ALO TARIM Haber Portalınız

A+ A A-

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi tarafından Tarım Öğretiminin 169. Yılı nedeniyle Akif Kansu Salonu'nda bir tören düzenlendi.

10 yılda Türkiye'de tarım arazilerinin 3.5 milyon hektar azaldığı belirtilerek, 1990'a kadar tarımsal ürün ihraç eden Türkiye'nin artık ithal eder hale geldiğinin altı çizildi.

Törende Türkiye'nin tarımsal gelişimi anlatılarak, sektörün geleceği üzerinde duruldu. Törende konuşan Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, tarım üzerine kurgulanan devlet politikalarının artık yerine küresel politikalara bırakacak kadar stratejik ve hayati konuma geldiğini söyledi. Dünyanın en temel sorunlarının başında, hızlı nüfus artışına karşın artırılamayan tarım toprakları ile insanların beslenmesi sorunun geldiğinin altını çizen Rektör Prof. Dr. Kibar, tarım topraklarından daha fazla verim alınmasını sağlayacak yol ve yöntemler üzerinde durulması gerektiğinin altını çizdi.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İ. Halil Elekçioğlu ise tarımın artık stratejik olarak büyük önem verilen bir sektör haline geldiğini ifade etti. Birçok ülkenin diğer ülkelerden milyonlarca hektar tarım alanı satın aldığını veya kiraladığını ifade eden Elekçioğlu, "Gıda güvencesi için son yıllarda dünya genelinde çeşitli girişimler ön plana çıkmaktadır. Bunlardan birincisi 'yeşil kemer' girişimi. Bu girişim kapsamında hem şehirlerin büyümesi kontrol altına alınıyor hem de tarım, ormancılık ve açık hava faaliyetlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bu bağlamda tarım alanlarının amaç dışı kullanımının önlenmesi büyük önem taşıyor. İkinci girişim, 'paylaşılan bahçe' kapsamında, şehirliler, kendi yeşil alanlarını oluşturuyor, biyoçeşitliliği korumaya özen gösteriyorlar. Bu konuya yönelik eğitim ve sosyal paylaşımı artırmayı hedefliyorlar. Üçüncü girişim ise belki ütopik gibi görünen 'yerleşim alanlarının tavanlarına' tarımsal üretim alanı oluşturmaktadır. Bu kapsamda ulaşım ve gıda sektörünün çevreye verdiği zararın azaltılmasıyla, şehirlerin mümkün olduğunca yeşillendirilmesi hedeflenmektedir." Diye konuştu. Elekçioğlu ayrıca, Türkiye'nin tarımda zayıf yanlarının tarımsal altyapının yetersizliği, doğal kaynakların etkin kullanılamaması ve yönetilememesi, yetersiz ve etkin olmayan örgütlenme, ürün değerlendirme ve pazarlamada eksiklik, tarımsal ürün piyasalarının etkinsizliği, bazı girdilerde dışa bağımlılık, sanayi ile entegrasyon/işbirliği düşüklüğü, üreticilerin eğitim seviyesinin düşük olması, eğitimli ara eleman eksikliği, verim ve kalite düşüklüğü, arazi bölünmesinin önüne geçilememesi, tarım alanlarının amaç dışı kullanılma riskinin bulunması, genetik kaynakların yeterince korunamaması olduğunu vurguladı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ise tarımsal üretimin geliştirilmesi konusunda her türlü proje ve çalışmanın maddi ve manevi anlamda destekçisi olacaklarına vurgu yaparak, "Gelir dağılımındaki adaletin sağlanması için tarımsal gelirler artırılmalıdır. Bunun yanında biz tarımsal alanların imara açılmasına karşıyız. Tarım alanları mecbur olmadıkça konut alanına dönüştürülmemelidir. Adana'nın geleceğinde, eski Adana'nın içinde yeni Adana'yı tesis etmek gerektiğine inanıyoruz." İfadelerini kullandı.

Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Semih Karademir ise Türkiye'de son 10 yılda tarım arazilerinin 3.5 milyon hektar azaldığının altını çizdi. 1990'a kadar tarımsal ürün ihraç eden Türkiye'nin tarımsal ürünleri ithal eder hale geldiğini ifade eden Karademir, "Yıllık 5 milyar dolarlık tarımsal ürün ithal edilmektedir. İktidar torba yasalar ile TMMO'nun sesini kesmek istemektedir. Bunun asıl nedeni, hukuksuzluklara karşı çıkmamızdır." Şeklinde konuştu.

