başarılarının daha da geliştirilmesi için insan kaynakları ve finansal kaynaklar tahsis etmeye çağırıyoruz. Olumlu etkimizi en yüksek düzeye çıkarmak için, çok farklı alanlardaki bilimsel araştırmaların sonuçlarını daha da geliştirmeye ve yaymaya kendimizi adıyoruz. Uzmanlık ve teknikleri araştırma, oluşturma ve paylaşmaya, yerel ve yerli halkalara özgü bilgileri yeniden canlandırmaya, tohumları ve türleri dünya için ortak kaynaklar olarak paylaşmaya devam etmeyi taahhüt ediyoruz.

Sürdürülebilirlik için mücadele edenleri bilgilerini, tekniklerini, yöntemlerini ve teknolojilerini paylaşmaya davet ediyoruz; böylece, herkes için ortak faydası olacak şekilde, Organik Tarım İlkeleri ile uyum içinde bütünleşebilirler; insanların ve ekosistemlerin birbirine bağımlı olması hakkında yenilenmiş bir farkındalıkla uygulamaya geçebilirler ve topluma nüfuz edebilirler. Genellikle organik hareket dışında kalmış kişi ve grupların yeteneklerini ve yeniliklerini tanıyoruz ve onlara yeni ortaklıklar, işbirliği ve sinerji teklif ediyoruz.

İleriye doğru ortak yolumuzu, organik hareketin bir sonraki dönemini belirten Organik 3.0olarak ifade ediyoruz ve tüm tarafları ekolojik tarım yaklaşımlarını proaktif olarak desteklemeye ve hedeflediğimiz büyük gelişmeyi duyurmaya teşvik ediyoruz.

BUĞDAY DERNEĞİ

 

 

 

Kategori Organik Tarım

MERSİN AKDENİZİ KİRLETMEYECEK

Mersin Akdeniz’i Kirletmeyecek !

Kategori Çevre

GIDA DA PESTİSİT KALINTISI VE SAĞLIK

GIDA GÜVENLİĞİ VE TARIMSAL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ RAPORU Gıdada Pestisit Kalıntısı ve Sağlık

AKBABA CENNETİNE TARIM ALANLARINA TERMİK KABUS

Kategori Çevre

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kurt, artık ziraat fakültelerinin kurulmadığını, aksine çakma veya gecekondu ziraat fakültelerinin kurulduğunu söyledi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi “Tarımsal Öğretimin 169. Yılı” etkinlikleri kapsamında akademik aşama kaydeden öğretim üyelerine biniş giydirdi.

Ziraat Fakültesi konferans salonunda düzenlenen etkinliğe OMÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sevilhan Mennan ve Şenol Eren, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kurt, Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hayati Tosun, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Doç. Dr. Hasan Önder, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

“TÜRKİYE’DE 4. SIRADAYIZ”

Etkinlikte OMÜ Ziraat Fakültesi öğrencisi Özgür Atalay, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Doç. Dr. Hasan Önder ve Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hayati Tosun’un konuşmasından sonra kürsüye çıkan OMÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kurt, tarımın daha bilinçli, daha verimli ve sağlıklı yapılmasını ziraat mühendislerinin teşvik ettiğini söyledi. Kurt, “Fakültemiz bünyesinde bin 916 öğrenci eğitim öğretimine devam etmektedir. Fakültemiz Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından çeşitli kriterler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede OMÜ Tarım ve Veterinerlik grubu içersinde Türkiye’de 4. sırayı almış oldu. Bu bizim için bir gurur vesilesidir” dedi.

