ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

GELENEKSEL OKÇULUK SPOR KULUBÜ DERNEĞİ YÖNETİMİ KUZU ÇEVİRME DE !

Kategori Etkinlikler

İŞTE DÜNYANIN EN PAHALI BESİNİ !

İŞTE DÜNYANIN EN PAHALI BESİNİ !

Kategori Gıda

EN ÇOK ÖLÜME YOL AÇAN SEBEPLERDE TIP HATALARI KAÇINCI SIRADA DERSİNİZ ?

Kategori Sağlık

İŞTE, ALTIN BİTKİNİN HASADI BAŞLADI

İŞTE ALTIN BİTKİNİN HASADI BAŞLADI

Kategori Tarım

DÜNYANIN EN İYİ HUKUK FAKÜLTELERİ LİSTESİ

Kategori Eğitim

Gıda ürünleri dış ticaretinde 2014'te 5.7 milyar dolar fazla veren Türkiye, tarımsal hammaddelerde 5 milyar dolar açık verdi. Türkiye’nin 2014 tarım ürünleri ihracatı 18.7 milyar dolar, ithalatı ise 18.5 milyar dolar oldu. 

ALİ EKBER YILDIRIM-DÜNYA GAZETESİ

İZMİR - Tarımda 2014 yılı dış ticaret verileri açıklandı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan verilere göre, tarımda ihracatla ithalat başabaş noktada. TÜİK verilerinden derlenen Uluslararası Standart Ticaret Sınıfl aması’na (SITC Rev 3) göre 2014 yılında Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı 18 milyar 759 milyon dolar oldu. Aynı dönemde tarım ürünleri ithalatı ise 18 milyar 58 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret dengesi 700 milyon dolar fazla verdi. Tarımsal ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 103.9 oldu. 2013 yılında 17 milyar 739 milyon dolar olan tarımsal ihracat, 2014 yılında yüzde 5.7 oranında arttı. Aynı dönemde ithalattaki artış oranı ise daha yüksek oldu. İthalat yüzde 6.8 artışla 16.9 milyar dolardan 18 milyar dolara çıktı. Harmonize sisteme göre ise tarım ürünleri ihracatı 18 milyar 7 milyon dolar, tarım ürünleri ithalatı 12 milyar 417 milyon dolar olarak gerçekleşti. 

Geçen yıl gıda maddeleri ihracatı 17 milyar 759 milyon dolar gerçekleşirken, gıda maddeleri ithalatı 12 milyar 47 milyon dolar oldu. Böylece 2014 yılında Türkiye gıda dış ticaretinde 5 milyar 711 milyon dolar fazla verdi. 2013’te 16 milyar 749 milyon dolar olan gıda maddeleri ihracatı, 2014’te yüzde 6 artarken, aynı dönemde ithalat yüzde 11.2 oranında artış gösterdi. 

Gıda maddeleri dış ticaretinde 5.7 milyar dolar fazla veren Türkiye, 2014’te tarımsal hammadde dış ticaretinde ise 5 milyar 94 milyon dolar açık verdi. 2013’te 990 milyon dolar olan tarımsal hammadde ihracatı, 2014’te yüzde 1 artışla 1 milyar dolar oldu. Aynı dönemde tarımsal hammadde ithalatı ise 6 milyar 84 milyon dolardan, yüzde 1.2 düşüşle 6 milyar 11 milyon dolar olarak gerçekleşti. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgiye göre Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında Irak, ithalatında ise Rusya Federasyonu ilk sırada yer alıyor. Türkiye 2014 yılında Irak’a 3 milyar 456 milyon dolarlık ihracat yaptı. Başka bir deyimle toplam tarım ürünleri ihracatının yüzde 19.2’si Irak’a yapıldı. Irak’tan sonra 1.5 milyar dolar ve yüzde 8.3 pay ile Almanya, 1.2 milyar dolar ve yüzde 7.1 pay ile Rusya Federasyonu en çok ihracat yapılan iki ülke oldu. İtalya 912 milyon dolarlık ihracatla 4.sırada yer alırken, önceki yıl 507 milyon dolarlık ihracatla 7.sırada yer alan Suriye, 2014’te 724 milyon dolarlık ihracatla 5.sıraya yükseldi. ABD, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Suudi Arabistan en çok ihracat yapılan ilk 10 ülke arasında yer aldı. Toplam tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’i olan 10.4 milyar dolar bu 10 ülkeye yapılıyor.