 

 

Kategori Tarım

TÜRKİYE’DE BİR İLK; EVDEKİ KÖPEKLERE KALP PİLİ TAKILMAYA BAŞLANIYOR

Kategori Sağlık

VETERİNER FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. SAİT ŞENDAĞ' A SALDIRI

TARIM ÖĞRETİMİNİN 169. YILI

Türkiye’de tarım öğretiminin 169. yılı etkinlikleri kapsamında, Samsun’da Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.
Tarım öğretiminin 169. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi. Törende Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kurt, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Tosun, Türkiye Ziraatçılar Derneği Samsun İl Temsilcisi Muharrem Yüksel ve Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Doç. Dr. Hasan Önder anıta çelenk sundu. Ardından törene katılanlar saygı duruşunda bulunup akabinde, Büyükşehir Belediyesi Bando ekibinin eşliğinde İstiklal Marşı okudu.
Törenin ardından konuşma yapan Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hayati Tosun, "Türkiye’de üretim ve tüketimdeki plansızlık nedeniyle her yıl 17 milyar liralık sebze ve meyve tarlada veya hallerde çürümeye terk ediliyor. 3 milyon üreticinin toplam 32 milyon parsel alanda yaptığı üretimin planlı hale getirilmesi, üretim ve tüketim dengesinin kurulması gerekmektedir. Yapılan araştırmalarda üreticilerin yüzde 65’i elde ettiği gelirle geçinemiyorken, yüzde 66’sı da devlet desteklerinin arttırılmasını istemektedir. Üreticilerin yüzde 88’i ise zorunlu harcamalardan sonra ellerinde para kalmadığını belirtmektedir. Samsun başta olmak üzere bölge illerinde tarım sektörünün gayri safi katma değerleri incelendiğinde Samsun’un da içinde yer aldığı bölgede tarımın payının yüzde 27’den yüzde 18.6’ya gerilediği görülmektedir" dedi.
Tarımsal eğitimin çok kapsamlı bir bilim dalı olduğunu söyleyen Türkiye Ziraatçılar Derneği Samsun İl Temsilcisi Muharrem Yüksel, "İnsanların neredeyse tüm ihtiyaçlarını karşılanmasında rol oynayan temel bir sektör olarak tarımsal eğitimin kalitesinin günden güne artırılması kaçınılmaz bir zorunluluktur. bugün ülkemizde tarımsal öğretimin 169. yılını kutluyoruz. 169 yıldır tarımsal eğitim faaliyeti; ülkemizde var olan tarımsal potansiyelin gelişmesi, tarımsal üretimde çağdaş ve bilimsel tekniklerin egemen kılınması ve çiftçilerimizin yeni tarım teknikleri ve ürünleri konusunda bilinçlendirilmesi yolunda çok önemli katkılar sağlamıştır" diye konuştu.

Kategori Eğitim

ACİLDEKİ HEKİMLERE EĞİTİM

Halk arasında "bonzai" olarak bilinen sentetik uyuşturucu kullanımının ve acillere başvurunun artması üzerine Sağlık Bakanlığı bu birimlerdeki doktorları eğitme kararı aldı.

Halk arasında "Bonzai" olarak bilinen "sentetik cannabinoid" türü uyuşturucu kullanımına bağlı sağlık sorunu yaşayanlardan acillere başvuranlara daha kolay teşhiste bulunulabilmesi için bu birimlerde görevli doktorlar eğitilecek.

Sağlık Bakanlığı bunun için ilk adımı atarak önce bu eğitimleri verecek doktorları eğitti.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Sağlık Tesisleri Acil Sağlık Hzimetleri Daire Başkanı Muhammed Bayram, aralık ayında Antalya'da düzenlenen toplantıda, acillerde görev yapanların yanı sıra psikiyatri uzmanı 165 hekime "sentetik cannabinoid"lerle ilgili eğitici eğitimi verildiğini bildirdi.

Bu eğitimi alan hekimlerin "sentetik cannabinoid" kullanımına bağlı acil başvurularının atlanmaması için bulundukları illerde acillerde görevli hekimleri eğitmesinin planlandığını kaydeden Bayram, "2 ay içinde ülke çapında 5 bin dolayındaki acil hekiminin eğitiminin tamamlanması bekleniyor" dedi.

"Çok farklı belirtileri var"

Sağlık Bakanlığının düzenlediği eğitim toplantılarında hekimlere bu tür uyuşturucuları kullanan hastalar konusunda bilgi veren Türkiye Acil Tıp Derneği Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yıldıray Çete, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Acillerdeki hekimlerin eğitilmesindeki ana hedefin, bonzai ve benzer uyuşturucu maddeleri kullanan ve bu nedenle acillere başvuranların ilk değerlendirmesinin doğru yapılması olduğunu dile getiren Çete, bu kişilerin bilincinin açık olması halinde uyuşturucu kullandığını saklamadığını, bu durumda tanı sorunu bulunmadığını söyledi.