“ZİRAAT FAKÜLTELERİ MANTAR GİBİ ÇOĞALIYOR”

Açılan yeni fakültelere tepki gösteren Dekan Kurt, “Son yıllarda ziraat fakültelerinin sayısı tıpkı mantar gibi çoğalmaya başladı. Artık Ziraat fakülteleri kurulmuyor. Ben ona çakma ziraat fakültesi diyorum veya gece kondu ziraat fakültesi diyorum. Doğa bilimleri fakültesi diyorlar, doğa ve tarım bilimleri fakültesi diyorlar. Sonunda içine bakıyorsunuz, ziraat fakültesinde ne varsa olduğu gibi içerisine koyuyorlar. Bu doğru bir algı değil, ihtiyaçta değil. Plansız, programsız, ihtiyaca hizmet etmeyen fakülteler maalesef son yıllarda açıldı. Dolayısıyla kamu ve özel sektörün ihtiyaç duyduğu donanıma sahip olmayan, ihtiyaç fazlası binlerce ziraat mühendisi maalesef hale hazırda piyasada dolaşıyor.

Gelinen bu noktada ziraat mühendisliği mesleğinin geleceğinden emin olma bakımından kamu ve özel sektörün taleplerine cevap verebilecek niteliklere sahip veya donanıma sahip, inisiyatif alabilecek, teşebbüs kabiliyeti yüksek, sorumluluk bilinci gelişmiş ve yeniliklere de entegre olabilme bakımından da oldukça yüksek kabiliyete sahip olabilen Ziraat Mühendislerinin yetiştirilmesi zorunluluğu her geçen gün biraz daha ortaya çıkıyor. Böylesine vasıflara sahip olan ziraat mühendislerini yetiştirebilmenin yolu hiç şüphesiz ki meslek taassubu, siyasi ve ekonomiye mülahazaların baskısı altında kalmadan ziraat mühendisliği eğitiminde Radikal önlemlerin ivedilikle alınması gerekir. Gün şapkayı önümüze koyup düşünme günüdür. Hatta bu geçmiştir. Ancak zararın neresinden dönülürse de kardır” diye konuştu.

“ZİRAAT FAKÜLTESİ BİR NUMARA”

OMÜ Ziraat Fakültesi’nin diğer fakültelere göre daha başarılı olduğunu ifade eden OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevilhan Mennan, “OMÜ fakülteleri içerisinde Ziraat Fakültesi, her ne kadar veteriner ve tarım grubu içersinde Türkiye’de dördüncü sırada gibi görünüyorsa bizce Ziraat Fakültesi olarak ilk üçte olduğumuza eminiz. Ziraat Fakültesi’ndeki her bölümden en az iki öğretim üyelerimiz TÜBİTAK projelerine, AB projelerine gibi proje sunan OMÜ Ziraat Fakültesi her zaman bir numaradır. Uluslararasılaşmadaki Ziraat Fakültesi personelin hem akademik hem de idari anlamdaki gayret ve çabaları çok fazladır. Bu noktada Ziraat Fakültesi istisnasız yine bir numaradır” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Ziraat Fakültesi’nde 25 yılını dolduran öğretim üyelerine plaket verildi. Verilen plaketlerin ardından 2014 yılında akademik aşama kaydeden 6 öğretim üyelerine biniş giydirildi.

Biniş giyiminin ardından da Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nda görevli Metin Tektaş, katılımcılara “Tarımsal Destek Sistemi Reform Süreçleri” hakkında bir sunum yaptı.

 

 

Kategori Eğitim

ÇEVREYİ TALAN YASASINI PROTESTO İÇİN ÇEVRECİLER SOKAĞA ÇIKIYOR

Kategori Çevre

Haydi, Durma, Sen de Harekete Geç !

ÇAĞRI: KISIRKAYA ÖLÜM KAMPINA KARŞI 31 OCAK CUMARTESİ KISIRKAYA’YA!

 

Tüm yaşam savunucularını Sarıyer Kısırkaya'da inşası tamamlanmak üzere olan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) sürdürdüğü dev hayvan tecrit merkezi için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Bizler yaşam alanları, hak ve özgürlükleri gasp edilen/kısıtlanan/zorunlu göçe tabi tutulan hayvanlardan, yaşamdan, doğadan yana saf tutanlar olarak, daha şimdiden nasıl sonuçlanacağını bildiğimiz ve Kısırkaya ile Kuzey Ormanları bölgesini ranta açacak olan İBB'nin bu dev hayvan toplama ve tecrit kampına karşı çıkıyoruz. 100 sene önce İstanbul'da yaşanan ve tüm sokak köpeklerinin toplatılıp açlıktan katledildiği yeni ancak "modern" bir Hayırsızada vakası yaşamak istemiyoruz!