10 ülkeden ithalat 7.5 milyar dolar

Tarım ürünleri ithalatında ise ilk sırada 2.8 milyar dolar ve yüzde 23 pay ile Rusya Federasyonu yer alıyor. İkinci sırada 1 milyar 69 milyon dolar ve yüzde 8 pay ile ABD, üçüncü sırada ise 804 milyon dolarlık ithalatla Ukrayna yer aldı. Brezilya, Endonezya, Almanya, Hollanda, Paraguay, Bulgaristan ve Romanya en çok ithalat yapılan ilk 10 ülke arasında. Bu 10 ülkeden yapılan toplam tarım ürünü ithalatı 7.5 milyar dolar. Toplam ithalatın yüzde 60.6’sı bu ülkelerden yapılıyor.

 

ÜRETİCİLER ÇİĞ SÜTÜ DOĞRUDAN TÜKETİCİLERE ULAŞTIRMAK İSTİYOR! 

 

ÇORUMLULARIN OTOMOBİLDE TERCİH ETTİĞİ RENK

ÇORUM İLİMİZİN OTOMOBİLDE TERCİH ETTİĞİ RENK

İzmir'in Urla ilçesi Ovacık köyündeki kızıl çamların ardından Kiraz ve Beydağ ilçelerindeki yüzlerce asırlık kestane ağacı da AK Parti döneminde yıldızı parlayan holdinglerden Türkerler'e ait rüzgar enerji santrali (RES) projesi sebebiyle kesilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

 

Bakanlar Kurulu'nun haziran ayında arazileriyle ilgili aldığı acele kamulaştırma kararından haberi olmayan köylüler, tek geçim kaynaklarının da kesilmesi halinde çok büyük mağduriyet yaşayacaklarını söyledi. Türkiye'nin en kaliteli kestanesinin yetiştiği bölgede yaşayanlar, bir an önce yanlıştan dönülmesini istedi. Köylerinin tek geçim kaynağının kesilmek istenen kestane ağaçları olduğunu belirten 74 yaşındaki Mehmet Çetin, “Haydi ben ömrümün sonuna geldim diyorum ama bundan sonraki nesil, arazileri elinden alınırsa ne yapacak?” dedi. Köyün gençlerinden Mehmet Ali Yıldırım da, “Bu kestaneyi keserlerse hayat damarlarımızı keserler.” sözleriyle yetkililere seslendi. Ahmetler Köyü Muhtarı Mehmet Çam, arazilere kurulmak istenen rüzgar güllerini köylüler olarak istemediklerini söyledi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 2011 yılında Türkerler Holding’e ait Kiraz Enerji isimli şirkete, Kiraz ve Beydağ ilçeleri sınırları içinde 49 yıllığına, 50 MW kurulu gücündeki RES projesine lisans verdi. 6 Haziran 2014 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla da İzmir ili Kiraz ilçesi Ahmetler köyü ve Aydın ili Nazilli ilçesi Bağcıllı, Karahallı, Yukarı Örencik, Çatak ve Apaklar köylerindeki taşınmazlar, Kirazlı Rüzgâr Elektrik Santrali için acele kamulaştırılma kapsamına alındı. Köylerinin tek geçim kaynağının kestane ağaçları olduğunu anlatan Muhtar Mehmet Çam, “Bizim buralara rüzgar gülü kurmak istiyorlar ancak biz köylüler olarak istemiyoruz. Geçimimiz kestane, başka bir gelir kaynağımız yok. Bir kestaneyi büyütmek için 20 sene geçiyor, arazilerimizde asırlık ağaçlar var.” diye konuştu.