Hastanın bunu gizlemesi ya da bilincinin kapalı olması halinde ise hekimin uyuşturucu kullanımının farkına varması gerektiğini belirten Çete, klinik bulgularla ilgili şu bilgileri aktardı:

"Bu kişilerden bazıları saldırgan tavırlar sergilediği gibi, son derece sakin davranış gösterenler de olabiliyor. Kan basıncı çok yüksek seyredenler de var, düşenler de. Bazılarının da solunumu baskılanıyor. Yani çok farklı belirtileri var. Televizyonlarda gösterilen vakalardan yola çıkarak sadece etrafa saldıran, kendisine zarar veren kişiler olmadıklarını bilmek gerekiyor. Bu nedenle hekimlerin bu belirtileri bilmesi ve ona göre ortaya çıkan bu belirti ve bulguların ortadan kaldırılmasına yönelik tedavi izlemesi büyük önem taşıyor. Çünkü bu hastalar için kabul edilen standart bir tedavi yöntemi yok."

Prof. Dr. Çete, bu kişilerde zehirlenme vakaları için uygulanan tedavinin uygulanamayacağını dile getirerek, belirtilerin giderilmesine yönelik tedavi sırasında verilen ilaçların kullanılan uyuşturucuyla etkileşime girmesi sonucu istenmeyen durumun ortaya çıkmaması için de dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

Eğitim verilen hekimlere bu durumdan bahsedildiğini, gerekli uyarılarda bulunulduğunu bildiren Çete, hastanın normale dönmesinin ardından uyuşturucu bağımlılığının çözümüne yönelik de yönlendirmeler yapılması gereği üzerinde durulduğunu söyledi.  

Prof. Dr. Çete, bu kişilerin yataklı merkezlerde sosyal yaşamdan izole edilerek tedavi edilmesi yerine, yaşadığı sosyal çevre içinde destek verilebileceğini ifade ederek, "Bağımlılık tedavisi görmesi gerekenlerin doğru merkezlere yönlendirilmesi büyük önem taşıyor. Acillerde görev yapan hekimlere bu konuda da eğitimler verilecek"  ifadesini kullandı.  

 

 

Kategori Sağlık

ADIYAMAN KAHTA' YA TARIM FAKÜLTESİ AÇILIYOR

Kategori Eğitim

İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARLA TİTREŞİMDEN SİLUETE ETKİNLİĞİ

Kategori Etkinlikler

LİCE' DE ORGANİK TARIM EĞİTİMİ

Lice’de Organik Tarım Eğitimi

Kategori Organik Tarım

İŞTE BU ÇİÇEK BİR ASIR SONRA YENİDEN AÇTI

Kategori Çevre

Kanserli Çocuklara ‘’Her şey Bir Gülücük için’’ projesi 

Her şey bir gülücük için

Kanser hastası çocukların ilacı moral

Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Büyükşehir Atölye, sosyal sorumluluk projelerine destek vermeye devam ediyor. Kanser hastası çocuklara ulaştırılan oyuncaklar, yaşama tutunmaya çalışan miniklere moral oldu.

İsmail Kulak Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencilerinin başlattığı ‘’Her şey Bir Gülücük için’’ projesi kapsamında toplanan oyuncaklar, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Pediatrik Onkoloji Bölümü’nde yatan kanser hastası çocuklara ulaştırıldı.

Adana’da faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların yaptıkları sosyal sorumluluk projelerine destek olduklarını ve olmaya devam edeceklerini bildiren Adana Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Semra Sakar, bu hususta Büyükşehir Atölye‘nin toplumun tüm dinamiklerini harekete geçiren bir birim olduğunu kaydetti.

Projede görev alan İsmail Kulak Anadolu Lisesi Öğretmenlerinden Sergin Şahinoğullarıgil  ve Gülçin Yenilmez Tekes, bu projede görev alan öğrencilerinin büyük bir özveri ile çalıştıklarını, kapı kapı gezerek hanelerden oyuncak topladıklarını belirterek, toplumsal farkındalıkları ön planda öğrenciler yetiştirdikleri için memnuniyetlerini dile getirdiler.

Projenin emektarı öğrencilerden, Kübra Hayta, Nazife Nur Süyük, Beyza Küngür ve Sıla Cenkseven Büyükşehir Atölye‘yi sosyal medyadan takip ettiklerini ve çalışmalarını çok beğendiklerini, kendi projelerinde de Atölye’nin destek vereceğine emin olarak başvurduklarını belirterek, Büyükşehir Atölye Ekibi’ne ve Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ‘ye teşekkür ettiler.

Kategori Etkinlikler
Sayfa 1 / 6

Visit the best review site bbetting.co.uk for Bet365 site.

Tüm hakları saklıdır. © 2014