 

Sokak hayvanlarının sonunu getirecek olan Kısırkaya toplama kampı, içinde yakma odaları olan, hayvanların içinde dönemeyecekleri kadar dar, penceresiz, ışıksız beton kutulara konulacakları bir hapishane. Konumu itibari ile bilumum rant, talan ve işgal projesi ile bölgedeki yaban hayatı ve ekosistemi için de son derece tehlikeli sonuçlar doğurarak Marmara'nın tüm canlılarını etkileyecek, Kısırkaya'yı yaşanmayacak hale getirecek olan bu dev toplama kampı için hak ve özgürlüklere duyarlı tüm bireyleri/oluşumları 31 Ocak 2015 Cumartesi günü saat 12:00’de İBB'nin Kısırkaya toplama kampı önüne çağırıyoruz. Lütfen harekete geçin ve hayvanların, doğanın sesi olun. 

 

Çok yakın bir zamanda açılışı yapılması planlanan, İstanbul'un tüm dengelerini değiştirecek, bizlerle yüzyıllardır sokakları paylaşan sokak hayvanlarına tecrit ve soykırım uygulayacak olan, mevzuata da aykırı bir şekilde inşaatı devam ettirilen bu soykırım merkezini protesto etmeye ve çok kısa bir süre içerisinde bölgenin ranta açılmak istenmesine karşı hep birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

 

YER: "Kısırkaya toplama kampı", Kısırkaya Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi ve Bahçeli Yaşam Alanı önü, Sarıyer

TARİH: 31.01.2015, Cumartesi saat 12:00

 

Hacıosman-Yenikapı metro hattı üzerinden, Hacıosman son metro durağından kalkan 152 hat kodlu otobüsler Kısırkaya köy meydanına kadar ulaşım sağlamaktadır.

 

BAĞIMSIZ HAYVAN ÖZGÜRLÜĞÜ AKTİVİSTLERİ  facebook.com/HayvanOzgurlugu

KUZEY ORMANLARI SAVUNMASI  kuzeyormanlari.org

SARIYER KENT DAYANIŞMASI  facebook.com/SariyerDayanismasi

YERYÜZÜNE ÖZGÜRLÜK DERNEĞİ  yeryuzuneozgurluk.blogspot.com

 

DESTEKLEYENLER:

(Liste güncellenmektedir. Her türlü destek, katılım ve önerileriniz için: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. )

 

- Adalar Savunması

- Antalya Barosu Hayvan Hakları Komisyonu

- Derin Ekoloji Derneği (DED)

- Engelli Hayvanları Koruma ve Hayvan Hakları Derneği

- Gaziantep Barosu Hayvan Hakları Komisyonu

- Gaziantep Doğa ve Hayvan Dostları Derneği

- Göztepe Dayanışması

- Hayvan Haklarını Koruma ve Geliştirme Derneği (HAGİD)

- Hayvan Hakları İzleme Merkezi (HAKİM)

- Hayvanlara Adalet Platformu (HAD)

- Heybeliada Forumu

- İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu

- Kadıköy Kent Dayanışması

- Kadıköy Kent Konseyi Hayvan Hakları Komisyonu

- Kızıl Dayanışma

- Sarıyer Kent Konseyi Hayvan Hakları Komisyonu

- Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği

- Yunuslara Özgürlük Platformu

 

 

 

Kategori Çevre

Cebeci Ortaokulu Öğrencileri Tohumdan Fidanı, Fidandan Ağacı, Ağaçtan Ormanı Öğreniyor.

Kategori Etkinlikler
Sayfa 1 / 2

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014