BÖLGEDE KESİLECEK AĞAÇLAR İÇİN KEŞİF YAPILDI

RES’in kurulacağı alana kısa bir süre önce aralarında hakim ve Mal müdürünün de bulunduğu bazı kişilerin gelerek keşif yaptığını ve tutanak tuttuğunu anlatan Muhtar Çam, “Hakimler geldi, Mal Müdürlüğü’nden geldiler, baktılar, gittiler. Omurlu Köyü Muhtarı bize, ben onların köylerine bilirkişi olduk. Dosya imzalattılar, hiçbir şey söylemeden gittiler. Bildiğimiz bir şey yok. Ahmetler köyü olarak, Karahallı, Bağcıllı, Avra, Umurlu, Ahmetler, Örencik ve Derebaşı’na sınırız. Bahsedilen rüzgar gülleri, Umurlu sınırından başlayıp Örenköy’e kadar 3-4 kilometrelik mesafeyi kapsıyor.” diye konuştu. Bazı kişilerin bahçelerindeki 50, bazılarının 100’den fazla ağacının kesileceğini kaydeden Çam, bölgede aralarında asırlık ağaçların da bulunduğu geniş çaplı kesim olacağını belirtti. Bölgelerine bir bakanın geleceğini duyması üzerine sıkıntılarını anlatan bir dilekçe yazarak diğer köylerin muhtarlarına da imzalattığını dile getiren Çam, “Ali Aşlık isminde bir milletvekili geldi. Dilekçeyi ona verdim. Değerlendireceğini söylediler ama bir şey öğrenemedik.” diye konuştu.

"BİZ YETİM ÇOCUK MUYUZ?"

Köyün en yaşlıların 74 yaşındaki Mehmet Çetin de doğduğu günden beri aynı yerde yaşadığını belirterek, “Milletin bu kestaneden başka hiçbir gelir kaynağı yok. Eğer bu ağaçlar, bu mülkiyet bizim elimizden alınırsa çalışacak bir iş yok. Bizim buradan kalkıp gitmemiz gerekiyor. Sayın büyüklerin bize sahip çıkması gerekiyor. Biz yetim çocuk muyuz?” diye konuştu. Rürgar türbinleri için dağları ölçtüklerini, bulundukları bölgeye bunların kurulacağını ifade eden köyün yaşlılarından Çetin, “Buradaki asırlık kestane ağaçları 200, 300’ü geçiktir. Askerden geldikten sonra aldığım araziye diktiğim ağaçlar 30 yaşını geçik. Bize hiç bilgi vermiyorlar, ‘Paralarınız ödenecek.’ diyorlar, ‘Tapusu olmayanlara ödenmeyecek.’ diyorlar. Bu toprak elimden gittikten sonra ne yapayım? O zaman devlet yardım etsin, başka yere nakletsin. Bu memleketin başka gelir kaynağı yok. Yer uzak, gök uzak, biz nereye gidelim? Haydi ben geldim diyorum, bundan sonraki gelen nesil ne yapacak, arazileri elinden alınırsa? Avra, Omur, Ahmetler, Bağcıllı, Karahallı, Derebaşı, Örencik, Karabulu’nun sadece kestaneden geçimi var. Ne incir var ne zeytin, sadece dağın başındaki bu susuz kestaneler var.” diye konuştu. Kestane ağaçlarını kestirmemek için elinden geleni yapacağını da belirten Çekin, “Ben adamları vuracağım, yine kestirmeyeceğim. Bunca boş yer var, oraya kursun beyefendiler. Bir onların çıkarına mı bu? Bu asırlık ağaçları nasıl kıyıp kesecekler?” dedi.

"KESTANELER KESİLİRSE HAYAT DAMARLARIMIZ KESİLİR"

Köylülerden Şenol Galebioğlu, kestane ağaçların köylerinin tek geçim kaynağı olduğunu, başka hiçbir iş imkanı bulunmadığını belirterek, kesilmeleri halinde çok büyük mağduriyet yaşayacaklarını belirtti. Köyün gençlerinden Mehmet Ali Yıldırım da, “Burası dağ köyü. Herkesin kendi bütçesine göre az çok kestanesi oluyor. Kestaneden başka hiçbir gelirimiz yok. Burası dağ köyü, iş sahası yok. Bu kestaneyi keserlerse hayat damarlarımızı keserler. Bunu az çok büyüklerimizin, bakanlarımızın, Başbakanımız'ın duyması, gelip görmesi lazım.” çağrısında bulundu.

Kategori Çevre

AKADEMİK OĞLAKLAR BAKIN KAÇ LİTRE SÜT VERİYOR YILDA KAÇ DOĞUM YAPIYOR

Kategori Hayvancılık

Avrupa Birliği Ülkelerinde Asgari Ücret Miktarları

Kategori A.B
Sayfa 1 / 7

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014